ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Tasavvuf Eserleri > İhya-u Ulumiddin 1-2 > Hz. Peygamber´in Sıdkının Mu´cizeleri
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hz. Peygamber´in Sıdkının Mu´cizeleri  (Okunma Sayısı 1051 defa)
04 Şubat 2010, 21:08:42
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 04 Şubat 2010, 21:08:42 »



Hz. Peygamber´in Sıdkına Delâlet Eden Mu´cizeleri

Hz. Peygamber´in durumunu gören, onun ahlâkını, fiillerini ve hallerini belirten haberlere kulak veren, âdetlerini, seciyesini, bütün halka karşı güttüğü doğru siyasetini, insanları bir araya getirip kontrol eden hidâyetini, halk sınıflarını bir araya getirmesini ve nihayet hepsini birden kendi itâatine râm etmesini dinleyen bir kimse, evet bunlarla beraber soruların zorluklarına rağmen vermiş olduğu şaşırtıcı cevaplara, halkın maslahatında kullanmış olduğu tedbir ve metodlara, fakîhlerin ve akıllıların uzun yaşamalarına rağmen inceliklerinden aciz kaldıkları, ilâhî nizamın zâhirî tefsirindeki güzel işaretlerini hikâye eden ibarelere bakan bir kimsenin şek ve şüphesi kalmaz ki, bütün bunlar ancak ilâhî bir kuvvet ve semavî bir desteğin yardımıyla tasavvur edilebilecek hususlardır.

Yine kişi şeksiz ve şüphesiz bilir ki, bütün bunlar bir yalancının veya bir hokkabazın becerebileceği birşey değildir ve böyle bir kimse için de bunların olacağı tasavvur edilemez. Hz. Peygamber´in ahlâkı ve ahvâli onun doğruluğunu ve sadık olduğunu ilân etmektedir. Hatta katıksız bir Arap ve insanlara karışmamış bedevî hayatı yaşamış bir kimse onu gördüğü zaman şeyle derdi: ´Allah´a yemin olsun! Bu yüz yalancı bir yüz veya yalancının yüzü değildir´. Sadece onun şerefli ahlâklarıyla, onun doğruluğuna böylece şahidlik ederdi!

Madem ki onu tanımayan ve onunla oturup,kalkmayan bir kimse, sadece onun dış görünüşüne bakarak bu şekilde bir şahitlikte bulunuyor, acaba kendisini, ve ahlâkını gören, onun bütün durumlarını izleyen bir kimsenin ona karşı hâli ne olabilir?

Biz burada ahlâkın güzelleri bilinsin diye Hz. Peygamber´in bir kısım ahlâkından bahsettik. Allah nezdindeki yüce derecesi, yüksek mertebesi ve doğruluğuna dikkati çekmek için onun bir kısım ahlâklarına değindik. Çünkü Allah Teâlâ, o mektep ve medrese görmediği, ilimle uğraşmadığı, kitap mütâlaa etmediği, ilim için hiçbir yolculuğa çıkmadığı, yetim, zayıf ve cahil Arapların arasında bulunduğu halde, Allah Teâlâ bütün bunları kendisine ihsan etmiştir. Acaba durum bu iken, onun için ahlâkların en güzelleri, edeplerin en yüceleri, meselâ (eğer peygamber olmasa) sadece fıkıh ilminin maslahatlarının mârifeti ona nereden verilirdi? Evet (diğer ilimler hariç) sadece fıkıh ilminin yararlarının bilinmesi bile mektep,medrese olmaksızın, ilim ve ilim erbabıyla temas etmeksizin elde edilemez. Eğer ilâhî bir takviye olmasaydı bu nereden gelecekti?

Üstelik Allah´ın mârifeti, Allah´ın meleklerinin mârifeti, kitaplarının mârifeti ve peygamberliğin diğer özellikleri, eğer açık vahiy olmazsa, nerden ona bildirilmiş ve öğretilmiş olabilir? Beşer kudreti nereden başlı başına bunları elde edebilir? Eğer Hz. Muhammed´in bu zâhirî şeylerden başka hiçbir mucizesinin olmadığı farzedilse bile, bunların onun peygamberliğine delâlet etmeleri, yeter de artar bile...

Hz. Peygamber´in alâmet ve mucizelerinden öyleleri meydana gelmiştir ki, hiçbir ehli ilim. o meydana gelen mu´cizenin mu´cizeliğinden şek ve şüphe etmez. Bu bakımdan o mu´cizelerin, haberlerle şöhret bulmuş ve güvenilir kitaplarda tümüne işaret edilmiş olanların bir kısmına burada ayrıntılara girmeksizin ve uzatmadan işaret edelim: Allah Teâlâ birçok defa, Hz. Peygamber´in eliyle alışılmış âdeti bozmuştur. Çünkü Mekke´de Kureyşîler kendisinden peygamberliğine dair bir alâmet istediği zaman, parmağıyla işaret ederek ay´ı ikiye ayırmıştır.(233)

Câbir b. Abdullah el-Ensârî´nin evinde,(234)Ebu Talha Zeyd b. Sehl el-Ensârî´nin evinde (235)birçok kimseden müteşekkil bir cemaati az bir yemekle doyurmuştur.Hendek gününde, bir ara dört avuç arpa ve altı aylık bir oğlağın etiyle seksen kişiyi doyurmuştu.(236) Bir ara Enes b.Mâlik´in getirdiği birkaç arpa ekmeğini seksen kişiden fazla kimseye yedirmişti.(237)Yine bir ara Bintü Beşir isimli hanımın getirdiği az bir hurmadan bütün halka yedirmiş ve herkes doymuştu. Hurmanın bir kısmı da artmıştı.(238) Hz. Peygamber´in parmakları arasından su akmıştı. Askerler o sudan içtiler bütün ordu ondan aynı zamanda abdest de aldılar ve yine de su bitmedi.

İçinde su bulunmayan Tebûk pınarına ve başka bir zamanda da Hudeybiye kuyusuna Hz. Peygamber´in abdest suyu döküldü, ikisi de kaynayarak doldular. Bin kişilik ordu kana kana Tebük çeşmesinden içti. Hudeybiye kuyusundan ise, bin beş yüz kişilik bir ordu kana kana içmiştir. Oysa bu hâdiseden önce Hudeybiye kuyusunda su denen birşey yoktu.(239)

Hz. Peygamber (s.a) Hz. Ömer´e (r.a) dörtyüz süvariye devenin çökerek işgal ettiği yer kadar bir yer tutan hurma yığınından azık vermesini emir verdi. Hz. Ömer, dört yüz süvarinin hepsine azık verdi ve o hurmalar yine de bitmedi. Gerisini sakladı.(240)

Hz. Peygamber (s.a), bir avuç toprak alarak kocaman bir düşman ordusunun gözüne serpti. Hepsinin gözüne (peygamberin bir mucizesi olarak) toprak giriverdi ve gözleri görmez oldu. Kur´an bu hadiseyi şöyle anlatmaktadır:

´(O gün) onları siz öldürmediniz, fakat Allah öldürdü; (Ey Muhammed), attığın zaman sen atmadın, fakat Allah attı.´(241)(Enfal/17)

Allah Teâlâ, Hz. Muhammed´i gönderince kehanet iptal edilip sona erdi ve böylece ortadan kalktı.

Peygamber kendisine minber yapıldığı zaman hutbe okumak için minbere çıktı. Daha önce üzerine çıkıp hutbe okuduğu hurma kütüğü inledi. Öyle ki, Ashabı kirâm kütükten deve inleyişine benzer bir inleme sesi işittiler. Bunun üzerine Hz. Peygamber gelip kütüğü okşadı ve böylece sükûnet buldu.(242)

Hz. Peygamber, yahudileri ölümü temenni etmeye dâvet etti ve onlara ´Siz bunu yapamazsınız´ diye haber verdi ve böylece yahudilerle bu temenninin arasına bir mâni girdi. Böyle bir temennide bulunmaktan aciz oldular.(243) Bu durum, şarktan garba kadar, cuma günü, sesli olarak bütün mescidlerde, içinde bu açık mu´cize olan ayetin tâzimi için okunan bir sûrede (Cuma sûresinde) belirtilmiştir. Hz. Peygamber, (Allah´ın izniyle) gaybdan haber vermiştir. Bu cümleden olarak Hz. Osman´a arkasından cennete gireceği bir belaya uğrayacağını bildirmiştir...(244) Hz. Ammar´ı bâğî bir grubun öldüreceğini,(245) Allah Teâlâ´nın, Hz. Hasan ile iki büyük müslüman kitlenin arasını düzelteceğini haber vermiştir.(246)

Hz. Peygamber (s.a), Allah yolunda savaşan bir kimsenin ´ateş ehlinden´ olduğunu haber vermiştir. Daha sonra bu kişi intihar ettiğinden Hz. Peygamber´in bu mu´cizesi meydana çıktı. Bütün bunlar ilâhî tecellilerdir. Daha önce bilinen herhangi bir çözüm yoluyla bilinmiş değildirler. Ne fala bakmak, ne keşif yapmak, ne muska ve ne de kuş uçurmak suretiyle biliniyordu. Bunlar Allah´ın peygamberine bildirmesiyle ve göndermiş olduğu vahiyle bilinmiştir.(247)

Mâlik´in oğlu Sürâka (r.a), Hz. Peygamber´i hicret zamanında takip etti. Bindiği atın iki ayağı da kuma gömüldü ve kendisini çepeçevre bir sis kapladı. Hatta kovaladığı Hz. Peygamber´den imdat istemeye mecbur oldu. Hz. Peygamber kendisine dua etti ve atı kurtuldu ve Hz. Peygamber kendisine Kisra´nın (248) iki bileziğini iki bileğine takacağını haber verdi ve bu durum da Hz. Peygamber´in dediği gibi çıktı.(249)

Hz. Peygamber, Ans kabilesine mensup yalancı peygamber Esved´in öldürüldüğü gece, Yemen´in San´a şehrinde olduğu halde katlini haber verdi.(250) Hicret edeceği gecede evinin etrafında nöbet bekleyen yüz Kureyşlinin üzerine toprak saçıp onlar kendisini görmeden çıkıp gitti.(251) Bir deve, sahiplerinin hazır bulunduğu bir mecliste Hz. Peygamber´e şikayette bulunup hâlini kendisine arzedercesine hareketlerde bulundu.(252)

Hz. Peygamber, bir arada bulunan birkaç sahabîye hitaben ´Sizden birisinin ateşte dişi Uhud dağından daha büyük olacaktır´ dedi. Orada hazır bulunanların hepsi istikâmet üzere vefat ettiler. Ancak içlerinden biri dininden döndü ve mürted olarak öldürüldü.(253) Ashabın diğer bir grubuna ´Sizin en son öleniniz ateştedir´ demiş ve hakîkaten en son ölen ateşe düşüp yanarak ölmüştür.(254)İki ağacı çağırdı. İkisi de kendisine geldiler ve birleştiler. Sonra onlara emretti, ayrıldılar.(255)

Hz. Peygamber orta boyluydu. Uzun boylularla yürüdüğü zaman onlardan daha uzun görünürdü.
Hz. Peygamber (s.a), Necran hristiyanlarını mübahele (lânetleme)ye dâvet etti. Fakat onlar buna yanaşmadılar Bunun üzerine Hz. Peygamber kendilerine şu hakikati bildirdi: ´Eğer siz benimle mübahele etmiş olsaydınız hepiniz helâk olacaktınız´. Onlar da Hz. Peygamber´in doğru olduğunu anladılar ve mübahele etmekten çekindiler.(256) Tufeyl´in oğlu Amr ve Kays´ın oğlu Erbet (ki bunların ikisi de Arapların en ünlü süvarileri ve en kuvvetli bahâdırlarmdandı) Hz. Peygamber´i öldürmek amacıyla Hz. Peygamber´e geldiler. Fakat onlar bu maksatlarına erişemediler. Hz. Peygamber (sa), ikisine de bedduada bulundu. Amr, derisinde çıkan bir çıbanla, Erbet ise, bütün bedenini yakan bir şimşek ile öldüler.(257)

Hz. Peygamber (s.a) gelecekte el-Cemahî soyundan gelen Ubey b. Halefi öldüreceğini haber verdi. Uhud gününde hafif bir yara ile Ubey´i yaraladı ve bu yaralama Ubey´in ölümüne sebep oldu.(258) Hz. Peygamber´e zehir yedirildi. Onunla beraber yiyen bir zat derhal öldü. Fakat Hz. Peygamber ondan sonra dört sene daha yaşadı.(259) Zehirlenmiş olan koyunun ön bacağı, kendisinin zehirli olduğunu Hz. Peygamber´e haber verdi.

Hz. Peygamber (s.a) Bedir gününde Kureyş´in ileri gelenlerinin öldürüleceğini ve her birinin nerede öldürüleceğini teker teker gösterdi ve onların hiçbiri gösterilen yerin dışında öldürülmedi. Hepsi Hz. Peygamber´in gösterdiği yerde öldürüldüler.(260) Hz. Peygamber (s.a), ümmetinden bir topluluğun denizde muharebe edeceğini haber verdi ve dediği gibi çıktı.(261)

Yeryüzü, onun için dürülüp yeryüzünün doğusu ve batısı ona gösterildi. Bunun üzerine Hz. Peygamber şöyle dedi: ´Ümmetimin hakimiyeti, bana dürülüp gösterilen noktalara kadar va...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Hz. Peygamber´in Sıdkının Mu´cizeleri
« Posted on: 03 Haziran 2020, 19:26:41 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Hz. Peygamber´in Sıdkının Mu´cizeleri rüya tabiri,Hz. Peygamber´in Sıdkının Mu´cizeleri mekke canlı, Hz. Peygamber´in Sıdkının Mu´cizeleri kabe canlı yayın, Hz. Peygamber´in Sıdkının Mu´cizeleri Üç boyutlu kuran oku Hz. Peygamber´in Sıdkının Mu´cizeleri kuran ı kerim, Hz. Peygamber´in Sıdkının Mu´cizeleri peygamber kıssaları,Hz. Peygamber´in Sıdkının Mu´cizeleri ilitam ders soruları, Hz. Peygamber´in Sıdkının Mu´cizeleri önlisans arapça,
Logged
31 Temmuz 2016, 18:13:58
✿ Yağmur ✿

Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 6.684


Site
« Yanıtla #1 : 31 Temmuz 2016, 18:13:58 »

Esselamu aleykum
Peygamber efendimiz sav e musrikleri Islam a ve allah a kulluk etsin diye bir sürü mucize verildi...Kimisi iman etti kimisi de sirk koşmaya devam etti...Rabbim iman imizi artırsın inşallah....
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

31 Temmuz 2016, 19:04:31
Ceren
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 26.060


« Yanıtla #2 : 31 Temmuz 2016, 19:04:31 »

Aleykümselam.PEygamber efendimizin yolunda olan ve onun mucizlerine inanıp onun yolunda giden kullardan olalım inşallah...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &