ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İlim Dünyası Online Dergi Dünyası ๑۩۞۩๑ > Semerkand Aylık Tasavvuf Dergileri > Kapaktakiler > Seher Çağrısında Uyanmak
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Seher Çağrısında Uyanmak  (Okunma Sayısı 391 defa)
16 Ekim 2011, 14:52:34
Zehibe

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 31.682



Site
« : 16 Ekim 2011, 14:52:34 »



Seher Çağrısında Uyanmak


Kasım 2006 - 95.sayı

Mehmet IŞIK kaleme aldı, KAPAKTAKİLER bölümünde yayınlandı.


Gece uykusunu hiçbir şey tutmuyor.
Hele de erken yatınca vücut iyice dinleniyor.
Gecenin sonuna doğru göz kapakları kendiliğinden açılıyor.
Çünkü uyanma vaktidir. Vakit seherdir...

Karanlık biraz ürküntüye sebep olsa da, her yere hakim sessizlik insanın gönlünü okşuyor.

Evin balkonundan gökyüzünü seyretmek ayrı bir zevk.

Karanlıklar içinde ateş böcekleri gibi parlayan yıldızlar göz kırpıyor. Sonsuzluk ürpertisi ve dost yıldızlar...Muhteşem...

El uzatıp dokunmak geliyor insanın içinden... Varlıkları tuhaf bir güven hissi fısıldıyor.  Biz uyurken, bakmıyorken, görmüyorken onlar hep orada; gündüz orada gece de... Asırlardır, çağlardır orada...

Bu ateş böcekleri meğer dünyadan bile büyüklermiş...

Peki kim tutar onları orada? Ateşlerini kim yakar? Onları ruhumuza dost kılan kim?

Böyle dalıp gitmişken, ufuktan bir kızıllık yükselir. Kırmızı araba farı gibi ufuktan, diklemesine süzülür gökyüzüne... Bu nereden çıktı derken, biraz sonra yavaş yavaş kayboluverir.

Bir haberci olmalı bu kızıllık. Gelmekte olanın haberini veriyor...

Sonra çok geçmez, ufuk çizgisinden yayılan beyaz bir aydınlık süzülmeye başlar. Dakikalar ilerledikçe, o aydınlık da ufuk çizgisi boyunca enlemesine bütün gökyüzüne yayılır. O çoğaldıkça ateş böceklerinin sayısı yavaş yavaş azalır.

Eskilerin “fecir” dedikleri şey bu herhalde. İlk olarak çıkıp kaybolan kızıllığa “fecr-i kâzip” derlermiş; yani yalancı fecir. Kızıl bir aydınlık çıkıp kayboluyor, sonra ortaya çıkan beyaz aydınlık sürekli çoğalıyor. Bu beyazlık, bu ışıma “fecr-i sadık” onların dilinde; yani gerçek fecir...

Bu olağanüstü manzaranın doyumsuz hazzı içinde, insan bütün bu olan bitenin sebebi ve yaratıcısı üzerine düşünürken, alacakaranlıklar içinden bir ses yankılanmaya başlar:

“Allahuekber  Allahuekber..”

Gerçek büyük sadece Allah’tır, Gerçek büyük sadece Allah’tır...

Minareleri hep bir ağızdan dile getiren bu ses, biraz önceki soruların, hayret ve ürpertinin adeta tercümanı olur. Müezzin ne kadar haklı:

Evet; gerçek büyük Allah’tır; sadece Allah...

Babamın bana öğrettiklerini hatırlıyorum. Ezan okunduğunda, onu dinlemek ve her bir cümleyi tekrar etmek gerekir:

“Allahuekber Allahuekber...”

Gökyüzünü, yıldızları ve dünyanın seher vaktinde uyanışını yaratan o güce dayanmak, insanı tepeden tırnağa huzur ve güvenle dolduruyor. Müezzin devam ediyor:

“Eşhedü en lâ ilâhe illallah...”

Allah’tan başka ilâh yok; bunu böyle bilip böyle kabulleniyorum...

Allah’tan başka ilâh yok, ben buna şahidim...

Ufuktaki aydınlık zaman geçtikçe çoğalıyor. Yıldızlar teker teker saklanmaya başlarken, etrafta, evlerde bir hareketlenme başlıyor. Bazı evlerin ışıkları yanıyor, ezan devam ettikçe aydınlık pencereler artıyor. Yıldızlar sanki o pencerelere konuyor.

Yeryüzündeki yıldızlar odaların ışıklarını yakarken, sabahın sessizliğinde bütün semayı çınlatan o sese gönülden katılıyor olmalılar: Allah’tan başka ilâh yok.

“Eşhedü enne Muhammeden Rasulullah..”

Yine öyle biliyor, öyle kabul ediyorum ki Muhammed Allah’ın elçisidir.

Muhammed, Allah’ın elçisidir, ben buna da şahitlik ediyorum.

O bize pek düşkün, o şefkatliler şefkatlisi, efendim, rehberim, peygamberim elbette Allah’ın Rasulü, buna şahitlik ederim. Hayatım, canım pahasına şahitlik ederim.. Her vakitte, şu seher vaktinde O’nu yâd etmek, yüreğinden bir selam kuşu uçuruvermek ne güzel.

Minareler hep bir ağızdan devam ediyorlar:

“Hayya ale’s-salâh..”

Haydi namaza koşun!

“Hayya ale’l-felâh..”

Haydi kurtuluşa koşun!

Bu kutlu çağrı yapılırken “Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi’l-aliyyi’l-azîm” demek Efendimiz’in tavsiyesi, diyor kitaplar. Sünnet yani. Bu kutlu sözün anlamı nasıl da etkileyici:

“Hiç kimsede ve hiçbir şeyde güç yok, kuvvet yok. Sadece büyük ve yüce Allah ile var...”

Ezan devam ediyor:

“Es-salâtü hayrun mine’n-nevm..”

Namaz uykudan hayırlıdır.

“Allahuekber, Allahuekber..”

Gerçek büyük sadece Allah’tır, büyük sadece Allah...

“Lâ ilâhe illallah.”

Allah’tan başka ilâh yok.

Seher vakti minareleri dile getiren, semayı çınlatan bu seslenişe, bu çağrıya katılmak, güne böyle başlamak ne güzel!

Ezandan sonra bir duamız vardı; Peygamberimizden tavsiye:

“Allahümme Rabbe hâzihi’d-da‘veti’t-tâmmeti ve’s-salâti’l-kâime. Âti Muham-medeni’l-vesîlete ve’l-fazîlete veb‘ashü makâmen mahmûdenillezi vaadteh.”

“Ey bu eksiksiz davetin ve kılınacak namazın Rabbi Allahım! Muhammed’e vesileyi ve fazileti ver. Onu, kendisine vaat ettiğin makâm-ı mahmûd’a ulaştır.”

Artık davete uymak gerek.

Güzel bir abdest almalı, davetkâr ışıklarını çoktan yakmış olan caminin yoluna koyulmalı...

Gün, böyle başlayınca güzelleşiyor...

    Ezan Duasına Dair


    Rasulullah s.a.v. şöyle buyurdular:

    “Ezanı işittiğiniz zaman, müezzinin söylediklerinin aynısını siz de söyleyin. Sonra bana salâvât okuyun. Çünkü bir kimse bana bir defa salât getirirse, Allah buna karşılık ona on rahmet ihsan eder. Daha sonra benim için Allah’tan vesîleyi isteyin. Çünkü vesîle, cennette Allah’ın kullarından bir tek kuluna layık olan bir makamdır. O kulun ben olacağımı umuyorum. Benim için vesîleyi isteyen kimseye şefaatim kesinleşir.”

    (Müslim, Salât 11; Ebû Dâvud, Salât 36; Tirmizî, Menâkıb 1)


    “Kim ezanı işittiği zaman: ‘Ey bu eksiksiz davetin ve kılınacak namazın Rabbi Allahım! Muhammed’e vesileyi ve fazileti ver. Onu kendisine vaat ettiğin makâm-ı mahmûd’a ulaştır.’ diye dua ederse, kıyamet gününde o kimseye şefaatim kesinleşmiş olur.”

    (Buharî, Ezan 8; Ebû Dâvud, Salât 37; Tirmizî, Mevâkît 43)



[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Seher Çağrısında Uyanmak
« Posted on: 21 Ağustos 2019, 20:59:45 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Seher Çağrısında Uyanmak rüya tabiri,Seher Çağrısında Uyanmak mekke canlı, Seher Çağrısında Uyanmak kabe canlı yayın, Seher Çağrısında Uyanmak Üç boyutlu kuran oku Seher Çağrısında Uyanmak kuran ı kerim, Seher Çağrısında Uyanmak peygamber kıssaları,Seher Çağrısında Uyanmak ilitam ders soruları, Seher Çağrısında Uyanmakönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &