ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Hz.Muhammedin İslam Daveti > Kırgınlık
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kırgınlık  (Okunma Sayısı 750 defa)
18 Temmuz 2011, 17:49:46
Ekvan
Varlıklar, alemler, dünyalar. (Evren).
Tecrübeli Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 19.233


« : 18 Temmuz 2011, 17:49:46 »



Kırgınlık


Ebû Süfyan b. Haris, Resulüllah'm amca oğlu, süt kardeşi ve çocukluk arkadaşıy­dı. Risâlet öncesinde sıklıkla görüştüğü sayılı dostlarından birisiydi. Çok iyi anla­şırlardı. Ancak risâlet görevi başlayıp da Resulüllah çevresindeki insanları islâm'a davet edince Ebû Süfyan b. Haris, Resulüllah'a karşı gelenlerin, davetini reddedenlerin arasında yer aldı. Müşrik eşrafın zorbalığı bir yöntem olarak tercih edip, İslâm davetini işkence ve baskıyla durdurmaya çalıştıkları zaman da Resulüllah'm karşısında, zorba eşrafın yanında yer almaya devam etti. Hatta işi daha da ileri gö­türüp, Resulüllah'ı hicveden, islâm'ı reddeden şiirler söyledi. Şiirleri dillerde do­laşırdı. Ayrıca Kureyş'in Müslümanlara yönelik savaşlarının hemen hepsinde yer aldı. O bu yaptıklarıyla, adeta diğer müşrik zorbalarla yarışıyor ve bu yaptikların Resulüllah'ı derinden yaraladığını bilmiyordu. ResulüUah, diğer zorba müş-'klerin yaptıkları nedeniyle üzülüyordu, ama süt kardeşi ve dostu Ebû Süfyan b. Hâris'in yaptıklarına daha çok üzülüyordu. Ebû Süfyan b. Haris, Resulüllah'a düş-ijöinı ve İslâm'a karşıtlığım Mekke'nin fethine yakın bir tarihe kadar devam pttirdi Durumunu hiçbir şekilde değiştirmedi. Değişim Hudeybiye anlaşmasın­dan sonra ticaret için gittiği Suriye bölgesinde duyduklarıyla başladı. Duydukları karşısında hem şaşırdı, hem üzüldü. Medine'deki İslâm devleti ve Resulüllah'm peygamberliği Suriye bölgesi insanları tarafından konuşuluyor ve bazıları henüz görmediği Resulüllah'ı yakından tanıma isteğini dile getiriyordu. Ebû Süfyan b. Haris, kendi aralarından çıkmış, üstelik kendisinin kuzeni ve süt kardeşi olan ve yıllardır kendisine zorbalığın her türlüsünü yaptıkları Resulüllah'm bu şekilde başka bölgelerdeki insanlar tarafından merak ve takdirle konuşulan birisi olduğu­nu anlayınca, düşünceleri karıştı. O zamana kadar yaptıklarıyla başkalarını taklit ettiğini, yaptığı şeyin doğru mu yanlış mı olduğunu hiç düşünmediği fark etti. Bu­nu 'Yaşlılarımız bir yol edinip gittiler, biz de onlara uyduk. Onlar putlara sığınarak Muhammed'e karşı geldiler, biz de onların yaptığını yaptık' diyerek dile getirmeye ve bu düşüncesini Mekke'ye dönünce bazı arkadaşlarıyla paylaşmaya başladı. Ar­kadaşlarıyla konuştuğu zaman fark etti ki, birçok kişinin durumu kendisininkin­den farklı değil. Ebû Süfyan b. Haris için günler sıkıntılı ve rahatsız edici bir şe­kilde geçmeye başladı.

Ebû Süfyan b. Haris, bir ara durumunu eşiyle konuştu. Eşinden duydukları, kendisi adına bir başkası tarafından söylenmiş şeylerdi. Eşinin sözlerinde kalbin­den geçenlerin ifadesini işitti. Eşinin dedikleri şunlardı: 'Arap olanların ve olma­yanların Muhammed'a tâbi olduklarını görüp duruyorsun. Çevresindeki insanların sayısı her gün daha da artıyor. Herkes O'nu seviyor ve O'na güveniyor. Siz ise O'na düşmanlıkta birbirinizle yarışıp durdunuz. Halbuki O'nu tasdik etmek ve yardımcı ol­mak herkesten çok sana düşerdi. O'na yardım edenlerin ilki sen olmalıydın.' Bu söz­ler üzerine hatasını daha da iyi anladı ve Müslüman olmaya karar verdiğini, bu ne­denle Medine'ye gideceğini söyleyip, oğlunu da yanına alarak yola çıktı.

Resulüllah'la görüşmek ve Müslümanlara Jcatılmak için Medine'ye gitmek üze­re oğluyla birlikte yola çıkan Ebû Süfyan b. Haris, yolda îslâm ordusuyla karşılaş­tı. İslâm ordusu Mekke'yi fethetmek için yola çıkmıştı. Ebû Süfyan b. Haris, islâm ordusunu görünce korktu; kendisi islâm'ın en katı düşmanlarından olduğu için öldürülmekten çekindi. Bu nedenle görülmemek için saklandı. Geceyi saklanarak geçirdi, islâm ordusu biraz ilerisinde mola vermişti. Sabaha doğru, tüm cesaretini toplayarak, ortalığın sakin olduğu bir zamanda, oğlunun elinden tutup ordugâha girdi. Kimseye hissettirmeden Resulüllah'a kadar yaklaşıp selâm verdi. ResulüUah, Karşısındakinin Ebû Süfyan b. Haris olduğunu anlayınca yüzünü çevirip, onunla ilgilenmedi. Ebû Süfyan b. Haris bundan sonrasını şöyle anlatmıştır:

Resulüllah benden yüzünü çevirince, yüzünü döndürdüğü tarafa geçtim Yin yüzüme bakmadı ve öbür tarafa döndü. Bana bakmıyor, benimle ilgilenmivo du. Utandım. Yakın, uzak her şey beni sıkmaya başladı. Ne yapacağımı bilem' yordum. O'na çok sıkıntı vermiş, O'nu çok üzmüştüm. Bana kırgındı. Resulü! lah benden yüz çevirince çevresindeki Müslümanlar da yüz çevirdiler. Hiç kim se bana bakmıyor ve benimle konuşmuyordu. Oradan uzaklaştım. Kendimi bir şekilde Resulüllah'a kabul ettirmem gerektiğini düşünüyordum. Ama bunu na­sıl başaracağımı bilemiyordum. Ebû Bekir'le karşılaştım. Ona yaklaşıp, beni Re-sulüllah'la görüştürmesini rica ettim. Fakat 'Resulüllah'ın yüz çevirdiği kişiye ben taraftar olmam' deyip o da benden yüz çevirdi. Onun yanından uzaklaşır­ken Ömer'le karşılaştım. Ricamı bu sefer ona bildirdim. Ama o 'Ey Allah'ın düş­manı! Resulüllah'ı ve arkadaşlarını üzen sendin değil mi! Üstelik O'na düşmanlı­ğını her taraftan duyulacak kadar ileri götürdün değil mi!' demeye başladı. Ömer'in bana yardımcı olmayacağını anlayınca amcam Abbas'ı aradım. Abbas'ı bulunca onun yardımını istedim, Müslüman olduğumu ve Müslüman olunca Resulüllah'ın sevineceğini umduğumu, ama bunların gerçekleşmediğini, Resu­lüllah'ın beni görmek dahi istemediğini anlattım. Abbas, 'Yeğenim! O'nun sen­den yüz çevirdiğini bildikten sonra, benim seninle konuşmam doğru olmaz. Eğer sana yakınlık gösterirsem O'nu üzmekten ve öflzelendirmekten korkarım' dedi. Ne yapacağımı bilemez bir halde gezinmeye başladım. Ali ile karşılaştım. O da ba­na öncekilerinin söylediklerine benzer şeyler söyledi. Artık başkalarıyla görüş­memin bir fayda sağlamayacağını anlamıştım. Gidip Resulüllah'ın çadırının önüne oturdum. Sıcaktan ve susuzluktan ölünceye kadar O'nun kapısının önünde oturmaya karar verdim. Ordu hareket edince ben de orduyla birlikte hareket ettim. Ne Resulüllah, ne de Müslümanlardan bir kişi benimle konuşu­yordu. Yanımda oğlum olduğu halde, koca ordunun ortasında yalnızdık. Bazen Resulüllah'ın görebileceği yerlere geçiyordum. Ama O beni görünce yüzünü çe­viriyor ve bana bakmıyordu. Bu şekilde Mekke yakınlarına, Ebtah vadisine ka­dar geldik. Ordu mola verdi. Ben de yanımda oğlum olduğu hâlde Resulüllah'ın çadırının önünde beklemeye başladım. Hiç kimse benimle muhatap olmuyor ve benimle konuşmuyordu. Bu hâl üzere beklerken Ali geldi ve bana yardımcı olabileceğini söyledi. Çok sevindim. Dedi ki; 'Resulüllah'a arkasından yaklaş ve Yusuf un kardeşlerine söylediği şu sözleri söyle: 'Allah'a yemin ederiz ki, Allah se­ni gerçekten bize üstün kılmıştır. Doğrusu biz sana karşı yaptıklarımızla suçluyuz.[31] O'na karşı söyleyebileceğin bundan daha başka söz yok'. Hemen gidip, Resulüllah'ın arkasında durdum ve Ali'nin söylediği ayeti okudum. Re­sulüllah dönüp bana baktı ve gülümseyerek 'Bu güne kadar yaptıklarınızdan do­layı kınanmayacaksınız, Allah sizi bağışlasın. O merhametlilerin en merhametlisidir [32] dedi. Hem sevindim, hem de utandım. Utancımdan yüzüne bakamiyordum. Bir şiir okuyarak durumumu bildirmeye çalıştım. Okuduğum şiir şöyleydi: 'Ben Lât'ın süvarileri Muhammed'in süvarilerini yensin diye sancak taşıdığım gün, gecenin başında yolunu şaşırıp, zifiri karanlıkta ne yapacağını bile­meyen kimse gibiydim Şimdi ise yolunu bulmuş ve selâmete ulaşmış kişi gibi­yim...'. Affımı kabul etti ve yanında kaldım.[33]


[31] Yusuf, 12:91

[32] Yusuf, 12:92

[33] Vakıdî, Meğazi, 11/806-812; îbn Sâ'd, et-Tabakatü'l-Kübra, İV/50; Ibn Hişam, es-Siretü'n-Nebeviyye, iv/42, 43.


[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Kırgınlık
« Posted on: 20 Eylül 2019, 00:46:40 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Kırgınlık rüya tabiri,Kırgınlık mekke canlı, Kırgınlık kabe canlı yayın, Kırgınlık Üç boyutlu kuran oku Kırgınlık kuran ı kerim, Kırgınlık peygamber kıssaları,Kırgınlık ilitam ders soruları, Kırgınlıkönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &