ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Akaid Eserleri > Kabir Alemi - Suyuti > Kabir azabı
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kabir azabı  (Okunma Sayısı 2630 defa)
28 Mart 2010, 16:02:30
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 28 Mart 2010, 16:02:30 »



Kabir Azabı


Ondan Allah´a sığınırız. Kur´an-i Kerimde müteaddit yerlerde bahsi geçmistir. «Iklil fi istinbat et-tenzil» adli kitabimda o yerleri zikretmisim.Buhâri, Ebu Hüreyre (Radiyallahû anh) ´dan rivayet ettigine göre, Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) söyle dua ederdi.«Ya Rabbi ben kabir azabindan sana siginirim.».Yine Buhari. Âise (Radiyallahû anhâ) ´dan rivayet ettigine göre, Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) : "Kabir azabi haktir." diye buyurdu.îbn-i Ebi Seybe ve Müslim, Zeyd bin Sabit (Radiyallahû anh)´den rivayet ettiklerine göre söyle demistir:

«Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) Beni Neccar´a âit bir duvarin yaninda, katirin üzerinde iken, birden binek kosup nerdeyse Resûhillah´i yere düsürecekti. Orda alti veya bes veya dört kabir vardi. Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) :

«Kim bu kabirlerin sahiplerini tanır» diye buyurdu. Bir adam: «Ben bilirim» dedi.

Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem): «Ne zaman öldüler» deyince.

«Bunlar sirk üzere öldüler» dedi. Sonra Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) söyle buyurdu:

«Bu ümmet kabirlerinde mutlaka imtihana çekilirler. Eger siz ölüleri defnediyor olmasaydınız, Allah´a duâ edip benim isittiğim kabir azabını size de işittirmesini dileyecektim.»


îbn-i Ebi Seybe, Buhari ve Müslim, Âise (Radiyallahû anhâ) ´den rivayet ettiklerine göre, Peygamber (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) söyle buyurmustur:

«Kabristanlar, kabirlerinde bir azap görürler ve hayvanlar o azabin sesini isitirler.»tmam Ahmed, Bezzâr, Câbir (Radiyallahû anh)´dan rivayet ettiklerine göre, söyle demistir:

»Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) Beni Neccar´a ait bir hurma bahçesine girdi. Benî Neccârli bazi adamlarin (ki cahiliyet döneminde ölmüsler) azap görürken seslerini isitti. Hemen korkulu bir halde çikip sahabelerine kabir azabindan Allah´a siginmalarini emretti..


îmam Ahmed, Ebû Ya´la, Acûri, Ebû Said-i Hudri (Radiyal lahû anh)´den rivayet ettiklerine göre, Resûlullah {Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) söyle demistir:

«Kâfirin başına kabrinde doksandokuz ejderha musallat olur. Kiyamet kopuncaya kadar, onu ısırırlar.»


Ebû Ya´la, Acuri, ibn-i Mende, Ebû Hüreyre (Radiyallahû anh)den, rivayet ettiklerine göre, Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmustur:

«Mümin kabrinde bîr bahçe içindedir. Kabri yetmis zira genislenir, dolunay gibi nurlanir. Bilir misiniz su âyet-i kerime hangi konuda nazil olmustur:

: Kim zikrimden yüz çevirirse muhakkak ona dar bir geçim vardir.[23]

Sahabeler, Allah ve Resûlu daha iyi bilir dediler. Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki;

«O dar geçim, kabir azabidir. Nefsim kudret elinde olan Allah´a yemin ederim ki, ona doksan dokuz ejderha musallat olur. Vücudunu sisirirler, onu sokarlar ve kiyamete kadar cesedini tahris ederler.


îbn-i Ebi Seybe, îbn-i Ebi Dünya Acûri, Ebû Hüreyre (Radiyallahû anh)´ dan rivayet ettiklerine göre, Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) söyle buyurmustur:

Bevlden sakininiz, çünkü kabir azabinin çogu ondandir.


îbn-i Ebi Seybe, Müslim ve Buhari, ibn-i Abbâs Radiyallahû anhüma,dan rivayet ettiklerine göre, Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) iki kabrin yanindan geçerken, söyle buyurdu:

«Bunlar, azap görüyorlar. Azaplari da büyük günahlardan dolayi degildir. Birisi bevlden temizlenmiyordu, digeri de arada koguculuk yapardi. Sonra, Resûlullah elinde bulunan yas bir degnegi ikiye bölüp kabirlerine dikti. Ashab; Bunu neden yaptin yâ Resûlullah deyince;

«Umulur ki bunlar yas kaldikça azaplari hafiflenir» buyurdu.


îbn-i Ebi Dünya, Beyhaki, Meymûne (Radiyallahû anhâî´dan rivayet ettiklerine göre Peygamber (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) söyle buyurdu:

«Ey Meymûne! Kabir azabindan Allah´a sigin. Kabrin en siddetli azabi giybet ve bevldendir.»
(Bevl=sidik)


Ahmed ve Isbehani, Ya´la bin Siyabe (Radiyallahû anh)´i rivayet ettiklerine göre;

Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) sahibi azap gören bir kabrin basma geidi. «Bu, insanlarin etini yiyordu» dedi. Sonra yas bir dal istedi. Onu kabrine dikti. Ve «umulur ki, bu dal yas kaldikça azabi hafiflesin» diye buyurdu.


Beyhaki «Delailüfn-nübüvvet»te, Ya´la bin Mürre´den rivayet ettigine göre, söyle demistir:

Peygamber (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) ile bir kabristandan geçiyorduk. Bir kabirden sikisma sesini isittim. «Yâ Resûlullah! Kabirden sikisma sesini duyuyorum» dedim.

«Isittin mi ya Yala diye buyurdu. Ben «Evet» dedim.

Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) «O, kolay islerden dolayi azap görüyor» buyurdu.

Ben «nedir onlar» dedim. Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) :

«O insanlar arasmda koguculuk yapardi. Bevlden temizlenmezdi» diye buyurdu. Sonra, umulur ki azabi hafiflesin,» diye kabrine bir çubuk dikti.

Not: Ya´la bin Murre (Radiyallahû anh) Ya´la bin Siyabe´dir. Siyabe (Radiyallahû anhâ) anasi idi.


Imam Ahmed, Enes (Radiyallahû anh)´dan rivayet ettigine göre söyle demistir:

Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) Ebû Talha´nin bir hurma bahçesinde iken Bilal da arkasinda

yürüyordu; bir kabrin yanindan geçtiler. Yâ Bilâl isittigimi isitiyor musun? «Bu kabrin sahibi, azap görüyor. Sorguya çekilmis, yahudi olarak belirlenmis,» dedi.


Beyhaki, Ebû Hüreyre (Radiyallahû anh) ´dan rivayet ettigine göre, peygamber (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) söyle buyurdu:

Kabir azabi üç seyden olur. Giybetten, koguculuktan ve bevlden. Mutlaka bunlardan sakinin.

Yine Beyhaki, Katâde´den rivayet ettigine göre, söyle demistir:

Kabir azabi üç bölümdür. Bir bölümü giybetten bir bölümü koguculuktan, bir bölümü de, bevldendir.


Ibn-i Ebi Seybe, îmam Ahmed, Ibn-i Hibban, Acûri, ümm-ü Mü-bessir (Radiyallahû anhüma)´dan rivayet ettiklerine göre;

Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) : «Kabir azabindan Allah´a siginirim» diye buyurdu. Ben:

«Yâ Resûlullah, insanlar kabirlerinde azap mi görecekler?» dedim.

Peygamber (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) :

«Evet hayvanlarin isitecegi bir azapla, azap görecekler.» dedi.


Taberâni «el-Kebir»de tbn-i. Mesûd (Radiyallahû anh)´dan rivayet ettigine göre, Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem,) :

«Ölüler, kabirlerinde azap görürler. Öyle ki hayvanlar onlarin seslerini isitirler.»


Yine Taberâni «el-Evsat»da, Ebû Saîd-i Hudri´den rivayetine göre söyle demistir:

Ben Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) ile bir seferde beraberdim . O, binegi üstünde gidiyordu. Birden hayvan irkildi. Ben: «Yâ Resûlullah! Neden binegin irkildi?» dedim.

Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) : «Hayvan, kabrinde azap gören bir adamin sesini isitti, ondan irkildi* diye buyurdu.


îbn-i Ebi Seybe, îkrime (Radiyallahû anh)´den: "Nasil ki kâfirler kabirdekilerden ümitsizlige düstüler." [24] mealindeki âyet-i kerime hakkinda demistir ki:

«Kâfirler kabirlerine konduklari zaman, Allah´in onlara hazirladigi azabi görüp, Allah´in rahmetinden ümitsiz olurlar.»

Taberani «el~Evsat»da, ibn-i Ebi Dünya Kitabü´l-Kubûr da, Lâl-kai «es-Sünnet»de, ve îbn-i Meali, Ibn-i Ömer (Radiyallahû anhüma)´dan rivayet ettiklerine göre, söyle demistir:

Ben, Bedir taraflarinda gezinirken, birden bir çukurdan, boynunda bir zincir olan bir adam çikti. «Yâ Abdullah! Bana su ver» diye beni çagirdi. Bilmiyorum ismimi mi bildi, yoksa Araplarin Abdullah (Allah´in kulu) kelimesini kullandiklari gibi mi kullandi. Sonra ayni çukurdan elinde cop olan bir adam çikti, «ya Abdullah ona su verme. Çünkü o kâfirdir» diye söyledi. Sonra copla onu çukura koyuncaya kadar ona vurdu.

Ben gittim, Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) e anlattim.

O, «Gördün mü?» dedi. Ben «evet» dedim.

Buyurdu ki;

«O Allah´in düsmani Ebû Cehil´dir. O gördügün durum da kiyamete kadarki azabidir.»


Ibn-i Ebi Dünya, «Ölümden sonra yasayanlar» adli kitabinda, Hallal, Sünnet´de îbn-i el-Berra Ravzada îbn-i Ömer (Radi yallahû anhüma) ´dan rivayet ettiklerine göre söyle demistir:

Bir seferinde çikip, câhüiyet kabirlerinden bir kabrin yanindan geçtim. Birden karsima boynunda ates gicirdatan bir zincir olan bir adam çikti. Beraberimde bir su kabi vardi. O, beni gördügü vakit;

«Yâ Abdullah bana su ver» derken ardindan bir adam kabirden çikip:

«Yâ Abdullah ona su verme, O kâfirdir» dedi. Kendisini copla vurdu. Boynundaki zinciri tutarak, onu çekti, kabrine soktu.


Ibn-i Ömer (Radiyallahû anh) dedi ki:

Sonra o gece ihtiyar bir kadinin evinde misafir oldum. Evin yaninda bir kabir vardi. Kabirden bir ses isittim : «Bevl mabevi» «Sennmasenn» diyordu.
Ben ihtiyar kadina «nedir bu» dedim. O:

«Bu benim kocam idi. Bevl ettigi zaman sakinmiyordu. Ona «sana yaziklar olsun! Deve de bevl ettigi vakit temizlenir. Sen niye temizlenmiyorsun» derdim. O kabul etmezdi. Iste öldügü günden beri böyle «Bevl ma bevl» diyor, dedi.

Ben: «senn» nedir? dedigimde kadin dedi ki:

Çok susamis bir adam ona (kocama) geldi. «Bana su ver» dedi.
O «al kirbayi (senni) dedi, Adam bakti ki içinde damla yok. Ve düsüp öldü. Iste o, öldügü günden beri «senn masenn» diyor.

Sonra, Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem)´e gittim. Haber verdim. Kisinin yalniz basina sefere çikmasini yasakladi.


îbn-i Ebi Dünya, «el-Kubur» kitabinda Huveyris bin er-Rebâ;dan rivayet ettigin...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.034


View Profile
Re: Kabir azabı
« Posted on: 20 Haziran 2019, 14:08:54 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Kabir azabı rüya tabiri,Kabir azabı mekke canlı, Kabir azabı kabe canlı yayın, Kabir azabı Üç boyutlu kuran oku Kabir azabı kuran ı kerim, Kabir azabı peygamber kıssaları,Kabir azabı ilitam ders soruları, Kabir azabıönlisans arapça,
Logged
28 Mart 2010, 16:03:19
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« Yanıtla #1 : 28 Mart 2010, 16:03:19 »

Ibn-i Adiy, Beyhaki, yine Miraç hadisinde Ebu Hüreyre [Radiyallahû anh)´dan rivayet ettiklerine göre.Peygamber (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) söyle buyurdu:

Baslari, tasla ezilen bir milletin yanindan (Miraç gecesinde) geçtim. Baslari ezildikçe bîr daha düzeliyordu. Bu ezilmekten dolayi onlardan hiç bir sey eksilmiyordu.

«Yâ Cibril kimdir bunlar?» dedim. Cibril:

«Bunlar, baslari namaza ermeyen kimselerdir» dedi.

Sonra, keçi koyun gibi dolasan, zakkum, dikenli otlan, Cehennemin çakil ve taslarini yiyen bir milletin yanina geldim. «Kimdir bunlar» dedim. Cibril;

«Bunlar, mallarinin zekâtini vermeyenlerdir» dedi.

Sonra, baska bir milletin yanma geldim. Ellerinde teiniz pismis et ve pis çig et vardi. Temiz eti birakip pis eti yiyordular.

Ben «Kimdir bunlar?» deyince Cibril cevaben:

Bunlar, helâl hanimini birakip pis kadinin yaninda sabahlayan erkek ve helâl kocasmi birakip pis erkege giden, yaninda sabahlayan kadinlardir.»

Sonra, tasinamayacak kadar büyük bir yigini biriktirmis ve arttirmayi isteyen bir adam gördüm. «Kimdir bu» deyince Cibril:

«Yaninda ödeyemeyecek kadar, insanlarin emanetleri olan ve yine emânet almak isteyen kisidir» dedi.

Sonra, dili ve dudaklari demir makaslari ile kesilen, bir milletin yanma geldik. Kesildikçe eski hâline dönüyordu. Hiç bir sey eksilmiyordu. «Kimdir bunlar» deyince, Cibril cevaben:

Bunlar, ümmetinin hatipleridir» dedi.

Ebû Dâvud, Enes (Radiyallahû anh)´den rivayet ettigine göre, Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) söyle buyurmustur:

Miraca çikarildigim gece, bâzi kavimlerin (topluluklarin) yanindan geçtim. Tunçtan, tirnaklan vardi. Kendi yüzlerine ve gögüslerine batiriyorlardi.

«Yâ Cibril kimdir bunlar?» dedim. Cibril:

«Bunlar, insanlarin etini yiyen (giybetini yapan) ve irzlarin» geçen kisilerdir» dedi.

îbn-i Ebi Dünya «el-Kubur» kitabinda Hasan´dan merfûan rivayet ettigine göre Resûlullah ( Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) söyle buyurmustur :

«Kim sahabelerimden birisine söverek dünyadan ayrilsa, Allah ona bir hayvan musallat eder, etini kemirir, ondah kiyamete kadar elem duyar.


lbn-i Huzeyme, Ibn-i Hibban, el-Hâkim, Taberani, Ibn-i Merde-veyh kendi Tefsirinde ve Beyhaki, Ebü Umâme (Radiyallahû anh)´dan rivayet ettiklerine göre, söyle demistir:

Resûlullah (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) sabah namazindan sonra yanimiza geldi. Buyurdu ki: Ben hak bir rüya gördüm, dinleyin:

Bu gece bana bir adam geldi. Elimden tuttu, pesimden gel dedi. Ta, sarp korkunç bir daga geldik. Bana «daga çik» dedi. Ben «Çikamam» dedim. O, «ben onu sana kolaylastiracagim» dedi.

Adimlarimi attikça bir basamaga rastgeliyordu. Ta dagin zirvesine çiktik. Orda agizlari yirtik, erkek ve kadinlar vardi. Nedir bunlar dedim.

O, «bunlar dediklerini yapmayanlardir» dedi.

Sonra çiktik, göz ve kulaklari mihlanmis erkek ve kadinlar kar simiza çikti. «Nedir bunlar» dedim. O;

«Bunlar bakip ta görmeyen, isitip de dinlemeyenlerdir» dedi.

Sonra çiktik. Kuyruk sokumlarindan asilmis, baslari asagida, memelerini yilan kemiren kadinlar gördük. «Kimdir bunlar» dedim. O;

«Bunlar çocuklarina süt emzirmeyen kadinlardir» dedi.;

Sonra, çiktik. Kuyruk sokumlarindan asilmis, bas asagi azîmiktarda bulduklari suyu yalayan kadin ve erkekleri gördük. «Nedir bunlar» dedim. O;

«Bunlar oruç tutup, sonra keffaret vermeden orucunu´ bozanlardir» dedi.



Sonra, çiktik. Çok çirkin manzarali, çok çirkin elbiseli,; çok pis kokulu kadin ve erkekleri gördük. Kokulari pislik kokusu idi. «Kimdir bunlar» dedim.

«Bunlar zina eden kadin ve erkeklerdir» dedi.

Sonra çiktik. Korkunç derecede sismis, çok pis kokulu ölüler gördük. «Nedir bunlar» dedim. O;

«Bunlar kâfirlerin ölüleridir» dedi.

Sonra çiktik, agaç gölgesinde oturan adamlarla karsilastik. «Nedir bunlar» dedim. O;

«Bunlar müminlerin ölüleridir» dedi.

Sonra, çiktik, genç erkek ve kizlari gördük. Iki nehir arasinda oynuyordular. «Kimdir bunlar» dedim. O;

«Bunlar müminlerin zürriyetidir» dedi.

Sonra, çiktik. Güzel yüzlü, güzel elbiseli, hos kokulu adamlarla karsilastik. Yüzleri bembeyaz kâgit gibi parlakti. «Kimdir bunlar» dedim. O;

«Bunlar siddiklar, sehidler ve salihlerdir» dedi.



Deylemi´nin Firdevs´inde Enes (Radiyallahû anh)´dan merfuan rivayet edildigine göre, Peygamber (Sallallâhû Aleyhi ve Sellem) söyle buyurmustur:

Ümmetimden kim, kavmi Lûtun amelini islese, Allah onu onlarin yanma nakleder. Onlarla beraber hosrolur.»

îbn-i Asâkir´in «Tarih»inde, senediyle Amr bin Eslem ed-Dimis-ki´den rivayet edildigine göre, söyle demistir :

Hudutta yanimizda bir adam öldü, defnedildi. Üçüncü gün kabri devsirildi. Taslar yana dikildi, kabirde hiç bir sey göremediler. Bu durum Veki´ bin el- Cerrahtan soruldu. O söyle dedi:

Bir hadis´de, isitmisiz:

«Kim kavm-i Lûtun amelim islerken ölse, kabir onu onlarin nina götürür. Ve kiyamet gününde onlarla beraber hasrolur.»

îbn-i Ebi Dünya, Mesrûk´dan rivayet ettigine göre, söyle demistir :

«Kim hirsizlik yapar veya zina eder veya içki içer veya bunlara benzer bir sey yapar da ölürse kabrinde iki arslan bulunup onu devamli olarak isirirlar.»


îbn-i Asakir, Vâile bin el-Eskâ´ (Radiyallahû anh)´dan rivayet ettigine göre, Resûlullah (Salîallâhû Aleyhi ve Sellem) söyle buyurmustur :

: Eger kaderi veya cüz´-i ihtiyari´yi inkâr edenlerin kabri üç gün sonra devsirilse kibleden yüzleri çevrildigi görülecektir.

Esbehânî, Tergib´te el-Avam bin Havsap Radiyallahû anhrd,an rivayet ettigine göre söyle demistir:

Bir seferinde bir mahalleye inmistim, mahalle kenarmda bir kabristan vardi. Ikindi olduktan sonra, kabrin birisi açildi. Içinden, basi esek basi olan bir insan cesedi, çikti. Sorusturdum, denildi ki:

O içki içiyordu. Aksam eve gidince, anasi ona «oglum, Allah,dan kork,» derdi.
O. da anasina «sus, esek gibi anirma» derdi, iste, ikindiden sonra öldü. Hergün böyle, kabri açilip üç sefer aniriyor. Sonra kabir üzerine kapaniyor.


Ibn-i Ebi Dünya, Mersed bin Havsep´den naklettigine göre, söyle demistir :

Yûsuf bin Amr´in yaninda oturuyordum. Yaninda, yari yüzü demir darbesini yemis bir adam vardi. Yûsuf ona: «Gördügünü Mer-sed´e anlat» dedi. O dedi ki: I

«Geceleyin biri için kabir kazdim. Defnedilip üzerinde toprak atizeltilince, deve gibi iki büyük kus geldiler. Biri bas ucuna digeri ayak ucuna kondu. Sonra kabrini destiler. Biri kabrine sarkildi, Öbürü, kabrin kenarinda durdu. Ben geldim, kabrin kenarinda durdum, isit tim, ölüye söyle diyordu:

? Kibir büyüklük taslamak için sari.elbiseler içinde kayinlarini ziyaret eden sen degil miydin? Kabrin içindeki adam:

? Ben kibirli olacak kadar güçlü degilim, deyince ona bir darbe vurdu, kabri yag ve su ile doldu. Sonra döndü ve bir daha ona üç sefer sordu. Her seferinde böylece ona bir darbe indirdi. Sonra, basini döndürüp bana bakti. «Bakiniz, nerde oturmus, boynu kirilsin» dedi. Ve yüzümün bu yanina vurdu. Gece boyunca öyle yerde kalmistim. Sabahleyin kendimi böyle gördüm.


Yine Ibn-i Ebi Dünya, Ebu´l-Cüreys´den o da anasindan naklettiklerine göre, söyle demistir:

Ebû Cafer, Küfe hendegini kazarken, halk cenazelerinin yerini degistirdiler. O arada ellerini agziyla tutan bir gencin cenazesi bulundu.

Ebû îshak´dan nakledildigine göre, söyle demistir:

Bir ölüyü yikamak için çagrildim. Yüzünden Örtüyü kaldirdigim vakit bogazina sarilmis bir yilan gördüm. Dediler ki:

Bu adam sahabeler Radiyallahû anhüm,e sövüyormus.

Yine Ebû Ishak´tan nakledildigine göre söyle demistir:

Yanima bir adam geldi. Ben, kabir desen bir adamim. Bazilarin yüzleri kibleye dönük olmadigini gördüm, dedi.

Bunun üzerine Ben Evzai´ye mektupla sordum:

Evzaî: bunlar sünnet üzere ölmeyenlerdir, dedi.

Abdül´mümin bin Abdullah bin îsa ed-Dabi´den rivayet edildigine göre söyle demistir:

Tevbe etmis bir kabir desen {kefendiz) den soruldu Gördügün en tuhaf sey nedir?

O, birinin kabrini destim, baktim, cesedinin her tarafi çakilmis. Büyük bir mih basma, diger büyük bir mih da ayaklarina çakilmis, gördüm, dedi.

Baska bir kefendiz [25] den ayni sey soruldu..

O, bir insanin kafatasini gördüm, içine kursun dökülmüstü, dedi.


Fadl bin Yûnus´dan rivayet edildigine göre, söyle demistir:

Bize ulasti ki, Ömer bin Abdülaziz, Mesleme bin Abdül-melik´e Yâ Mesleme, kim babani defnetti?» diye sormus. O;

«Filan kölem onu defnetti» demis.

«Velid´i kim defnetti» diye sorunca;

«Yine filan kölem onu defnetti» demis.

Bunun üzerine, Ömer bin Abdülaziz, Mesleme´ye, kölesininna anlattigini nakledip demis ki:

Kölen: Senin baban ile Veld´i defn için kabre koyunca, gidip baglari sökmek istemis, bakmis ki, yüzlerinin etleri kafalarina çekilmis.


Yezid bin Mehleb´den rivayet edildigine göre, söyle demistir.

Ömer bin Abdülaziz bana dedi ki:

Yâ Yezid : Ben Velid´i kabrine koydugum vakit baktim içinde ayaklarim depretiyor.

Amr bin Meymun´dan rivayet edildigine göre, söyle demistir:

Ömer bin Abdülaziz´den isittim ki diyor:

Velid bin Abdülme-lik´i kabrine koymakla görevlendirildim. Baktim ki dizleri boynuyla birlesmis. Ömer bin Abdulaziz bundan ders alip, onlarin pesinde gitmedi.

îbn-i Ebi Dünya, Beyhaki Suab-i iman´da Abdulhamid bin Mah-mud el-Muawili´den na...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
28 Mart 2010, 16:03:49
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« Yanıtla #2 : 28 Mart 2010, 16:03:49 »

Ibn-i Ebi Dünya, Amr bin Dinar´dan rivayet ettigine göre, söyle demistir:

«Medine´li bir adamin bir kiz kardesi vardi. Öldü. Adam, onu defnedip kabrine götürdü. Definden sonra, ailesine döndügünde, hatirladi ki, kendinde olan bir cüzdani kabirde unutmus. Arkadaslarin dan bir adamdan yardim diledi. Gidip kabri destiler. Cüzdani buldular.

Adam, arkadasina dedi ki, benden uzaklas, bakayim kardesim ne haldedir? Lahit kapagindan bazi taslari kaldirdi, bakti kabir atesle tutusmus. Hemen kabri düzeltip anasina döndü ve kizkardesinin ne yaptigini sordu. Anasi dedi ki:

«O namazlarini tehir ederdi, zannedersem, abdestsiz namaz kilardi. Komsularin kapisina kulagini koyup casusluk yapardi.»


Hafiz bin Receb dedi ki: Heysem bin ****´nin rivayet ettigine göre, Ebban bin Abdullah el-Becli, söyle demistir:

«Bir komsumuz öldü, biz onu yikadik, tekfin ettik, baktik, kabirde, kediye benzer bir sey var. Biz onu kovduk, fakat kaçmadi. Kabir kazicisi, anima bir çakil atti, hiç deprenmedi. Bunun üzerine baska bir kabir kazmaya yöneldiler. Kazildiginda baktilar, ayni kedi yine içindedir. Onu yine aynen kovdular, fakat hiç etkilenmedi. Üçüncü bir kabre giristiler. Ayni kediyi yine orada buldular. Yine kovuldu. Fakat hiç aldiris etmedi.

Bunun üzerine cemâat dedi ki;

Böyle bir durum basimizdan geçmemistir, arkadasinizi defnedin. Üzerine taslar dizildiginde kabrinden büyük bir kahkaha isittik.

Sonra, dönüste halk, hanimma gidip kocasinin ne is yaptigini sordular, gördüklerini ona anlattilar. Kadin dedi ki:

«O cenabetten yikanmiyordu.»


Ebu´l-Ferec bin Cevzi arkadasi îbn-i el-Faris´el Ketbi, kendi tarih kitabinda söyle yazmistir:

«Ben 590 senesinde Bagdat´ta, bir Ölü buldum. Her tarafi çürümüstü. Kemiklerden baska bir sey kalmamisti. El ve ayaginda demirden kelepçeler vardi, cenazenin içine iki çivi çakilmisti. Biri göbegine digeri alnina... Adamin dehsetli bir yapisi vardi. Kemikleri iri yari idi. Ortaya çikmasinin sebebi, sularin çogalmasiydi. Telel-Ah-mer adli bir tepenin yanmdaki kabrini sel basmisti.


îbn-el-Kayyim, -Ruh. kitabinda tacir ve salih bir kul olan Ebû Abdillah Muhammed bin Sinan es-Selâmi´den rivayet ettigine göre, söyle demistir: «Bagdat´da Demirciler Çarsisina bir adam geldi. Küçük çiviler satti, çiviler iki basli idi. Demirci aldi, atese atti, bakti, hiç erimiyorlar. Ne ettiyse onlari yumusatamadi. Bikinca, onlari satani çagirdi. Onu buldu. Bu çivileri nerden getirdin, dedi. Satici, onlari yerde buldum, dedi. Fakat demirci pesini birakmadi. Ta adam, açik bir kabir gördügünü, içinde bu çivilerin çakilmis kemikler buldugunu, onlari ancak kemikleri tasla kirarak çikardigini söyledi...


1bni el Kayyim´den naklen Ebû Abdullah Muhammed bin el-Har-rani, dedigine göre:

«O, ikindiden sonra, Amed sehrindeki evinden bir bostana çikmis. Günes batmadan önce, kabirlerin içine girmis. Bir de ne görsün. Bir kabir içinde, körük korlari gibi ates koru... Kabrin ortasinda bir cenaze...

Sonra o cenazenin kim oldugunu, yani o gün ölen ve vergi toplayan birisi oldugunu ögrenmistir.»


Hafiz Serefuddin ed-Dimyatî, Mu´cem´inde zikrettigine göre. Muhammed bin ismail bin Hibetullah´dan, o da Ebû îshak bin Abdul lah es-Sa´lebi´den isittigine göre, söyle diyormus:

«Kabir devsiren (kefendiz) bir komsumuz vardi. Kendisini halka gözlerden kör diye bildirip dilencilik ederdi. Kim bir sey verirse ona acip bir sey söylerim derdi. Sonra kim daha fazla verirse, daha acip seyi ona

gösteririm, derdi. Birisi ona bir sey verdi. Ben yaninda durup bakiyordum. Gözlerini açti, baktim, bilye gibi gözleri kafasina çikmislar. Önünden kafasinin arkasini görüyordu.

Sonra size bir olay anlatayim, dedi:

Ben memleketimde kabir devsirirdim. Durumum her tarafa yayildi. Ben halki öyle korkuttum ki, daha hiç kimseye aldiris etmezdim. Sehrin kadisi siddetli bir sekilde hastalandi. Beni çagirdi ve benden benim onun kabrini devsirip açmamami satin aldi. Bana yüz dinar verdi ki kabrini devsirmiyeyim. Ben o dinarlari aldim. Fakat Kadi sifa buldu. Sonra bir daha hastalandi ve öldü. Ben sandim ki bana verilen yüz dinar birinci hastalik içindi. Böylece kendimi aldatip, geldim, kabrini destim. Baktim, ikab ceza sesleri geliyor. Kadi kabrin içinde oturmus, saçlari havaya kalkmis, gözleri tabak gibi ve kipkirmizi. Dizlerimde bir titreme, basladi, pesinde gözlerime iki parmak sokuldu ve Birisi;

«Ey Allah´in düsmani, Allah´in (Azze ve Celle) sirlarini mi ögreneceksin» dedi.


Beyhaki, «Azâbu´l-Kabir» kitabinda, Yezid bin Abdullah es-Se-hir´den rivayetine göre söyle demistir:

Adamin biri arazide giderken bir kabre varmis. Cabir sahibin den «Ah! . Ah!» seslerini isitmis. Adam, kabrin basinda durup Amelin, senin pisliklerini o rtaya çikardi. Sen de kendini teshir ediyo sun,» demis.


Makrizi´nin «Tarih» kitabinda söyle bir kayit vardir: (Hicri) Altiyüz doksan dokuz senesinde, postaci haber getirdi ki, sahilde bir adamin hanimi ölmüs. Adam hanimini defnedip döndügünde, içinde para olan bir mendili kabirde unuttugunu hatirlamis. Adam köyün alimini alip kabri devsirmeye gitmis. Kabri devsirirken alim kabrin kenarinda durmus, adam bakmis ki, hanimi oturuyor, el ve ayaklari saçlarina asilmis. Adam, ellerini açmak istemis, yapamamis. Zorlanmis, hanimiyla beraber yere batmislar. Allah´dan baska kimse, nereye vardiklarini bilmemis. Alim de yirmidört saat baygin kalmistir.

Bunun üzerine sultan, olayi ve Sam´da olay hakkinda yazilanlari Seyh Takiyuddin bin Dakik el-Id´e gönderdi, Seyh bunun üzerinde durarak ibret için insanlara gösteriyormus.

Âlimler demisler ki, kabir azabindan kasit Berzah azabidir. Kabre nisbet, çogunun orda oldugundandir. Yoksa, Allah bir ölüye azap vermek istediginde azabi ona kavusur, ha defnedilsin ha edilmesin. Kabir, ile denizde batmak veya bir vahsinin bogazina girmek veya kül olmak arasinda bir fark yoktur.

Azab ve nimetin mahalli ruh ile bedendir. Bu Ehl-i Sünnet´ ittifakiyle kabul edilmis bir konudur.

Ibn-i Kayyîm dedi ki;

Kabir azabi ikidir. Biri daimidir ki, kâfirler ve isyankârlarin azabidir. Digeri geçicidir. Günahkârlardan günahlari hafif olanlarin azabidir. Bunlar, günahlarina göre azap görürler, sonra azaplari kalkar, bazen de dua sadaka vb. bir seyle bu tip azap, kaldirilir.

Yafii, «Ravzu´r~Reyah»in adli kitapta, söyle demistir:

«Bize ulasti ki, Cuma gecesinde ikramen ölüler azap görmezler.

Bu durum, müslümanlarin günahkârlarina has olabilir,» Nesefi ise, Bahr´ül-Kelâm» adli kitabinda bunu tamim edip söyle demistir:

«Kâfirlerin ölüleri de, Cuma gecesinde ve Ramazan boyunca azap görmezler.»

Günahkâr müslüman ise, o kabrinde azap görür. Fakat ilk Cuma gün ve gecesinde, bu azap ondan kalkar. Sonra kiyamete kadar bir daha azap görmez. Eger Cuma günü veya Cuma gecesinde ölse, yalniz bir saat azap ve kabir sikismasini görür. Sonra, azap kesilir ve kiyamete kadar azap görmez...

îste, Yafinin bu sözleri gösteriyor ki, müslümanlarin günahkârlari bir hafta veya daha az bir zaman azap görürler. Cuma gününe kavustuklarinda azap onlardan kesilir ve bir daha azap görmezler.
Fakat bu sözler delile muhtaçtir.


Ibn-i el-Kayyim, «el-Bedi» adli kitapta Kadi Ebû Ya´le´nin dip notlarindan, naklen söyle söylemistir :

Kabir azabinin kesilmesi lâzim, çünkü o dünya azabindandir, dünya ve içindekiler ise fânî olan seylerdir. Böyle seyler elbette, son bulur. Fakat bu müddetin miktari bilinmez. (Onun sözü bitti.)

Ben de diyorum ki, Hennad bin es-Sirri, «Zühd»,de Mücahitten su rivayeti, bunu teyid etmektedir:

( «Kâfirler, uyku tadini veren bir sekilde yaslanir, uyurlar. Kabirdekiler, hasre çagrilinca, kâfiri ne yazik kim bizi yatagimizdan kaldirdi, der.

Yanindaki, mümin ise:

Bu Rahman olan Allah´in vadettigi, ve Resullerin tasdik ettigi hasirdir, der.[27]


Bir nokta :

Ibn-i Kayyim «Bettaf» de söyle demistir:

«Hiristiyan bir ana ile karnindaki müslüman çocuk, beraber defnedildiginde, o kabre azap da gelir, nimette... Nimet çocuk içindir, azap da ana içindir.
Ve bunda bir zorluk yoktur. Bu, biri salih, digeri facir iki kisinin, bir kabre konulmasi gibidir [28]






[23] Taha: 127i
[24] Mümtehine: 13
[25] Kefen Ian demektir. Türkçe kefensayan denilir
[26] Büyük bir müttehittir
[27] Yasin: 76
[28] Imam Celaleddin Es-Suyuti, Kabir Alemi, Kahraman Yayinlari: 269-301.

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
24 Haziran 2014, 18:16:33
Pelinay
Bölüm Görevlisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8.696


« Yanıtla #3 : 24 Haziran 2014, 18:16:33 »

Esselamü aleykum ve rahmetulalh; çok faydalı bir paylaşım olmuş..Mevlam razı gelsin...
azaplar ne kadar da çeşitli,acı...en ufak bir sıyrıktan bile canımız yanarken o dehşetli azaba nasıl dayanıcaz..
Rabbim tüm  ümmeti muhammedi kabir azabından ve ona sebebiyet verecek her türlü davranıştan muhafaza eylesin... Bizlere hidayet nasip eylesin ..şu vurdumduymaz halimize,nefsimize uyup da dünyaya dalılşımıza,nereye varacağını bilmediğimiz şu gidişatımıza bir istikamet versin.. Mevlam bize kuluğumuzu unutturmasın inşAllah...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
24 Haziran 2014, 19:03:49
Ceren
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 24.719


« Yanıtla #4 : 24 Haziran 2014, 19:03:49 »

Ve aleykümselam.Rabbim bizi günah işlemek den korusun.Kabir azabın dan korusun.Bizi en temiz olduğumuz,günahsız olduğumuz zaman yanına alsın inşAllah Rabbim
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &