ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Çeşitli Konularda Eserler > Kuran ve Sünnette Evlilik > Araştırmamızın hedefleri
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Araştırmamızın hedefleri  (Okunma Sayısı 529 defa)
12 Kasım 2010, 09:12:56
Hadice
Tecrübeli Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 5.942


« : 12 Kasım 2010, 09:12:56 »




Böylece Araştırmamızın Hedefleri Ortaya Çıkıyor Ki Bunları Şöylece Maddeleyebiliriz:
 

1- Evliliğin hayatta olumlu bir metod olarak; ruhbanlık ve toplum­dan soyutlanma şeklinde ortaya çıkan şehevî duyguları bütünüyle bastırma ile onları tümden salıverip cinsî sapıklığa düşme karşısındaki değerini ortaya koymak.

2- Fert ve toplum hayatında evliliğin olumlu etkilerini anlatmak.

3- Evlilik ile insan için beş zorunluluk olarak bilinen, din, akıl, mal, can ve nesil arasındaki bağı ortaya çıkarmak.

4- Arzu edilen hedefleri gerçekleştirmesi için evlilik akdinde bu­lunmaları kaçınılmaz olan temel ilkeleri ve şartları beyan etmek, sözkonusu hedeflerle bu temel ilke ve şartların arasındaki sıkı ilişkiyi ortaya koymak.

5- îster nazarî yönü ilgilendiren meselelerde olsun, ister pratik yönü ilgilendiren meselelerde olsun evliliğin sünnetteki biçimini ortaya koymak. îslami yolun ta kendisi olan sünnetteki evlilik şekli ile, islam dışı evlilikler arasında mukayese yapmak.

6- Eşlerin evlilik hayatında arzu ettikleri huzur ve mutluluğun yollarını ve toplumun onlara yüklediği görevleri anlatmak.

7- Evlilik hayatının kutsallığını, yasak bölgelerini çevreleyen ve aile hayatının mutluluğunu koruyan tel duvann sınırlarım çizmek.

8- Ortaya  çıkabilecek  problemleri   çözümlemek  ve   ayrılık rüzgarlarından uzak durmanın yollarını göstermek.

9- Bütün bu hususlarda Kur'an ve sahih sünnetin ne dediklerini ortaya koymak.

insanlığın yaratılışından kıyamet kopuncaya kadar fert ve toplu­mu ilgilendiren en önemli meselelerden birinin evlilik meselesi olduğunda şüphe yoktur.

Bu konu öyle bir konu ki, onunla ilgili ilmî, yasama (teşriî) ve ahlâkî problemler sürekli olarak yenilenir. Bu problemlerin kesintisiz ve tslamın kaynaklarından yani Kur'an ve Sünnet'ten kaynaklanan dik­katli araştırmalarla çözüme bağlanmasına şiddetle ihtiyaç vardır. Kur'an ve Sünnet'ten kaynaklanacak bu araştırma ve tartışmaların, görevlerini hakkıyla yerine getirebilmeleri için taassub ve taklidden uzak olmaları, hakikati bulmayı hedef edinmeleri, hangi mezhep ya da fırkanın görüşü olursa olsun delil onu desteklediği takdirde tereddüt gösterilmeden alınması kaçınılmazdır.

Yine bu konuyla ilgili meselelerde Islama birçok saldırılar yapılmakta, yanlış yorumlar ileri sürülmekte, hakikatler tersyüz edile­rek ve asılsız şeyler anlatılarak müslümanlann dinlerinden soğumalarına çalışılmaktadır.

Hiç şüphesiz bu gibi meseleler, görmezlikten gelinecek ya da susu­lacak meseleler değildir, ilmî emanete riayet etmek, dinde doğru olanı söylemek, bir görevdir.

O halde bu konunun, pratik uygulamaya bir örnek olsun diye me-todlu bir inceleme çerçevesinde ilmî araştırmaya açılması gerekir ki evlilik hayatının çeşitli yönleri ve boyutlarına ışık tutsun. Temelleri ve ilişkileri üzerindeki Örtüyü kaldırsın. Evlilikle ilgili sünnetin takip ettiği yolu ve bu kurumla ilgili hükümlerini ortaya çıkarmak suretiyle Islamın ve onun bu konudaki emirlerinin ne olduğu anlaşılsın. Ancak bu şekilde zamanla ortaya çıkan problemler çözüme bağlanabilir ve ko­nuyla ilgili muhtelif görüşler değerlendirilebilir.

Çağımızda bir çok kişi bu konuda kalem oynatmış ve doğru yoldan sapmıştır. Müsteşriklerin konuyla ilgili görüşleri tercüme edilmiş ve apaçık hak, öldürücü zehirlerle bulandırılmıştır. Bu sebeple muhalifle­rin görüşlerinin tartışmaya açılması, bid'atçılann ileri sürdükleri görüşlerin akıl ve nakle uygun bir şekilde; sağlıklı ilmî eleştirilerle ten-kid edilmesi kaçınılmaz bir zorunluluk olmuştur. Böylece Peygamber'in (s.a.v.): "Sonra gelen her nesilden âdil olanlar bu ilmi -dini- ken­dilerinden sonrakilere taşıyacak; aşırı gidenlerin tahriflerini, cahillerin teVillerini ve bâtıl ehlinin safsatalarını bertaraf ede­ceklerdir[2] sözü de gerçekleşmiş olacaktır.

Evlilik konusu dinî, fıkhî, kânûnî, iktisadî, içtimaî, psikolojik vs. açılarından ele alınıp incelenmiştir.

Tabiatıyla her ilim dalı, meseleye kendi açısından bakmıştır.

Bizim buradaki araştırma ve incelememiz, Islannn evlilikle ilgili asıl görüşlerini, takip ettiği yolu ortaya çıkarmayı, orijinalliğini gözler Önüne sermeyi, İslama yakıştırılan yanlış görüşleri ayıklamayı, eski ol­sun, yeni olsun- meşru evlilikle meşru olmayanı birbirinden ayırdetmeyi hedef edinmektedir. Sünnetin ışığında ve kitapta takip ettiğimiz metod çerçevesinde konunun dinî yönlerini tafsilatlı bir şekilde inceledikten sonra meselenin psikolojik ve sosyal yönüne Özel bir önem verecek ve birtakım eleştiri ve mukayeseler yaparak inceleme­mize devam edeceğiz. Şöyle ki:

1- Kur'an'a göre evliliğin gayesi psikolojik ve sosyal bir husustur. Bu yönüyle evlilik Allah'ın parlak kevnî ayetlerinden biridir. Bu husus­ta yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

"Kaynaşmanız için size kendi (cinsi)nizden eşler yaratıp da aranızda sevgi ve merhamet peyda etmesi de O'nun (varlığının) delillerindendİr. Doğrusu bunda» iyi düşünen bir kavim için ibretler vardır. [3]

O halde psikolojik ve sosyal açıdan meselenin gündeme getirilip tedavi edilmesi, Kur'an'in belirlediği hedefle uyum içerisinde olması gerekir. Böyle bir incelemenin ışığında mesele ele alındığında kanunun araştırdığı ve mahkemelere konu olan eşler arasındaki problemlerden birçoğuna çözüm de getirilmiş olur. Özellikle kişinin eşi ve çocuklarıyla olan ilişkisinin kanunî ya da ekonomik düzenlemelerden önce, ya­ratılıştan gelen duygulara dayalı olduğu gözönünde bulundurulduğunda bu yolun ne kadar yararlı olacağı daha iyi anlaşılmış olur. O halde prob­lemlerin çözümüne bu açıdan başlamak daha yararlıdır.

2- Yaygın iki hikmetli söz vardır. Bunların biri şöyledir: "Koruyucu hekimlik, ilaçla tedaviden daha önemlidir." Diğeri ise: "İnsanlar adaleti gözetse, Hâkime ihtiyaç kalmaz" şeklindedir.

Psikolojinin bu alanda, özellikle ruhî tahlillerde ve eşlerin uyumu ve mutlu olmaları konularında ortaya çıkan bu nevi problemlerin çözümünde önemli hizmetler sunduğunda şüphe yoktur.

Aynı şekilde sosyoloji de aileyle ilgili muhtelif alanlarda değerli hizmetler sunmuştur.

Ama gerek psikolojinin ve gerek sosyolojinin beşer mahsûlü ilim­ler olarak- hayatın değişik yönleriyle ilgili önerilerinde birtakım zayıf noktalar ve eksikler içerdikleri de inkâr edilemez bir vakıadır. Bu ne­denle temel değerleri belirleyen, takip edilecek yolu çizen ve sapmaları bertaraf edip daha tutarlı bir yolu gösteren genel bir çerçeveye şiddetle ihtiyaç vardır.

Yani Islamın önerdiği çözümlere ihtiyaç vardır, islam ki -ilim dini­dir- insanlığın yararına çalıştığı müddetçe modern keşifleri gözardı et­mez, hatta onu emreder ve ona teşvik eder.

"De ki: Göklerde neler var, bakın (da ibret alın).[4]

"Kendi nefislerinizde de ibretler vardır. Görmüyor musu­nuz? [5]

Yüce ve parlak hakikati, yanılmaz tesbitleri ve pörsümez pren­sipleri sayesinde iyiyi kötüden ancak İslam ayırd eder. Bâtılı ayıklayıp bize doğruyu gösterir. Bir sürü problemle dolu hayatımızda bize güvenli yolu açıklar, ihtiyatsız ve değerlendirme yapmaksızın bir şeye sarılmaktan ya da salt ilmî keşiftir diye aldanmaktan bizi sakındırır. Ta ki işleri birbirine karıştırmayalım ya da hedefimizi şaşırıp güzel ol­mayanı güzel diye görmeyelim.

Bu nedenle ailenin din, örf ve geleneklere dayalı olduğu bir toplumda meseleyi sırf, psikoloji ve sosyoloji açısından ele almak, sonucu şüphelerle dolu bir yoldur. Toplumun temel değerlerinin ve özel gele­neklerinin görmezlikten gelindiği eksik bir değerlendirme olur.

Aynı şekilde meselenin sadece dinî bakış açısından ele alınması da ilmin hakkını vermemektir, ilim dini olan islamiyet buna da rıza göstermez. Özellikle mesele, ilim ve dinin elele vermesi durumunda daha genel yararlar sağladığı, problemlerin çözümünde daha etkili olduğu, bu sayede daha erdemli yolun seçilebileceği bir mesele ise...

Dinden sapmadığımız takdirde ilim bize ne zarar verebilir ki. Bize ilmi tavsiye eden de dinin kendisi değil midir? islam hayatla, yumuşak ve esnek bir etkileşim içerisindedir. Hayat da ondan herhangi bir yıkıcılık ve zarar görmeksizin onunla etkileşim içerisindedir.

3- Çağ, ilim çağı olduğu halde meseleye sadece din açısından bakıp onu araştırmak, savaşı alanının dışında yapmak olur. Nasıl ki demiri ancak demir söküyorsa, islam düşmanlarıyla silahlan cinsinden bir si­lahla savaşmahyız; müslümanlar olarak içinde bulunduğumuz çevreyi bize unutturmayan, yapıcı bir inanç ve ebedî prensiplere sahip bir ümmet olarak asaletimizi gözardı etmeyen din kalkanınıkuşanıp, ilmî bir üslûpla karşılık vermeliyiz.

Her meselede sünnetin yolunu arzettikten sonra, meseleyi bir de psikoloji ve sosyoloji açısından incelemeye, tahlil etmeye, eleştiri ve karşılaştırma yapmaya beni sürükleyen sebep işte budur. Böylece modern ilim yönünden meseleyi ele alırken îslamın hakka ve doğruya ondört asır önce vardığını, ilmin bugün bile varamadığı kimi sonuçlan, ondört asır önce elde ettiğini de gözler önüne sererek bunun, îslamın asaletine, bir öğreticinin gözetiminde eğitim görmemiş, bir üniversiteye gitmemiş peygamberinin doğruluğunun delili olduğunu gösterdik. Evet o peygamber bir üniversiteye gitmediği, bir kimseden ders okumadığı halde kendisine kitap ve bu kitabı açıklayan sünneti; ilimlerin temel kurallarını, yasama, fıkıh, hukuk, ekonomi, psikoloji, ahlâk, sosyoloji, siyaset, tıp, tabiat ve daha başka nice ilimlere kaynağı tükenmeyen bil­gi ve marifet sunmaktadır.

Yüce Allah ne doğru buyuruyor: "Allah elçilik görevini kime ve­receğini bilir.[6]

Yine şöyle buyurmaktadır: "Şüphesiz o, değerli bir kitaptır. Ona önünden de ardından da bâtıl ulaşamaz. O, hikmet sahibi, çok övülen Allah tarafından indirilmiştir. [7]

K...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Araştırmamızın hedefleri
« Posted on: 16 Eylül 2019, 09:42:07 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Araştırmamızın hedefleri rüya tabiri,Araştırmamızın hedefleri mekke canlı, Araştırmamızın hedefleri kabe canlı yayın, Araştırmamızın hedefleri Üç boyutlu kuran oku Araştırmamızın hedefleri kuran ı kerim, Araştırmamızın hedefleri peygamber kıssaları,Araştırmamızın hedefleri ilitam ders soruları, Araştırmamızın hedefleriönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &