ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Akaid Eserleri > Kelam İlmi > Metodlar
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Metodlar  (Okunma Sayısı 2445 defa)
09 Ekim 2010, 20:12:35
Safiye Gül

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 15.436


« : 09 Ekim 2010, 20:12:35 »



METODLAR


Metod muayyen bir neticeye varmak ve hakikate ulaşmak için fikrimizi idare eden kaideler mecmuasıdır. Kelâmcılar bunun İçin «tarîk» kelimesini kullanırlar ve şöyle tarif ederler : «Doğru bîr tefekkür vâsıtasiyle neticeye ulaştıran şeydir.»» [48] İslâmî eserler­de   metod   (methode)   karşılığı   olarak   «Nahv»,   Usûl,   Minhâc Men-hec      kelimeleri     de     kullanılmıştır [49].

Çeşitli ilimlerde kullanılan metodlar (usûl bahsi, metodoloji) mantıkta incelenir. Biz burada kelâm ilmini alâkadar eden metodlar üzerinde duracağız. Bu suretle incelememiz, nakli esas alan dînî metodta aklı  esas alan felsefî metod   kısımlarına ayrılacaktır. [50]

 

A. Dinî Metod
 

Din, Allah teâlâ tarafından vaz' olunmuş bir düstûr olduğuna göre din sahasında hakikati ve hayrı, bizzat Allah'ın murad ve mak­sûdu temsil eder. O halde bu sahada hakîkate ulaşmak için yapıla­cak şey murad-i ilâhîyi anlamaktan ibarettir. Ne var ki islâm mün-tesibleri, bu noktada müttefik olmakla beraber, murad-i ilâhînin, başka bir ifade ile hakkın insanlar tarafından ne ile keşfolunabilece-ği mevzuunda ihtilâfa düşmüşlerdir. Selefiyyeye göre hak mutlak mânâda nakil (Kur'an ve sahih hadis) ile bilinir. Nakil, olduğu gibi kabul edilir ve hiç bir suretle te'vîle tâbi' tutulmaz. Sofiyyeye göre hak ancak kesf ile ma'lûm olur, zevk-i sofîye uymayan nakil te'vîl olunur. Kelâmcılar hakîkatin naklin yanında nazar ve tefekkür ile bilinebileceğini, binaenaleyh akla uymaz gibi görünen naklin te'vîi olunacağını kabul etmişlerdir. İslâm filozoflarına gelince, onlar da felsefî kıyası esas almışlardır. Felsefî gerçeklere uymayan nakil te'­vîl edilmelidir.

Bu dört metoddan sofiyyeye ait. olan keşf ve ilham, kelâm âlim­lerinin çoğunluğu tarafından hakîkate ulaştırıcı bir vâsıta olarak ka­bul edilmemiştir. Çürckü ilham, herkes tarafından kullanılması ve kontrol edilmesi mümkün olan bir metod olmadığı gibi ona mazhar olacak kimse  peygamber olmadığına göre hatâdan korunmuş (ma'sûm) bir insan değildir [51]

İslâm dinine intisab iddiasında bulunmalarına rağmen ehl-î sün­net tarafından islâm dışı kabul edilen ve İsmâiliyye, Bâtınİyye, Ta'-iîmiyye gibi çeşitli lâkablarla anılan fırkanın metod hakkındaki görüş­leri âlimler tarafından kaale alınmamıştır. Zira bunlara göre ilimler ancak, peygamber gibi ma'sûm olan İmamın Ta'lîmi ile öğrenilebilir [52][53]

 

1. Selef metodu :
 

Rasulüllah (s.a.} efendimiz, bir hadisi şeriflerinde, ümmetinin 70.küsur fırkaya ayrılacağını, bunlardan ancak bir tanesinin necat­ta olacağını, onların da kendisinin ve ashabının yolunu ta'kîb eden­lerden ibaret olduğunu beyan buyurmuştur  [54]Diğer sahalarda ol­duğu gibi akaidde de Rasulüllah ve ashabının yolunu teslimiyet ve ihlâs ile ta'kîb edenler selefiyye olmuştur. Tabiîn, mezheb imamla­rı, büyük fukahâ ve muhaddisîn ile her asırda az da olsa seç­kin bir zümrenin benimsediği selef metodu nakle mutlak bağlılığı şiar edinmiştir. Âyette ve sahih sünnette vârid olan her şeye sı-fat-ı haberiyyesi ve müteşâbihâtı dahil teslîmiyetle iman edilir. Ne teşbihe düşülür, ne de red ve te'vîle gidilir.

Selefiyye sadece kendi ta'kîb ettiği yolun Kur'an yolu olduğu­nu kabul eder. Kur'an-ı kerim'de Allah yoluna ve islâm dinine da'-vet etmenin metodu gösterilmiştir:

«Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle da'vet et; onlarla en güzel şekil hangisi ise onunla mücadele et» [55]

Âyet-i kerîmede görüldüğü üzere Kur'an-ı kerîmin İrşad için tesbit ettiği metodun üç derecesi vardır: hikmet, güzel öğüt ve ce-del. 1) Hakkı arayan hüsn-i niyet sahibi kimseler için hikmet de­recesi. Hikmet, fikirde ve fiilde hakikate isabet demektir. [56] O halde hikmetle da'vet: hakkı arayana doğru itikadı ve hayır ameli beyan etmekten ibaret olacaktır. Bu da Kur'an-ı kerimde mevcud-dur. Nitekim Kur'anın bir çok yerinde «hikmet», hem Kur'anın ken­disine, hem de onun âyetlerine nisbet edilmiştir ([57] 2) Hakkı ka­bul ettiği halde nefis arzularına uyan kimselere güzel öğüt derece­si tatbik edilir. 3) Bunların hiç birine sahip olmayanlara ise seviye­lerine göre cedel metodu tatbik edilecektir [58] Cedelde aslolan hasmın kabul edeceği mukaddimeleri bulup kullanmaktır. Hakikati kabul etmeğe uğraşmayan kimseleri irşad etmeğe çalışmak fuzûlî-dir. Kabule müsait olanların İrşadı için gerekli hüccetler ise Kur'an-da ve sünnette mevcuddur.

Selefiyyenin rnütekaddimîni akaid bahislerinde akla ve felsefî mânâda serbest bir tefekküre asla yer vermiyorlardı. Onlara göre na­zar, tefekkür ve istidlal ancak nassın zahirî mânâsı çerçevesi dahi­linde olabilirdi. Hicrî VII. asırda vefat eden Hanbelî İbn Kudâme (v. 620/1223) bile bir selefî olarak şöyle der: «Peygamber (s.a.)in haber verdiği ve ondan sahîh olarak nakledilen her şeye iman et­memiz gerekir. Haber verilen şeyi duyularımızla idrâk etsek de et­mesek de onun hak ve gerçek olduğunu kabul ederiz. Mevzuun, ak­lımızın erdiği veya eremeyip içyüzüne vâkıf olamadığı bir şey ol­ması durumu değiştirmez» [59]

İbn Teymiyye (v. 728/1328) gibi itikadda selefî olan müteahhi-rîn, akı! karşısındaki tutumlarını değiştirmişler ve akaid bahislerin­de de akla önem vermişlerdir. Ona göre sarih akıl ile sahîh nakil hiç bir zaman taâruz etmez [60]. Etmediğine göre te'vîle de lüzum yoktur. Şayet akıl ile nakil arasında taâruz göze çarpıyorsa ya akıl sa­rih veya nakil sahîh değildir. Bu duruma göre İbn Teymiyye selef akîdesinin —ta'bir caiz ise— felsefesini yapmaktadır. Yalnız bu, Yunan akılcılığı değil Kur'an akılcılığıdır [61] Kur'an-ı kerimde kâi­nata, mahlûkata, masnûâta, hülâsa hâdise ve eşyaya bakılması, bun­ların tedkîk edilmesi, müşahede ve tecrübe altına alınması emre-dilmektedir. «Nazar, akıl, fikir, zikir, re'y. hikmet, lübb, ilim...» ke­limelerinin delaletiyle bu nevi* âyetleri tesbit etmek mümkündür. Öyle anlaşılıyor ki bu tefekkür ve nazar daha çok bugünkü müsbet ilmin kullandığı müşahede ve tecrübe metoduna yakındır. Halbuki dedüktiv (ta'lîlî) bir yol ta'kibeden İslâm filozofları ve kelâmcıları bu metoddan ayrılmışlardı. Şahsan Allah'ın varlığı konusunda yap­tığım bir araştırma sonucu gördüm ki, asırlar boyu sürdürülen man­tıkî ve felsefî izah ve münakaşalardan sonra, çağımızda Allah'ın varlığı konusunda yapılan modern isbatlar Kur'an metodunun ayar­dır [62].[63]

 

2. Kelâm Metodu:
 

İslâm tefekkür tarihinde kelâm metodunu, İlk defa, ikinci hicrî asır ortalarında Mu'tezilenin kullandığını biliyoruz. İki asır sonra Eş'arî (v. 324/936) ve Mâtürîdî (v. 333/944} ile ehl-i sünnet ilm-j ke­lâmı doğmuştur. Gazzâlî'ye kadar geçen mütekaddimîn devrinde ke­lâm ilmi felsefe ile az ilgilenmiştir. Müteahhirînin başlangıcı olan Gazzâlî (v. 505/1111) ile kelâm-felsefe münasebetleri sıklaşmış, gi­derek bu münasebetler daha da artmıştır. Buna paralel olarak aklın kelâm sahasındaki te'siri gittikçe artmıştır. Umumî bir ifade ile söy­lemek icabediyorsa kelâm metodunda nakil esas olmakla beraber gittikçe artmak suretiyle akla da büyük önem verilmiştir.

Kelâm ilminde insan için bilgi edinme yolları üç olarak kabul edilmiştir: Duyular, doğru haber ve akıl. Doğrudan doğruya dinî akîdelerin kendisini teşkîl eden «mesâil»İn tesbitinde haber-i sâdık yani doğru nakil kullanılır. Bu akidelere mebde' teşkil eden vesîle-lere (vesâil) gelince, bunlardan mahsûsâta (duyulur âleme) ait olan­lar için his, ma'kulât (duyulur âlemin ötesi) için de akıl kullanılır.

Böylece kelâm İlmi hem nakil, hem akıl ve hem de his metodunu benimsemiş oluyor [64]Ne var ki kelâm, külliden cüz'iye intikal metodunu (dedüksiyon) kullanan felsefenin gittikçe te'siri altında kal­mış ve adına «nazar» denilen tefekkür sistemini kabul etmiştir. Hal­buki Kur'an'ın aklî delilleri enduktiv bir karakter taşır.

Yukarıda da belirtildiği üzere bilinmeyeni elde etmek için bili­nenleri münasip bir şekilde işlemekten ibaret olan nazar, kelâm ilminde bir çok bilgilerin mesnedini teşkil etmiştir. Nazar yoluyla elde edilen bilgi acaba kesinlik ifade eder mi? Nazarın «galip zan» ifade ettiği mevzuunda ihtilâf yoksa da islâm filozofları nazarın, da­ha doğrusu her nazarın kesinlik İfade edemiyeceğini ileri sürmüş­lerdir [65]

Nakli hareket n»ktası kabul etmekle beraber akla da önem ve­ren kelâm metodu, aklı İlahiyat sahasında hataya düşmekten ko­rur. Akıl aslında ilâhî tekliflerin vâki" olması İçin kaçınılmaz bir şarttır. Akıl ni'metinden mahrum olanları ne ilâhî ve ne de beşe­rî kanunlar mes'ûl tutmamıştır. Akıl hayr ile şerri, güzel ile çirkini idrâk ve temyîz eder. Yalnız dinin esaslarım (usûlü'd-din) teşkîl eden ve kelâmda mesâi! diye isimlendirdiğimiz ana prensipleri vaz' edemiyeceği gibi haram, halâl ve farz kabilinden ancak nassın ta­yin edeceği hususları da ibtidâen ve müstakıllen tayin edemez [66]

Kelâmcıların kanaatine göre dinî metodda aklın ve mantıkin ib-tal edebileceği hiç bir şey yoktur. Yalnız aklın bulamadığı şeyler olabilir. Din bunları teblîğ eder, akıl da benimser [67] Bu durum­da akıl nakli te'yid eden, naklin getirdiği esas ve hükümlerin hik­metlerini anlayan bir vâsıtadır. Böylece akıl vahyin irşadıyla hata­dan da korunmuş olur. [68]

 

B. Felsefî Metod

 

İslâm tarihinde aklî ve felsefî tefekküre ilkin zemin hazırlayan­ların   Mu'tezile   olduğunu  söylemek  mümkü...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Metodlar
« Posted on: 18 Ağustos 2019, 13:45:10 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Metodlar rüya tabiri,Metodlar mekke canlı, Metodlar kabe canlı yayın, Metodlar Üç boyutlu kuran oku Metodlar kuran ı kerim, Metodlar peygamber kıssaları,Metodlar ilitam ders soruları, Metodlarönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &