ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Akaid Eserleri > İtikadname-Bağdadi > iman ve islam
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: iman ve islam  (Okunma Sayısı 943 defa)
27 Mart 2010, 12:46:08
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 27 Mart 2010, 12:46:08 »



ÎMÂN ve İSLÂM


Bu (İ´TİKÂDNÂME) kitâbında, Resûlullahın "sallallahü aleyhi ve sellem" îmânı ve islâmı bildiren bir hadîs-i şerîfi açıklanacakdır. Bu hadîs-i şerîfin bereketi ile, müslimânların i´tikâdlarının temâmlanacağını, böylece, salâha ve se´âdete kavuşacaklarını ve cürmü, günâhı çok olan bu Hâlidin de "kuddise sirruh" kurtulmasına sebeb olacağını ümmîd ediyorum. Hiçbirşeye muhtâc olmıyan ve keremi, ihsânı bol olan ve kullarına çok acıyan Allahü teâlâya güzel i´tikâdım şöyledir ki, sermâyesi az, kalbi kara olan bu fakîr Hâlidin yersiz sözlerini afv buyura ve kusûrlu ibâdetlerini kabûl eyleye! Yalancı, aldatıcı şeytânın kötülüklerinden [ve islâm düşmanlarının yalan yanlış sözlerine ve yazılarına aldanmakdan] koruyarak, şâd eyleye! Merhametlilerin en merhametlisi ve ihsân sâhiblerinin en cömerdi ancak Odur. İslâm âlimleri buyurdu ki, (Mükellef) olan, ya´nî âkıl ve bâliğ olan, kadın, erkek her müslimânın, Allahü teâlânın sıfat-ı zâtiyyesini ve sıfat-ı sübûtiyyesini, doğru bilmesi ve inanması lâzımdır. Herkese ilk farz olan şey budur. Bilmemek özr olmaz. Bilmemek günâh olur. Ahmed oğlu Hâlid-i Bağdâdînin bu kitâbı yazması, başkalarına üstünlük ve bilgi satmak ve şöhret sâhibi olmak için değildir.Bir yâdigâr, bir hizmet bırakmak içindir. Allahü teâlâ, bu âciz olan Hâlide, kendi kuvveti ile ve Resûlünün mubârek rûhunun yardımı ile imdâd eylesin! Âmîn. [Hâlid-i Bağdâdî, 1242 [m. 1826] da vefât etdi.]

[Allahü teâlânın (Sıfat-ı zâtiyye) si altıdır. Bunlar: Vücûd, Kıdem, Bekâ, Vahdâniyyet, Muhâlefet-ü lil-havâdis ve Kıyâm-ü bi-nefsihî ´dir. Vücûd, kendiliğinden var olmak demekdir.Kıdem, varlığının öncesi, başlangıcı olmamakdır. Bekâ, varlığı sonsuz olmakdır, hiç yok olmamakdır. Vahdâniyyet, hiç bir bakımdan şerîki, nazîri, benzeri olmamakdır.Muhâlefet-ü lil-havâdis, hiçbir şeyinde, hiçbir mahlûka, hiçbir bakımdan benzemez demekdir.Kıyâm-ü bi-nefsihî, varlığı kendindendir, hep var olması için, hiçbir şeye muhtâç değildir, demekdir.Bu altı sıfatın hiç biri, mahlûkların hiçbirinde yokdur.Bunların, mahlûklara hiçbir sûretde teallukları, bağlantıları da yokdur. Ba´zı âlimler, Vahdâniyyet ve Muhâlefet-ü lil-havâdisin aynı olduklarını söyliyerek, (sıfat-ı zâtiyye beşdir) demişlerdir].

Allahü teâlâdan başka olan herşeye, (Mâ-sivâ) veyâ (Âlem) denir. Şimdi (Tabî´at) diyorlar. Âlemlerin hepsi yok idi. Hepsini Allahü teâlâ yaratdı. Âlemlerin hepsi, mümkindir ve hâdisdir. Ya´nî, yok iken var olabilir ve var iken yok olabilirler ve yok iken var olmuşlardır. (Allahü teâlâ var idi. Hiçbirşey yok idi) hadîs-i şerîfi, bunu bildirmekdedir.

Âlemin hâdis olduğunu gösteren ikinci bir delîl de, âlemin her zemân bozularak değişmesidir. Her şey değişmekdedir. Kadîm olan şey ise, hiç değişmez. Allahü teâlânın zâtı [ya´nî kendisi] ve sıfatları böyledir. Bunlar hiç değişmez. [Hâlbuki âlemde, fizik olaylarında, maddelerin hâl değişdirmesi oluyor. Kimyâ reaksiyonlarında, maddelerin özü, yapısı değişiyor. Cismlerin yok olarak başka cismlere döndüğünü görüyoruz. Bugün, yeni bilinen atom değişmelerinde ve çekirdek reaksiyonlarında, madde, element de yok oluyor. Enerjiye dönüyor.] Âlemlerin böyle değişmeleri, birbirlerinden hâsıl olmaları, sonsuzdan gelemez. Bir başlangıcı olması, yokdan var edilmiş olan ilk maddelerden, elementlerden hâsıl olmaları lâzımdır.

Âlemin mümkin olduğuna, ya´nî yok iken var olabileceğine başka bir delîl de, âlemin hâdis olmasıdır. Ya´nî, herşeyin yok iken var olmalarıdır.

[Vücûd, var olmak demekdir. Üç dürlü vücûd vardır:Birincisi (Vâcib-ül-vücûd) dür. Ya´nî, varlığı lâzım olan vücûddür. Hep vardır. Önceleri ve sonsuz sonraları hiç yok olamaz. Yalnız Allahü teâlâ vâcib-ül-vücûddür.

İkincisi, (Mümteni´-ul-vücûd) dür. Ya´nî, var olamaz. Hep yok olması lâzımdır.Şerîk-i bârî böyledir. Ya´nî, Allahü teâlâya ortak, Allahü teâlâ gibi ikinci bir tanrı var olamaz.

Üçüncüsü, (Mümkin-ül-vücûd) dür.Ya´nî, var da olabilir, yok da olabilir.Bütün âlemler, mahlûklar hep böyledir. (Vücûd) kelimesinin tersi (Adem) kelimesidir. Adem, yokluk demekdir. Âlemler, ya´nî herşey, var olmadan önce ademde idi. Ya´nî yok idiler.] Mevcûd, ya´nî, var olan şey ikidir: Biri (Mümkin), ikincisi (Vâcib) dir. Eğer mevcûd, yalnız mümkin olsaydı ve vâcib-ül-vücûd bulunmasaydı, hiçbirşey var olamazdı. [Çünki, yok iken var olmak, bir değişiklikdir, bir olaydır. Fizik bilgimize göre, her cismde bir olay olması için, bu cisme dışardan bir kuvvetin te´sîr etmesi, bu kuvvet kaynağının, bu cismden önce mevcûd olması lâzımdır.] Bunun için, mümkin olan mevcûd, kendi kendine var olamaz ve varlıkda duramaz. Ona bir kuvvet te´sîr etmeseydi, hep yoklukda kalırdı. Var olamazdı. Kendini var edemiyen, başka mümkinleri de elbette halk edemez, yaratamaz.Mümkini yaratanın, vâcib-ül-vücûd olması lâzımdır. Âlemin var olması, bunu yokdan var eden bir yaratıcının var olduğunu gösteriyor. Görülüyor ki, hâdis olmıyarak ve mümkin olmıyarak, ya´nî hep var olarak, bütün mümkinlerin tek yaratıcısı, ancak vâcib-ül-vücûddür. O kadîmdir.Ya´nî hep var idi. Vâcib-ül-vücûd demek, vücûdü başkasından olmayıp ancak kendindendir.Ya´nî kendi kendine hep vardır.Başkası tarafından yaratılmamışdır. Eğer böyle olmazsa, mümkin ve hâdis olması, başkası tarafından yaratılması lâzım olur. Bu ise, düşünülenin tersine olan bir netîcedir. Fârisîde (Hudâ) demek, kendi kendine hep olucu, ya´nî kadîm demekdir. [Kitâbımızın I. ci kısm, 6. cı maddesinde dahâ geniş bilgi vardır. Lütfen oradan da okuyunuz!]

Âlemlerin, şaşılacak bir nizâm içinde olduklarını görüyoruz. Fen, her sene bunların yenilerini bulmakdadır. Bu nizâmı yaratanın, (Hay) diri, (Âlim) bilici, (Kâdir) gücü yetici, (Mürîd) dileyici, (Semî) işitici, (Basîr) görücü, (Mütekellim) söyleyici ve (Hâlık) yaratıcı olması lâzımdır. Çünki, ölmek ve câhil olmak ve gücü yetmemek ve zorla yapmak, sağırlık ve körlük ve söyliyememek, birer kusûrdur, utanılacak şeylerdir.Bu kâinâtı, bu âlemi, bu nizâm üzere yaratanda ve yok olmakdan koruyanda, böyle kusûrlu sıfatların bulunması olacak şey değildir. [Atomdan, yıldızlara kadar her varlık birer hesâbla, kanûnla yaratılmışdır. Fizikde, kimyâda, astronomide ve biyolojide keşf edilebilen kanûnlardaki, bağlantılardaki nizâm, akllara hayret vermekdedir. Darwin bile, (Gözün yapısındaki nizâmı, incelikleri düşündükçe, hayretden tepem atacak gibi oluyor) demek zorunda kalmışdır. Fen bilgilerinde okutulan bütün kanûnları, ince hesâbları, formülleri yaratan, hiç noksan sıfatlı olur mu?]

Bundan başka, adı geçen kemâl sıfatları, mahlûklarında da görüyoruz.Bunları, mahlûklarında yaratmışdır. Bu sıfatlar, kendisinde bulunmasaydı, mahlûklarda nasıl yaratabilirdi?Kendisinde bulunmasaydı, mahlûkları Ondan dahâ üstün olurlardı.

Yine deriz ki, âlemleri yaratanda, bütün kemâl, üstün sıfatların bulunması ve noksan sıfatlardan hiçbirinin bulunmaması lâzımdır. Çünki noksan, kusûrlu olan, Hudâ, yaratıcı olamaz. Aklın gösterdiği bu delîlleri bir yana bırakırsak, âyet-i kerîmeler ve hadîs-i şerîfler de, Allahü teâlânın kemâl sıfatları olduğunu açıkça bildirmekdedir. Bunda şübhe etmek câiz değildir.Şübhe etmek küfre sebeb olur. Yukarıda yazılı sekiz kemâl sıfatına (Sıfât-i sübûtiyye) denir. Ya´nî, Allahü teâlânın sıfat-ı sübûtiyyesi sekizdir. Allahü teâlâda bütün kemâl sıfatları vardır. Onun zâtında ve sıfatlarında ve işlerinde hiçbir kusûr ve karışıklık ve değişiklik yokdur. (Sıfât-i zâtiyye) ve (Sıfât-i sübûtiyye) ye (Ülûhiyyet sıfatları) denir. Bir mahlûkda ülûhiyyet sıfatı bulunduğuna inanan (Müşrik) olur.

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: iman ve islam
« Posted on: 22 Kasım 2019, 21:40:06 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: iman ve islam rüya tabiri,iman ve islam mekke canlı, iman ve islam kabe canlı yayın, iman ve islam Üç boyutlu kuran oku iman ve islam kuran ı kerim, iman ve islam peygamber kıssaları,iman ve islam ilitam ders soruları, iman ve islamönlisans arapça,
Logged
26 Mayıs 2016, 18:23:57
Pelinay
Bölüm Görevlisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8.696


« Yanıtla #1 : 26 Mayıs 2016, 18:23:57 »

.burda da Allahın varlığı farkli yonlerden ele alinmis ispata calisilmis.
Cok faideli bir yaziydi.Allah razi olsun
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
26 Mayıs 2016, 19:18:52
Ceren
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 25.604


« Yanıtla #2 : 26 Mayıs 2016, 19:18:52 »

Aleykumselam.İslamiyeti hakkiyla yasamak imani tam olmak demektir.Allahin emir ve yasaklarina uyan ve imani tam olup islamiyeti hakkiyla yasayanlardan olalim inşAllah...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &