ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Kuranı Kerim > Kuran-ı Kerim Belagat İlmi > Kuran ve Vahiy
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kuran ve Vahiy  (Okunma Sayısı 927 defa)
25 Eylül 2010, 20:18:00
Safiye Gül

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 15.439


« : 25 Eylül 2010, 20:18:00 »



Kur´an ve Vahiy

Kur´an´ın İsimleri Ve Bu İsimlerin Türetildiği Kökler

Allah Teâlâ vahyine, gerek bir bütün ve gerek parça parça olarak, Arabların sözlerine verdikleri isimlerden farklı isimler seçmiş [1] ve bu isimlerde, kelimelerin ihtiva eîiği sırtarla kök manalarını gözetmiştir. Bunlar arasında ise Kitab ve Kur´an isimleri şöhret bulmuştur.

Vahyin Kitab ile isimlendirilmesinde, onun yazılarak bir araya getirileceğine işaret vardır. Çünkü yazı, harfleri bir araya getirmek ´afizlan yazıya dökmektir. Nitekim Kur´an ile isimlendirilmesinde de, göğüslerde muhafaza edileceğine dair işaret vardır. Çünkü nin mastarıdır ve kıratte hatırlama sözkonusudur. Arapça olarak gelen bu apaçık vahiye öyle bir önem takdir edilmiştir ki, sapasağlam korunması ve sapıkların tahrifatından uzak tutulması garanti altına alınmıştır. Çünkü diğer kitablarda olduğu gibi ne sadece yazı ile ve ne de sadece ezbere nakledilmiştir. Aksine onun yazılı olarak gelişi tevatür yoluyla nakline, tevatür yoJuyia nakli de, sağlam ve hassas belgelere dayalı yazı ile îesbit edilmişine tam uygundur.

Bu iki kelime Ârâmi kökenli kelimelerdir. Çünkü bu dilde kitabet, yazmak ve kıraet de okumak manasınadır. Evet bu iki kelime Ârâmî kökenli olmakla birlikte vahyin onlarla isimlendirilmesi gerçekten yerinde ve tabiî olmuştur. Çünkü Hz. Muhammed´e gelen vahiy bütün merhalelerinde satırlara nakşedilmiş ve göğüslerde ezberlenerek korunmuştur.

Ayrıca bu iki isim arasından Kur´an lafzı daha cok kullanılmış olup du yüce Kitaba özel isim olmuştur. Onun için vahiy vakıasına ve Kur´an´ı ilgilendiren konulara girmeden önce Samı dillerinde kendisine benzer kelimeler bulunan bu lafzın türetilişi üzerinde durmamız ve Sâmî dilleri ile Arap dili arasında benzerlerinin olup olmadığına bakılmaksızın bu Kitao için isim olarak konan diğer kelimeler üzerinde durmamız uygun olacaktır.

Âlimler lafzı hakkında çeşitli görüşler ileri sürmüşlerdir. Bu kelime bazılarına göre hemzeli, bazılarına göre de hemzesizdir. imam Şafiî (öl. 204/819), Ferra´ (207/822)[2] ve Eş´arî (öl. 324)[3] hemzeli olduğunu söyleyenlerdendir.

Şafiî der ki: takısı ile marife kılman Kuran lafzı ne başka bir kelimeden türetilmiştir ve ne de hemzelidir. Aksine bu lafız, Peygamber (s.a.v.) e indirilen kelam için alemdir. O halde Şafiî´ye göre Kur´an lafzı den türememiştir. Eğer bu kelimeden türetilmiş olsaydı, her okunana Kur´an denilmesi gerekirdi. Tevrat ve İneil´e Tevrat ve İnoil isimleri verildiği gibi Kur´an-ı Kerim´e de Kur´an ismi verilmiştir. [4]

b- el-Ferra´ya göre, Kur´an kelimesi, kelimesinin çoğulu olan kelimesinden türemiştir. Çünkü Kur´an´ın âyetlerinden bir kısmı diğerlerine benzemektedir. Bazısı, bazısına karinedir. Ayrıea kelimesindeki harfinin, kelimenin kök harflerinden olduğu açıktır. (Bu da gösteriyor ki, Kur´an kelimesi hemzesizdir. [5]

c- Eş´arî ve onun görüşünde olan bazı âlimler de der ki: Kur´an lafzı, bir şeyi diğer bir şeye yaklaştırıp bitiştirmek manasına gelen fiilinden türemiştir. Çünkü Kur´an-ı Kerim´de sûre ve âyetler yan yana dizilerek bi.ribirierine eklenmişlerdir. [6]

Kur´an lafzının hemzesiz olduğu görüşünün, dilde, türetme kurallarından uzak olduğuna hüküm vermek için bu üç görüş yeterlidir. ez-Zeeeao (öl?311/923) [7] el-Lihyânî (öl. 215/830) [8] ve bir grup îlim ise, «Kur´an» lafzının hemzeli olduğu görüşündedir.

a- ez-Zeeoâe şöyle der: «Kur´an» lafzı vezninden olup lemzelîdir. Toplayıp bir araya getirme manasına gelen « »yil » keümesin-fen türemiştir. Havuz suyu salıverilmeyip biriktirildiği zaman denir. Çünkü Kur´an-ı Kerim de geçmiş kitapların meyvelerini kendisinde toplamıştır. [9]

b- el-Lihyanî ise şöyle demektedir: vezninde hemzeli bir masdar olup manasında olan ´den türemiştir. Bu masdar, ismi mefulün mastarla isimlendirilebileceği kaidesince manasin-dadır. [10]

Bu son görüş, görüşierin en güçlüsü ve tercih edilenidir. Lügatte masdarının müradifi bir masdardır. Yüce Allah´ın [11] sözünde geçen Kur´an bu anlamdadır. [12]

Araplar cahiliyet döneminde « \j » lafzıyla tanıştıklarında onu tilâvetten başka manada kullanmışlardır. derken bununla, devenin hiç gebe kalmadığını ve yavru doğurmadığını kastediyorlardı. Amr bin Gülsûm´un [13] sözü de bu anlamdadır. manasında kullanılışına gelince, Araplar bunu Ârâ-mî asıllı bir kelimeden alıp kullanmışlardır.

c- Bergtraesser´in belirttiği gibi Ârâmî dilleriyle Habeşçe ve Farsça-nın Arap dilini etkiledikleri bilinen bir husustur. Bu, inkâr edilemez. Çünkü bu diiier Hicretten önce Araplara komşu medenî milletlerin dilleriydi.

Bu görüşü neden garipseyip doğrulamayalım? Biz biliyoruz ki Ârâmî-cenin çeşitli lehçeleri Filistin, Suriye, Mezopotamya ve Irak´ın bazı bölgelerine hakimdi. Yine biliyoruz ki, dinî dilleri Ârâmîce olan Yahudîlere Arapların komşu olması, Ârâmî dilinde pekçok dinî kelimenin yaygınlaşmasını çabuklaştırmıştır. Müsteşrik Krenkovv «İslâm Ansiklopedisi» nde [14] «kitap» kelimesini incelerken buna işaret etmiştir. Blachere, Ârâmice, Sürya-nice ve İbranîce dilinden birtakım kelimeler naklederek Arapların Yahudilerle diğer din sahiplerine komşuluklarından dolayı bu kelimeleri kullandıklarını pekiştirir. [15]Bu kelimeler arasında: kelimelerinin de geçtiğini zikredelim.

Kur´an´ın isimlerinden biri de dır. Allah Tealâ şöyle buyuruyor: [16]. kelimesi Ârâm? asıllıdır. Kelimenin kök manası, ayırdetmek olup bu isimlendirme ile, bu kitabın hak ile batıl arasını ayırt etmesi iş´ar edilmektedir.

Kur´an´ın isimlerinden bir diğeri ise dir. Şeref manasına gelen bu kelime kök itibariyle tamamen Arapçadır. Yüce Allah şöyle buyurur:

Kur´an´ın diğer bir ismi de dir. Yüce Allah şöyle buyurur: [17]. Bu kelime de Arapça olup Kur´anin, vahye-diien ve Yüce Rasûi´ün kalbine indirilen bir vahiy olduğunu da iş´ar etmektedir.

Kur´an´ın yaygın ve meşhur isimleri bunlardır. Ancak bazı alimier bu sayıyı kabartarak mübalağaya düşmekte, hatta ez-Zerkeşî, Kadı Şeyzele´-den [18] nakille ellibeş isim zikretmektedir. Hiç şüphesiz o, Kur´an´m isimleriyle sıfatlarını biri birine karıştırmıştır. Meselâ ona göre Yüce Aliah: akilli [19] buyurduğu için isimlerinden biri dır. [20]. buyurduğu için «» dir. [21] buyurduğu için dir. [22] buyurduğu için isimlerinden bir diğeri dir. Alimlerden bazısı[23] bu sayıyı doksan küsura ulaştırır.

Kur´an, -onu hangi isimle isimiendirirsen isimlendir- Peygamber´e (SAV) indirilen, mushaflarda yazılan, tevatürle nakledilen, tilavetiyle te-abbüd olunan mu´ciz kelâmdır. Kur´anın bu şekilde tarif edilmesi, usûi âlirn-leriyie fukaha ve Arap dili âlimleri arasında ittifak edilen bir husustur. [24]


Vahiy Vakıası


Muhamrned, ne RasuHerin ve ne de vahiy adına insanlara hitabeden ve göğün sözlerini onlara aktaran nebilerin ilkidir. Ta Hz. Nuh zamanından beri, Allah´ın sözlerini insanlara aktaran ve kendi nevalarından konuşmayan, seçilmiş kimseler zaman zaman geldi. Allah´ın onunla kendilerini desteklediği vahy, kendisiyle Muhammedi desteklediği vahiyden farklı değildi. Aksine vahiy vakıası hepsinde aynı idi. Çünkü kaynağı birdi; hedefi birdi. [25] Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

«Nuh´a ve ondan sonraki peygamberlere vahyettiğimiz gibi (Habibim) sana da vahyettik; ve yine İbrahim´e, İsmail´e, İshak´a, Yakub´a, Yakub´un evlatlarına, İsa´ya, Eyyub´a, Yunus´a, Harun´a, Süleyman´a vahyetik ve Davud´a Zeburu verdik. Gönderdiğimiz öyle peygamberler vardır ki, onları, bundan (bu sûreden) önce sana beyan ettik. -Öyle peygamberler de vardır ki, sana onların kıssalarını bildirmedik; ve Allah, Musa´ya (vasıtasız) hitabetti» [26]. Açıktır ki ayetin isimlerini sarahaten zikrettiği peygamberlerin özellikle zikredilmeleri, İsrailoğuilarının en meşhur peygamberleri olmalarındandır. Onlar hakkında söylenen haberler, Hicaz ve çevresinde Rasuiüllah (s.a.v.) e komşu bulunan Kitab Ehli arasında yaygındı» [27].

Onun için Kur´an´ı Kerim, Muhamrned´in kalbine indirilene vahiy demeye özen göstermiştir. Ta ki, bütün peygamberlerle ona gelen vahiy . hem mana ve hem de iâfız olarak birbirine benzesin. Kur´an şöyle buyuruyor:

«Yıldıza (Süreyya), battığı zaman kasem olsun ki, Sapmadı doğru yoldan arkadaşınız (Hz. Peygamber), azıtmadı da; (haberiniz olsun ey Kureyş halkı). O nevadan (ken-

di nefsinden) söylemiyor. Kur´an sade bir vahiydir, ancak vahyolunur.» [28]

«Deki: «Onu kendiliğimden değiştirmem benim için olmayacak şeydir. Ben, vahiy olanından başkasma tabi olmam.» [29].

«Onlara (istedikleri) bir âyet gelmediği

vakit derler ki: «Kendinden (onları derib) onları toplasaydın ya!» De ki: sRabbımdan bana ne vahy olunursa ben ancak ona uyarım.» [30]

Ayrıca akıl sahibi kimselerin vahyi tuhaf karşılamalarını onlara yakıştırmaz ve şöyle buyurur:

«İnsanları korkut, iman edenlere Rabler:

indinde kendileri için muhakkak bir kademi sıdk olduğunu müjdele diye içlerinden bir ere (Peygambere) ettiğimiz Vahy insanlar için şaşılacak bir şey mi oldu ki o kâfirler: «Bu, seksiz şüphesiz ve apaçık bir sihirbazdır» dediler» [31]. İnsanların beşeriyette müşterek olmaları, Allah´ın aralarından birini dilediği ilim, hikmet ve imana aday seçmesine engel olduğuna mantık hüküm verebilir mi? Mantık bu seçimi bir tuhaflık saymaya yetkili-midir ki, insanlar meseleyi alaya alsın ve küfür ehli bu vahyi sihire benzetsin?

Tuhaf karşılanmayan vahiy, anlaşılması kolay ve kapalılıktan uzak bulunanı olmalıdır. O halde dinin nazarın...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.318


View Profile
Re: Kuran ve Vahiy
« Posted on: 21 Şubat 2018, 06:05:24 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Kuran ve Vahiy rüya tabiri,Kuran ve Vahiy mekke canlı, Kuran ve Vahiy kabe canlı yayın, Kuran ve Vahiy Üç boyutlu kuran oku Kuran ve Vahiy kuran ı kerim, Kuran ve Vahiy peygamber kıssaları,Kuran ve Vahiy ilitam ders soruları, Kuran ve Vahiyönlisans arapça,
Logged
15 Şubat 2018, 00:57:50
Sevgi.
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 10.465



« Yanıtla #1 : 15 Şubat 2018, 00:57:50 »

Esselamü Aleyküm. Mevlam bizlere herdaim Kuran-ı Kerimi kendine rehber edinmeyi nasip etsin inşaAllah.
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &