ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Hz.Muhammedin İslam Daveti > Mûte
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Mûte  (Okunma Sayısı 587 defa)
18 Temmuz 2011, 18:02:09
Ekvan
Varlıklar, alemler, dünyalar. (Evren).
Tecrübeli Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 19.233


« : 18 Temmuz 2011, 18:02:09 »



Mûte


Müslümanların bir ordu halinde kendilerine doğru geldiğinin haberini alan Şu­rahbil hemen hazırlıklara başladı. Kendi komutasında her an savaşmaya hazır lej­yonlar vardı. Ama bununla yetinmedi ve bölge Araplarma haber göndererek yar­dımlarını istedi. Kısa sürede çok sayıda asker topladı. Toplanan asker sayısı yüz bini aştı, [19] Şurahbil güney taraflarına casuslarını göndererek Müslüman ordusu­nun hareketlerini takibe başladı.

Müslümanlar Vadi'l Kura'ya geldiklerinde düşman ordusundan ve sayısından haberdar oldular. Duydukları sayılar tahminlerinin çok üzerindeydi. Üstelik yüz bin civarında bir mevcutla Bizans ordusunun da yardım için hareket ettiğinin ha­berleri geliyordu. Buna göre karşılarına iki yüz bin askerden oluşan bir ordu var­dı. Böylesi bir şeyi düşünmemiş ve hatta hayallerinden bile geçirmemişlerdi. He­men komuta meclisi toplandı. Ne yapılacağına karar vermek için görüşüp, konuş­tular. Müslümanlardan bir kısmı düşmanın üzerine yürümekten vazgeçip Medi­ne'ye dönmenin daha iyi olacağını savunurken, diğer bir kısmı Resulüllah'a duru­mu bildirip, O'nun talimatını alıncaya kadar beklemenin daha iyi olacağım dile getirdi. Farklı görüş Abdullah b. Revâha'dan geldi:

Biz ganimet elde etmek için yola çıkmadık. Bizim çıkış amacımız Rumlarla sa­vaşmaktı ve Rumlar yolumuzun üzerindeler. Biz insanlarla sayıca çok olduğu­muz, iyi silahlarımız bulunduğu için savaşmıyoruz. Biz Allah'ın bizi şereflen­dirdiği dinin kuvvetiyle savaşıyoruz. Sürekli arzuladığımız şey ise şehitliktir. İşte şehitlik önümüzde duruyor. Gidelim ve savaşalım. Bunda iki başarıdan bi­risi vardır; zafer veya şehadet.

Abdullah konuşmasının devamında Bedir'i, Uhud'u, Hendeği hatırlattı. Arka­daşlarından, Müslümanların bu savaşlarda da sayıca az ve silahlarının yetersiz ol­duğunu hatırlamalarını istedi. Sözlerini 'Eğer kaderde şehitlik varsa ne alâ, Cennet­teki kardeşlerimize kavuşmuş oluruz' diyerek bitirdi. Komuta meclisindeki herkes Abdullah'ın görüşünü kabul etti. İlerlemeye karar verdiler. Ordu ilerleyerek Ölü Deniz'in güneyinde bulunan Mûte'ye kadar geldi. Mûte bölgesine varıp, bir ovaya girdikleri zaman karşılarında büyük bir ordu buldular. Ordunun sadece sayıca çok olması değil, görünümü de şaşkınlıklarını artırdı. Çünkü bu ordu ilk defa kar­şılaştıkları düzenli bir orduydu; karşılarında elbiseleriyle, silahlarıyla, savaş dü-zenleriyle yüzlerce yıllık Roma savaş geleneğinin izlerini yansıtan bir ordu vardı. Ebû Hureyre diyor ki 'Mûte'de ben de bulundum. Müşrikleri gördüğümüz zaman göz­lerimiz kamaştı. Çünkü düşman ordusu sayıca, donanımca bizden çok üstündü.' İki ordu ekinlik bir alanda birbirine karşı ilerleyip savaş düzeni aldılar. Savaş başla­dı. Başkomutan Zeyd elindeki sancakla düşman saflarına hücum etti. Vücudu de-lik-deşik olancaya kadar savaştı ve kısa süre sonra şehit oldu. Zeyd'in düşürdüğü sancağı Resulüllah'm talimatı gereği Cafer aldı. Cafer bir komutan olarak ileri atıl­dı. Bir ara atından yuvarlandığı için üzerine sel gibi gelen düşman atlılarına karşı ayakta savaşmak zorunda kaldı. Sol kolu koptuğu için sancağı sağ koluyla, sağ ko­lu da kopunca, kesik kollarının yardımıyla sarılıp tutmaya çalıştı. Bir süre sonra da şehit oldu. Savaş sonrası vücudunda kesilmedik, kılıç, ok, mızrak saplanmadık nokta kalmadığı görüldü; vücudu delik deşikti. Cafer şehit olunca, Resulüllah'ın talimatı gereği sancağı Abdullah aldı. O da kısa süre sonra şehit oldu. Müslümanlar üç komutanlarını da şehit verince komutansız kaldılar. Savaşın seyri aleyhle-rineydi. Bir süre sonra Müslümanlar arasında bozgun yaşanmaya başladı. Herkes bir yana dağıldı.Yaşanan tam anlamıyla bir felaketti. Yere düşen sancağı yerden alan Ka'b b. Unıeyr, komutan olmaya layık gördüğü en yakınındaki Müslümanlar­dan Sabit b. Ekrem'e uzattı. Sabit sancağı alır almaz Müslümanları kendisine doğ­ru çağırmaya başladı. Bir grup Müslüman, Sabit'in çevresinde toplandılar. Topla­nanların arasında Müslüman saflarında ilk kez savaşa çıkan Halid b. Velid de var­dı. Sabit Sen bunu taşımaya daha layıksın' deyip sancağı Halid'e verdi. Halid kısa bir tereddüt yaşadıysa da görevi kabul etti. Bu sırada akşam olmuştu. İki taraf da yorulmuştu. Hava kararmcaya kadar sürdürülen savaştan sonra iki ordu birbirin­den ayrıldı. Halid, o gece askeri dehasını gösterdi. Orduyu kendince yeniden dü­zene koydu. Ordunu sağında bulunanları sola, soldakileri sağa, arkadakileri öne, öndekileri arkaya geçirdi. Ertesi gün düşman askerleri bir gün önce çarpıştıkları kişileri karşılarında göremeyip, yeni yüzlerle karşılaşınca, gece Müslümanların yardım aldıklarını düşündüler. Kendilerinin yanında onlarca kez daha az olan Müslümanlarla bir gün süreyle savaştıkları halde yenememiş olmalarını hatırla­yıp, eğer yardım da almışlarsa hiç yenemeyeceklerini düşündüler; moralleri bo­zuldu. Halid'in başarılı komutası altında, düşmanın da moral bozukluğunu fırsat bilen Müslümanlar hücuma kalkıp, Bizans ordusunu gerilettiler ve birçok askerî öldürdüler. Halid o gün elinde yedi kılıcın parçalandığını söylemiştir. Bizans or­dusu şaşkın bir halde geri çekildi. Bizans ordusunda komuta zinciri alt-üst olmuş­tu, askerler savaşa devam etmeme yönünde bir eğilim sergiliyorlardı. Halid bunu fırsat bilerek ordusunu geri çekti ve Medine'ye dönmek üzere yola çıktı.


[19] Ibn Sâ'd, et-TabakatüVKübra, 11/129; Vakıdî, Megazi, 11/759.
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Mûte
« Posted on: 21 Eylül 2019, 22:13:12 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Mûte rüya tabiri,Mûte mekke canlı, Mûte kabe canlı yayın, Mûte Üç boyutlu kuran oku Mûte kuran ı kerim, Mûte peygamber kıssaları,Mûte ilitam ders soruları, Mûteönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &