ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > İslam Tarihi > Medine den yola çıkış
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Medine den yola çıkış  (Okunma Sayısı 451 defa)
16 Mart 2010, 12:48:04
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 16 Mart 2010, 12:48:04 »



Medine´den Yola Çıkış



Atlar yanlara, yedeklere alınıp develere binildi.

Benî Esedlerden Hureys isminde bir zâtın kılavuzluğuyla yola çıkıldı.

Kılavuz, Feyd yolunu tutturdu. Bir müddet ilerledikten sonra:

"Karşılaşmak istediğiniz o kavim ile aranızda tam bir günlük yol vardır. Sizi onlara gündüz götürürsem, onlardan bir cemaati ve çobanlarını baskına uğratabiliriz, ama kabile halkına haber verirler, onlar da etrafa dağılır giderler. Onlardan, istediklerinizi ele geçirmek mümkün olmaz.

Fakat, biz bu günümüzde burada akşama kadar oturalım. Sonra, geceleyin, atlarımızın sırtlarında gidelim.

Sabah karanlığında, onlara birden baskın yapalım" dedi.

Mücahidler:

"Yerinde ve uygun görüş budur!" dediler.

Orada karargâh kurdular; develeri yayılmaya saldılar, yemeklerini pişirdiler.

Çevrelerinde dönüp dolaşmak, çevreyi gözetlemek üzere, Ebu Katâde, Hubab b. Münzirve Ebu Nâile´yi vazifelendirdiler.

Bunlar, atlarının üzerinde karargâhın çevresini dolaşmaya başladılar.

Eşlem adında kara bir uşak yakaladılar.

Ona:

"Sen burada ne yapıyorsun?" diye sordular.

Eşlem:

"Yitiğimi arıyorum!" dedi.

Kendisini Hz. Ali´nin yanına getirdiler.

Hz. Ali, ona:

"Sen necisin?" diye sordu.

Eşlem:

"Yitik arayıcı siyi m!" dedi.

Mücahidler üzerine yürüyünce, Eşlem korkup:

"Ben Tayyi1 kabilesinden Benî Nebhanlardan bir adamın uşağıyım! Onlar benim bu yerde durmamı bana emrettiler ve:

´Muhammed´in süvarilerini görürsen, acele yanımıza gel, bize haber ver!1 dediler.

Ben yakalanıp esir olacağımı bilemedim.

Sizi gördüğüm zaman, onların yanına gitmek istedim. Sonra, kendi kendime:

´Acele etmeyeyim de, adamlarıma sizin sayınızı, süvarilerinizin ve yayalarınızın sayısını açıkça bildiren haberi götüreyim, başıma gelecek musibetten korkmayayım1 dedim.

Meğer, ben senin için bağlanmış kalmışım.

Nihayet, gözcüleriniz beni yakaladı!" dedi.

Hz. Ali:

"Arkanda ne varsa, haydi, bize dosdoğru haber ver?" dedi.

Eşlem:

"Tayyi1 kabilesinin öncülerine, uzun bir gece gidilince erişilebilir!

Sizin süvarileriniz onlara ancak yarın sabah kavuşabilir ve baskın yapabilir!" dedi.

Hz. Ali, arkadaşlarına:

"Siz bu hususta ne görüştesiniz? Ne düşünüyorsunuz?" diye sordu.

Cebbar b. Sahr:

"Bizim görüşümüz; bütün gece atlarımızın sırtında gitmemiz, yurtlarında o kavimle sabahlayıp, kendilerini gafil iken baskına uğratınamizdir!

Biz geceleyin bu kara uşakla gider, Hureys´i askerle gerimizde bırakırız. İnşaallah, onlar da arkamızdan gelir, kavuşurlar" dedi.

Hz. Ali:

"Yerinde görüş budur" dedi.

Eşlemle birlikte gittiler.

Uşak, bağlı olarak sıra ile süvarilerin terkisinde gidiyor, birinin terkisinden inip diğerinin terkisine biniyordu.

Gündüze erişilip Eslem´in gece yalan söylediği meydana çıkınca, Eşlem:

"Ben yolu şaşırdım! Onları arkamda bıraküm!" dedi.

Hz. Ali:

"Nerede yanılmaya başladınsa, dön oraya!" dedi.

Eşlem, bir mil veya bir milden fazla geri döndükten sonra:

"Ben yanlış yoldayım!" dedi.

Hz. Ali:

"Biz seni hep hile ve aldatma üzerinde buluyoruz.

Sen ancak Tayyi´ kabilesinden bizi uzaklaştırmak istiyorsun!

Getirin şunu! Sen ya bize doğruyu söylersin, ya da senin boynunu vuracağız!" dedi.

Eşlem getirilip başının üzerinde kılıç sıyırıldı!

Eşlem işin sıkı tutulduğunu, kellesinin uçurulacağını görünce:

"Eğer size doğruyu söylersem bana yararı dokunur mu dersiniz?" diye sordu.

"Evet!" dediler.

Eşlem:

"Benim size gördüğünüz şeyi yapmam, Tayyi1 halkının bana rastlayacak olanlarından utandığımdan ileri geliyordu.

Kendi kendime:

´Şu kavmi karşılayıp iman edeyim de, sıkılmaksızın ve haksız olmaksızın Tayyi´ kabilesi halkının bulundukları yeri kendilerine göstereyim!1 demiştim.

Bağlanmam gibi, sizden görmem ekliğim gereken şeyi görünce, beni öldüreceksiniz diye korktum. İşte, benim için olan özür, mazeret, bundan ibaret! Artık ben sizi yola çıkarayım!" dedi.

Mücahidler:

"Bize doğru söyle!" dediler.

Eşlem:

"Tayyi1 kabilesi hemen yakınınızdadır" dedi ve Mücahidlerle birlikte gitti.

Tayyi1 kabilesine o kadar yaklaştılar ki; köpeklerin ürümelerini, ağıllarda develerin, davarların kımıl­danışlarının seslerini bile işittiler.

Eşlem:

"Tayyi´ cemaati bir fersah uzaklıktadır" dedi.

Mücahidler, birbirlerine baktılar ve Eslem´e:

"Hatim hanedanı nerede?" diye sordular.

Eşlem:

"Onlar cemaatin ortasındadırlar!" dedi.

Mücahidler, birbirlerine:

"Eğer biz bu kavmi bağırıp korkutursak, onlar da bağrışırlar, birbiri erini korkuturlar, gecenin karan­lığı içinde cemaatlerini kaybeder, bizden uzaklaşırlar.

Fakat, biz tanyeri ağarıncaya kadar bekleyelim.

Tanyeri ağaracağı sırada, onlara birden baskın yapalım.

O zaman, birbirlerini haberdar etseler bile, nereyi tutup gittikleri bizden gizli kalmaz.

Bu kavimde, üzerlerine atlayıp kaçacakları atlar yoktur.

Biz ise, atlarımızın üzerinde bulunur, onları takip ederiz!" dediler.

"Yerinde olan görüş, bu işaret edilen görüştür!" diyerek bu şekilde hareket etmeyi benimsediler.[646]

Mücahidler, tanyeri ağarırken, birliklerini her taraftan saldıracak şekilde dağıtıp Hatim ailesinin konak yerine birden baskın yaptılar. [647] Öldürülenler öldürüldü, esir edilenler de esir edildiler.

Mücahidlere, Tayyi´lerden hiçbiri gizli kalmadı. [648]

Adiyy b. Hâtim´in Medine´de bulunan casusu Hz. Ali´nin Tayyi´lere doğru çıkıp gittiğini bildirince, [649] Adiyy b. Hatim Şam´a kaçmış bulunuyordu. [650]

Tayyi´ kabilesinden alınan esirler, içlerinde Adiyy b. Hâtim´in kızkardeşi Seffâne de bulunduğu halde, bir köşeye ayrıldı.

İğtinam edilen deve ve davarlar da biraraya toplandı.

Esirlerin üzerine Ebu Katâde, ganimet hayvanları vesaire üzerine de Abdullah b. Atîku´s-Sülemî memur edildi.[651]



[646] Vâkıdî, Megâzî, c. 3, s. 984-987.

[647] İbn Sa´d, Tabakâtü´l-kübrâ, c. 2, s. 164, İbn Seyyid, Uyûnu´l-eser, c. 2, s. 207, İbn Kayyım , Zâdu´l-mead, c. 2, s. 227.

[648] Vâkıdî, Megâzî, c. 3, s. 987.

[649] Vakıdî, Megâzî, c. 3, s. 988.

[650] İbn Sa´d, c. 2, s. 164, İbn Seyyid, c. 2, s. 207, İbn Kayyım , c. 2, s. 227.

[651] Vâkıdî, c. 3, s. 987-988, İbn Sa´d, c. 2, s. 164, İbn Seyyid, c. 2, s. 207, İbn Kayyım, c. 2, s. 227-228.

M. Asım Köksal, İslam Tarihi, Köksal Yayıncılık: 7/233-237.

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Medine den yola çıkış
« Posted on: 14 Kasım 2019, 02:12:13 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Medine den yola çıkış rüya tabiri,Medine den yola çıkış mekke canlı, Medine den yola çıkış kabe canlı yayın, Medine den yola çıkış Üç boyutlu kuran oku Medine den yola çıkış kuran ı kerim, Medine den yola çıkış peygamber kıssaları,Medine den yola çıkış ilitam ders soruları, Medine den yola çıkış önlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &