Uyuya kalmak veya namazı unutmak

(1/1)

Ayşe:
Uyuya Kalmak Veya Namazı Unutmak:
 

Uyuya kaldığın İçin veya unuttuğun için herhangi bir na­mazın vaktini geçirdiğinde, uyandığın veya hatırladığın zaman o namazın vakti olur. Bunun dışında vakti geçirilmiş namazların bir kefareti yoktur. Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem); 'kim, namazı unutursa veya uyuya kalırsa, onun kefareti hatırladığın­da kılmasıdır [342] buyurmuştur. Peygamber {sallallâhu aleyhi ve sellem) ve sahabeleri bir yolculuk esnasında uyuya kalmışlardı. Güneşin sıcaklığı onları uyandırmıştı. Bunun üzerine Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem); '...uyku halinde kusur yoktur; ku­sur, bir sonraki namazın vakti girinceye kadar namazı kılmayan kimse içindir. Kim bunu yaparsa, onu hatırladığı zaman namazı kılsın [343] buyurmuştur.

 
Şer'î Özrü Olmadığı Halde, Vakti Çıkıncaya Kadar Namazı Kılmayan Kimsenin Durumu:
 

Âlimlerin iki görüşünden tercih edileni şudur; 'bu durumdaki kimse, vaktini geçirdiği namazı kaza edemez. Hatta sonradan kıl-sa dahi namazı sahih/geçerli olmaz. Çünkü namaz, başı ve sonu belirli vakitlerle sınırlı bir ibadettir. Dolayısıyla bu vakitten önce kılınması caiz olmadığı gibi, vakit çıktıktan sonra da kılınması caiz olmaz. Bunun caiz olması İçin, uyuyan veya unutan kimse hak­kında olduğu gibi bir nassın [344] olması gerekir. Çünkü Yüce Allah; Hiç şüphesiz namaz, iman edenlere belirli vakitlere göre farz kılınmıştır [345] buyurmuştur.

Peygamber {sallallâhu aleyhi ve sellem) namazların kazası konusunda sadece uy uy akalan lara ve unutanlara ruhsat vermiş­tir. Dolayısıyla bu iki durumda olmayanlar namazları kaza yapa­mazlar.

Birçok sahabenin ve bir grup selef-i sâlihîn âlimlerin görüşü, İbni Hazm ve İbni Teymiye'nin görüşü, İbni Useymîn ve Aibânf-nin tercihi budur. Cumhur-u ulemâ ise bu görüşe muhaliftir.

Ebu Hanife ve âlimlerin çoğunluğu, kılınmamış na­mazların kaza edilebileceğini belirtmişlerdir. [346]

Uyarı: Hiçbir şer'î mazereti olmaksızın, bilinçli olarak na­mazı terk eden kimse 'namazı kaza edemez1 demek, o kimseye kolaylık oluşturmak amacıyla değildir. Bilakis bu hüküm, namaz­ları kaza etmesini istemekten çok daha ağırdır. Çünkü bu sonuç, işîemiş olduğu günahın ve cürümün, bin defa kusa da, kaza ile kefaret olunamayacak kadar büyük olduğunu göstermektedir. Bu durumda namazları kasıtlı olarak kılmayanın yapacağı tek şey, Azîz ve Cebbar olan Sânı Yüce Allah'a tövbe ve istiğfarı ar-tırmasidır. Belki Allah, onu bağışlar!


[342] Buhârî, 598; Müslim, 684.

[343] Müslim, 1532; Ebû Dâvûd, 437.

[344] Âyet veya hadis. (Çev.)

[345] Nisa, 103.

[346] Bkz. El-MûsiİÎ, el-İhtiyâr, 1/64-65.

Sibgatullah:
Namaz vakitleri içerisinde uyuya kalmak veya unutmak günlük hayatta olabilen şeyler
özelliklede ezan sesi olmayınca, hatırlandığı anda kılınmasıda uygundur
Allah kılmaya çalıştığımız namazlarımızı katında kabul eder inşaallah

selam ve dua ile..

Ayşe:
Amin.Rabbim(c.ş)yaptığımız bütün ibadetleri katında makbul eylesin.Yoksa halimiz nice olur?

Dua ile...

Reyyan:
Çevremizde namazı kazaya bırakanların önemsiz sebepleriyle karşılaşıyoruz şimdi ortam veya üstüm müsait değil sonra eve gidince kılarım gibi mazaretler namazın kazaya bırakılmasına sebep olmamalıdır.Bizler hassasiyet göstermeliyiz ve çevremize de o bilinci kazandırmalıyız.Rabbim hakkıyla namazını vaktinde eda edenlerden eylesin.Allah c.c. razı olsun faydalı paylaşımınız için değerli kardeşim.Selam ve dua ile...

Navigasyon

[0] Mesajlar

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc