ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Hayatüs Sahabe >  Allah İçin Savaşmak ve Zorluklara Katlanmak
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Allah İçin Savaşmak ve Zorluklara Katlanmak  (Okunma Sayısı 969 defa)
07 Eylül 2010, 06:07:58
Ekvan
Varlıklar, alemler, dünyalar. (Evren).
Tecrübeli Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 19.233


« : 07 Eylül 2010, 06:07:58 »



Allah RIZASI İÇİN SAVAŞMAK

Dünya ve Şöhret İçin Savaşana Sevap Yoktur


- Bir kişi,

“Ey Allah’ın Resûlü, kimisi dünya için savaşır” dedi. Hz. Peygamber,

“Onun ecri yoktur” buyurdu.

Peygamberin bu cevabı bir çok kimseye ağır geldi. Soru soran adama Hz. Peygamber’den bir daha sormasını istediler.

“Belkide sen iyi anlatamadın?” dediler. Adam gelip bir daha,

“Ey Allah’ın Resûlü! Bir kişi sözde Allah için savaşır, fakat bundan maksadı dünyalık elde etmektir. Bunun durumu nasıldır?” diye sordu. Hz. Peygamber;

“Onun herhangi bir ecri yoktur” cevabını verdi. Bu, halk üzerine çok ağır ve büyük bir felaket gibi çöktü. Adama,

“Tekrar Resûlullah’a git, üçüncü kez sor!” dediler. O da Hz. Peygamber’den üçüncü kez aynı soruyu sordu. Hz. Peygamber,

“Onun ecri yoktur” buyurdu.[1]

- Bir adam Hz. Peygamber’e gelerek,

“Ey Allah’ın Resûlü, hem sevap, şöhret için savaşa katılan kimseye ne vardır?” diye sordu. Hz. Peygamber cevap olarak;

“Hiç bir şey yoktur!” dedi. Adam meseleyi üç defa peygamberden sordu, peygamber de ona üç defa, “Hiç bir şey yoktur” diye cevap verdi. Sonra, “Allah amelden ancak halis olanı, hedefi Allah’ın rızası olan ameli kabul eder” dedi.[2]



--------------------------------------------------------------------------------

[1] Terğib, II/419 (Ebu Davud, İbn Hibban ve Hakim’den).

[2] Terğib, II/412.

Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/483


Kutman’ın Kıssası


- Aramızda ecnebi ve ismi Kuzman olan bir kişi vardı. Kimliği bizce malum değildi. Hz. Peygamber, bu kişiden bahsedildiği zaman,

“O cehennem ehlindendir” derdi. Uhud günü olduğu zaman bu kişi şiddetli bir şekilde düşmana karşı çarpıştı ve tek başına yedi veya sekiz müşriği öldürdü. Kuvvetliydi, fakat yarlar onu yordu. Böylece Benî Zafir Mahallesi’ne getirildi. Müslümanlar’dan bazı kimseler ona,

“And olsun, ey Kuzman, müjdelen. Allah’a yemin ederiz ki bugün tam imtihan verdin!” dediler. Kuzman,

“Beni neyle müjdeliyorsun? Yemin ederim ki ben, onlarla ancak kavmimin soyu ve sopu için çarpıştım. Eğer bu olmasaydı ben çarpışmazdım” dedi. Onun ağrıları artınca okdanlığından bir ok aldı ve o okla intihar etti.[1]



--------------------------------------------------------------------------------

[1] Bidaye, IV/36 (İbn İshak’dan).

Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/484



Useyrim’in Kıssası


- Ebu Hureyre,

“Hiç namaz kılmadan cennete giren bir kişiyi bana haber verir misiniz?” diye soruyor.

“Biz tanımıyoruz kimdir?” denilince de,

“O, Benî Abdul Eşhel’den Useyrim’dir” diye cevap veriyordu. Ben Mahmud b. Esed’e,

“Bu Useyrim kimdir ve durumu nedir?” diye sordum. Bana,

“Useyrim İslâm’a yaklaşmıyordu. Uhud günü olunca, Allah ona hidayet verdi de Müslüman oldu. Sonra kılıcını alarak düşmanın ortasına girinceye kadar gitti. Büyük kahramanlık gösterdi, sonra yaralanıp düştü. Abdul Eşhel’den bazı kimseler Uhud meydanında yaralı ve ölülerini ararken Useyrim’e rastladılar ve

“Bu, Useyrim’dir. Acaba savaşa niçin gelmiştir? Biz ondan ayrılırken o İslâm’a inanmıyordu” dediler ve Useyrim’e,

“Seni buraya getiren nedir, ey Amr? Kavminin gayreti için mi geldin, yoksa İslâm’a rağbet ettiğin için mi?” dediler. Useyrim,

“Ben Allah’a ve Resûlüne iman ettim. Müslüman oldum, sonra kılıcımı alarak Resülullah ile beraber Uhud’a geldim, savâştım. İşte bana bu yaralar dokununcaya kadar da savaşa devam ettim” dedi.

Böylece Useyrim onların ellerinde vefat etti. Bunu Hz. Peygamber’e haber verdiler. Hz. Peygamber,

“Kesinlikle o, cennet ehlindendir” dedi.[1]

- Amr b. Ukyeş (Useyrim)’in cahiliyyede tefecilikten dolayı bazı kimselerde alacağı vardı. Onları almadan Müslüman olmak istemiyordu. Uhud savaşı sırasında,

“Benim amca oğullarım nerededir?” diye sordu. Ona,

“Uhud’dadır!” dediler.

“Uhud’da mıdırlar?” diyerek, atına bindi. Sonra onlara doğru yola çıktı. Müslümanlar onu görünce,

“Ey Amr! Bizden uzaklaş!” dediler. O da,

“Ben iman ettim” dedi. Sonra savaştı ve yaralandı. Aile efradına getirilirken yaralı olarak vefat etti. Sa’d b. Muaz kardeşi Seleme’ye,

“Bu, kavminin gâyreti için miydi, yoksa Allah ve Resûlü için öfkelendiğinden mi harbe katıldı” diye sordu. Seleme,

“Vallahi kardeşim Müslüman oldu ve Allah için savaştı” diye cevap verdi. Sa’d ona;

“O cennete girdi, halbuki hiç namaz kılmamıştı” dedi.[2]



--------------------------------------------------------------------------------

[1] Bidaye, IV/37 (İbn İshak’dan); Kenzü’l-Ummal, İmam Ahmed de benzerini rivayet etmiştir.

[2] İsabe, II/526 (Ebu Davud ve Hakim’den).

Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/484



Bir Bedevi’nin Kıssası


- Göçebelerden bir kişi Hz. Peygamber’e gelerek iman etti ve peygambere tabi oldu. Ve,

“Seninle beraber hicret edeceğim” dedi. Hz. Peygamber onun hakkında sahabîlerden bazılarına vasiyette bulundu. Hayber gazvesi olunca Hz. Peygamber ganimet aldı. Taksim etti ve ona da hisse ayırdı. Ve onun payı arkadaşlarına verildi. Kendisi de arkadaşlarının develerini güdüyordu. Geldiğinde ona düşen payı kendisine verdiler.

“Bu nedir?” diye sordu. Peygamber sana bu payı ganimetten ayırdı!” dediler. Bedevî,

“Ben bunun için peygambere tâbi olmadım. Ben peygambere şunun için tabi oldum ki, şurama ve şurama, (Boğazına işaret etti) bir ok isabet etsin de öleyim ve cennete gireyim!” dedi. Hz. Peygamber,

“Eğer sen doğru söylüyorsan Allah sana bunu verecektir” dedi. Sonra düşmanla savaşmaya başladılar. Bedevî boğazına saplanan bir ok ile şehid düştü. Ok tam işaret ettiği noktaya isabet etmişti. Onu sırtlayıp getirdiler. Hz. Peygamber,

“Bu o mudur?” deyince, sahabîler,

“Evet, odur” dediler. Peygamber,

“o Allah’a doğrulukla bağlandı ve Allah da onu doğruladı!” buyurdu. Sonra da onu kendi cübbesiyle kefenledi, önüne alarak namazını kıldı ve şöyle dua etti:

“Ey Allah’ım! Bu senin kulundur. Yolunda hicret ederek çıkmış bulunuyor. Şehid olarak öldürülmüştür. Ben de onun hakkında şahidim.”[1]



--------------------------------------------------------------------------------

[1] Bidaye, IV/194 (Beyhaki’den).

Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/484-485



Siyah Bir Adamın Kıssası


- Bir kişi Hz. Peygamber’e geldi ve,

“Ey Allah’ın Resûlü! Ben siyah renkli bir kişiyim. yüzüm çirkindir ve malım yoktur. Eğer ben ölünceye kadar bunlarla savaşırsam cennete girecek miyim?” diye sordu. Hz. Peygamber,

“Evet” dedi. Böylece o kişi öne doğru gitti. Şehid oluncaya kadar savaştı. Şehid olduktan sonra peygambere getirdiler. Hz. Peygamber, Allah senin yüzünü nurlandırmış. Kokunu güzelleştirmiş, malını çoğaltmıştır. Onun elâ gözlü cennet hurilerinden olan iki karısını gördüm. Cübbesini aralarında çekiyorlardı. Her birisi, “Onun kucağına ben gireceğim” diyordu, dedi.[1]



--------------------------------------------------------------------------------

[1] Bidaye, IV/191 (Beyhaki’den).

Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/485



Amr b. As’ın Kıssası



- Amr b. As şöyle anlatıyor: Hz. Peygamber bana,

“Elbiseni giy, silahını kuşan. Sonra da bana gel!” diye haber gönderdi. Böylece peygambere vardım. Bana,

“Seni birliğin başında kumandan olarak göndermek istiyorum. Umarım ki, Allah seni koruyacak ve sana ganimet verecektir! Allah’tan, hayırlı bir mala sahip olmanı dilerim” dedi. Ben de,

“Ey Allah’ın Resûlü! Ben mal için Müslüman olmadım. İslâm’a iştiyakım vardı, ondan dolayı Müslüman oldum” dedim. Hz. Peygamber,

“Ey Amr! Salih bir mal salih bir kişi için ne güzeldir” buyurdu.[1]

- Amr b. As şöyle anlatıyor: Hz. Peygamber’e,

“Ben İslâm’a rağbet duyduğum ve Resûlullah ile beraber olmak istediğim için müslüman oldum” dedim. Hz. Peygamber de,

“Evet, öyledir! Fakat salih mal salih kişi için ne güzeldir!” buyurdu.[2]



--------------------------------------------------------------------------------

[1] İsabe, III/3 (İmam Ahmed’den).
[2] Mecma, IX/353 (Tabarani’nin, Esvat ve Kebir’inden).

Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/485-486



Hz. Ömer’in Şehidler Hakkındaki Sözleri:


- Kûfe’nin Ebu Ubeyd Köprüsü yanında şehid olan Muhtar’ın babası Ebu Ubeyd’in yanındaki askerler de şehid oldular. Ancak iki veya üç kişi kılıçlarıyla düşman çemberini yarıp kurtuldular. Bunlar Medine’ye geldikleri zaman Hz. Ömer onları görmek için çıktı. Onlar halka olayı anlatıyorlardı. Hz. Ömer onlara,

“Neden söz ediyorsunuz?” dedi. Onlar,

“Ölen arkadaşlarımıza mağfiret dileyip dua ettik” dediler. Ömer,

“Doğruyu söyleyin. Yoksa elimden ku...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.032


View Profile
Re: Allah İçin Savaşmak ve Zorluklara Katlanmak
« Posted on: 20 Nisan 2019, 13:13:22 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Allah İçin Savaşmak ve Zorluklara Katlanmak rüya tabiri, Allah İçin Savaşmak ve Zorluklara Katlanmak mekke canlı, Allah İçin Savaşmak ve Zorluklara Katlanmak kabe canlı yayın, Allah İçin Savaşmak ve Zorluklara Katlanmak Üç boyutlu kuran oku Allah İçin Savaşmak ve Zorluklara Katlanmak kuran ı kerim, Allah İçin Savaşmak ve Zorluklara Katlanmak peygamber kıssaları, Allah İçin Savaşmak ve Zorluklara Katlanmak ilitam ders soruları, Allah İçin Savaşmak ve Zorluklara Katlanmakönlisans arapça,
Logged
06 Ocak 2019, 17:23:36
Ceren
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 24.309


« Yanıtla #1 : 06 Ocak 2019, 17:23:36 »

Esselamu aleykum. Allah yolunda islam yolunda savaşan cihad eden ve tüm zorluklara göğüs gerip Allahın rizasina rahmetine kavuşan kullardan olalim inşAllah. ..
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
06 Ocak 2019, 19:46:37
Sevgi.
Dost Üye
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 14.074



« Yanıtla #2 : 06 Ocak 2019, 19:46:37 »

Aleyküm selam her ne yapıyorsak Allah için yapmalıyız bu savaştada böyledir ancak böyle yapanlar gerçek kurtuluşa ererler
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
07 Ocak 2019, 15:15:13
Mehmed.
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 15.156



Site
« Yanıtla #3 : 07 Ocak 2019, 15:15:13 »

Ve aleykümüsselam Rabbim bizleri İslam yolundan ayırmasın Rabbim paylaşım için razı olsun
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Hizmet nimettir.
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &