ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Hz. Muhammed ve Evrensel Mesajı > Bedir savaşı
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Bedir savaşı  (Okunma Sayısı 5961 defa)
16 Mayıs 2011, 11:57:11
Safiye Gül

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 15.439


« : 16 Mayıs 2011, 11:57:11 »



c- Bedir Savaşı (2/624)

Hz. Peygamber ile müşrikler arasındaki ilk savaş Bedir'de meydana gelmiştir. Hicretin 2. yılında Kureyşliler, büyük bir kervan hazırlayıp Ebû Süfyan’ın idaresinde Suriye’ye göndermişlerdi. Bin deveden oluşan ve elli bin dinar sermaye ile hazırlanan bu kervan, Kureyş tarafından sevkedilen en büyük kervanlardan biridir. Kervanın getirdiği mallar beş yüz bin dirhem tutarında idi. Hz. Peygamber kervanın geçtiğini haber alınca sahâbîleri topladı. Kervandaki malların çokluğunu, buna karşılık muhafız sayısının azlığını anlatarak bu kervanı Mekke'ye dönerken uğrayacağı Bedir’de ele geçirebileceklerini söyledi. Kendilerini sefere davet etti. Gerektiğinde müşriklerle savaş da yapılacaktı. Hem ensar, hem de muhâcirler bu sefere iştirak edeceklerini açıkladılar.

Hz. Peygamber Medine'den çıkmadan on gün önce Talha b. Ubeydullah ve Said b. Zeyd'i kervan hakkında bilgi toplamak için Suriye yoluna gönderdi. Ancak bu iki sahâbî Medine'ye Bedir savaşı esnasında ulaşabildiler.[268]

Bu arada kervanın dönüş haberini başka kaynaklardan öğrenen Hz. Peygamber, 12 Ramazan 2/9 Mart 624’te Medine’den hareket etti. Sancaktarlık görevine Mus’ab b. Umeyr, Hz. Ali ve Sa’d b. Muâz'ı tayin etti. Yaşı küçük olanları yoldan geri çevirdi. Müslüman askerlerin sayısı, yetmiş dördü muhâcir ve geri kalanı ensar olmak üzere toplam üç yüz beş idi. Orduda yetmiş deve, iki de at bulunuyordu. Üç kişiye bir deve düşüyor, bu develere de nöbetleşe biniliyordu. Hz. Peygamber, Hz. Ali ve Ebû Lübâbe bir deveye biniyorlardı. Yürüme sırası Hz. Peygamber'e geldiğinde, onun yürümesine gönülleri razı olmayarak binmesini istiyorlar ve kendilerinin yürüyeceğini belirtiyorlardı. Hz. Peygamber ise bunu kabul etmiyor ve kendisinin sevaba ihtiyacının onlardan az olmadığını bildiriyordu.[269]

Hz. Peygamber Bedir savaşına çıkarken çeşitli görev ve mazeretleri nedeniyle muhâcirlerden ve ensardan sekiz kişiyi izinli saydı. Daha sonra onlara da bu savaşa katılanlar gibi ganimetten hisse ayırdı. Yolda, o sırada henüz İslâm'ı kabul etmemiş bulunan Hazrecli Hubeyb b. İsâf (Yisâf) ve Kays b. Muharris Hz. Peygamber'e gelerek kabileleri ile birlikte bu savaşa katılmak istediklerini söylediler. Hz. Peygamber, müşriklere karşı müşriklerin yardımıyla savaşamayacaklarını belirtince her ikisi de Müslüman olup Bedir savaşına katıldılar.[270]

Hz. Peygamber, Cüheyne kabilesinden Besbes b. Amr ile Adiy b. Ebü'z-Zağbâ'yı Medine'den ayrıldıktan sonra kervan hakkında bilgi toplamak için gönderdi. Onlar da, Medine’nin 160 km. kadar güneybatısında yer alan ve Kızıldeniz sahiline 30 km. uzaklıkta bulunan Bedir kuyularına gidip, kervanın henüz buraya gelmediğini öğrendiler ve durumu Hz. Peygamber'e bildirdiler. Bedir, o dönemde Medine-Mekke yolunun Suriye kervan yoluyla birleştiği noktada bulunuyor ve kervanların ikmal yeri olarak hizmet görüyordu.

Bu arada kervanın yöneticileri Hz. Peygamber'in kervanın dönüşünü gözlediğini öğrendiler. Ebû Süfyan Suriye'den ayrıldıktan sonra Kureyş'ten yardım istemek üzere Kinâne kabilesinden Damdam b. Amr adlı şahsı yirmi dînar ücretle kiralayarak Mekke'ye gönderdi. Kendisi de, Hz. Peygamber'in Bedir kuyularına gönderdiği şahıstan sonra inceleme maksadıyla Bedir kuyularına geldiğinde takip edildiğini anlayınca, pusuya düşmemek için kervanı Bedir’e uğratmadan, Bedir'i sol tarafına alarak ve az kullanılan sâhil yolunu takip ederek Mekke'ye doğru yola devam etti.

Ebû Süfyan’ın yardım isteğinin Mekke'ye ulaşması üzerine Kureyş kabilesinin hemen bütün kollarından bin kişilik bir ordu hazırlandı. Orduda yedi yüz deve, yüz de at vardı. Atlılar zırhlı idi. Süheyl b. Amr ve Huveytıb b. Abdüluzzâ gibi zengin müşrikler, ordunun hazırlanmasında binek ve para yardımında bulundular. Müşrik ordusu Ebû Cehil’in kumandasında Mekke’den yola çıktı. Bu arada Ebû Süfyan Cuhfe'den bir haberci göndererek kervanın kurtulduğunu bildirdi ve ordunun geri dönmesini istedi. Kureyş ordusu, kervanın sahil yolunu takip edeceğini bilemediğinden, kervanın geleceği normal yolu takip ediyordu. Ebû Süfyan'dan gelen haber üzerine ordunun içinden bazıları, kervanın kurtulduğunu ve savaşa gerek kalmadığını söyleyerek geri döndüler. Geri dönenler arasında Hz. Ömer’in kabilesi Adiy ve Hz. Peygamber’in annesinin kabilesi Benî Zühre de vardı. Buna rağmen Kureyşliler hazırladıkları ordunun büyüklüğünü ve gücünü göstermek ve bir daha böyle bir duruma düşmemek için yola devam ettiler. Ebû Cehil Bedir'e kadar gidip güçlerini duyurmadan, yiyip içip eğlenmeden kesinlikle geri dönülmeyeceğini bildirdi.[271] Kureyşliler aynı zamanda Batn-ı Nahle’de öldürülen Amr b. Hadramî’nin intikamını da almak istiyorlardı.[272]

Bedir yakınında ordusuyla konaklayan Hz. Peygamber, kervan hakkında bilgi toplamak üzere Hz. Ali, Zübeyr b. Avvam, Sa’d b. Ebû Vakkâs ve Besbes b. Amr'ı Bedir kuyularına gönderdi. Kur’an-ı Kerim’de bu iki ordunun Bedir’e geldiklerinde birbirinden habersiz oldukları şöyle ifade edilmektedir: “Hatırlayın ki (Bedir savaşında) siz vâdinin yukarı kenarında (Medine tarafında) idiniz. Onlar da uzak kenarında (Mekke tarafında) idiler. Kervan da sizden daha aşağıda (deniz sahilinde) idi. Eğer (savaş için) sözleşmiş olsaydınız, sözleştiğiniz vakit hususunda ihtilâfa düşerdiniz. Fakat Allah, gerekli olan emri yerine getirmesi, helak olanın açık bir delille helâk olması, yaşayanın da açık bir delille yaşaması için böyle yaptı. Çünkü Allah, hakkıyla işitendir, bilendir”.[273]

O sırada Hz. Peygamber ve sahâbîler Kureyş ordusunun Mekke’den çıkıp Bedir’e geldiğini henüz bilmiyorlardı. Zübeyr b. Avvam ve arkadaşları Bedir’e yakın bir yerde konaklayan Kureyşlilerin Bedir kuyusuna su almak için gönderdikleri kölelerden birkaç tanesini yakalayarak Hz. Peygamber’in huzuruna getirdiler. Hz. Peygamber o esnada namaz kılıyordu. Bu arada köleleri getirenler onları sorguya çekmeye başladılar ve kim olduklarını sordular. Köleler Kureyş ordusundan olduklarını açıklayınca onları dövmeye başladılar. Çünkü bu haber hoşlarına gitmemişti. Dayaktan canları yanan köleler bu kez ifade değiştirerek Ebû Süfyan'ın kervanından olduklarını söylediler. Bu arada namazını tamamlayan Hz. Peygamber sahâbîlere "Siz onları doğru söyleyince dövüyorsunuz, yalan söylediklerinde ise bırakıyorsunuz"! diyerek sorgulama metotlarını eleştirdi. Sonra Kureyş ordusunun bulunduğu yer hakkında kölelerden bilgi aldı. Ordunun kaç kişiden ibaret olduğunu sorunca bilmediklerini söylediler. Bunun üzerine yiyecek ihtiyacını karşılamak için günde kaç deve kestiklerini sordu. Bir gün dokuz, ertesi gün on deve kestiklerini öğrenince ordunun asker sayısının dokuz yüz ilâ bin arasında olduğunu tahmin etti. Mekke'nin ileri gelenlerinden orduda kimlerin yer aldığını öğrendi.[274] Hz. Peygamber bunun yanında Adiy ve Zühre kabilesi mensuplarının müşrik ordusunu terkederek Mekke'ye geri döndüklerini de kölelerden öğrendi. Ammâr b. Yâsir ile Abdullah b. Mes’ud’u esirlerin söylediklerini yerinde incelemek üzere görevlendirdi. Bu ikisi, sabaha karşı Kureyş karargâhında büyük bir karışıklık yaşandığı haberini getirdiler. Çünkü Kureyşliler, karargâhlarına dönen diğer kölelerden Müslümanların Bedir civarında bulunduğunu öğrenince büyük bir heyecana kapılmışlar, baskına uğramamak için de tedbir almaya başlamışlardı.

Hz. Peygamber, Bedir'de savaşmaya karar vermeden önce, muhâcirlerin ve ensarın görüşlerini öğrenmek istedi. Muhacirlerden Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer ve ensardan da Sa'd b. Muaz söz alarak konuştular. Hz. Ömer, Kureyş ordusunun karşılanması yönünde görüş beyan ederek şöyle konuştu: "Yâ Resûlallah! Vallahi İşte Kureyş ve onun gücü! Onlar şimdiye dek zelil olmadılar, aziz oldular, kâfir oldular, iman etmediler. Allah'a andolsun ki onlar güçlerini asla teslim etmeyecekler ve seninle savaşacaklardır! Hazırlan"! Ensardan söz alan Sa'd b. Muaz, daha önce kendisine iman edip desteklemeye söz verdiklerini, o nedenle düşmana karşı koymaktan çekinmeyeceklerini belirtti.

17 Ramazan 2/14 Mart 624 Cuma sabahı erken saatlerde her iki ordu Bedir’e doğru yola çıktı. İslâm ordusu kuyulara müşriklerden daha önce ulaştı. Peygamberimiz başlangıçta Medine tarafına en yakın ve düşmana da en uzak olan kuyunun çevresine yerleşti. Sahâbeden Hubâb b. Münzir buraya yerleşilmesini uygun bulmadı ve Hz. Peygamber'e bu kararının vahye dayanıp dayanmadığını sordu. Peygamberimiz bunun kendi görüşü olduğunu söyleyince düşmana en yakın kuyunun yanına yerleşilmesini ve diğer kuyuların kapatılmasını teklif etti. Peygamberimiz bu görüşü uygun buldu ve Hubâb'ın işaret ettiği kuyunun çevresine yerleşerek diğer kuyuları kumla kapattırdı.[275] Ancak, daha sonra, açık bırakılan kuyudan müşriklerin su almalarına izin verdi.[276]

Bu arada Huzeyfe b. Yemân ile babası İslâm ordusunda yer almak üzere Hz. Peygamber'in yanına gelirken müşrikler tarafından yakalandılar. Ancak Peygamber'e katılmayacaklarına dair söz vermeleri üzerine serbest bırakıldılar. Daha sonra Hz. Peygamber'in yanına gelerek başlarından geçeni anlattılar. Peygamberimiz onlara verdikleri sözde durmalarını, savaşa katılmamalarını ve Medine'ye dönmelerini söyledi.[277] Hz. Peygamber'in en güç anında ve askere ihtiyacı olduğu bir zamanda bile Müslümanlardan, müşriklere verdikleri sözde durmalarını istemesi onun doğruluğa ve ahde vefaya verdiği önemi ortaya koymaktadır.

Hz. Peygamber düşman ordusu geldikten sonra ve savaşmadan önce câhiliye devrinde de Kureyş'in elçilik görevini yürüten Hz. Ömer’i müşrik ordusuna göndererek barış ve güvenlik içinde Mekke'ye dönebileceklerini bildirdi ve savaş yapılmamasını teklif etti. Müşrik ordusunda yer alan Hakîm b. Hizâm, bu teklifin kabul edilmesini istedi; ancak Ebû Cehil bunu kabul etmeyip savaşmakta ısrar etti.[278] Hz. Peygamber’in bu tutumu, savaş meydanında bile barış politikası takip ettiğini gösterme...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.320


View Profile
Re: Bedir savaşı
« Posted on: 21 Nisan 2018, 22:35:40 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Bedir savaşı rüya tabiri,Bedir savaşı mekke canlı, Bedir savaşı kabe canlı yayın, Bedir savaşı Üç boyutlu kuran oku Bedir savaşı kuran ı kerim, Bedir savaşı peygamber kıssaları,Bedir savaşı ilitam ders soruları, Bedir savaşıönlisans arapça,
Logged
18 Ocak 2015, 23:59:02
Derya 7/B

Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 300


« Yanıtla #1 : 18 Ocak 2015, 23:59:02 »

Bedir savaşı müslümanlar için tarihi açıdan çok önemlidir.
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &