Oruçlunun iki sevinci vardır

(1/1)

Sümeyye:
Oruçlunun İki Sevinci Vardır:

 

Rasûlullah (s.a.) şöyle buyurmuştur:

"Oruçlunun iki sevinci vardır; biri iftarı anındaki sevinci, di­ğeri de Rabbine kavuştuğu anki sevincidir. [521]

Birincisi, tabiî olup, nefsinin arzuladığı şeyi elde etmiş olma­sındandır.

İkincisi ise ilâhîdir ve bu, cesed perdesinden soyutlanıp, üze­rine yukarıdan yakın indiğinde, tenzih esrarının zuhuru için hazır hale gelmesi yönündendir. Nasıl ki namaz, sübûtî tecellî esrarının zuhuruna sebep oluyorsa, oruç da tenzih esrarının zuhuruna sebep olur. "Güneşin doğmasından önce ve güneşin batmasından Önce bir namaz kılmaya gücünüz yetiyorsa, bunu mutlaka yapın![522] hadisi namazla ilgili olarak bu manadadır. Konuyla ilgili daha başka sırlar vardır ki, onları açıklamaya bu kitabın hacmi müsait değildir. [523]


Oruçlunun Ağız Kokusu:
 

Rasûlullah (s.a.) şöyle buyurmuştur:

"Yemin ederim ki, oruçlunun ağız kokusu, Allah katında misk kokusundan daha güzeldir. [524]

Bunun sırrı şudur: Tâatin eseri, tâate olan sevgiden dolayı se­vimlidir ve misâl âleminde tâat yerine ikâme olunur (temessül). Rasûlullah (s.a.), oruç sebebiyle meleklerin ferahlık duymasını ve Allah'ın o kuldan razı olmasını bir kefeye, insanoğullarınm nefisle­rinin, misk kokusunu koklamaları anında duydukları ferahlık ve sevinci de öbür kefeye koymuş, böylece insanlara gaybî sırrı apaçık gözleriyle görüyormuş gibi göstermek istemiştir.[525]

 
Oruç Kalkandır:
 

Rasûlullah şöyle buyurmuştur:

"Oruç bir kalkandır. Biriniz oruç tuttuğu bir gün olursa, o gün kötü söz söylemesin, kötü iş işlemesin ve şamata çıkarmasın. Şayet kendisine birisi söver yahut kavga ederse, 'Ben oruçlu bir kimseyim,' desin... [526]

Çünkü oruç, şeytanın ve nefsin şerrinden korur, insanı onla­rın etkilerinden uzaklaştırır, aralarına girer. Bunun içindir ki, orucun kalkanlık manasının güçlendirilmesi gerekmektedir. Bu da oruçlunun, dilini çirkin sözlerden koruması, şehevî fiillerden geri durmasıyla olur. Hadisteki, "kötü söz söylemesin, kötü iş işleme­sin" ifadesi buna işaret eder. Saldırgan fiillerden geri durmakla olur. Hadisteki "şamata çıkarmasın" ifadesi de buna işaret eder. "Şayet kendisine birisi söverse" ifadesi, sözlere; "yahut kavga ederse" ifadesi fiillere işaret eder. "Ben oruçlu bir kimseyim, de­sin" ifadesinin, diliyle yahut kalbiyle olacağı söylenmiştir. Farz ve nafile ayırımı yapılarak diliyle ya da kalbiyle diyeceği de söylen­miştir. Hepsi de caizdir. [527]


[521] Buhârî, Savm, 9; Müslim, Sıyâm, 164.

[522] Hadisin baş tarafı mü'minlerin Allah'ı görmeleriyle ilgilidir, bkz. Buhâ-rî, Mevâkît, 16.(Ç)

[523] Şah Veliyyullah Dihlevî, Hüccetullâhi’l-Bâliğa İslâm Düşüncesinin İlkeleri, İz Yayınları: 2/157-158.

[524] Buhâri, Savm, 2, 9; Müslim, Sıyâm, 163, 164.

[525] Şah Veliyyullah Dihlevî, Hüccetullâhi’l-Bâliğa İslâm Düşüncesinin İlkeleri, İz Yayınları: 2/158.

[526] Buhârî, Savm, 2; Müslim, Sıyâm, 163.

[527] Şah Veliyyullah Dihlevî, Hüccetullâhi’l-Bâliğa İslâm Düşüncesinin İlkeleri, İz Yayınları: 2/158.

Navigasyon

[0] Mesajlar

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc