ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Hz.Muhammedin İslam Daveti > Davetin Merkezileşmesi
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Davetin Merkezileşmesi  (Okunma Sayısı 1091 defa)
01 Ağustos 2011, 11:48:04
Ekvan
Varlıklar, alemler, dünyalar. (Evren).
Tecrübeli Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 19.233


« : 01 Ağustos 2011, 11:48:04 »



Davetin Merkezileşmesi


Musa ile kardeşine şöyle vahyettik: 'Kavminiz için Mısır'da birtakım evler ha­zırlayın. Evlerinizi kıbleye karşı yapın, namazı kılın ve mü'minlere müjde ve­rin. [207]

Risâletin ilk günlerinde peş peşe vahyolunan ayetlerden açıkça anlaşıldı ki, islâm daveti ve bu davetin oluşturduğu dava, basit bir toplumsal ıslahat hareketi veya toplumda yaygın olan bazı ahlâkî problemlere çözüm önerileri getiren bölgesel bir hareket değildi. Toplumsal ve ahlâkî problemler islâm'ın doğrudan ilgilendiği ko­nulardı. Fakat islâm, tamamıyla İslâm dışılıktan ve hatta islâm karşıtlığından kay­naklanan bu problemlere karşı ıslahatçı bir yaklaşım sergilemiyordu. Mevcut yapı­yı esas alıp, o yapıyı koruyarak problemleri çözmek gibi bir yaklaşıma sahip değil­di. Problemlerle ilgileniyordu, fakat problemlerin asıl sebebi olan yapıyı da göste­riyor ve onun değiştirilmesini hedefliyordu. Ayetlerde, İslâm'ın hakimiyeti veya bir diğer ifadeyle Allah'ın bildirdiği ölçü ve ilkelerin bireysel ve toplumsal hayatta esas olması, problemlerin köklü çözümünün tek çaresi olarak takdim ediliyordu. Birey­sel ve toplumsal yapıda hakim olan hayat biçiminin temel dayanakları, ebedî haki­kate göre inşa edilmediği sürece, problemlerin devam edeceği, bu nedenle prob­lemlere kısa vadeli ve geçici çözümlerin çok önemli olmadığı, asıl yapılması gere­kenin bu problemlerin nedeni olan inanç ve hayat tarzının dayandığı esasların de­ğiştirilmesi ve insanların kendilerinden oluşturdukları ölçülerin yerine ilâhî ölçü­lerin ikame edilmesi gerektiği bildirilmişti. Risâletin ilk günlerinde vahyolunan ayetlerle Mekke'deki insanların şahsında tüm insanlığa, insanlardan bazılarının oluşturduğu ve diğer tüm insanlara bir şekilde kabul ettirdikleri ölçüleri, ilkeleri reddedip, ilâhî ölçülerin dikkate alınması gerektiğinin mesajı verilmişti.

Böylesine köklü ve evrensel çözümler getiren, tüm insanlığı ilgilendiren me­sajlar sunan bir davanın sistemden, organize faaliyetlerden uzak olmasını düşün­mek mümkün değildir. Böylesi bir davanın mensuplarım, davanın geleceği ve me­sajlarının gerçekleşmesi açısından davanın esasları ve hedefleri yönünde eğitmek, bilgilendirip, bilinçlendirmek zorunluluğu vardır. Daha da önemlisi ilâhî iradenin istediği örnek insanların ve örnek toplumun oluşturulması gerekmektedir. Bu ne­denledir ki, davanın önderi konumundaki Resulüllah, Allah tarafından kendisine vahyolunan ayetlerle eğitildi, bilgilendirildi. Fakat bu durum Resulüllah'm yanın­daki Müslümanlar için aynı oranda geçerli değildir. Bu safhada yapılması gereken, sistemli, organize bir eğitim faaliyeti sürdürmek, böylelikle islâm'ın adamlarım, kendi dinleri ve diğer dinler konusunda bilgilendirip, kendi dinlerinin gerekleri konusunda eğitmektir. Bu sorumluluğun Resulüllah'm omuzlarında olduğu ise açıktır. Bu aşamada gündeme gelen durum, böylesi sistemli bir eğitim faaliyetini sürdürme imkânı sağlayacak bir mekânın tesisi veya tespiti olmuştur. Risâletin ilk günlerinde İslâm davetini kabul eden Erkam b. Erkam'm evi söz konusu faaliyet için uygun bulundu. Şehrin dışında, fakat şehri, özellikle de Mekke ileri gelenle­rinin toplantı yerlerim gözetleme imkânı sağlayacak bir kesimde olan bu ev, uzun yıllar [208] islâm davetinin üssü, Islâmî eğitimin merkezi olarak kullanıldı.

Zamanı konusunda kesin bilgi bulunmamasına karşılık, mevcut rivayetlerden anlaşıldığına göre, Resulüllah'm davetin üssü olarak Erkam'm evini seçip, daveti bu evden hareketle gerçekleştirmeye başlama tarihi risâletin ikinci yılında gerçek­leşmiştir. Dâru'l Erkam'daki faaliyet ise alenen gerçekleşmemiştir. En azından, Re­sulüllah orada kaldığı müşrikler tarafından bilinmiyordu. Çünkü belli oranda giz­liliğe dikkat ediliyordu. Bu konuda Ammar b. Yasir ve Suheyb b. Sinan'ın, Dâru'l Erkam'da karşılaşmalarıyla ilgili rivayet önemlidir. Dâru'l Erkam'a, Resulüllah'm yanma islâm'ı öğrenmek ve eğer uygun bulursa Müslüman olmak niyetiyle giden­lerden birisi Ammar b. Yasir'di. Kendisi, o zamanki durumunu şöyle anlatmıştır: 'Dâru'l Erkam'm kapısında Süheyl b. Sinan'la karşılaştım. Süheyl'e burada ne yaptı­ğını sordum. O da bana aynı şekilde 'Sen niçin buradasın?' diye sordu. Muhammed'le görüşüp, konuşmak için geldiğimi söyledim. Süheyl 'Ben de aynı nedenle geldim' dedi ve sonra Muhammed'in yanına girdik. O, bize islâm'ı anlattı ve Müslüman olmaya da­vet etti. Müslüman olduk ve o gün akşama kadar Resulüllah'm yanında kaldık. [209] Ko­nuyla ilgili bu ve diğer rivayetler titiz bir tarzda tetkik edildiğinde anlaşılmaktadır ki, Dâru'l Erkam'm İslâm davetinin üssü olarak kullanılmaya başlanmasının nede­ni, daha çok ve hatta tamamıyla, organize olmuş, sistemli bir faaliyet yürütme amacını gerçekleştirmek içindi. Dikkat çekmemek için, Erkam'ın evi, şehrin kıs­men dışında olması nedeniyle daha müsait bulunmuş ve gerekli eğitim çalışması orada yürütülmüştü.

islâm davetinin ileri safhalarında daha açık olarak görüleceği üzere, Resulül­lah'm risâlet sürecindeki faaliyetleri ve uygulamaları tamamıyla vahyî esaslara da­yanmıştır. Her bir ayet, Resulüllah için davetin o an ki konumuyla veya bir son­raki safhasıyla ilgili talimatlar vermiştir. Kur'an, tamamıyla hayatın içinde yer al­mış ve hayata yön vermiştir. Dolayısıyla bu bölümdeki konu açısından dikkati çe­ken husus şudur; İslâm davetinde önemli fonksiyonlar üstlenmiş ve uzun bir za­man davetin merkezi olmuş Dâru'l Erkam gibi bir yerin belirlenip kullanılmasının nedeni nedir? Acaba böylesi bir merkezin oluşturulması Resulüllah'm beşerî ta­sarrufunun bir sonucu muydu, yoksa ilâhî bir talimatın gereği mi? Elbette ki her ikisi de olabilir. Fakat davetin safhalarını ve temel özelliklerini belirleyen esaslar hep vahiyle bildirildiğine göre, davetin eğitiminin merkezileşmesi gibi davetin önemli bir safhasının vahiyle belirlenmiş olması daha muhtemel gözükmektedir. Bu açıdan Kur'an'a bakıldığında, böylesi bir uygulamaya temel olacak ayeti bul­makta zorlanılmıyor. Diğer başka nedenlerin yanı sıra, aynı zamanda Resulüllah'a veya müminlere bazı talimatlar vermek için anlatılan geçmiş toplumlara veya şa­hıslara ait kıssalardan birisi olan İsrail oğullarıyla ilgili bir kıssada, davetin ve eği­timin merkezileşmesiyle ilgili bir talimat mevcuttur. Hz. Musa ve Harun'un tev-hid mücadelesinden bahseden Yunus sûresinde, Hz. Musa ve Harun'a, Firavun'un takibinden kurtulabilmenin de ötesinde, müminlerin bir arada olmaları, bilgilen­meleri ve birlikte ibadet edebilmeleri için bazı evlerde toplanmaları talimatı veril­miştir: 'Biz Musa ile kardeşine şöyle vahyettik: 'Kavminiz için Mısır'da birtakım ev­ler hazırlayın. Evlerinizi kıbleye karşı yapın, namazı kılın ve müminlere müjde verin.[210] Bu talimatın gerekçesi bir yana, dikkati çeken bir husus, talimatın gereğinin yapılmasını takiben, bu talimata uyan müminlere müjde verilmesidir. Acaba neyin müjdesi? Doğrusunu elbette ki sadece Allah bilir fakat bu müjdenin, böylesi müşrik bir toplumdan mekân ayrılığının yanı sıra, müşriklerinkinden ay­rı, müminlere özgü mekanlardaki Islâmî davet ve eğitim faaliyetinin neden olaca­ğı başarılar ve zaferlerle ilgili olması kuvvetle muhtemeldir. Çünkü Allah, mümin­lere başarıyı, sadece inanç alanında değil, yaşantıda da müşriklerle ayrımı gerçek­leştirmedikçe vermemiştir. Yaşantıdaki ayrılık ise, elbette ki zorunlu olarak yaşa­nılan ortamların da ayrımım gerektirmektedir.



[207] Yunus sûresi, 10:87

[208] Derveze, Dâru'l Erkam'daki eğitim ve kadrolaşma çalışmalarının üç yıl devam ettiği­ni belirtirken, Hamidullah 'birkaç yıl' ifadesini kullanır. Mevdudî ise Dâr'ul Er­kam'daki faaliyetin Mekke müşriklerin Müslümanlara yöneiik ambargosuna kadar devam ettiği kanaatindedir.

[209] Ibn Sâ'd, zt-Tabakatü'l-Kübra, III/247; Belâzüri, Ensâbü'l Eşraf, 1/158; İbn Abdilber, el-Js-tiâbfi Esmai'l-Ashâb, 11/728.

[210] Yunus, 10:87


[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Davetin Merkezileşmesi
« Posted on: 21 Ekim 2019, 11:32:02 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Davetin Merkezileşmesi rüya tabiri,Davetin Merkezileşmesi mekke canlı, Davetin Merkezileşmesi kabe canlı yayın, Davetin Merkezileşmesi Üç boyutlu kuran oku Davetin Merkezileşmesi kuran ı kerim, Davetin Merkezileşmesi peygamber kıssaları,Davetin Merkezileşmesi ilitam ders soruları, Davetin Merkezileşmesiönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &