> Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Büyükleri > İmam-ı Zeyd > Hayatı ve dönemi 2
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hayatı ve dönemi 2  (Okunma Sayısı 717 defa)
16 Eylül 2010, 13:51:51
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 16 Eylül 2010, 13:51:51 »



Hayatı ve dönemi 2

İlmi Bağımsızlığı


29 - Zeyd. Medine´deki Nebevi medreseden mezun oldu. Çünkü bu yüce şahsiyetler Allah Teala´nın kendilerini siyasi alanda şiddetli bir imtihanla denedikten, önderlerinin gadre uğraması, askerin kötü davranması, hükümdarların zulmü neticesindeki yılgınlık­larından sonra İslam´ın ilmini ve fıkhını yapıp, hadis rivayeti dışında herşeyden elçckti-ler. İtibarları arttı, yararlılıkları yüceldi. İşte bu niteliğe sahip Zeyd ve kardeşioğlu Cafer Sadık, yaşça o ailenin en küçüğü idiler. Birçokları bu aileden ilim iktibas etmiştir.

Lakin o. olgunluk yaşına erdikten sonra Medine´de kalmayı benimsemedi. Basra´ya giderek alimlerle beraber olduğu tesbit edilmiştir. Şehristani "el-Milel ve en-Nihaf adlı eserinde onun Vasıl b. Ata´ya öğrencilik yaptığını ve ondan Mu´tezile´nin prensiplerini aldığını söyler. Nitekim Zeyd (ra) konusunda şöyle söyledi: "İlimle tam olarak bezen­mesi için usul ve furu hakkında neler varsa hepsini tahsil etmek istedi. Ve Mu´tezile´nin başı Vasıl. b. Ata el-Gazzal´a Mu´tezile´nin temel ilkeleri konusunda öğrencilik yaptı. Oysa ki Vasıl Zeyd´in dedesi Ali b. Ebu Talib´in, Ceme! Vak´asma katılanlar ve Şamlı­lar arasında geçen savaşlarda tam olarak haklı olmadığı inancındaydı. iki tarafında aynı-siyla haklı olamıyacağı, bir tarafın haksız olacağına inanıyordu. Zeyd, buna rağmen on­dan Mulezile´nin temci prensiplerini iktibas etti.”[11]

Şüphesiz bu haber .şu üç durumu akla getirmektedir;

Birincisi: İmam Zeyd. Vasıl b. Ata ile ilmi buluşma yapmış, ona öğrencilik yapmış veya ondan ilmi alıntı yapmıştır. Zcyd´i onunla bir araya gelme ve görüşleri üzerinde araştırma yapmaya ilen etken, mezhep hakkında edindiği rierme-çaîma bilgileri yanında daha köklü bir bilgi sahibi olma arzusudur. Medine´de iken yüzeysel bir bilgi sahibi ol­muştu. Sadece Basra´da temci bilgileri eîde etme işi kalmıştı. Çünkü Basra İsiamî fırka­ların beşiği durumundaydı. Zaten Bbu Hanife de kelam ilmi üzerinde dersler almak isle­diğinde tartışmalar ve karşılıklı münazaralar yapmak için Basra´ya gidiyordu. Hatta ora­ya bu amaçla yirmi iki defa gittiği ısrarla söylenir.

İkincisi- Zeyd´in, Vasü´m, dedesi Ali b. Ebu Talib´in Ürnmü´l-Mü´minin Hz. Aişe (ra) ve Muaviye ile yaptığı savaşlarda kesin olarak hak çizgisi üzerinde olmadığı inancı­nı açıkça belirtmesine rağmen ondan dersler almasıdır. Bu konuda insanlar arasında iki fırkadan ayrılan ve Mu´tezile ismiyle anılan bir fırka oluşmuştu. Buna rağmen Zeyd´in bu tutumu, onun fikri bağımsızlığına delalet etmektedir.

Üçüncüsü: Zeyd´in olgunluk çağına geldikten sonra Medine´yi terketmesi, ilmi her gördüğü yerden ve şahıstan alı vermesi onun fikri bağımsızlığını belgeleyen bir başka durumdur. Zaten ilim arayıcısının yapması gereken de budur. O, bir cevahir arayıcısı olarak kendisini hiçbir yerle bağımlı ve kendisine yol gösterecek hiçbir rehber dalgıcın güdümünde görmemiştir.

30 - Fakat Vasil´a öğrencilik eden Zeyd´in bu aşamada kalacağını söylememiz doğ­ru olur mu? Şüphesiz iki adam da aynı yaştaydı. Her ikisi de hicret-i nebeviyye´nin 80. senesinde veya ona yakın bir yılda dünyaya gelmişti. Bu durumda bir araya geldiklerin­de Zeyd´in belirli bir olgunluk çağma girdiği açıkça belli oluyor. Çünkü Vasıf in da ba­ğımsızca araştırma yapan kişi konumuna gelmesi ancak pişkin ve olgun bir yaş çağında bulunmasıyla mümkün olabilir.

İşte bu anlatılan durumlar nedeniyle görüyoruz ki. Zeyd´in Vasıl b. Ata ile bir araya gelmesi sadece bilimsel bir müzakere buluşmasıdır. Yoksa tam anlamıyla öğrencinin üs­tadından dersler aldığı bir buluşma değildir. Çünkü yaşlan birbirine yakındır. Zeyd, ol­gunluk çağına gelmişti; ailesinden ve furü ilminin beşiği olan Medine´den hükümlerin füriiunu aldığı gibi, akaid usulü etrafındaki çeşitli bakış açılarını da bilmek istiyordu.

Zeyd, çeşitli fırkalara göre usulü akaid ilmini Öğrenmeye azmettiğinde bu konuda başarılı olmuştur. Çünkü Basra´yı seçmiştir. Şüphesiz Basra, İslam akidesi etrafında olu­şan çeşitli fırkaların vatanıydı. Orada üstü kapalı olarak bir Şia taifesi, ayrıca Mu´tezile, adenyye, Cehmiyye ve Ali´nin şahsının sıfatlan konusunda konuşan herkes mevcuttu. Çeşitli fırkaların akaid anlayışını Öğrenmek isteyenler onlann yoğun olduğu bölgele­re gitsinler.. Bundan dolayı Ebu Hanife hayatının başlangıcında kelam ilmine yöneldi­ğinde Basra´ya gider ve Basra fakihleri ile ilmi tartışmalarda bulunurdu. Hatta bahsetti-gımu gibi bir defasında Ebu Hanife´nin akaid ilmi hakkındaki bir münazara için Bas­ra ya yirmi iki defa gittiği rivayet edilmektedir. Şüphesiz onun bu şekilde parmakla gösterr bir hedefe ulaştığı söylenmektedir. Fakat o, bundan sonra kelamı bırakıp fıkha yönelmiştir.

vap vSUnda bİİgl Sahİbİ olmadı£´m söylememiz kolay olur mu? Herhalde bu soruya cevap vermemız, bizim Zeyd´den önceki Ehl-İ Beyt alimlerine veya çağdaşı olanlara müracaat etmemizi gerekli kılmaktadır. Bu noktada biz, Ehl-i Beyt alimlerinin akaid konu­sunda konuştukları ve görüşlerinde Vasıl b. Ata´nm görüşlerine yakın bulunduklarım içeren haberler almaktayız. Ayrıca Vasıl´ın Mu´tezile akidesini Ehl-i Beyt´ten aldığını söyleyeni de görmekteyiz. Demek ki onların bu konuda bilgileri vardı. Özellikle AH (ra)ın oğlu Muhammed İbnu´l-Hanefiyye. O, ilimlerde derinlemesine bilgi sahibi olan bir alimdi. Onun hakkında Şehristani, "el-MÜel ve´n-Nihal" isimli eserinde şöyle söyle­miştir:

"O, ilmi çok, ma´rifeti bol, fikirlerin tutuşturucusu ve anımsamaları İsabetli bir kim­seydi. Mü´minlerin emiri (yani Ali) harp meydanlarındaki kahramanlıkların öykülerini ona anlattı. Varlıkların sınıflan konusunda onu bilgi sahibi kıldı. O, bir köşeye çekilme­yi yeğledi ve suskunluğu şöhrete tercih etti."[12]

Murtaza, "cl-Mımyetu ve´l-Emel" isimli kitabında Mu´tezile´nin tabakalarım açıklar­ken, birinci tabakanın Ehl-i Beyt olduğunu, Ali Zeynel Abidin, oğlu Bakır, onlardan ön­ceki Hasan ve Hüseyin ve onların kardeşleri Muhammed b. Hanefiyye´nin Mu´tezileden olduklarını söylemiştir.

Bizim yanımızda bunu tekzibeden bir görüş yoktur. Aksine bizim nazarımızda bu görüşü destekleyen ve temize çıkaran hususlar vardır. Şüphesiz Mu´tezile mezhebi, top­luca düşünecek olursak akaid yönünden Zeydiyye mezhebinin kendisidir; yine genel olarak düşünürsek, İsna Aşeriyye mezhebidir. Çoğunlukla akla gelen, Mu´tezile mezhe­binin. Ehli Beyt´in Selef mezhebi oîduğu, Akaidin usulü yönüne daldıkları ve bu müca­delenin savaş alanının hararetine girdiklerinde Mu´tezile mezhebi adını almış oldukları­dır.

İmam Zeyd´in, bu hususta aşırı inceliklere daldığı da vurgulanan konulardandır.

Ehl-i Beyt´in akaid konusunda Vasıl b. Ata´nm tartışma stiline uygun veya ona yakın stilde tartıştıkları hususunu yalanlayan bir şey bulunmayınca, bizim, Zeyd´in Basra´ya gittiği sırada akaid konularında tamamen bomboş olmadığını farzetmemiz zorunludur. Aksine bu konuda tam bir bilgi sahibi idi. Mu´tezile´nin büyüğü Vasıl b. Ata ile Basra´da bir araya geîmesi, sadece müzakere buluşmasıydı; yoksa daha Önce kendisinde bulun­mayan bir ilmi alma buluşması değildi.

31- Zeyd orada daha önce benzerini öğrendiği ilmi elde etti. Nitekim Ebu Hanife (ra)´ye ilmini nereden aldığı sorulduğunda şöyle söylemiştir:

"Ben ilmin madeninde (aslının olduğu yerde) idim. O ilmin fakihlerinden birisine bağlandım."[13]

Şüphesiz bu sözün Zeyd (ra)´e nisbetle söylendiği sabittir. Zeyd,vahyin indiği yerde, inip, uygulamaya konulup, sahabenin de amel ettiği, taraftarlarının selef-i salihinin uylamalarını miras olarak aktardığı İslam şeriatının vatanında, İslam ilminin madeninde İste orası. İslam´ın vatanı olan. zühd ve ma´rifet ehlinin konakladığı Medine idi. Ni-ct orada siyaset ve siyasetin beraberinde bulundurduğu zikzaklardan elçeken, Önce h basını sonra ikinci olarak da kardeşini rehber edinen birisi vardı. O, Medine´de İlm-i fiiruu ve hadis ilmini almış, Kur´an´ı ezberlemiş, kıraat ilmini yapmıştı. O, çağının kıraat ilmini en iyi bileni, Allah´a inanıp, Hakk´ı arayan her mü´minin bellemesinin gerekli ol­duğu Kur´an´ın gaye ve meramlarını en güzel biçimde idrak edendi. Yine o, Medine´de alimlerin akaid usulü konusundaki görüşlerini öğrendi.

Fakat o. Medine´de aldıklarıyla yetinmedi. Bilakis oradan Irak´a geçti. Basra´daki çe­şitli fırkalarla bir araya geldi. Onlarla müzakerede bulundu ve onlardan durumları hak­kında bilgi aldı. Bu esnada Irak´ı ve oradakileri araştırdı. Dedesi Hüseyin´in zalimane ve vahşice katledildiği Irak´ı araştırdı. Dedesi Ali de daha önce orada hileyle katledilmişti. Böylece ilmi çoğaldı. İnsanları iyi, tanıdı, îslamî gerçekleri öğrendi. Orada takattan düş­tü ve ilmi öğrenen durumundan çıkarak kendisine tabi olunan durumuna geçti. [14]


ZEYD MÜCADELE MEYDANINDA


32- Parlatılmış kılıç kınından çıktı ve babasına göre haram bir lokma olan siyasete girdi ve uygulama meydanına atıldı. Çünkü babası siyasetten kaçınmış, içine dalmaktan uzak durmuş, hatta işlerini yönetme konusunda babasının yerini alan kardeşi bile siyase­te yönelmemişti; o Muhammed Bakır ki Medine´de kalmayı yeğlemişti.

Burada okuyucu şöyle bir soruşturmaya gerek duyabilir:

Acaba Zeyd fiili siyasetin içine kendi isteğiyle mi girdi, yoksa onu buna zorlayan bir etken mi vardı? Çünkü kendisine verilen değerle ilgili olarak zorluklarla karşılaştı.O ki, asla horlanmayı kabul etmeyen ve zulme razı olmayan kahramanların en asilzadesi bir aileden olduğu halde, izzetinin elinden alındığını hissetti. O, Farisü´l-îslam (İslam süva-nsO olan Ali b. Ebi Talib´in soyundandı. Bu şeref, ona yeter ve artar.

Bu soruya cevap verebilmemiz için gelişen olayları izlemek zorundayız. O olaylar h bizim bu soru...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Hayatı ve dönemi 2
« Posted on: 13 Ağustos 2022, 11:47:14 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Hayatı ve dönemi 2 rüya tabiri,Hayatı ve dönemi 2 mekke canlı, Hayatı ve dönemi 2 kabe canlı yayın, Hayatı ve dönemi 2 Üç boyutlu kuran oku Hayatı ve dönemi 2 kuran ı kerim, Hayatı ve dönemi 2 peygamber kıssaları,Hayatı ve dönemi 2 ilitam ders soruları, Hayatı ve dönemi 2önlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &