ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Hz.Muhammedin İslam Daveti > Peygamberin Göz Yaşları
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Peygamberin Göz Yaşları  (Okunma Sayısı 781 defa)
18 Temmuz 2011, 18:00:43
Ekvan
Varlıklar, alemler, dünyalar. (Evren).
Tecrübeli Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 19.233


« : 18 Temmuz 2011, 18:00:43 »



Peygamberin Göz Yaşları


Resûlüllah, Mûte'de gerçekleşenlerden haberdar olunca, Bilâl'e ezan okutarak Müslümanların mescitte toplanmalarını istedi. Çok sayıda kişi mescitte toplanın­ca minbere çıktı. Kendisine ulaşan haberi bildirdikten sonra doğruca Cafer'in evi­ne gitti. Cafer'in eşi Esma binti Ümeys saygı ve sevgiyle kendisini karşıladı. Re-sulüllah'ı üzgün görünce 'Anam babam sana eda olsun Ey Allah'ın Resulü.' Seni üzüntülü görüyorum. Ne oldu?' diye sordu. Resûlüllah, Cafer'in çocuklarını istedi. Çocuklar koşup geldiler. Resûlüllah çocukları kucağına oturtup sevmeye başladı. Cafer'in iki çocuğunu da koklayıp öpüyor, başlarını okşuyordu. Bunları yaparken bir yandan da sessizce ağlıyordu. Gözyaşlarına engel olamıyordu. Esma gördükle­ri karşısından meraklandı; 'Anam babam sana jeda olsun Ey Allah'ın Resulü.' Seni üzüntülü görüyorum. Ne oldu? Yoksa sana kötü bir haber mi ulaştı?' Resûlüllah ha­beri verdi: "Cafer bugün şehit oldu'. Esma çığlık attı ve ağlamaya başladı. Durum­dan, mescitte Resulüllah'ı dinleyen kocaları aracılığıyla haberdar olan komşu kadmları koşup geldiler, Esma'nın üzüntüsüne ortak oldular. Resulüllah Esma'dan sabırlı olmasını istiyordu, ama yatıştırıcı sözler söylerken kendisi de ağlıyordu. Cafer'in büyük oğlu Abdullah anlatıyor: 'Resulüllah benim ve kardeşimin başını ok-şarken, ben O'nun yüzüne bakıyordum. Gözlerinden süzülen yaşlar sakalından akı­yor, üzerimize damlıyordu. [20]

Resulüllah bir süre sonra Cafer'in evinden ayrılıp, kendi evine gitti. Kızı Fâtı-ma ve eşlerine seslenip, Cafer'in ailesi için yemek hazırlamalarını söyledi. Büyük acılan karşısında Esma ve çocuklarını yalnız bırakmamalarını da istedi. Sonra ev­den çıkıp mescide yöneldi. Yolda Zeyd'in küçük kızı ile karşılaştı. Boynu bükük bir halde kendisine bakan çocuğu eğilip kucağına aldı. Tekrar ağlamaya başladı. Resulüllah'ı hiç bu kadar üzüntülü görmemiş Sâ'd b. Ubâde şaşırdı ve 'Ey Allah'ın Resulü! Nedir bu hal?' diye sorduğunda, yaşlı gözleriyle Sâ'd'a bakıp 'Bu sevgilinin sevgilisine özlemidir [21] dedi.

Resulüllah şehitler için gıyabî cenaze namazını kıldırdı. Tüm Medine'yi bir matem havası sardı. Kısa süre önce Kureyş'in üç ünlü komutanı saflarına katılmış olmasının sevincine doyamadan, üç kahramanlarım, üç kardeşlerim kaybetmiş­lerdi. Resulüllah ve ailesindeki üzüntü daha fazlaydı, çünkü yeğenini ve yıllarca oğlu olarak andığı kişiyi kaybetmişti. Fakat ertesi günü Müslümanlara bildirip bu­ruk bir sevinç dalgasının esmesine neden olan rüyası acılarını biraz olsun dindir­di. Şehitleri rüyasından cennette gezerken görmüştü.

Medine'deki matem dolu günleri takiben ordu Medine'ye döndü. Resulüllah, katırına bindirdiği Cafer'in oğlu Abdullah'la birlikte orduyu karşıladı. Halk da or­duyu karşılamak için yola çıkmıştı. Ancak halktan bazı kimseler önlerinden geçen mücahitlerin üzerine toprak savurup 'Ey kaçaklar! Şehit olmadan kaçıp geldiniz' diyerek sitemlerini bildiriyorlardı. Mücahitler bu tepki karşısında üzülüp, utandı­lar. Ne diyeceklerini bilemiyorlardı. Resulüllah'm sözleri yardımlarına yetişti; 'Ha­yır onlar kaçak değiller. Onlar zamanı gelince tekrar dönüp savaşacak olanlardır', sonra orduya dönüp 'Sikler Allah yolunda döne döne savaşanlarsınız [22] dedi ve dua edip, her birini kutladı.

Mûte savaşı düşmanı toptan imha etme veya yenilgiye uğratma ile sonuçlanmasa bile, Müslümanlar için bir başarı oldu. Üç bin kişilik bir ordu ile yüz binler­ce askerin oluşturduğu profesyonel bir orduya karşı sadece 13 şehit vererek savaş­mışlar ve düşmanı geriletmeyi başarmışlardı. Düşmanın kaybı çok daha fazlaydı.


[20] Vakıdî, Meğazi, 11/766.

[21] Ibn Sâ'd, et~Tabakatû'l-Kübra, IIV47

[22] Ibn Hişam, es-Siretun-'Nebeviyye, IV/24; Vakıdî, Meğazi, 11/765; Ibn Sâ'd, et-Tabakatü'l-Kübra, 11/129.


[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Peygamberin Göz Yaşları
« Posted on: 20 Ekim 2019, 08:41:28 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Peygamberin Göz Yaşları rüya tabiri,Peygamberin Göz Yaşları mekke canlı, Peygamberin Göz Yaşları kabe canlı yayın, Peygamberin Göz Yaşları Üç boyutlu kuran oku Peygamberin Göz Yaşları kuran ı kerim, Peygamberin Göz Yaşları peygamber kıssaları,Peygamberin Göz Yaşları ilitam ders soruları, Peygamberin Göz Yaşlarıönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &