ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > İslami Hareketin Tarihi Seyri  > İlk İnsan İle Başlayan İslam
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: İlk İnsan İle Başlayan İslam  (Okunma Sayısı 1559 defa)
24 Eylül 2011, 09:22:24
Ekvan
Varlıklar, alemler, dünyalar. (Evren).
Tecrübeli Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 19.233


« : 24 Eylül 2011, 09:22:24 »



İlk İnsan Adem (A.S.) İle Başlayan İslam


İlk insan olan Adem (a.s) yaratılmadan önce yüce Al­lah, yeryüzünü (dört günde) yarattı. Orada dağları sabit kıldı. Sonra rızıklarını arasınlar diye dört günde bitkilerin yetiştirilmesi kanununu koydu. Arkasından duman halin­de bulunan göğe yöneldi. Göğe ve yeryüzüne buyruğuma gelin dedi. Onlar da isteyerek Allah'ın buyruğuna geldi­ler. Bunun üzerine Yüce Allah iki gün içinde yedi kat gö­ğü varetti. Her kat göğün işini kendisine bildirdi. Yakın göğü ışıklarla donattı ve bozulmaktan da korudu. [15]

Kainat tedrici olarak yaratılmıştır. Bizim için bu yaratılış dinin hedefini teşkil etmez. Ancak bu yaratılışı bil­memiz, Allah'ın nimetlerini, lutüf ve ihsanını hatırlamak içindir. Yüce Allah'ın, kainat hakkında bize bilgi verme­sinin nedeni, kendi kudret ve azametini bize tanıtmasıdır. İnsanoğlu da dünyada bir takım büyük işler yapabilir, ama yaptığı işler ne kadar büyük ve ne kadar yararlı olur­sa olsun, bir kainatın yaratılışı yanında çok cılız kalır. O halde insanoğlu, kendisini yaratan ve kendisine enerji ve­ren Rabbini asla unutmamalıdır.

Her şey onun istifadesine sunulan insan, dünyaya ge­lirken bütün faaliyet ve gelişmelerde başrolde oynayacak­tır. İnsanoğlu hem dünyaya, hem de ürettikleri makinalara hakim olacak, diğer varlıkları da maşa olarak kullanacak­tır. Yüce Allah tarafından bu noktaya getirilen insanoğlundan birtakım hususların istenmesi kaçınılmazdır. Çok tabiidir ki her nimetin bir şükrü vardır. İşte Allah'ın insanoğuluna verdiği bunca nimetlere karşılık istenen de sadece O'na ibadet ve kulluk etmektir.

Yüce Allah bütün kainatı insanoğlu için hazırladıktan sonra, Adem (a.s)'in yeryüzündeki yaratılışı ve halifeliği konuşana dikkati çekiyor. Yüce Rabbimiz, Adem (a.s)'ı yaratırken, onunla birtakım ahitler yaparak dünyanın, anahtarlarını kendisine teslim ediyor. Adem (a.s)'in kıssa­sı Kur'an-ı Kerim'de şöyle açıklanmaktadır:

"Hani Rabbin meleklere 'Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım' demişti de melekler de 'Biz seni hamd ile teşbih ve takdis edip dururken, yeryüzünde fesat çıkarıp, kanlar dökecek birini mi yaratıyorsun' demişlerdi. Allah da, 'sizin bile­meyeceğinizi ben bilirim'demişti."

Bu ayetin tefsirinde Seyyid Kutub şöyle diyor:

"Anla­şılıyor ki melekler, Yüce Allah'ın yaratmak istediği bu mahlukun fıtratı ve karekteri hakkında bir takım bilgilere sahiptiler. Bilgiyi, ister bazı tahminlere dayanarak, ister yeryüzünde daha önce müşahede ettikleri tecrübelerin eseri olarak, ister basiretlerinin ilhamı ile edinmiş olsun­lar; Ademoğlunun yeryüzünde fesat çıkarıp kan dökeceği­ni biliyorlar. Aynı zamanda fıtratlarındaki melekliğin temizliği icabı olarak mutlak hayır ve mutlak selametten başka bir şeyi düşünemedikleri için, Allah'a hamd ve teşbihi varlığın tek gayesi olarak kabul ediyorlar. Yaratılışın tek gayesi budur... Meleklerin varlığı bunun için tahakkuk etmiştir. Melekler Allah'a hamd ve sena ile teşbih etmek­te, yalnız O'na kulluk ederek ibadetten geri duralamakta­dırlar.

Bununla birlikte Allah'ın yeryüzündeki halifesi vası­tasıyla İlahi iradesini tahakkuk ettirmesindeki, kainat kanunlarını onun eliyle yürütmesindeki, böylece hayatı çe­şitlendirip geliştirmesindeki, dünyayı inşa ettirip memur kılışındaki ulvi iradenin hikmetini bilemiyorlardı. Bu kapı kapalıydı onlara...

Bu gelen varlık, bazen fesat çıkaracak, bazen de kan dökecek... Ama hepsinin ötesinde, dıştan görünen bu cüz'i şerrin gerisinde büyük ve geniş bir hayır vardı. Devamlı gelişen hayır... Devamlı terakki eden hayır... Yıkıcı ve yapıcı hayır hareketi... dinmeyen çalışmanın, bitmeyen az­min hayırı... Durmadan yükseklere tırmanışın, dünya mül­künde ebedi bir değişikliğin hayrı. Tekamülün hayrı..." [16]

Meleklerin bu sözü Allah'a itiraz mahiyetinde değildi. Yani Ademoğlunu kıskanma şeklinde bir itiraz değildi. Ancak buradaki sual, bu konudaki hikmetin açıklanıp belirtilmesidir. Allah Teala:

'Sizin bilmediklerinizi ben bili­rim' demekle mevzu melekler tarfından teslimiyetle ka­panmıştı. Çünkü itaat varken, asi olmak onlann neyine... Onlara düşen sadece Allah'a teslim olmak, O'nu teşbih ve takdis etmektir.

Daha sonra Allah Teala, Adem'e bütün isimleri öğre­terek bunları meleklere göstermiş ve 'eğer sadıklardan iseniz bunları bana isimleriyle bildirin' demişti. Melekler de sadece kendilerine bildirilenin dışında başka bir şey bilmediklerini itiraf ettiler. Yani Allah'ın kendilerine bil­gi vermediği hususlarda ilimlerinin olmadığını belirttiler. Ancak sıra Adem'in faziletini kabul konusuna gelin­ce, o şerli yaratık hemen içini döktü. Hakka karşı isyan­kar oluşunu, günahta ısrar edişini, hakikati anlamak iste­mediğini açıkça ortaya koydu.

Allah meleklere 'Adem'e secde edin' dediğinde me­lekler hemen Adem'e secdeye kapandılar, İlahi sözün ge­reğini yaptılar, Ancak şeytan, itaatten kaçındı, büyüklük tasladı ve kafirlerden oldu.

Burada İblis'in niçin melekler arasında olduğunu tar­tışmadan sadece Kur'anın ifadesine dayanarak onun cin­lerden olduğunu [17]  meleklerden olmadığını söylemek iste­riz.

İblis'in Allah'ın emrine karşı çıkması ile günahların başlangıcı olan büyüklenme/kibir -gurur- eylemi ilk defa başlamış oldu. Bu kapı aynı zamanda, Allah'ın yeryzündeki halifesiyle, şerri temsil eden İblis arasında bitmeyen savaşın başlangıcıydı. Bu savaş, İbrahim (a.s) ile Nemrud, Musa (a.s) ile Firavun, Muhammed (s.a.v) ile Ebu Cehil, İmam Rabbani ile Kral Ekber, Gulbeddin Hikmetyar ile Babrak Karmalların arasında devam edip gelmektedir. Bu savaş Hak- batıl savaşı olduğu için yeryüzünde mümin ol­duğu sürece devam edecektir. Ve nihayet bu savaş, Allah (cc) ın hükmünü vermesiyle noktalancaktır.

İblis Allah'ın emrine karşı çıkarken kibir ve gurura kıyas yoluyla varıyordu. Ona göre ateş çamurdan daha şerifli bir yaratıktı. Onun için de ateşten yaratılan bir varlık nasıl olurda çamurdan yaratılan bir varlığa secde eder? İş­te şeytanın mantığı... O halde mantık, zaman zaman hak ve hakikati kavramada tökezleyebilir. Ve neticede Al­lah'a isyana götürebilir. Bu gün sapıklığa düşenlerin ek­serisi, vahyi bir kenara bırakarak, meseleleri kendi akıl ve mantıklanyla çözmesi değil midir? O halde, bir konuda Allah'ın açık beyanatları varken, akıl yürüterek çareler aramak, kâr- zarar bilançosunu yapmak sapıklık ve asilik­tir. İşte İblis, kendi mantığından hareketle kâr- zarar bilançosunu yaparken Allah'ın şu kavline muhatab oldu:

"Öyleyse in oradan, artık büyüklenmek sana düşmez, he­men çık; sen alçaklardansın." [18]

İblis'in Allah'ı tamması, O'nu Hâlık olarak bilmesi, her şeye malik ve ortağının olmamasını bilmesi, rızık ve­ren ve yaşatıp öldüren olduğunu bilmesi ona asla fayda sağlamadı. Öyle ise, İlahi emir geldikten sonra, bu emri kabul veya reddetmek için kıyas yapmaya mantık yürüt­meye kalkışan herkes İblis'in pozisyonundadır. İnsanlar, inanç ve itikad sahibi, ilim ve irfan sihibi olabilir. Ama bu ilimleri hiç bir zaman onları Allah'a isyana götürmemelidir! İblis, Allah'ın tek bir emrine karşı çıkmakla alçaklık damgasnı yedi ve laneti haketti. Ama bugün Allah'ın emirlerine karşı çıkanların haddi hesabı yoktur. Sonra bunlar bir konuda değil, bir çok konularda isyan ederek bu alçaklığı yapmaktadırlar. Bütün bu yapılanlara rağmen halen kendim 'İslam' dairesinde görenler varsa, lütfen kendilerine gelsinler de hangi atmosferde olduğunu bir görsünler.

İblis İlahi rahmetten kovulmasına rağmen yine Adem'in peşini bırakmıyordu. Bu olaya Adem'in sebebi­yet verdiğini bir türlü unutmuyordu. Sonra içine düştüğü bu şer tabiatına uygun olarak vazifesini omuzlamaya yeniden sarıldı ve Allah'tan mühlet istedi:

"İnsanların tekrar dirilecekleri güne kadar bana mühlet ver." dedi. Allah da: 'Sen mühlet verilenlerdensin' dedi. Şeytan: 'Madem ki sen beni azgınlığa mahkum ettin, andolsun ki ben de insanları saptırmak için senin doğru yolunda pusu kurup oturacağım. Sonra önlerinden, arka­larında, sağ ve sollarından onlara sokulacağım; Çoğunu sana şükür eder bulamayacaksın" dedi. Allah: 'Ayıplan­mış ve kovulmuş olarak defol oradan. And olsun ki insanlardan kim sana uyarsa, hepinizi birlikte cehenneme dol­duracağım' dedi." [19]

Esasen Yüce Allah bu sahneyi bir hikmete binaen böyle sahnelemiştir. Çünkü nsana evvel emirde üstün bir zeka ve üstün bir irade vermiştir. Arkasından kendi şeria­tını insanlara en güzel bir şekilde tanıtmış, bir de sınav için, şeriatının karşısına engebeli ve çarpık dediğimiz şey­tanın yolunu koymuştur. Yani, Yüce Allah insanı hem şerre karşı, hem de hayra karşı meyilli yaratıyor ki akıl ve iradeleriyle serbest tercihlerini yapabilsinler. İşte ikiye ayrılan yol... Bir yanda Allah, peygamber ve kitapları, di­ğer yanda da İblis, mantığı ve dostları.

Yolların ayrılış noktasında, akıl ve iradeyle nimetlendirilen ve bazı sorumluluklar yüklenen Adem çiftini cen­nette görmekteyiz. Yeryüzünde halife olacak Adem'in cennette işi ne? Belki de yeryüzüne gelecek olan Adem'in dünyaya gönderilmeden, önce cennette yetiştirilip terbiye edilmesi gerekirdi. Her çetin virajda önüne geçen şeytana karşı hazırlıklı olması gerekirdi. Çünkü yeryüzünde yaşa­dığı müddetçe bir çok sıkıntı ve eziyetlere muhatab ola­cak, savaşlara girip çıkacak, bir çok acıları tadacak, pişmanlıkları yudumlayacak ve nihayet ölecek ve Rabbine karşı çetin bir hesap verecek... İşte böylesi bir sınavdan geçecek mahlukun az da olsa cennette yasaklarla karşı karşıya gelmesi sünnetullah gereğiydi.

Cennette Yüce Allah'ın Adem çiftinden istediği şuy­du:

"Ey Adem, sen eşinle birlikte cennette otururun, dile­diğiniz şekilde nimetlerden bol bol yeyin; yalnız şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa ikiniz de zalimlerden olursun...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: İlk İnsan İle Başlayan İslam
« Posted on: 29 Mayıs 2020, 00:54:14 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: İlk İnsan İle Başlayan İslam rüya tabiri,İlk İnsan İle Başlayan İslam mekke canlı, İlk İnsan İle Başlayan İslam kabe canlı yayın, İlk İnsan İle Başlayan İslam Üç boyutlu kuran oku İlk İnsan İle Başlayan İslam kuran ı kerim, İlk İnsan İle Başlayan İslam peygamber kıssaları,İlk İnsan İle Başlayan İslam ilitam ders soruları, İlk İnsan İle Başlayan İslamönlisans arapça,
Logged
18 Kasım 2018, 08:00:15
Ayşegül Yıldırım koü
Dost Üye
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 149


« Yanıtla #1 : 18 Kasım 2018, 08:00:15 »

HADİSİ ŞERİF ;"İlim, İslâmın hayatı ve imanın direğidir. Kim ilim öğretirse Allahü teala onun mükafatını tam verir. Kim öğrenir ve amel ederse Allahü Teala ona bilmediklerini öğretir. " (Suyuti/ El-Camiu's Sağır)

Bu güzel ilmi bilgileri bizlere ulaştırdığiniz için  Rabbım sizleri mükafatı tam alanlardan eylesin. Amin Allah razı olsun.
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
18 Kasım 2018, 15:15:59
Mehmed.
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 16.870



Site
« Yanıtla #2 : 18 Kasım 2018, 15:15:59 »

Rabbim paylaşım için razı olsun
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Hizmet nimettir.
18 Kasım 2018, 16:30:29
Ceren
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 26.052


« Yanıtla #3 : 18 Kasım 2018, 16:30:29 »

Esselamu aleyküm.Rabbim razı olsun bilgilerden kardeşim...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
19 Kasım 2018, 02:50:17
Sevgi.
Dost Üye
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 15.650



« Yanıtla #4 : 19 Kasım 2018, 02:50:17 »

Aleyküm Selâm. Rabbim ilmimizi artırsın inşaAllah
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &