> Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Kuranı Kerim > Kuran İlimleri > Mekki Medeni 2
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Mekki Medeni 2  (Okunma Sayısı 683 defa)
28 Nisan 2011, 15:04:00
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 28 Nisan 2011, 15:04:00 »



Mekki-Medeni 2


Kur'an, «el-Kıyame» sûresinde, ölümden sonraki dirilişi pekiştirmek ve bu dirilişin münkirlerine cevap vermek üzere korkunç ve topyekün kevnî inkılâbı gözler önüne serer. Böylece Peygamberin de kalbinde vahiy nak­şedilerek kökleşir. İnsanoğluna hakim olan bu fânî dünya sevgisi onu etki­lemez. Vecîz bir şekilde mutlu kimselerin varacakları yer ile kötülerin va­racakları yeri izah eder. Her vahiy için mukadder olan gelişin sahnesini tasvir eder. İnsana ilk yaratılışını hatırlatır ki, ölümden sonraki dirilişini buna kıyaslasın.

Allah, ölümden sonra dirilişin olacağına ve kıyametin hiç şüphesiz ko­pacağına dair kevnî inkılâbı tasvir etmek için bir hazırlık oisun diye kıya­met gününe ve pişmanlık duyup sakınan nefse yemin ediyor. Şayet insan çürümüş kemiklerinin toplanmasını uzak görüyorsa, Allah daha büyük ve önemli şeyleri yapmaya da kadirdir: O, parmak uçlarını, tüm çizgileriyle tekrar bir araya getirip eski şekline sokmaya da kadirdir. O halde insanın bu azgınlığı neden? Neden tekrar dirileceğini uzak görmektedir? 

Gafil kalbe karşı çıkıp onu köşeye sıkıştıran bu güçlü uslûbla ölümden sonraki dirilişin pekiştirilmesi, insanların Allah huzurunda hesap verecek­leri kevnî inkılâb için en uygun mukaddimedir: Kıyamet günü her şeyde in-

kî!âb {değişme) n« kadar anî olacaktır! Korku ve titremeye kapılmış olan İnsan sağa-sola kayan gözloriylo bütün kâinatı, düzeni bozulmuş olarak görecek. Ne ayın aydınlığı güneşin parlaklığı vardır. İkisi bir araya gelmiş ve sönüp gitmişlerdir, insanın da sığınacağı bir yeri yoktur. Daha önce yaptıklarının hesabını vermeye götürüldükten sonra onu o korku ve dehşetten koruyacak hiç bir şey bulunmayacaktır!

O, ancak hevasına uyarak, şehvetlerle haşir-neşır olarak ve hazır dün­ya lezzetlerine dalarak ölümden sonra dirilişi ve hesap vermeyi uzak görür. Ama hayat ne kadar uzarsa uzasın bir sonu vardır. Acele etmek için bir sebep yoktur. Hatta Allah'ın kendisi bile, insanın alâmetlerinden biri olan aceleciliğe kapılabilir. Kur'an'dan bir şeyi kaçırma endişesiyle acele edip vahyin hemen -ırdsndan diliyle onu tekrar ederdi. Ama o, Peygamber­liği sayesinde insc;ıın acelecilik tabiatından yücelsin. Kesinlikle güvensin ki, kalbine vahyi indiren, onu korumayı, bir arada toplayıp açıklamayı da tekeffül etmiştir.

Allah sevgisini bu geçici dünya sevgisine tercih eden ne mutludur! O, Allah'a kesin olarak bağlıdır. O'nun rızasını gözetmektedir. Allah'ın cemali­ni seyrettiği zaman yüzündeki parlayışta ortaya çıkan yüce ruhî nimeti üs­tün tutmaktadır! Âcil olanı sonra gelecek kalıcı olana tercih eden ve Al­lah'a itaat etmektense hevasına uymayı üstün tutana gelince, onun vara­cağı yer ne kötüdür! O, parlak basiret nurundan mahrumdur. Belini kıra­cak, onu mahvedecek ve acıklı azaba müstehak olmasını gerektirecek mu­sibeti asık ve somurtkan bir yüzle beklemektedir.[246]

Şayet ölümden sonraki dirilişi inkâr edenler, hergün gözleriyle müşa-hade ettikleri ölüm olaylarına bir göz atıp canlıların sevdiklerinden nasıl ayrıldıklarını hatırlasalar ve meçhul bir âleme seyehat etseler, güçlü olan Allah'ın diriyi nasıl öldürebiliyorsa onu tekrar diriltmeye kadir olduğuna İnanırlar. Onlar biliyorlar ki, kendisinden ümit kesilmiş ve can çekişen kim­seye hiç bir kimsenin, ilaç ve efsunların faydası yoktur. Can çekişme tab­losu kimi ürkütmez! Sevilenlerin göçüp gitmesi kimi üzmez! Varsın insan artık hayat yoilannda böbürlene böbürlene ve kasıla kasıla devam etsin! Di-lediğince Haktan yüz çevirsin! Azap onu bekliyor! Allah'ın gazabı ona yö­nelmiş ve onu pençesine almak üzeredir!

Ölümden sonraki dirilişi inkâr edenlere ne oluyor? Dönüp İlk yaratılışları­nı görsünler. Fıtrat mantığıyla ölümden sonraki dirilişlerini ona kıyas etsin­ler. İnsan kokuşmuş sıvı bir sudan değil midir? Bu sıvı rahim duvarlarında bir çiğnemlik et olmuyor mu? Bu muhafazalı yerde gelişe gelişo erkek ya­hut dişi özelliklerini taşıyan bir cenin olmuyor mu? Onu yoktan vareden, tekrar diriltemez mi? Hikmet sahibi yaratıcısı yoksa onu başı boş mü ter-

kedecek? Selim fıtrat ölümden sonraki dirilişi ve Allah'tan sakınıp emirlerir ne uyanların mükafatlandınlmasmı gerekli görmüyor mu? [247]

«el-Mürselât» sûresinde, dünyanın en güzel sahnelerinden biri ile âhî-retin en çetin sahnelerinden birinin, kâinat hakikatlerinin en doğrusunun ve en derinliklerinin tasvirinde yegâne ve üstün özel bir uslûb vardır. Bu hakikatler fasılaları şifalı, müteaddit nağmeli ve on defa tekrar edilen «Ya­lancıların o gün vay haline» âyetiyle birlikte bölümler halinde anlatılmıştır. Bu bölüm sonlan, sûrenin içerisinde kesin ve şiddetli alâmetler taşımakta­dır.                                                                     .Mürselât (gönderilenler) a yemin edilirken, kendisine yemin edilen gayb alemiyle mütenasip bir kapalılık vardır. Kendisinde gayb bulunan herşey meçhuldür. Bu arada meşhur ve uzun ihtilafa dalmış olma korkusuyla «gönderilenlerden maksadın melekler olduğu görüşünü seçtik. Allah, ard arda gönderdiği meleklere yemin ediyor. Onlar, rüzgar gibi koşarlar ve Al­lah'ın ta'iimatını yeryüzüne yaymak için gidiyorlar. Peygamberlerine getir­dikleri vahiy sayesinde O'nun izni ile hakla batılı biribîrinden ayırırlar. O vahiy ki, onda, Allah'ın yaratıkları İçin bir uyarı vardır. [248]

Sırlarla dolu olan bu gaybî yeminden sonra sûre göz kamaştıran bir süratle kıyamet sahnelerinden yeni birini arzediyor ve verdiği şiddetli üzün­tü ile kalbi daraltıyor. Şu görünen kâinat düzeni bozuluyor. Ondaki herşey yarılıp darmadağın oluyor. Çevredeki herşey çözülüp eriyor. Gökyüzü ya­rılıyor. Dağlar savruluyor ve yerle bir olup kum yığınına dönüşüyor. Allah'ın elçilerine gelince, O'nun huzuruna çıkmaları ve Peygamber düşmanlarıyla orada hesaplaşmaları uzun müddet sonraya bırakılmıştır. Orada hak ile hü­küm verilecek ve kimseye zulmedilmeyecektir. O zaman Peygamberleri ya­lanlayan mücrimlerin azapları ne acıklı olacaktır!

Peygamberlere düşman olanlar her nesilde daima iflâs etmiş ve sonları gelmiştir. Onun için Mekke müşrikleri, daha önce benzerleri bulunmayan mücrimlerden değiller. Onlar henüz ilk andan itibaren, başlarına gelecek dünyevî helakin yakın olduğuna dair bir bekleyiş içerisindeydiler. O halde âhirette uğrayacakları azap nasıl olacaktır?

Keşke o hesap günü gelmeden - kendilerini ve ayaklarıyla bastıkları yer yüzünü düşünmüş olsalardı. Şayet kendi kendilerini düşünmüş olsay­dılar, onları annelerinin rahminde yaratan, onları orada bir safhadan baş­ka safhaya geçiren, nihayet annelerinin rahminde küçücük bir cenin iken bütün yönleriyle mükemmel bir insan haline getiren yaratıcının   takdirini

hayret ve dehşetle karşılarlardı. Şayet bastıkları yer yüzünü düşünseierdi, onun.şefkatli bir anne olduğunu, canlılarını da, ölülerini de bağrına bastığı­nı görürlerdi. Ondan yaratıldılar, ona döndürülecekler ve bir daha ondan çıkarılacaklardır. Yüksek ve muhkem dağlarına bakmıyorlar mı? Yağmur zirvelerinden aşağı iniyor ve Allah onunla kaynar sular çıkararak onlara tatlı suyu içiriyor.

Ama ne çevrelerini ne de kendilerini düşünmüyorlarsa, süratli bir şe­kilde azaba doğru yol alsınlar. Cehennem dumanının bir gölgesi vardır ki, ateş alevinden daha yakıcı bir rüzgarı olan üç kola ayrılır. Öyleyse bu göl­geye doğru gitsinler de sıcağı bulsunlar! Bir de, cehennem dumanının ya­kıcılığı böyle ise, acaba o kıvılcım ve alevleri nasıldır? Ondan kopan her kıvılcım, büyük bir köşk büyüklüğünde ve yüksekliğindedir. Büyük bir gü­rültü ile ondan kopan ve sağa-sola dağılan lavlar ısıdan sapsarı olmuş sa­rı deve sürüsünü andırırlar.[249]

O gün sesler kesilecek, diller ağızda kuruyacaktır. Suçluların canı bo­ğazına gelecek ve mazeretlerini ister istemez içlerinde hapsedeceklerdir. Haddi zatında o dehşet verici yerde kimsenin ortaya koyacak bir mazereti de olmayacaktır. Allah kendi hükmü ile aralarında hüküm vermek üzere ev­velkileri ve sonrakileri bir arada toplayacaktır. Bir hilesi olan ortaya koy­sun bakalım. Gücü olan bundan kurtulsun görelim...

Lâkin Kur'an'da korkutuculuğu sevindiricilik takip eder. Sûrelerin bir çoğunda kasidedeki bir beytin her iki mısraı gibi cennet ile cehennem kar­şı karşıya zikredilir. Müttakîler cennette nimetler içerisindedir. Yakıcı sıcak gölgelerin değil, hakiki ve serin gölgeler altındadırlar. Üstlerinden ateş kı­vılcımları uçuşmayacak, altlarından fışkıran tatlı sular akacaktır. Ve Allah'­ın hitabıyla nimetlere buyur edileceklerdir. Yediğiniz ve içtikleriniz için afi­yetler olsun! Onlar için o sıkıcı suskunluk da söz konusu olmayacaktır.

Mücrimler halâ nefislerine bir çeki-düzen vermeyecekler mi? Dünya metaının az bir meta' olduğunu hâlâ idrak etmediler mi? Hâlâ mı nefisleri hakka boyun eğmeyecek ve rukua gidenlerle rukua gitmeyecektir? Yoksa şakı olmak mı onlara yazıldı da iman etmiyorlar? [250]

«el-Beled» sûresinde de, insan hayatının zorluklar, meşekkatler   ve mücadeleler silsilesi olduğuna dair büyük bir yemine işaret vardır. Kendisi­ne yemin edilenler İse, ikidir: Biri, Beytu'l Haramdır. O Beytu'l-Hararn   ki. Allah'ın Peygamberinin onda ikamet etmesi, şerefini daha da   arttırmıştır Diğer yemin ise, her doğuran ve doğana ve ikisinin hayat   merhalelerinde

çektikleri sıkıntılara yapılmıştır. Ama gurur insana hakim oluyor ve insan­oğlu kendi gücüne aidanıp kendisine bu gücü veren Allah'ın tekrar onu geri alabileceğini unutuyor. Yine malına aSdaniyor, ondan büyük bir mikta­rını hayır yollarında harcayacağım zannıyla onu stok ediyor. Allah'ın kendi­sini ihata ettiğini, malı nasıl biriktirdiğini ve nereye harcayacağını gördü­ğünü bir defa daha unutuyor. Bu insan bilmeli ki, herkes kendi kazancına bağlıdır. Bu gururlu davranışlarıyla sadece kendi k...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Mekki Medeni 2
« Posted on: 13 Ağustos 2022, 13:57:18 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Mekki Medeni 2 rüya tabiri,Mekki Medeni 2 mekke canlı, Mekki Medeni 2 kabe canlı yayın, Mekki Medeni 2 Üç boyutlu kuran oku Mekki Medeni 2 kuran ı kerim, Mekki Medeni 2 peygamber kıssaları,Mekki Medeni 2 ilitam ders soruları, Mekki Medeni 2önlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &