ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Hayatüs Sahabe >  Cihad Konusunda Gevşeklik Yapanların Kınanması
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Cihad Konusunda Gevşeklik Yapanların Kınanması  (Okunma Sayısı 643 defa)
07 Eylül 2010, 06:34:28
Ekvan
Varlıklar, alemler, dünyalar. (Evren).
Tecrübeli Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 19.233


« : 07 Eylül 2010, 06:34:28 »



Hz. PEYGAMBER’İN Allah YOLUNDA SEFERE ÇIKMAYI GECİKTİRENLERİ AZARLAMASI

Hz. Peygamber’in Abdullah b. Revaha’yı Azarlaması


- Hz. Peygamber orduyu Mûte savaşına gönderdi. Zeyd b. Harise’yi kumandan tayin etti.

“Eğer Zeyd ölürse, kumandan Cafer’dir. Cafer de ölürse, kumandan Abdullah b. Revaha’dır” dedi. Abdullah, cumayı kılmak için orduyla beraber yola çıkmadı. Hz. Peygamber onu gördü. Ona

“Neden arkadaşlarından geri kaldın diye sordu. Abdullah

“Cumayı seninle beraber kılmak için” diye cevap verdi. Hz. Peygamber

“Allah yolunda bir sabah vaktinde veya akşam vaktinde yürümen, dünya ve dünyadaki herşeyden daha hayırlıdır” dedi.[1]

- Hz. Peygamber, Abdullah b. Revaha’yı bir fırkanın başında cihada gönderdi. O gün cuma idi. Abdullah arkadaşlarına

“Siz gidin, ben cumayı kıldıktan sonra size yetişirim” dedi. Namazı kıldıktan sonra Hz. Peygamber onu gördü ve

“Neden arkadaşlarınla beraber çıkmadın” diye sordu. O da

“cumayı seninle beraber kılmak istedim” diye cevap verdi. Hz. Peygamber

“Yeryüzündeki bütün servetleri Allah yolunda harcasan, yine de onların sabahleyin yola çıkışlarının faziletini elde edemezsin” dedi.[2]



--------------------------------------------------------------------------------

[1] Bidaye, IV/242

[2] İmam Ahmed (İbn Abbas’dan); Tirmizi de bunu kaydetmiştir. Hadisin Ma’lul olduğunu söylemiştir. Bidaye IV/224.

Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/451



Hz. Peygamber’in Savaşa Çıkmakta Geciken Birini Azarlaması


- Allah’ın Rasûlü ashabına gazveye gitmelerini emretti. Bunlardan bir kişi ailesine

“Ben geride kalırım. Rasûlullah ile bareber namazı kılar, sonra ona selam verir, ona veda ederim, o da bana kıyamet gününde beni kurtarıcı bir dua yapar” dedi. Rasûlullah namazı kıldıktan sonra bu kişi Rasûlullaha selâm vermek üzere geldi. Hz. Peygamber bu kişiye

“Biliyor musun, arkadaşların neyle senin önüne geçtiler?” dedi. O da

“Evet, biliyorum. Onlar sabah vakti benden önce yola çıktılar” dedi. Hz. Peygamber

“Nefsimi elinde tutana yemin ederim, onlar iki doğunun ve iki batının arasından daha büyük bir fazilet ile seni geçtiler” buyurdu.[1]



--------------------------------------------------------------------------------

[1] Heysemi, V/284, Burada Zebban b. Faid vardır. Bunun zayıf olduğu söylenmiştir.

Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/451



Hz. Peygamber’in Bir Müfrezeye Gece Hareket Emri Vermesi


- Rasûlullah bir fırkaya gece yola çıkmayı emretti. Onlar

“Ey Allah’ın Rasûlü! Biz gece mi çıkalım, yoksa sabaha kadar kalalım mı?” diye sordular. Hz. Peygamber

“Geceyi cennet bahçelerinden birinde geçirmek istemiyor musunuz?” dedi.[1]



--------------------------------------------------------------------------------

[1] Beyhaki, IX/158.
Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/452



Hz. Ömer’in, Muaz b. Cebel’i Sefere Geç Kaldığı İçin Kınaması



- Hz. Ömer bir ordu gönderdi. İçlerinde Muaz b. Cebel de vardı. Onlar gittikten sonra Hz. Ömer, Muaz’ı Medine’de gördü ve

“Sen niçin gitmedin” diye sordu. Muaz

“Cumayı kıldıktan sonra çıkmak istedim!” dedi. Hz. Ömer

“Sen Rasûlullah’ın “Allah yolunda yarım günlük bir yürüyüş, dünya ve dünya içindekilerin hepsinden daha hayırlıdır” buyurduğunu işitmedin mi?” dedi.[1]



--------------------------------------------------------------------------------

[1] İbn Ravehey; Beyhaki, Kenzü’l- Ummal, II/239.

Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/452



Hz. PEYGAMBER’İN, GEVŞEKLİK EDİP SEFERDEN GERİ KALANLARI KINAMASI

Ka’b b. Malik el-Ensari’nin Kıssası



- Ka’b b. Malik şöyle anlatıyor: Tebük hariç, hiçbir gazveden geri kalmadım. Bedir gazvesinde yoktum. Fakat Allah Teâlâ, bedir gazvesine gitmeyenlerden hiç kimseyi kınamadı. Çünkü Hz. Peygamber Kureyşin kervanına gitmek üzere Medine’den çıkmıştı. Allah onunla düşmanlarını hiç hesabta olmayan bir yerde ve zamanda karşı karşıya getirdi. Ben Hz. Peygamberle sözleştiğimiz gecede, Akabe’de bulunanların arasındaydım. Ben bu gece yerine Bedir savaşında bulunmayı kendim için daha sevimli bulmam. Her ne kadar Bedir halkın arasında daha meşhur olsa da. Benim Tebük seferinden geri kalışıma gelince: Gerçekten Tebük gazvesinde peygamberden geri kaldığım zamandaki kadar hiç bir zaman kuvvet ve kolaylığa sahip değildim. Benim hiçbir zaman iki bineğim bir araya gelmedi. Fakat Tebük seterinde ise iki bineği bir araya getirdim. Hz. Peygamber’in âdeti bir gazveye gitmek istediği zaman başka bir yöne gidiyormuş gibi yapardı. Tebük seferinde ise maksadını gizlemedi. Çünkü şiddetli bir sıcak vardı ve sefer uzundu. Çöllerde çok sayıda düşman vardı. Bunun için müslümanlara Tebuk’e gitmekte olduklarını açıkça söyledi. Ta ki savaşları için tam manasıyla hazırlansınlar. Hz. Peygamberle gidenler çoktu. Onları divan defteri almıyordu. Hiç kimse gizlenmek istemiyordu. Ancak Allah’tan vahiy inmedikçe, peygamberin haberi olmaz sananlar gizlenmişlerdi. Hz. Peygamber Tebük savaşına meyvelerin ve gölgeliklerin hoş olduğu bir devrede çıktı. Rasûlullah müslümanlarla beraber yol tedbirlerini aldı. Ben de onlarla beraber tedbirimi almak üzere sabahleyin evden çıkıyor. sonra yine hiçbir şey yapmadan eve dönüyordum. Kendi kendime “Bu işi yapmağa gücüm yeter vaktim de vardır” dedim. Bu ihmallik bende durmadan devam ediyordu. Ta ki insanlar artık ciddiyetle yolculuk yapacak noktaya gelip dayandığı zamana kadar. Rasûlullah müslümanlarla beraber sabah saatlerinde yola çıktı. Fakat ben tedbirimi almış değildim. Kendi kendime “Bir veya iki gün sonra tedbirimi alır, sonra onlara yetişirim” diyordum. Onlar Medine’den ayrıldıktan sonra ben tedbirimi almak üzere gittim. Geri döndüğümde hiçbir şey yapamamıştım. Tekrar giderek geri döndüm, yine hiçbir şey yapamamıştım. Bu hâl onlar süratle yollarına devam edip ve savaş vakti geçtikten sonraya kadar devam etti. Ben develerime binip de onlara yetişmeyi düşündüm. Keşke bunu yapsaydım. Fakat bu da benim için takdir edilmedi. Ben peygamber çıktıktan sonra halkın arasına karıştığımda, imkânı yerinde, vücudu sağlam kimse göremedim. Bu durum beni çok üzdü. Gördüğüm ya münafık damgası vurulmuş kimse veya Allah’ın mazur saydığı zayıf kişilerdi. Hz. Peygamber yol boyunca benden bahsetmemiş, ta ki Tebük’e varıncaya kadar. Tebük’de ashab arasında otururken

“Ka’b nerede?” diye sormuş. Benî Selîmeden birisi

“Ey Allah’ın Rasûlü, Ka’b’ın ağır kumaştan olan iki elbisesi ve iki tarafına kibir ve gururla bakması kendisini Medine’de alıkoymuştur” diye cevap vermiş. Bunun üzerine Muaz b. Cebel

“Sen çok kötü bir şey söyledin. Ey Allah’ın Rasûlü yemin ederim ki, biz Ka’b b. Mâlik hakkında iyilikten başka bir şey bilmeyiz” demiş. Hz. Peygamber de susmuş, bir şey söylememiş.

Hz. Peygamber’in Medine’ye doğru gelmekte olduğunu duyunca üzüntü ve keder beni kuşattı. Durmadan nasıl yalan söyleyeceğim, ne deyip de peygamberin öfkesinden kurtulacağım diye düşünmeye başladım. Ailemden aklı yeten herkese danıştım. Bana Hz. Peygamber’in geldiği haberi ulaşınca bütün bu batıl fikirler kalbimden silindi. Anladım ki, ben bu badireden yalanla, kuşkulu bir mazeret ile asla kurtulamam. Bunun için Hz. Peygambere doğruyu söylemeye karar verdim. Bir sabah Hz. Peygamber Medine’ye girdi. Âdeti olduğu üzere ilk işi mescide girmek, orada iki rekat namaz kılmak, sonra halk arasında oturup onları dinlemek oldu. Tebük seferine gitmeyenler, ona gelerek özür dilemeye ve yeminle özürlerini teyid etmeye başladılar. Bunlar seksen küsür kişiydiler. Hz. Peygamber zahirlerine göre özür ve biatlarını kabul ederek, onlar için Allah’tan mağfiret diledi. Bunların iç yüzlerini Allah’a havale etti. Bu sırada ben de huzura geldim ve selâm verdim. Öfkeli bir tebessümle gülümsedi, sonra bana

“Gel” dedi. Ben de yürüyüp tam önünde oturdum. Bana

“Niçin savaşa katılmadın?” diye sordu. Sonra “Sen Akabe’de üzerine, yardım etmek için bi’at yükünü almamış mıydın?” dedi. Ben de

“Evet, sana yardım etmeye söz verdim” dedim. Sonra “Ey Allah’ın Rasûlü, yemin ederim ki, senden başka şu dünya halkından kimin yanına otursam, ona karşı göstereceğim bir mazeretle muhakkak ben onun öfkesinden yakamı kurtarabilirdim. Çünkü Allah bana güzel konuşma ve ikna yeteneği vermiştir. Fakat ben şundan eminim ki, bugün sana yalan söylesem, o yalandan dolayı sen benden hoşnut olsan, çok sürmez muhakkak Allah yalanımı bildirerek seni hakkımda gazablandırır. Eğer huzurunda seni gazablandıracak olan doğruyu söylersem, umarım ki Allah kusurumu bağışlar. Ey Allah’ın Rasûlü, vallahî benim seferden geri kalışım hakkında arzedecek hiç bir mazeretim yoktur. Vallahi senden geri kaldığımda her zamankinden daha kuvvetli daha zengindim” dedim. Bu sözlerim üzerine Hz. Peygamber

“Gerçekten bu doğru söyledi. Ey Ka’b haydi kalk, Allah hakkında hüküm verinceye kadar bekle” buyurdu.

Hz. Peygamber’in huzurundan kalktım. Evime giderken, Benî Selime’den bazı kimseler yanıma geldiler ve benimle yürüyerek

“Biz bundan önce bir günah işlediğini bilmiyoruz. Fakat sen, seferden ge...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.034


View Profile
Re: Cihad Konusunda Gevşeklik Yapanların Kınanması
« Posted on: 16 Ocak 2019, 12:40:33 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Cihad Konusunda Gevşeklik Yapanların Kınanması rüya tabiri, Cihad Konusunda Gevşeklik Yapanların Kınanması mekke canlı, Cihad Konusunda Gevşeklik Yapanların Kınanması kabe canlı yayın, Cihad Konusunda Gevşeklik Yapanların Kınanması Üç boyutlu kuran oku Cihad Konusunda Gevşeklik Yapanların Kınanması kuran ı kerim, Cihad Konusunda Gevşeklik Yapanların Kınanması peygamber kıssaları, Cihad Konusunda Gevşeklik Yapanların Kınanması ilitam ders soruları, Cihad Konusunda Gevşeklik Yapanların Kınanmasıönlisans arapça,
Logged
08 Ocak 2019, 16:53:17
Ceren
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 23.575


« Yanıtla #1 : 08 Ocak 2019, 16:53:17 »

Esselamu aleyküm.Rabbim razı olsun bizlere bu bilgileri sunan kardeşimizden...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
08 Ocak 2019, 17:28:47
Mehmed.
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 14.414



Site
« Yanıtla #2 : 08 Ocak 2019, 17:28:47 »

Ve Aleykümüsselam Rabbim paylaşım için razı olsun
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Hizmet nimettir.
09 Ocak 2019, 03:28:21
Sevgi.
Dost Üye
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 13.647



« Yanıtla #3 : 09 Ocak 2019, 03:28:21 »

Aleyküm Selam. Bu güzel bilgileri paylaştığınız için Allah razı olsun...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &