๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ => İslami Hükümlerin Esas ve Hikmetleri => Konuyu başlatan: Ekvan üzerinde 18 Ağustos 2011, 13:18:48



Konu Başlığı: Sözler
Gönderen: Ekvan üzerinde 18 Ağustos 2011, 13:18:48
Sözler


Bunlar üç çeşittir:

1- Zatındaki güzellik ve maslahat stoebiyle söylenmesi emredilen sözler: Kalbin tasdik ettiği şeylerin tümünü dilin ikrar etmesi; zikirler, kamet, ezan, Yüce Allah'ı en güzel isimleri ve yüce sıfatları ile övmek, Kur'an okumak gibi sözler her bakımdan güzeldir. Ancak Kur'an'ın bir kısmı diğerinden daha faziletli ve daha yücedir. Örneğin Yüce Allah'ın Al­lah ile ilgili sözleri iblis ve Ebu Leheb ile ilgili sözlerinden daha fazilet­li ve yücedir. Nitekim bizim Allah hakkındaki sözlerimiz başkası hakkındaki sözlerimizden daha faziletli ve yücedir. Bu yüzdendir ki Ihlas Suresi Kur'an'ın üçte birine denktir, âyete'l-kürsî de Kur'an'daki en yüce âyettir. Bu tür sözlerin söylenmesinin sarhoşluk, cinsel ilişki ve cünüplük halinde yasaklanması bu içeriğinden değil bu sözlere yakış­mayan kötü edep sebebiyledir. Çünkü zikreden kişi Allah'la birlikte oturan kişi gibidir. Kötü bir mekanda ve kötü bir durumda Yüce Allah ile birlikte oturup sohbet etmek insana yakışmaz.

2- Zatındaki çirkinlik ve fesad sebebiyle söylenmesi yasaklanan sözler: Kalp ile iman edilmesi gereken şeylerin tümünü dilin inkâr etmesi böyledir.

3- Hakkında konuşulan şeyin maslahatları ve mefsedetlerinin değişmesi sebebiyle hükümleri değişen sözler: Örneğin açık veya gizli konuşmak aslında hakikatleri bakımından bir olmakla birlikte ilgili oldukları ko­nular bakımından hükümleri değişir.

Açık konuşma: İyiliği emretme, kötülüğü yasaklama, Cuma hutbesinde, fetvalarda, hükümlerde, şahitliklerde, rivayetlerde ve bazı akitler ve tasar­ruflarda açıktan konuşmak vaciptir. Ezanda da bildirme şarttır. Namazlar-daki açık okuyuşlarda, telbiyede, vaazda, zikirlerde ve nikah hutbesinde açıktan konuşmak menduptur. Çirkin sözler ve fiillerde, başkalarına ait giz­lilikleri ortaya dökme ve sırları açığa vurmada açıktan konuşmak haramdır.

Gizli konuşma: Bu, mahiyeti bakımından açık konuşmakla aynıdır. Hü­kümleri, ilgili olduğu şeyin durumuna göre değişir. Zorlama durumunda gizli konuşmak vaciptir. Namazlarda, çeşitli zikirlerde, dualar ve istiğfarlar­da menduptur. Zekat ve sadakaları gizlemek, yine bazı ibadetleri gizlemek menduptur. Pek çok durumda da gizli konuşmak mubahtır. Açıktan yapıl­ması gereken yerde söz ve fiilleri gizlemek haramdır.

Bir kimsenin aleyhinde konuşma: Bu zararlı ve acı verici bir fiildir. Eğer bir maslahat söz konusu değilse yasaklanmıştır. Vacipliği gerektiren bir mas­lahat söz konusu ise vaciptir. Örneğin şahitlerin ve ravilerin adil olmadıkla­rını belirtmek, bazı durumlarda lian yapmak vaciptir. Caiz bir maslahat söz konusu ise caizdir. Örneğin zalimlere beddua etmek ve bazı durumlarda li­an yapmak caizdir.

Vacip olan aleyhte konuşma, kişinin adil olmadığını ortaya koymaya ye­tecek miktardadır. Bundan fazlası kişi doğru söylese bile vacip değildir. Bunu vacip kılmaya ihtiyaç yoktur. Örneğin bir kimse büyük günah işlediğin­de bunların eh küçüğünü belirterek adil olmadığı ortaya konursa maksat gerçekleşmiş olur. işlediği en büyük günahı belirterek adil olmadığını orta­ya koymanırî caiz olması tartışmalıdır. Çünkü ortada bir zaruret yoktur. Eğer "Bir kimsenin adil olmadığını ortaya koymak ancak işlediği en küçük güna­hı belirterek yapılırsa caiz olur'" denilirse bu pek de yabana atılmaz. Ancak şöyle denilmesi de doğrudur: "Bir takım büyük ve küçük günahları sürekli tekrarlayan bir kişinin adil olmadığını ortaya koymak konusunda kişi en bü­yük ve en küçük günahı yahut bunlar arasında kalan herhangi bir günahı be­lirtip belirtmeme arasanda seçim hakkına sahiptir".