ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İlim Dünyası Online Dergi Dünyası ๑۩۞۩๑ > Semerkand Aylık Tasavvuf Dergileri > Kapaktakiler > Gençliğim Bir Kuş idi
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Gençliğim Bir Kuş idi  (Okunma Sayısı 448 defa)
10 Temmuz 2011, 07:38:41
Zehibe

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 31.682



Site
« : 10 Temmuz 2011, 07:38:41 »



Gençliğim Bir Kuş idi

Aralık 2010 - 144.sayı



Hasan AKÇAY kaleme aldı, KAPAKTAKİLER bölümünde yayınlandı.

Gençlik de diğer varlıklar gibi insana verilen bir emanettir ve de nimettir. O nimetin şükrünü eda edenler, ömür dağlarına kar düşmeden önce gençliğini ebedi bir baharda saklamasını bilenlerdir.

Gün geçtikçe ardından pişmanlık duyduklarımız çoğalıyor. Elimizde olan kıymetlerin, avuçlarımızdan kayıp gittikten sonra farkına varıyoruz.

Bugün dün olmadan günün kadrini bilemiyoruz. Dostlar bize veda etmeden dostların kıymetini... Bir dağa yaslanır gibi güç aldığımız, güven duyduğumuz büyükleri... Kış gelmeden baharın özelliğini kavramakta zorlanıyoruz.
Yanı başımızda, elimizde olan her şey ebedi kalacak, bizden hiç ayrılmayacak, hiç solmayacak gafleti içinde yaşıyoruz. Beklenmedik bir anda uçup gidiyor bizimleyken farkına varamadıklarımız. Ancak arkalarından bakarken, bir daha dönmeyecek, bir daha gelmeyecek oluşlarını fark etmek, pişmanlık ateşi dört yanımızı sarsa da çoğu zaman iş işten geçmiş oluyor.

Gününü gün ederken

Gençliğin kıymetini bilmek gününü gün etmek demek midir? Gençlik denince sadece gezmek eğlenmek, dünyadan kâm almak mı anlaşılmalı? Genç olan insan yarın endişesi taşımayan mıdır? Bu tür sorular çoğaltılabilir. Her nedense bilinçsiz yaşamış, niçin var edildiğini sorgulamamış, yaşadıklarından bir ders çıkarmamış olanların gençlere öğüdü de anlamsızdır.

Onlar için gençlik bir daha ele geçmeyecek, geri gelmeyecek olan yıllardır. Bunun için de dolu dolu yaşanması gerekir. Bu “doluluk” oranı da her anını nefsin hoşlanacağı, dünyevî hislerin tatmin edilerek ruhun yalnızlaştırılacağı bir yaşama düşüncesidir.

Gençliğin, bir daha geri dönmeyecek fırsat olduğunun farkında olmakla birlikte, onu nerede ve nasıl geçireceğinin de bilincinde olmak gerekir. Ömür sermayesinin hiç tükenmeyeceğini ve bugün yaşanması gerekenleri yarınlara ertelemek vicdanî sıkıntıların da doğmasına sebep olacaktır.

Gençlere, “Şimdi bazı şeyleri düşünmek ve yaşamak için çok erken!” telkininde bulunanlar, hayatta olabilme ihtimali için bir saat sonrasının garantisini de veremiyorlarsa, söylediklerinin anlamsızlığını hem söyleyen hem de söylenen idrak edebilmelidir.

Çünkü hayatın nerede, ne zaman ve ne şekilde son bulacağı konusunda kimsenin ne bir bilgisi ne de bir sezgisi vardır. Her bir dakika içinde her şey değişebilir, son bulabilir.

Bu gerçekten hareketle, ölümün insanı nerede beklediğini bilemiyoruz. Ölüm de yaşamak kadar kesin bir gerçek ise her an gelebileceğini düşünerek, bizlerin onu her yerde, her dakikada beklemesi gerekmez mi? Ömür denilen şeyin belli bir zaman dilimi de yok. ‘Şu kadar saat, şu kadar yıl’ diye kesinleşmiş değil ki. Daha dünyaya merhaba derken, çocukken, gençken, yaşlıyken de ölünebiliyor. Ve kimin ne zaman öleceği de bilinmiyor. Evde, yolda, uyurken…
O halde şu gerçeği derinden kavraması gerekir insanın: Bu dünyanın bütün balları aslında zehirli. Bunu bizden önce tadanlardan öğrendik. Ve gençliğini gaflet içinde geçirenlerin ihtiyarlık kışına uyanışları dayanılmaz olmuştur. Gördük ki, gençlerin en bahtiyarı kış mevsimi gelmeden, bütün hazırlıklarını yapmış olandır.

Geçen dakikalarım

Bir ömür için değil, bir günün akşamında bile o günün bir kâr-zarar oranı hesap edilmeli. Yirmi dört saatlik bir zaman diliminde yaşadıklarımızdan geriye gönlümüzü huzura erdiren güzellikler mi, yoksa vicdanımızı kanatan pişmanlıklar mı kalmış. Gerçekte bir hazine değerinde olan zamanı amaçsız, kârsız bir şekilde mi harcadık, yoksa o değerli sermayeyi birden binlere kâra yükseltebilen işlerde mi kullandık?

Hangi durumda olursa olsun zaman akıp gitmekte. Bizim onu kullanma durumumuza göre ne olduğu yerde duruyor ne de daha çabuk bir şekilde geçiyor. Bize bahşedilen her bir günün saati, o gün kullanılmak üzere bizlere verilmiş altınlar değerinde. O gün içinde amacına uygun kullananlar çok şey kazanmış, saçıp savuranlar ise avuçları bomboş kalanlar olmuştur.

Zaman hazinesinin bir  başka özelliği de biriktirilebilir olmamasıdır. “Bugünün kıymetini bilemiyorum, değerli, kalıcı güzellikler satın alacak isteğim yok, bir kenarda dursun sonra kullanırım” şansı da yok ayrıca. Öyleyse insan için -özellikle gençlik için- bir saatin değil, bir dakikanın bile bir anlamı olmalı.

Bizden önce baharını yaşayıp, dağlarına kar düşenlerin serzenişlerinden de mi hâlâ ders almayacağız? Biz de yaşayalım görelim, tecrübe edelim demeye ne kadar hakkımız var ki? Ayrıca her doğruyu, gerçeği tecrübe ile öğrenmeye kalkışsak buna ne ömrümüzün ne de gücümüzün yetmeyeceğini bilmiyor muyuz? “Kim bilir nerdesiniz/ Geçen dakikalarım/ Kim bilir nerdesiniz?” diye inleyen şairin duyduğu pişmanlığın derin kuyularında yanmamak için, her bir “an”ın farkında olmak gerekmez mi?

Gül bahçesine dönmek

Her değerin, varlığın kıymetini elden çıktıktan sonra anlamanın hakikaten bir manası yok. Bağlanıp kaldığımız, bitmeyecek sandığımız günler de bir göz açıp yummuş gibi geçip gidecek. Güzellikler için acele etmekten başka seçeneğimiz yok. Bugün gönül hanemize, düşünce dünyamıza eklediklerimiz yarınlardaki varlığımızın aynası olacaktır. Gençlerin ruh dünyasına güzel düşünce ve davranış şekilleri birer çiçek tohumu gibi ekilmez ise, hiç şüphe yok ki kendi haline bırakılmış o bahçeyi dikenlerin sarması kaçınılmaz olacak.

Gençlik, dinamikliğini ve heyecanlarını olumlu kanallara yönlendirdiği sürece hem kendisi için hem de içinde yaşadığı toplum için maddi ve manevi yücelmeler manasına gelecektir. Ömrün en güzel mevsimi olan baharı, hayat albümüne gülümseyen bir fotoğraf olarak ekleyenlerin bütün ömrü gençlik dönemi kalacaktır. Yaşanılan süre içinde her daim genç kalmanın yolu da inançtan, gayretten, namuslu ve iffetli bir hayatın içinden geçer.

Gençlik de emanet

Gençlik de diğer varlıklar gibi insana verilen bir emanettir ve de nimettir. O nimetin şükrünü eda edenler, ömür dağlarına kar düşmeden önce gençliğini ebedi bir baharda saklamasını bilenlerdir. Hayatı ve gençlik baharını -bahşedenin istekleri doğrultusunda- fitnenin ve sonunda hüsranın olduğu cazibelere kapılmadan geçirebilenler, karşılığında meyvesini yiyenler olacaktır.

Ebedi bir hayatı isteyen fıtrat, o hayat içinde de gençliği arzulayacaktır. Gençlik çağı, yoluna en fazla tuzaklar kurulan dönemdir. O tuzakların farkına vararak gençliğini her şeyden önce imanıyla korumayı bilenler, ihtiyarlık kışında gözyaşı da dökmeyecektir. Çok kısa sürecek bir zaman dilimindeki gülüşleri sonsuz ağlayışlara tercih etmek akıllı insanın işi olmasa gerek. Ve sonunda emaneti asıl sahibine bırakırken, emaneti korumanın karşılığında daha büyük mükâfatlarla birlikte gençliğini de geri alacaktır.

Ona ne kadar sarılsak, onu bitmeyecek, gitmeyecek sansak da bir gün kaybolup gidecek. O, gökyüzüne doğru süzülüp giden bir kuş olurken, biz arkasından bakakalacağız. O bakışla birlikte dudaklarımızda bir tebessüm ve içimizden geçen seste “iyi ki…”ler oluşuyorsa bahtiyarızdır. Gözlerimizde hüzün rengi bir nemlenme ve dilimizdeki “keşke”ler ruhumuzu bir ateş gibi yakıyorsa aldanmışız demektir.


[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Gençliğim Bir Kuş idi
« Posted on: 21 Eylül 2019, 05:31:20 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Gençliğim Bir Kuş idi rüya tabiri,Gençliğim Bir Kuş idi mekke canlı, Gençliğim Bir Kuş idi kabe canlı yayın, Gençliğim Bir Kuş idi Üç boyutlu kuran oku Gençliğim Bir Kuş idi kuran ı kerim, Gençliğim Bir Kuş idi peygamber kıssaları,Gençliğim Bir Kuş idi ilitam ders soruları, Gençliğim Bir Kuş idi önlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &