ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > İtikat > İman ve Esasları > Mü'minlerin ( inananlar'ın )Kardeşliği
Sayfa: [1] 2 3 4 5   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Mü'minlerin ( inananlar'ın )Kardeşliği  (Okunma Sayısı 3353 defa)
11 Şubat 2009, 00:57:48
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 11 Şubat 2009, 00:57:48 »



Allah-u Zülcelal ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur:

   "Hep birlikte Allah'ın ipine (İslâm'a) sımsıkı yapışın; parçalanmayın. Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani siz birbirinize düşman kişileridiniz de O, gönüllerinizi birleştirmişti ve O'nun nimeti sayesinde kardeş kimseler olmuştunuz. Yine siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi O kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle açıklar ki, doğru yolu bulasınız." (Al-i İmran; 103)

   İnsanın annesi, babası, kardeşleri, hanımı, komşuları, akrabalarından sonra en yakını, kişinin arkadaşıdır. Bundan dolayıdır ki kişi arkadaşını çok iyi seçmeli ve arkadaşının huyunu, kişiliğini çok iyi öğrenmelidir. İnsanın, kardeşlik ve sadakat akdinde iki vazifesi vardır. İnsanın birinci vazifesi, sadakatın şartlarını istemektir. Ondan sonra kardeşlik akdidir. Kardeşlik ve sadakate layık olmayanları, sadık (dost) kabul etmeyesin.

   Hz. Peygamber (S.A.V) hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur:

  "Kişi arkadaşının dini üzeredir. O halde herkes kiminle arkadaşlık yaptığına baksın." (Ebu Davud, Tirmizi)
 

   Bu hadis-i şerifte Hz. Peygamber (S.A.V) kişinin, kendi arkadaşının meşreb ve mezhebinde olduğunu bildirmiştir. İnsan konuşma ve ilim öğrenmede ortağı, din ve dünya işlerinde refiki olmak için arkadaşı olmasını istiyorsa, şu beş hasleti gözetmesi lazımdır:

Birinci haslet;   akıldır. Çünkü akılsızın sohbetinde hayır olmaz. Zira onun en iyi hali, iyilik yapayım derken zararlı olmasıdır.
İkinci haslet;  güzel huydur. Kötü huylu kimseden vefa ve safa gelmez. Kötü huylu, gazab ve şehvetine sahip olamayandır. O halde insan öyle bir kimseyle arkadaş olmalıdır ki, ona hizmet edince, o seni korusun, ülfet edince, zinet verip, tatlı söz söylesin, bir iyilik görünce, onu değerlendirsin, bir kabahat görünce de, onu örtsün.
Üçüncü haslet; de salahtır. İnsan, büyük günah işlemekte ısrar eden bir fasık ile dost olamaz. Çünkü Allah-u Zülcelal'den korkan, günahta devam üzere olamaz. Halbuki Allah (C.C) korkusu olmayanın gailesinden (azabından) ve zararından emin olunmaz. Zira o, arazın değişmesi gibi değişir. Bir kararda kalmaz.
Dördüncü haslet; ise kanaattır. Dünyaya karşı (haris) hırslı olana yakın olmamak lazım. Haris ile sohbet öldürücü bir zehirdir. Haris ile sohbet eden hırslı olur, zahid ile sohbet eden zahid olur ve rahat bulur. Çünkü tabiatlar (huylar) birbirine benzemeye ve aksetmeye meyillidir.
Beşinci haslet; ise sıdk, doğruluktur. Yalancı ile dost olunmaz. Çünkü o kötüdür, seraba benzer, boştur. Sana yakını uzak, uzağı yakın gösterir.
   İnsan bu beş şeyi bir kimsede bulamazsa, ya hasletleri kadar arkadaşlık yapmalı ya da uzak durmalıdır. Arkadaşlık, dostluk hukukunun da bir çok edep ve rükunları vardır. Kişi arkadaşını kendi nefsine tercih etmelidir. Mü'minlerin kardeşliği böyle olmalı, birbirlerini sevip, saymalı, birbirlerinde kusur aramamalı, buğz, kin ve düşmanlık etmemelidir. Çünkü bu kötü hasletler, insanın maneviyatını yok eder. Bu gibi hasletler hep nefsi davranmaktan dolayıdır. İnsanın nefsi ise hep kendini temize çıkarmaya çalışır ki, bu, insanın Allah-u Zülcelal nazarında değerini düşürür. Mü'min kardeşler olarak birbirine kızmadan, buğz etmeden, kin duymadan, birbirimize hep iyilik ve yumuşaklık bir şekilde davranmalıyız.

   Hz. Hüseyin (R.A) şöyle anlatmıştır: "Allah-u Zülcelal, bütün insanları topladığı zaman; "Fazilet sahipleri neredeler?" diye bir ses duyulur. Bir grup insan ayağa kalkıp, cennete doğru yürümeye başlarlar. Bunun üzerine melekler önlerine çıkarak: "Nereye gitmek istiyorsunuz?" diye sorunca, onlar da: "Cennete gitmek istiyoruz." derler. Melekler: "Hesaptan önce mi ?" diye sorunca, onlar da: "Evet hesaptan önce !" derler. Melekler: "Siz kimsiniz ?" diye sorunca: "Biz fazilet sahipleriyiz." diye cevaplarlar. Melekler: "Dünyada ki faziletiniz ne idi?" diye sorunca: "Bize karşı yapılan cahillikleri olgunlukla karşılar, bize kötülük edenlerin kusurlarını affederdik." derler. Bunun üzerine melekler: "Haydi cennete giriniz, iyi amel işleyenlerin mükafatı ne güzeldir." derler. Arkasından yine aynı ses: "Dünyada iken Allah'a dost olanlar nerede?" diye seslenir. Bu çağrı üzerine bir grup insan yine cennete yönelirler ve meleklerle karşılaşırlar. Melekler, onlara kim olduklarını sorunca: "Biz yeryüzünde Allah-u Zülcelal'in dostlarıyız." derler. Melekler: "Allah'a nasıl dost olmuştunuz?" diye sorarlar. Onlar: "Bizler dünyadayken, Allah için birbirimizi seviyor, Allah için birbirimize ikramda bulunuyor ve Allah için birbirimizi ziyaret ediyorduk." derler. Bunun üzerine melekler: "Haydi cennete giriniz, iyi amel işleyenlerin mükafatı ne güzeldir." derler. (Ebu Nuaym)
 

   İşte, dünyada mü'min kardeşlerimizle iyi geçinmenin, iyi davranmanın mükafatı böyledir. Gavs-ı Bilvanisi (K.S) bir sohbetinde şöyle anlatmıştır: "Bir gün Şah-ı Hazne' yi ziyarete gitmiştim. Akşam olup, yatma vakti geldiğinde, altıma bir hasır, üstüme de bir battaniye almıştım. Yattıktan bir müddet sonra; daha uyumadan, oraya ziyarete gelen bir kişi, üzerimdeki battaniyeyi aldı götürdü. Gece de hava soğuktu. Altımdaki hasırın yarısını üstüme örttüm. Battaniyemi alan kişiye de, hiç bir şey demedim. Öylece sabahladım."

   Şah-ı Hazne'nin evindeki misafirhane iki katlı idi. Üst katta alimler ve salikler, alt katta ise avam yatardı. Şah-ı Hazne kendi nefsini yenmek için, avamın yattığı yerde yatıyordu.

   İşte Allah-u Zülcelal için, insan kendi nefsini bırakırsa, Allah-u Zülcelal insana nice makamlar verir. Sadat-ı Kiram, Allah-u Zülcelal'in rızası için, mü'min kardeşlerine iyilikle davranmış, kendi nefislerini Allah-u Zülcelal'in rızasına vermişler, Allah-u Zülcelal de onlara böyle makamlar vermiştir.

   Bizim de elimizden geldiği kadar, Sadat-ı Kiram'ın ahlakıyla ahlaklanmamız lazımdır. Çünkü tasavvufun amacı; nefse muhalefet etmek, nefsi yok etmektir. Bizler her halde ve her yerde, Sadat-ı Kiram'a mutabaat etmek zorundayız. Mü'min kardeşlerimize güler yüzlü davranmak ve sevmek güzel ahlaktır. Onların bir sıkıntısı olduğunda kendi sıkıntımız, kendi müşkilatımız gibi hemen o sıkıntıyı gidermek için çareler aramamız lazımdır. Mü'min kardeşimizin kederinde ve sevincinde hep yanında olmaya gayret etmeliyiz. Çünkü herkes bu anlayışla ve bu ahlak üzere birbirine davranırsa, bütün insanlar İslam kardeşliğini yaşamaya başlar ve huzur olur, rahatlık olur, en önemlisi de Allah rızası kazanılmış olur.

    Hz. Peygamber (S.A.V)'in hadis-i şeriflerini ve evliyaların arkadaşlık hukuklarına riayet etmelerindeki hassasiyetlerini kendimize rehber edinerek, bizde birbirimizi düzeltmeye, birbirimize güzel huylar edinmede ve salih amel işlemede yardımcı olmaya gayret gösterelim. Kendimiz için istemediğimizi, mü'min kardeşimiz içinde istememek ve kendimiz için istediğimizi mü'min kardeşimiz içinde istemek güzel ahlaktır. Bundan daha güzeli ise, onlardan gelecek sıkıntıya katlanmak ve kusurlarını görmemektir. Nakledildiğine göre, bir adam sufiler cemaatine düşmanlık edip, zamanın halifesine şikayette bulunarak: "Bir cemaat zuhur etti, şarkı söylüyor, küfür olan şeyler konuşuyor, gizlice mahzenlere gidiyor, buralarda bir takım (mahsurlu) sözlerden bahsediyor. Bunlar zındıklardan bir topluluktur. Eğer emirü'l-mü'min'in bunların başlarının kesilmeleri için emir verirse, zındıklar mezhebinin kökü kazınmış olur. Zira hepsinin başı bu topluluktur. Şayet emirü'l-mü'min'in eliyle böyle hayırlı bir iş yapılırsa, gayet çok sevap alacağını temin ederim." diye, şikayet yollu sözler söyleyince, halife bunların derhal huzuruna celbedilmelerini emretti.

   Bunlar; Ebu Hamza, Rakkam, Şibli, Ebu Hasan Nuri ve Cüneyd-i Bağdadi idiler. Bunların idam edilmeleri için halifeden emir çıktı. Cellat, ilk önce Rakkam'ı katletmeye teşebbüs edince, Ebu Hasan Nuri hemen yerinden fırladı, kendini samimi bir şekilde ileriye attı, neşeli ve mütebessim bir şekilde gidip Rakkam'ın yerine idam sehpasına çıktı ve: "Önce beni katlet!" dedi. Cellat: "Henüz seni idam etmeye sıra gelmedi, kılıç öyle acele bir şekilde yanına koşulacak bir şey değil." dedi. Ebu Hasan Nuri: "Benim yolum fedakarlık temeli üzerine kurulmuştur. En aziz şey candır. Şu bir kaç nefesi ve soluk alacak zamanı bu kardeşlerime sarfetmek istiyorum, bu suretle ömrümü de feda etmiş olacağım. Çünkü ben dünyada ki bir nefes alacak kadar zamanı, ahirette ki binlerce yıllık hayata tercih ediyorum." dedi.

   Oradakiler Ebu Hasan Nuri'nin bu sözlerini işitince, durumu Halife'nin huzuruna arzettiler. Halife, Ebu Hasan Nuri'nin samimiyetine ve sadakatine taaccub etti, şaşırdı ve: "Emrin icrasını durdurunuz." dedi. Bunların durumunu incelemesi için kadıya başvurmalarını emretti. Kadı: "Delilsiz olarak bunlara mani olmak mümkün değildir." dedi. Sonra kadı, Ebu Hüseyin Nuri'ye fıkıh'tan bir mesele sordu, o da derhal cevabını verdi. Kadı mahcup olmuştu. Nuri sözlerine şöyle devam etti: "Ey kadı! Bütün bunları sordun, ama şunu hala sormadın. Acaba Yüce Allah'ın öyle erleri var mıdır ki, bunların kıyamları hep O'nunla, hareket ve sükunları aralıksız olarak O'nunla, bütün hayatları O'nunla, müşahadede ki bekaları da daima O'nunla olsun! Öyle ki Hakk'ı temaşa etmeleri hali bir an kesintiye uğrasa canları bedenlerinden çıksın. O'nunla uyusun, O'nunla yesin içsin, O'nunla tutsun, O'nunla yürüsün, O'nunla görsün, O'nunla işitsin ve O'nunla olsun! İşte ilim bu sorulara verilen cevaptır." Bu sözleri dinleyen kadı hayrete düştü ve halifeye bir elçi gönderip: "Şayet bunlar da zındık iseler, ben yeryüzünde bir tek müslüman bile bulunmadığına hükmediyorum." dedi. Halife bunları yanına çağırıp: "Dileyin dilediğinizi..." dedi. Onlar: "Bizim dileğimiz senin bizi unutmandır, çünkü sen n...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.034


View Profile
Re: Mü'minlerin ( inananlar'ın )Kardeşliği
« Posted on: 18 Temmuz 2019, 14:54:12 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Mü'minlerin ( inananlar'ın )Kardeşliği rüya tabiri,Mü'minlerin ( inananlar'ın )Kardeşliği mekke canlı, Mü'minlerin ( inananlar'ın )Kardeşliği kabe canlı yayın, Mü'minlerin ( inananlar'ın )Kardeşliği Üç boyutlu kuran oku Mü'minlerin ( inananlar'ın )Kardeşliği kuran ı kerim, Mü'minlerin ( inananlar'ın )Kardeşliği peygamber kıssaları,Mü'minlerin ( inananlar'ın )Kardeşliği ilitam ders soruları, Mü'minlerin ( inananlar'ın )Kardeşliğiönlisans arapça,
Logged
21 Eylül 2009, 00:48:34
Ekvan
Varlıklar, alemler, dünyalar. (Evren).
Tecrübeli Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 19.233


« Yanıtla #1 : 21 Eylül 2009, 00:48:34 »


Amiin amiin amiin.
Arkadas secerken,cevremizi olustururken cok dikkat etmeliyiz.Davranislarindan ve yasantisindan ornek alabilecegimiz insanlarla dostluklar kurmaliyiz.

Bulamiyorsakda boyle degerli insanlari,mutlaka bol bol dua etmeliyiz,Allahim beni sevdiklerinle bir araya getir,dostlarinla tanistir,dostluklarini nasip et...diye dua etmeliyiz.

Edinde gorun,cevrenizdeki dost bildikerinizi Rabbimiz nasilda tek teke hayatmizdan eliyor...

Allah razi olsun Hocam,iyice beynime yerlessin diye iki kez okudum ama defalarca kez okumam gereken bir paylasim bu...emeginize saglik..

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
20 Aralık 2010, 10:23:47
Ekvan
Varlıklar, alemler, dünyalar. (Evren).
Tecrübeli Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 19.233


« Yanıtla #2 : 20 Aralık 2010, 10:23:47 »


    Hakikaten o adam elini sanki hepimizin başına koymuş gibidir. Acaba zalim mi olacağız, yoksa salih mi olacağız?

    Bunu her an hatırlamayı Rabbimden diliyorum..Allah razı olsun..Bu güzel paylaşım için..
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
13 Haziran 2011, 15:43:42
Sefil
Yeni Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 28.807


« Yanıtla #3 : 13 Haziran 2011, 15:43:42 »

Cenabı Mevlam bizleride o güzel hasletleri içinde bulunduran cennet yoluna giden faziletli kullarından olmayı nasip eylesin

inşAllah rabbim bu güzel paylaşım için sizlerden razı olsun inşaallah
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
27 Haziran 2014, 21:14:08
Pelinay
Bölüm Görevlisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8.696


« Yanıtla #4 : 27 Haziran 2014, 21:14:08 »

Esselamü aleykum ve rahmetullah; çok güzel bir yazıydı...Mevlam razı gelsin..Mevlam bu güzel paylaşımlarınızın hakikatlerinden cümlemizi hissedar eylesin inşAllah....
Mevlam gönüllerimize sevdiklerine karşı muhabbet,sevmediklerine karşı da buğz ihsan eylesin... müminler kardeştir hadisi şerifini bizlere unutturmasın ve yaşayabilmeyi de bizlere nasip eylesin inşAllah..
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1] 2 3 4 5   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &