ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans

๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ => Hüccetullahil Baliğa => Konuyu başlatan: Sümeyye üzerinde 04 Şubat 2011, 14:08:09



Konu Başlığı: Dünyevî hükümlere esas teşkil eden iman
Gönderen: Sümeyye üzerinde 04 Şubat 2011, 14:08:09
İ. Dünyevî Hükümlere Esas Teşkil Eden İman:


Bu, can ve mal dokunulmazlığının sağlanması gibi dünyevî hükümlerin belirlenmesinde esas alınan ve boyun eğme konu­sunda zahir emarelerle varlığına hükmedilen imandır. Rasûlullah’ın (s.a.) şu hadisleri, bu imanı ifade etmektedir:

“İnsanlarla, Allah’tan başka tanrı olmadığına, Muhammed’in Allah’ın rasûlü olduğuna şehâdet getirinceye, namazı kılıncaya, zekâtı verinceye kadar savaşmakla emrolundum. Bunları yaptıkları zaman, kanlarını ve mallarını benden korumuş olurlar. İslâm ahkâmının gereği olarak cezalandırılmış olmaları müstesna.[837] Hesapları [838] ise Allah’a kalmıştır.” [839]

“Her kim bizim namazımızı kılar, kıblemize döner, kestiğimi­zi yerse, o Allah’ın ve Rasûlünün koruması altında olan müslümandır; dolayısıyla Allah’a hiyanet edip de sakın ona dokunmayın.” [840]

“İmanın temel özelliklerinden biri de, ‘Lâ ilahe illallah’ diye­ne dokunmamaktır. Biz onu ne bir günah sebebiyle tekfir ederiz, ne de bir amel yüzünden onu islâm’dan çıkarırız.” [841]

 

İİ. Ahiret Hükümlerine Esas Teşkil Eden İman:
 


İkincisi, ebedî kurtuluşa ulaşma ve yüce dereceler elde etme gibi âhiret hükümlerine mesnet teşkil eden imandır. Bu iman, hak olan inançları, rızayı mucip amelleri, üstün melekeleri içine alır; azalır eksilir. Şâri’ Teâlâ, bu kapsama giren her şey hakkında “iman” tabirini kullanmayı âdet edinmiş, böylece o şeyin imanın bir parçası olduğuna ince bir işarette bulunmuştur.

“Emaneti ol­mayanın imanı yoktur, ahde vefası olmayanın dini yoktur.” [842]

“Müslüman, müslümanların elinden [843] ve dilinden [844] zarar gör­medikleri kimsedir.” [845]

Bu kısımdan olan imanın pek çok dalı (şu’be) vardır; aynen ağaç gibidir. Gövdeye, dallara, yapraklara, meyvelerine, çiçeklere hepsine birden ağaç denilir. Dalları kesilecek olsa, yapraklan yolunsa, meyveleri dökülse, o ağaç noksanlaşır. Ağaç sökülür ve tutar kökü kalmazsa, ağaçlıktan çıkar. İman da böyledir.

“Mü’minler ancak, Allah anıldığı zaman yürekleri titreyen, kendilerine Al­lah’ın âyetleri okunduğunda imanlarını artıran ve yalnız Rablerine dayanıp güvenen kimselerdir.” [846] Ayetinde ifade edilen mana budur.

 

İman İki Mertebe Üzeredir:

 

İmanın dallan durumunda olan şeyler, hep aynı düzeyde ol-madıklanndan Rasûlullah (s.a.) onları iki mertebeye ayırmıştır:

 

İ. Temel Mahiyetinde Olanlar (Erkân):
 

Bunlar, diğerlerine esas mahiyetinde olanlardır. Rasûlullah’ın (s.a.),

“İslâm, beş esas üzerine kurulmuştur: Allah’tan başka tanrı olmadığına, Muhammed’in O’nun kulu ve rasülü olduğuna şehadet etmek, namazı kılmak, zekâtı vermek, hacca gitmek ve ra­mazan orucunu tutmak.” [847] Hadisi bu manayı ifade etmektedir.



[837] Kısas gibi.

[838] Yani, içlerinde sakladıkları küfür, nifak ya da günahı mucip diğer se­beplerden dolayı hesaplarını Allah görür.

[839] Bkz. Müslim, îmân, 33-35.

[840] Yani onun canına, ırzına ve malına herhangi bir şekilde zarar vermeyin, Bkz. Buhâri, Salât, 28; Ebû Dâvûd, Salât, 51.

[841] Bkz. Ebû Dâvûd, Cihâd, 33; İbn Mâce, Fiten, 1.

[842] Ahmed, 3/135, 154, 210.

[843] Eza verme, hırsızlık vb. gibi başkalarının haklarına tecavüz etme gibi.

[844] Gıybet, laf taşıma, iftira gibi.

[845] Buhâri, îmân, 4, 5; Müslim, îmân, 64.

[846] Enfâl: 8/2.

[847] Buhârî, îmân, 1, 2; Müslim, îmân, 19.