ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Hadis Eserleri > Kütübü Sitte > Ölüm
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Ölüm  (Okunma Sayısı 1639 defa)
30 Nisan 2010, 15:25:15
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 30 Nisan 2010, 15:25:15 »









ÖLÜM BÖLÜMÜ
(Bu bölüm üç babtır)
BİRİNCİ BAB
RESULULLAH´IN VEFATI
RESULULLAH´IN HASTALANMASI VE ÖLMESİ
ALEYHİSSALATU VESSELAM´IN YIKANMASI VE KEFENLENMESİ
İKİNCİ BAB
ÖLÜM VE ÖLÜMLE İLGİLİ HUSUSLAR
BİRİNCİ FASIL
ÖLÜMÜN BAŞLANGICI VE GELİŞİ
İKİNCİ FASIL
AGLAMA VE MATEM CEVAZI
YASAKLANMASI
ÜÇÜNCÜ FASIL
GASİL VE KEFEN
DÖRDÜNCÜ FASIL
CENAZENİN TEŞYİİ VE TAŞINMASI
BU İŞLERDE ÇABUKLUK
BEŞİNCİ FASIL
DEFİN VE DEFİN ŞEKLİ
ŞEHİDİN DEFNİ
DEFİNDE ACELE
CENAZENİN NAKLİ
ALTINCI FASIL
KABİRLERİ ZİYARET
KABİR ZİYARETİNİN YASAKLANMASI
KABİR ZİYARETİNİN CEVAZI
ZİYARETÇİ NE DEMELİDİR?
KABİR ÜZERİNE OTURMA
YEDİNCİ FASIL
TAZİYE
ÜÇÜNCÜ BAB
ÖLÜMDEN SONRASI
KABİR AZABI
MÜNKER VE NEKİRİN SUALİ

UMUMÎ AÇIKLAMA


Ölüm, insan hayatının en mühim hadisesidir. Kulluk ve imtihan için yaratılmış olan insanoğlunun imtihan müddetinin sona ermesi ölümle noktalanır. İnsanoğlu dünya hayatında yaşadıklarının ve yaptıklarının karşılığını görmeye başlar. Ölüm, gerçekleri görmek üzere, imtihan uykusundan gerçek uyanıştır.

Ölüm, tesadüfî bir hâdise, bir yok oluş değildir. Ayet-i kerime, onun da tıpkı hayat gibi, bir yaratılış, İlahî irade ve takdirle vukua gelen bir hâdise olduğunu belirtir (Mülk suresi 2. ayet)

Ölüm zahiren hoş olmasa da, yakınlarına bir acı, bir ağlama vesilesi olsa da hayat çarkının dönmesi, bu küçücük dünyadan ebed âlemine daha çok mahsulatın gitmesi için zaruri olan devr-i daimin gerçeğidir, bir rahmettir. Ortalama elli-altmış yıllık bir ömür, ebedî hayatın kazanılmasında yeterli bir müddettir. O kazanç hasıl olduktan, insan imtihanını verdikten sonra esasen daha fazla yaşamanın manası da kalmıyor. Yeni gelenlere yer açılması için gitmek, ölmek gerekiyor.

Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), ölümün tefekkür edilmesini, sıkça hatırlanmasını tavsiye eder. Ta ki ibret alınsın ve dünyaya olan boş ve fani hevesler kırılsın. [1]



BİRİNCİ BAB


RESULULLAH (A.S.M.)´IN VEFATI



* ALEYHİSSALATU VESSELAM´IN HASTALANMASI VE ÖLMESİ




ـ5401 ـ1ـ عن عائشة رَضِيَ اللّهُ عَنْها قالت: ]كَانَ النَّبِيُّ #: يَقُولُ في مَرَضِهِ الّذِى مَاتَ فيهِ: يَا عَائشةُ، مَا أزَالُ أجِدُ ألَمَ الطَّعَامِ الّذِي أكَلْتُ بِخَيْبَرَ، وهذَا أوَانُ وَجَدْتُ انْقِطَاعَ أبْهَرِيَّ مِنْ ذلِكَ السُّمِّ[. أخرجه الترمذي .



1. (5401)- Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), kendisini ölüme götüren hastalığa yakalandığı zaman derdi ki:

"Ey Aişe! Ben Hayber´de yediğim (zehirli) yemeğin elemini hep hissediyordum. İşte şimdi kalp damarımın kesildiğini hissettiğim anlar geldi." [Buhârî, Megazî 83.][2]



AÇIKLAMA:



Bu hadis, Buhârî´nin muallaklarından biridir, başka kaynaklarda senetli olarak gelmiştir. Hadis, Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)´ın ölüm hastalığında, Hayber´in fethi sırasında yemiş bulunduğu zehirli etin tesirini göstermektedir. Hatta bu durumu gözönüne alan bazı alimler, Aleyhissalâtu vesselâm´ın şehid olarak vefat ettiğini belirtir.

Hadiste geçen ve kalp damarı diye tercüme ettiğimiz ebher, kalbe bağlı anadamardır. İbnu´l-Esir, bununla ilgili farklı yorumlar kaydeder. Birine göre ebher, baştan çıkıp ayağa kadar uzanan bir ana damardır. Şerayin denen tali damarlar ona birleşirler. Bunun baştaki kısmına ne´me denir, boğazdaki adı verid (şahdamarı)dır. Bunun göğüsteki adı ebherdir. Sırta tekabül eden kısmına vetin denir. Kalp bu kısma bağlıdır. Uyluktaki uzantısı nesa, bacaktaki uzantısı sâfin adını alır. Bu damarın kopması ölüm demektir. Arapça´da ölüm için kullanılan ınkıta´ul-ebher Kamus´ta dilimizdeki ödü kopma tabiriyle karşılanmıştır. Ancak ödü kopmak bizde çok korkma yerine kullanılır. Tercümenin isabetliliği su götürür.

Resulullah´a Hayber´de Yahudiler tarafından zehirli koyun yedirilmesiyle ilgili haberin teferruatı daha önce geçtiği için burada tekrar etmeyeceğiz.[3]



ـ5402 ـ2ـ وعنها رَضِيَ اللّهُ عَنْها قالت: ]لَمَّا ثَقُلَ النَّبِيُّ # وَاشْتَدَّ بِهِ وَجَعُهُ اسْتَأذَنَ أزْوَاجَهُ أنْ يُمَرَّضَ فِي بَيْتِي فَأذِنَّ لَهُ، فَخَرَجَ بَيْنَ رَجُلَيْنِ أحَدُهُمَا الْعَبَّاسُ بْنِ عَبْدِالْمُطَّلِبِ وَرَجُلٌ آخَرُ تَخُلُّ رِجَْهُ فِي ا‘رْضِ. فَلَمَّا دَخَلَ بَيْتِي وَاشْتَدَّ وَجَعُهُ. قَالَ: أهْرِيقُوا عَليِّ مِنْ سَبْعِ قِرَبٍ لَمْ تُحْلَلْ أوْكِيَتُهُنَّ لَعَلِّي أعْهَدُ الى النَّاسِ، فَأجْلَسْنَاهُ في مِخْضَبٍ لحَفْصَةَ. ثُمَّ طَفِقْنَا نَصُبُّ عَلَيْهِ الْمَاءَ مِنْ تِلْكَ الْقِرَبِ، حَتّى طَفِقَ يُشِيرُ إلَيْنَا أنْ قَدْ فَعَلْتُنَّ. ثُمَّ خَرَجَ الى النَّاسِ فَصَلّى بِهِمْ وَخَطَبَهُمْ[. أخرجه الشيخان .



2. (5402)- Yine Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)´ın hastalığı ağırlaşıp, ağrıları artınca, benim odamda tedavi edilmesi için diğer zevcelerinden müsaade istedi. Onlar kendisine izin verdiler. İki kişinin arasında çıktı. Bunlardan biri amcası Abbas İbnu Abdilmuttalib idi, bir başkası daha vardı. Ayakları yerde sürünüyordu. Odama girince ızdırabı daha da arttı.

"Ağızlarındaki bağları açılmamış yedi kırbadan üzerime su dökün, belki (iyileşir), insanlara bir vasiyette bulunurum!" buyurdular. Hz. Hafsa´ya ait bir leğene oturttuk. Sonra bu kırbalardan üzerine su dökmeye başladık. (Bir müddet sonra) "yeterince döktünüz" diye işaret edinceye kadar dökmeye devam ettik. Sonra (iyileşerek) halka çıkıp namaz kıldırdı ve bir hitabede bulundu."[4]



ـ5403 ـ3ـ ولَهما في روايةٍ عُبَيْدُ اللّهِ بن عبداللّهِ قَالَ: ]دَخَلْتُ عَلى عَائِشةَ رَضِيَ اللّهُ عَنْها. فَقُلْتُ لَهَا: أَ تُحَدِّثِينِى عَنْ مَرَضِ رَسُولِ اللّهِ #؟ قَالَتْ: بَلى ثَقُلَ النَّبِيُّ #، فقَالَ: أصَلّى النَّاسُ؟ قُلْنَا: َ، هُمْ يَنْتَظُرونَكَ يَا رَسولَ اللّهِ.

قَالَ: ضَعُوا لي مَاءً في الْمِخْضَبِ. قَالَتْ: فَفَعَلْنَا، فَاغْتَسَلَ، ثُمَّ ذهََبَ لِيَنُوءَ فَأُغْمِيَ عَلَيْهِ. ثُمَّ أفَاقَ. فقَالَ: أصَلِّى الْنَّاسُ؟ قُلْنَا: َ، هُمْ يَنْتَظُرونَكَ يَا رَسُولَ اللّهِ. قَالَ: ضَعُوا لِى مَاءً فِي الْمِخْضَبِ قَالَتْ: فَفَعَلْنَا فَاغْتَسَلَ ثُمَّ ذَهَبَ لِيَنُوءَ فَأُغْمِىَ عََلَيْهِ، ثُمَّ أفَاقَ فَقَالَ: أصَلّى الْنَّاسُ؟ قُلْنَا: َ، هُمْ يَنْتَظُروُنَكَ يَا رَسُولَ اللّهِ. قَالَ ضَعُوا لِى مَاءً فِي الْمِخْضَبِ، فَاغْتَسَلَ ثُمَّ ذَهَبَ لِيَنُوءَ فأُغْمِىَ عَلَيْهِ، ثُمَّ أفَاقَ. فقَال: أصَلّى النَّاسُ؟ قُلْنَا: َ هُمْ يَنْتَظُرونَكَ يَا رَسولَ اللّهِ قَالَتْ: والنَّاسُ عُكُوفٌ في الْمَسْجِدِ يَنْتَظُرونَ رَسُولَ اللّهِ # لِصََةِ الْعِشَاءِ اŒخِرَةِ. قَالَتْ: فَأرْسَلَ رَسُولُ اللّهِ # الَى أبِي بَكْرٍ أنْ يُصَلِّيَ بِالنَّاسِ، فَأتَاهُ الرَّسُولُ فقَالَ: إنَّ رَسُولَ اللّهِ # يَأمُرُكَ أنْ تُصَلِّيَ بِالنَّاسِ. فقَالَ أبُو بَكْرٍ، وَكانَ رَجًُ رَقِيقاً: يَا عُمَرُ صَلِّ بِالنَّاسِ. قَالَتْ: فقَالَ عُمَرُ: أنْتَ أحَقُّ بِذلِكَ. قَالَتْ: فَصَلَّى بِهِمْ أبُو بَكْرٍ تِلْكَ ا‘يَام. ثُمَّ إنَّ رَسُولَ اللّهِ # وَجدَ مِنْ نَفْسِهِ خِفَّةً، فَخَرَجَ بَيْنَ رَجُلَيْنِ أحَدُهُمَا الْعَبَّاسُ لِصََةِ الظُّهْرِ، وَأبُو بَكْرٍ يُصَلِّي بِالنَّاسِ. فَلَمَّا رَآهُ أبُو بَكْرٍ ذَهَبَ لِيَتَأخَّرَ. فَأوْمَأ إلَيْهِ النَّبِىُّ # أنْ َ يَتَأخَّرَ؛ وَقَالَ لَهُمَا: أجْلِسَانِى الى جَنْبِهِ، فأجْلَسَاهُ الى جَنْبِ أبِى بَكْرٍ، فَكَانَ أبُو بَكْرٍ يُصَلِّى وَهُوَ يَأتَمَّ بِصََةِ النّبِيِّ #، والنَّاسُ يَأتَمُّونَ بِصََةِ أبِى بَكْرٍ وَالنَّبِيُّ # قَاعِدٌ. قَالَ عُبَيْدُ اللّهِ: دَخَلْتُ عَلَى عَبْدِاللّهِ بْنِ عَبَّاسٍ فَقُلْتُ: أَ أعْرِضُ عَلَيْكَ مَا حَدَّثَتْنِي عَائِشَةُ عَنْ مَرَضِ رَسُولِ اللّه #؟ قَالَ: هَاتِ! فَعَرَضْتُ حَدِيثَهَا عَليْهِ؛ فَمَا أنْكَرَ مِنْهُ شَيْئاً، غَيْرَ أنَّهُ قَالَ: أسَمَّتْ لَكَ الرَّجُلَ الّذِى كَانَ مَعَ الْعَبَّاسِ؟ قُلْتُ: َ. قَالَ: هُوَ عَلِيُّ رَضِيَ اللّهُ عَنْه[.



3. (5403)- Yine Sahiheyn´de Ubeydullah İbnu Abdillah´tan gelen bir rivayette Ubeydullah der ki: "Hz. Aişe (radıyallahu anhâ)´nin yanına girdim. Ona:

"Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)´ın hastalığından bana anlatmaz mısın?" dedim. Anlatmaya başladı: "Elbette! Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ağırlaştı ve: "Halk namazını kıldı mı?" diye sordu. Biz: "Hayır! Ey Allah´ın Resulü, onlar sizi bekliyorlar!" dedik.

"Leğene benim için su koyun!" emrettiler. Hz. Aişe der ki: "Hemen dediğini yaptık, o da yıkandı. Sonra kalkmaya çalıştı, fakat üzerine baygınlık çöktü. Sonra kendine geldi ve tekrar:

"Cemaat namaz kıldı mı?" diye sordu. "Hayır! dedik, onlar sizi bekliyorlar ey Allah´ın Resulü!" Tekrar:

"Benim için leğene su koyun!" emretti. Hz. Aişe der ki:

"Dediğini yaptık, yıkandı. Sonra tekrar kalkmak istedi. Yine üzerine baygınlık çöktü. Sonra ayılınca:

"İnsanlar namaz kıldı mı?" diye sordu.

"Hayır! dedik, onlar sizi bekliyorlar, ey Allah´ın Resulü!" Aleyhissalâtu vesselâm: "Benim için leğene su koyun!" dedi ve yıkandı. Sonra kalkmaya yeltendi, yine üzerine baygınlık çöktü, sonra ayıldı.

"Halk namazı kıldı mı?" diye sordu.

"Hayır, onlar sizi bekliyorlar ey Allah´ın Resulü!" dedik. Hz. Aişe der ki:

"Halk mescide çekilmiş, Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)´ı yatsı namazı için bekliyorlardı.

Hz. Aişe der ki: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) Hz. Ebu Bekr´e adam göndererek halka namaz kıldırmasını söyledi. Elçi gelerek ona:

"Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) halka namaz kıldırmanı emrediyor!" dedi. İnce duygulu bir kimse olan Ebu Bekr (radıyallahu anh):

"Ey Ömer, halka namazı sen kıldır!" dedi. Hz. Aişe´nin anlattığına göre, Hz. Ömer:

"Buna sen daha ziyade hak sahibisin (ehaksın)!" cevabında bulundu. Aişe der ki: "O günlerde namazı Ebu Bekr (radıyallahu anh) kıldırdı. Bilahare Resulullah (aleyhissalât...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.034


View Profile
Re: Ölüm
« Posted on: 15 Temmuz 2019, 23:56:16 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Ölüm rüya tabiri,Ölüm mekke canlı, Ölüm kabe canlı yayın, Ölüm Üç boyutlu kuran oku Ölüm kuran ı kerim, Ölüm peygamber kıssaları,Ölüm ilitam ders soruları, Ölüm önlisans arapça,
Logged
23 Ocak 2017, 22:18:20
Ceren
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 24.878


« Yanıtla #1 : 23 Ocak 2017, 22:18:20 »

Esselamu aleykum.Rabbim hakkiyla yasayip dunyasini ahiretini kazanmak icin yasayan ve zekerat aninda imani ile ölen ve allahin rahmetini kazanan kullardan olalim inşAllah...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
05 Nisan 2017, 07:16:34
Sevgi.
Dost Üye
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 14.463



« Yanıtla #2 : 05 Nisan 2017, 07:16:34 »

Aleyna Ve Aleykümüsselăm. Mevlam bizleri herdaim Rızasına uygun yaşıyanlardan eylesin inşaAllah Amiinn
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &