ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Hz.Peygamberin Savasları > Akabe havalisi ve akabe bîatları
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Akabe havalisi ve akabe bîatları  (Okunma Sayısı 1401 defa)
07 Ocak 2011, 15:27:44
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 07 Ocak 2011, 15:27:44 »



Akabe  Havalisi Ve Akabe Bîatları:


10. Mekke'den Minâ düzlüğüne kadar yolun her iki yanında tepeler, bir duvar gibi zincirleme uzayıp gider. Mekke'den yola çıkılırsa Minâ'ya varmadan ev­vel, bu tepelerden müteşekkil duvarın sol cenahında bir kavis müşahede ederiz ki, bu bir kemer veya bir yarım dâire şeklinde olup, Delhi Cuma Mescidini ve­ya İstanbul'da Sultanahmet Cami'sini içine alacak kadar genişliktedir. Buraya Akabe derler ki, esasında Akabe Kıyısı demek daha doğru olurdur Çünkü «Aka­be», kelime mânası olarak «iki muvazi dağ arasında kalan geçid» anlamındadır. Bu yüzden, eski tarihçi­ler [21] buraya  (İinde'l-Akabe)  demişlerdir.

11.  Akabe dediğimiz bu kavisi teşkil eden düzlük­te büyük bir kuyu ve ekime elverişli yer de vardır.

M İNA KASABASI

CAMİ          » —

MEKKE YOLU

Akaba bölgesini gösteren kroki; Ortadaki  boşluk meşhur Akaba Bi'att*-nın  akdedildiği  yerdir ve burada Mescid'ul-Akaba, olayı yâdetnıek üzere sonradan inşâ olunmuştur.

Hazreti Peygamber (S.A.) tarafından Akabe Biatinin yapılmış olduğu bu yerde, eski zamanlarda orta bü­yüklükte bir cami yapılarak hâtırası yaşatılmıştır. Bu caminm, çok eskiden yapılmış olduğu hususu, kûfî birçok yazıların hâlâ duvarlarında mevcut oluşundan istihraç olunabilir" [22] Ayakta duran dört duvarı müstesna, 1947 de benim ziyaretim esnasında, üstün­de dam bile yoktu. Cami hâlen mahalli halk tarafın­dan Mescid'ül-Aşere (Onlar Mescidi) diye anılmakta­dır. Mamafih şüphe yok ki bu, Akabe Bîatları cami­sidir. Çünkü, Mekke tarihi üzerinde ihtisasiyle tanın­mış Taqî'ud-Dİn el-Fâsî bu mukaddes şehrin tarihine âit Tahsil'ül-Merâm fî Ahbâr Beldet'il-Harâm (el yazması, Karaviyyîn, Fas) adlı eserinde şöyle yazı­yor:

«Biat camiine gelince... Bu cami Minâ dağ geçi-dindeki (Akabe) içerlek yerde bulunmaktadır. Onun­la, yâni cami ile Akabe arasında bir taş atımı yahut biraz daha fazla bir mesafe bulunmaktadır. Bu yer, Mekke'den Minâ'ya giden bir yolcunun sol tarafında kalmaktadır. Bu cami, ilk defa 144 H. yılında el-Man-sûr tarafından inşâ edildi ve 629 yılında Abbasî Ha­lîfesi el-Mustansır tarafından yeniden bina edildi.»

12. Kasaca bu yer, 20 ilâ 50 kişi bir araya gelse yoldan gelen geçenlerin nazarı dikkatini çekmeyecek kadar büyüklüktedir. Buradadır ki Hazreti Peygam­ber (S.A.), Medine'ye gelen altı kadar kimseye mü­lâki olmuştur. Tarihen bunlar acaba burada bir kamp mı tesis etmişlerdi, yoksa sırf tebliğini dinlemek için mi Hz. Peygamber (S.A.) ile burada buluşmuşlardı? Burası sabit değildir. Bu insanlar, îslâma ve AUahın birliğine imân etme davetini alâka ile dinlediler ve diğerlerinden ayrı olarak, bütün bunların imân edilecek kıymet taşıdığını kabul ve Hz. Peygamberle teşriki mesâi etmeyi kararlaştırdılar".[23]

13. Onların bu müzâharet temayüllerinin ve di­ğer Araplardan farklı bir zihniyet taşımalarının se­bebi ne olabilirdi? Onlar, Hz. Peygamberin (S.A.) bü­yük annesinin mensup olduğu Hazre'c kabilesine men­sup Medinelilerdi. [24] Annesi Âmine ise, Hz. Peygamber (S.A.) henü2; bir çocukken bu kabileye misafir gitmiş ve orada çocuğu «Benû'n-Neccâr'ın yüzmeye müsait geniş kuyusunda iyice yüzmeyi öğrenecek kadar...» ikamet etmişti (Sîre-i Şe'miyye). Bundan başka Hz. Peygamberin (S.A.) genç amcası Abbâs dahi ticaret­le alâkalı olarak Suriye'ye her gidişinde ve buradan dönüşünde, Medine'de bu kabile ahâlisi ile sohbet için, birçok günler kalmayı itiyat haline getirmişti". [25] Bütün bunlar, aradaki münâsebetleri gayet hareket­li kılmıştır. Ayrıca Medineliler, bu mahaldeki bazı Ya­hudi kabileleriyle itifak halinde ve bazılariyle de düş­manlık ahvâli içinde bulunuyorlardı. Onlar evelden beri dâima Yahudilerin bir Peygamber beklediklerini işitmekteydiler. Buna nazaran Yahudiler, ona tabî olacaklar ve onun başkanlığı altında bütün düşman­larına karşı galip duruma geçeceklerdi. [26] Bunun için neden bu beklenen Peygambere tabi olmamalı ve do­ğacak şereflerde ve beklenen zaferlerde öncelik hak­kı elde etmemeli idi? Hz. Peygamberin (S.A.) büyük babası Abd'ül-Muttalib ile bunun amcası Nevfel arasında Mekke'de evvelce zuhur eden şiddetli mücâde-delede Medineli Hazreciler, Abd'ül-Muttalib'in. tarafı­na askerî yardımda bulunmuşlardı [27] Mümkündür ki Hazrecîier şimdi, kendi yeğenlerine yani Medineli Ev-sîlere karşı Hz. Peygamber Muhammed'in (S.A.) ka­bilesinin yardımını ümit etmişlerdir.

14. Esas sebepler ne olursa olsun, Allahm lûtt'u ve kendilerine has sâdk ve mantıkî düşüncelerle bir an evvel îslâmı kabul etme endişesine sürüklenmiş­lerdi,

15. Medineli   Arap   kabileleri,   yani   Evsiler   ve Hazreciler arasında mevcut kan dâvaları eski nesil­lerde pek çok kan dökülmesine sebep olmuş ve şim­di ise her iki taraf bîtap düşmüştü. Bu kabilelerin ak­lı başında mensupları, aralarındaki düşmanlığa son vermeye ve her şeye rağmen münasebetlerini düzelt­meye hazırlanıyorlardı. [28] Bunların karşılıklı haset, re­kabet ve izzeti nefis kayguları karşısında, Medineli ol­mayan bitaraf bir şef, açıkça  bütün  bu  müşkülleri halledip yoluna koyma ve müşterek bir üstün reis ol­mada çok daha müsait imkânlara malikdi. [29]

 

İslâmm Yayılmaya  Başlayışı Ve İslâınî  Siyasetin Temelinin Atılması:

 

16. Akabe'de   Müslümanlığı kabul eden bu altı kişi, memleketleri olan Medine'ye döndükleri ve hemen dini neşre başladıkları zaman, çok geçmeden diğer ba­zı kimseler, bunlara ilti' ak ettiler. Ertesi yıl Hac mevsiminde geçen senekilere katılanlardan beş kişi ile bir­likte, Hazrec ve Evs kabilelerini temsil eden on iki kadar şahıs aynı Akabe mevkiinde Hz. Peygamber (S.A.) ile Hac mevsiminin mehtaplı geceleri devamın-ca buluşup konuştular. Bunlar, Hz. Peygambere (S.A.) aynı zamanda ailelerinin de sadakat ve bîatlarını ge­tirmiş kimselerdi. Hz. Peygamber (S.A.) onlara: «Al­lahm mutlak birliğine inanç beslemelerini, ahlâkî is­tikamete yönelmelerini ve her iyi işte (mâruf) Pey­gambere  (S.A.)  itaat etmelerini»  tenbih etti1''.[30]

17. Hz. Peygamber (S.A.) bir nevi sosyal muka­bele İle bu Medineli on iki ailenin reisi ve âmiri ol­muştu. Bunların bizzat talep ve ricaları üzerine, Mek-keli bir Müslüman muallim'e onlarla buluşmasını, bir misyoner gibi faaliyette bulunduğu   kadar   bu   yeni imanlarının dini icraatına müteallik teferruatında hu muhtedîleri   aydınlatmasını   emretti. [31] Bu   misyoner, sadece  İslama davette değil,  ayni zamanda kendine has bir taktikle yeni Müslümanların birbirleri arasın­da hulûsu kalble teşriki mesâi   etmeleri   hususunda muvaffakiyet kazanmış, Hazrec ve  Evs kabilelerine mensup kimselerin Müslüman sancağı altında toplan­malarında baş rolü oynamıştır.

18.  Bir yıl daha geçti ve Hicretten evvel birinci yılda Medineli 500 kadar müşrik Hac yolcusuna ka­dınlı erkekli 73 Müslüman katılmıştı. Bu 73 kişi biz­zat başlarında muallimleri olduğu halde, hürmet ve tazimlerini arzetmek ve sevgili Peygamberlerini ken­di vahalarına hicret etmeye davet için gelmişlerdi. O sıralar, İslâm Medine'de ekalliyetin diniydi. Medine'de çoğunluğu teşkil eden müşriklerden Hac için ge­lenler ise, Mekke Kureyşîlerinin şefleri ile askerî bir ittifak yapmak istiyorlardı.   Buna mukabil   Medineli Müslümanlar yine mehtaplı bir gecede geç vakit, Mü­barek Akabe mevkinde bir meclis   akdetmek   üzere birbiri peşi sıra sökün edip gizlice toplandılar. Aynı saatte, Hz. Peygamber de refakatinde dünya işlerini iyi bilen amcası Abbâs olduğu halde belli saatte ora­da  hazırdı. Hz.  Peygamber, onlara ilâ;hî  vazifesinin nelerden ibaret olduğunu ve onların şehâdet ettikle­ri  îmânın  ne manaya geldiğini ve  ilâhî vazifesinin gerçekliğini anlatıp tasdik etti.  Bundan sonra Medi­neli Müslümanlar, Onu ve Mekkeli diğer mü'minleri Medine'ye hicrete davet ettiler [32] ve şayet böyle yapar­sa «ailelerini nasıl himaye ediyorlarsa onları da öy­lece himaye edecekleri» hususunda teminat verdiler. Hz.  Peygamber   (S.A.)   böyle  yaparsa,  bunun bütün âlemle harp haline gelmek demek olacağını kendile­rine söylemesine rağmen, onlar hâlâ kendilerinin söy­lediği gibi bu davetlerini kabul için çok ısrar ettiler ve verdikleri sözden asla geri dönmeyeceklerini   bildir­diler. Hz. Peygamber (S.A.) ayrı ayn onlarla anlaşmış olarak el sıkıştı ve «Şu andan itibaren ben de sizde­nim; sizin kanınız benim kanım ve sizin affınız benim affımdır» [33] dedi". [34] Sonra,   onlardan   zümre   reislerini (naqîb)  seçmelerini istedi ve neticede onlar tarafın­dan teklif edilmiş on iki kişiyi, on iki zümrenin tem­silcisi ve reisi olarak tasvip ve tasdik etti [35] ve bu Müslümanlardan    birini    «Başkanların   Başı —* Naqîb'ün-Nuqabâ» tayin etti.[36]

19. îşte gizlice akdedilen   meşhur   Akabe   Biati budur. Bununla kat'î olarak insanları, arazisi ve teş­kilâtı ile İslâm Devletinin temeli atılmış oldu. Kurey1 siler, bu sözleşmeden malûmattar oldukları vakit şüp­hesiz buna çok kızdılar ve bunun, kendilerine karşı açık bir meydan okuma ve mürettep bir hareket oldu­ğunu söylediler. Gerçekte mezkûr yetmiş üç Medine­li Müslümahdan ayrı, cereyan eden bîatlardan haber­siz Medineli müşrik hacılar ise onları teskin ettiler ve böyle bir sözleşmenin ademi mevcudiyeti hususunda onları temin ettiler. [37]



İslâmın Kuvvet Ve Kudretinin Artması Mekke Ku-Reyşîlerini Hiddetlendiriyor:

 

20. Mekeli Müslümanlar, açık veya kapalı, ana vatanlarından hicret etmeye ve Kureyşlilerin kendi­lerini mâruz bıraktığı mezâlimden kaçmağa başladık­ları vakit, Kureyşlilerin hiddet ve gazabı her geçen gün biraz daha arttı.

21. Eşhur'ul-Hurum  ...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Akabe havalisi ve akabe bîatları
« Posted on: 04 Nisan 2020, 20:40:02 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Akabe havalisi ve akabe bîatları rüya tabiri,Akabe havalisi ve akabe bîatları mekke canlı, Akabe havalisi ve akabe bîatları kabe canlı yayın, Akabe havalisi ve akabe bîatları Üç boyutlu kuran oku Akabe havalisi ve akabe bîatları kuran ı kerim, Akabe havalisi ve akabe bîatları peygamber kıssaları,Akabe havalisi ve akabe bîatları ilitam ders soruları, Akabe havalisi ve akabe bîatlarıönlisans arapça,
Logged
13 Mayıs 2014, 18:25:30
Kader 7/C

Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1.088



« Yanıtla #1 : 13 Mayıs 2014, 18:25:30 »

Çeşitli grupları İslam'a davet eden Peygamber özellikle Hacc mevsimlerinde işlek bir yer olan Mekke'deki farklı gruplara mesajını iletiyordu. 621 yılında, Hacc sebebiyle Mekke'ye gelen Medine'li Hazrec kabilesine mensub 6 kişi müslüman oldu. Gelecek yıl yine aynı yerde buluşacaklarına söz verip, yanlarında İslam'ı öğretmek için Peygamber tarafından görevlendirilmiş Musab bin Umeyr'i de götürdüler. Birinci Akabe biâtı'nda bulunan müslümanlar şirk koşmayacaklarını, hiçbir hayırlı işte Peygamber' e muhalefet etmeyeceklerini bildirmişlerdir.
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Dünya güzel olsaydı,doğarken ağlamazdık...

Yaşarken temiz olsaydık,ölünce yıkanmazdık.
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &