ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Akaid Eserleri > Kelam İlmi > Deliller
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Deliller  (Okunma Sayısı 1257 defa)
09 Ekim 2010, 20:19:04
Safiye Gül

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 15.436


« : 09 Ekim 2010, 20:19:04 »



DELİLLER


Kelâm ilmi bakımından delilin ta'rîfi, çeşitleri ve istidlal nevi'-leri hakkında bilgi vermeden önce «ilim» üzerinde durmak gereklidir. Çünkü delil bize ilim kazandıran vasıtalardan sadece biridir. [14]

 

A. İlim
 

Lügatte bilme, biliş, bilgi mânâlarına gelen ilmin ta'rîfi mevzuun­da bazı görüşler mevcuddur. Fahreddîn er-Râzî (v. 606/1210J ilmin mahiyetinin zarûreten bilinebileceğini ve binaenaleyh ta'rîfinîn müm­kün olmadığını söylemiştir Cuveynî (v. 478/1085} ile Gazzâlî'ye (v. 505/1111) göre ilim zaruri değilse de ta'rîfi pek güçtür. İlim hakkın­da yapılan ta'riflerden tercih edilen iki tanesini zikredelim : «Akim ve duyuların mevzuuna giren her şeyin (mezkûr'un) tanınmasını sağ-llayan bir sıfattır» [15]- . Görüldüğü üzere bu ta'rîf hem duyuların hem de akim sahasını içine almaktadır.

İlim için yapılan ikinci bir ta'rîf de şöyle : «Zıddına ihtimal veril-miyecek şekilde mânâları    (duyularla bilinenlerin    dışında her şeyi) birbirinden ayirdetme sıfatıdır[16]        . Bu ta'rîf sadece akıl sahasına şâmildir.

İiim çeşitli yönlerden taksime tâbi tutulur. İnsanda hâsıl olması veya elde edilmesi bakımından ikiye ayrılır: Zarurî ilim, İstidlâlî ilim. [17]

 

1. Zarurî ilim 
         

Fazla düşünmeden, delîle başvurmadan, kendiliğinden ve kaçı­nılmaz bir şekilde (zarurî, zorunlu olarak) meydana gelen bilgidir. Zarurî ilim de bir kaç kısma ayrılır:

a) Eedîhiyyât - Aklın kendisine yönelmesiyle he­men meydana gelen, ilk nazarda hemen hâsıl olan bilgilerdir (bes­belli) : Bir ikinin yarısıdır, kül cüz'ünden büyüktür... gibi. Buna ewe-liyyfit da denir.

b) Fıtrîyyât  Aklın çok basit bir kıyas ile var­dığı hükümdür veya şöyle diyelim : Kıyasları beraberlerinde bulunan hükümlerdir. «Dört sayısı çifttir» gibi. Akıl dört ve çift mefhumları­nı düşünerek hemen hükme varabilir.

c)  Müşahedeler  duyularla elde  edilen  bil­giler : ateş yakıcıdır gibi. İç duyuların verdiği bilgiler: açlık, susuz­luk hissi gibi. Bu ikincilere vicdâniyyât da denir.

d) Tecrübeler    duyular vâsıtasıyle yapılan mükerrer duyumların doğurduğu bilgidir:    Sert bir cisimle dövmek ağrı vericidir, gibi.

e) Mütevâtirler  Defalarca işittiğimiz haberler­dir. Meselâ görmediğimiz bir şehrin varlığını mükerrer işitmek suretiyle kabul edişimiz gibi.

f) Hadsler  Basit bir müşahede ile hemen ne­ticeye varma yolu, mukaddimelerden neticelere sür'atle intikal veya mukaddimelerle neticelerin aynı  anda zihne gelişi demektir: Ay'ın aydınlığı güneştendir,    bulutun çıkması yağmurun yağacağını göste­rir, kâinatta müşahede edilen nizam, yaratıcısının engin ilmini gös­terir... gibi.

Bunların dışında kalanlara nazarî ve istidlâlî ilimler denir [18][19]

 

2.  Nazarî ve istidlâlî ilim :
 

Lügatte bakmak ve görmek mânâlarına geldiği gibi araştırma ve mukayese sonunda düşünmek mânâsına da kullanılan nazar, ıstılahta bilinmeyeni elde etmek için bilinenleri münasip bir şekilde işlemek demektir. Delîle başvurmak, delîle bakmak demek olan istidlal de aynı mânâda kullanılır. Bu nevi' ilme kesbî ilim de denir [20]. Ta'rîflerden de anlaşılacağı üzere nazar ve istidlalde bilinme­yeni (meçhulü) elde etmek için mutlaka bir fikrî ameliyeye ihtiyaç vardır. Bu da defile baş vurmak, yani onu kullanmak suretiyle olacak­tır. O halde delîl'in ne demek olduğunu görelim : [21]

 

B.  Delil
 

Delil : mürşid, rehber, kılavuz demektir. Bâkillânî (v. 403/1013), delili, «Duyuların ötesinde bulunan ve zarurî olarak da bNinemîyen hususların bilgisine götüren şey diye ta'rîf etmiştir [22]. Şöyle bir ta'rîf de yapabiliriz: Bizi, bir konu hakkında müsbet veya menfî-hü­küm vermeğe götüren şeydir [23][24]

 

1.  Aklî delil, nakli delil:
 

Delil bir kaç bakımdan taksime tâbi' tutulabilir. Bu taksimlerden biri delîlîn aklî ve naklî bölümlerine ayrılmasıdır. Aklî delîl bütün mukaddimeleri akla müstenid olan delildir: Meselâ, âlem değişken­dir, her değişken hadistir, gibi. Şayet delilin mukaddimeleri tama­men naklî ise delil de naklidir: Allah'ın emrini terkeden âsidir (çün­kü Kur'anda : «Emrime âsî mi oldun?» Tâhâ, 93 Duyurulmuştur), her âsî cehennemliktir (çünkü : «Allah'a ve Rasûlüne âsî olan için cehennem ateşi vardır» el-cinn 23 Duyurulmaktadır) gibi. Naklî delil bir bakıma aklî sayılır, çünkü nakli tebliğ eden zatın (muhbirin, peygamberin) doğruluğunu yine akıl ile isbat ederiz. O halde sırf ak­lî delil ile aklî-naklî delil vardır.[25] [26]

 

2.  Kat'î ve zannî deliller:
 

Başka bir taksime göre delil kat'î veya zannî olur. Medlulünden (bildirdiği şeyden) muhalif ihtimalleri kaldıran delile kat'î, her tür­lü ihtimali izâle edemiyen delile de zannî delil denir. Naklî bir   deliün kat'î sayılabilmesi için onun hem siibüt, hem de delâlet yönünü gözönünde bulundurmak lâzımdır. Baştan sona kadar sübûtu kat'î olan Kur'an âyetleriyle yine sübûtu kat'î sayılan mütevatir hadisler akaid sahasının naklî delilleridir. Mu'tezile gibi bazı kefâmcılar, nak-iin, sübûtu kat'î de olsa mânâya delâleti kat'î olamıyacağından kat'î delil sayılamıyacağını iddia etmiştir. Fakat kelâmcılarm muhakkıkla-rına göre naklî delil de kat'iyyet ifade eder.[27]. Biraz önce de işaret ettiğimiz üzere naklî delilin kelâmda delil sayılabilmesi için sübûtu kat'î olmalıdır. Binaenaleyh tevatürün dönundaki meşhur veya âhâd haberler kelâmda müstakil bir delil olamaz. [28].[29]

 

3.  Burhan ve hatâbe
 

Aklî delil, kat'î olursa burhan, zannî olursa hatâbe adını alır. Mu­kaddimeleri kesin (yakîn) olan delile burhan, kesin oimıyana da ha-tâbe adı verilmiştir. Burhan, zekî, bilgili ve kültürlü insanlar içindir. Çünkü onlar burhanın inceliklerini anlayabilirler. Burhan, cedel ve mü­nakaşalara dayanıklı bir delildir. Fakat hatâbî delil böyle değildir. O, iknaî bir vasıf taşır. Ne var ki itiraza müsaittir. Hatâbî delil, ancak inatçı olmayan ve kafası aksi fikirlerle karışmamış bulunan kimse­leri ikna edebilir. Hatâbî delilin mukaddimeleri umumiyetle kabul edil­miş ve doğrulukları tasdik edilmiş meşhur kanaatlerdir. Meselâ : «Âlem değişkendir, her değişken hadistir» delili bir burhandır.- Buna mukabil «Bir evde iki baş olmaz, iki baş (idareci) bulunan yerde dü­zen bulunmaz» sözü iknâî karakter taşıyan hatâbî bir delildir.

İnsanların daima büyük çoğunluğunu teşkil eden avam burhanı anlıyamaz. Onlar ancak iknâî delilleri kavrayabilirler ve onlarla mut­main olurlar. Hatâbî delil, karşılıklı konuşmalarda ve normal muha­verelerde kullanılır. Kur'ân-ı kerim her tabakadaki insana hitabetti-ğinden hem bürhânî, hem de hatâbî deliller ihtiva eder. Bazı âlimler bütün Kur'an delillerinin bürhân olduğunu kabul eder .[30] [31]

 

4. Yakîniyyât Ve Zanniyyât:
 

a) Yakîniyyât:

 

Yakın, lügatte şüphesiz, kesin, gerçek (bilgi) demek­tir. İstılahta «vakıa mutabık olmak şartiyle sabit ve kesin i'tikad» di­ye ta'rîf edilir. Bu ta'rîfte geçen «vakıa mutabık» kaydıyla cehl, «sâbit»  kaydıyla  mukallidin  i'tikadi,  «kesin»  kaydıyla  zann  ve  «i'tikad» kaydıyla da şekk hâriç kalır [32]

Yakîn bilgi, akl-i selîm için hiç bir şüpheye mahal bırakmıyan bilgidir. Yakînî tasdik ifade eden kaziyelere yakînîyyât denir. Yâkî-niyyât, yukarıda zarurî ilim bahsinde sayıldığı gibi, altıdır: bedîhiy-yât, fıtriyyât, müşâhedât, mücerrebât, mütevâtirât ve hadsiyyâtt. Bu­na bir de mukaddimeleri kesin olan nazariyyâti, yani burhanları ilâvej etmemiz gerekmektedir [33]

Yakın bilginin dereceleri olmamakla beraber mutlak yakîn için ba'-zı dereceler sıralamışlardır;

(1)  İlme'l-yakin    Aklın ve naklin, başka bir ifan de ile nazar ve haberin ifade ettiği kesin ilimdir.

(2) Ayne'l-yakîn Dış tecrübe ve müşahedenin, verdiği bilgidir. Hz. İbrahim, Cenab-ı Hakk'in ölüleri dirilttiğini akliy­le bildiği ve buna inandığı halde, onun, bu hâdisenin bir örneğini görmek isteyişi müşahedenin doğuracağı apaçık kesinliği elde etme meylindendir. Bu hususu beyan eden âyet-i kerimede İbrahim aley-hisselâmın ağzından şöyle buyurulur: «Kalbim mutmain olsun, tam huzur ve kanaata varsın diye» [34]. Ayrıca           

sözü meşhur olmuş ve hatta hadis olarak rivayet edilmiştir (haber gözle görmeğe benzemez) [35]

 (3) Hakka'l-yakîn İç duyu ve iç tecrübenin ver­diği, insanın    bizzat    içinde duyduğu    ilimdir.           «Tatmayan bilmez» sözü meşhurdur. Modern psikoloji ile felsefe ce­reyanları iç-sezgiye dayanan hakka'l-yakîni te'yîd etmektedir. Yukarı­da görülen sıralama zayıftan kuvvetliye doğru kat'iyyet derecesini de göstermektedir [36]

b) Zanniyyât: Yüzde ellinin üstünde bir ihtimal taşımakla be­raber kat'iyyet ifade etmeyen mukaddimelerdir.

(1)  Meşhûrât: İnsanlar tarafından  kabul   edil...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Deliller
« Posted on: 24 Ağustos 2019, 05:12:18 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Deliller rüya tabiri,Deliller mekke canlı, Deliller kabe canlı yayın, Deliller Üç boyutlu kuran oku Deliller kuran ı kerim, Deliller peygamber kıssaları,Deliller ilitam ders soruları, Delillerönlisans arapça,
Logged
Dün 14:15:24
Mehmed.
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 16.016



Site
« Yanıtla #1 : Dün 14:15:24 »

Esselamu aleyküm Rabbim paylaşım için razı olsun
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Hizmet nimettir.
Dün 20:47:01
Ceren
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 25.147


« Yanıtla #2 : Dün 20:47:01 »

Esselamu aleykum. Rabbim razı olsun bilgilerden. ...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &