ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Biyoğrafi Dünyası > Hanım Sahabeler > Nuseybe Bint Ka'b(R.Anhâ)
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Nuseybe Bint Ka'b(R.Anhâ)  (Okunma Sayısı 2242 defa)
13 Mart 2009, 15:57:56
Zehibe

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 31.684



Site
« : 13 Mart 2009, 15:57:56 »



UMMU UMÂRE KÜNYELİ KA'B'İN KIZI NUSEYBE (R. ANHÂ)
 

Uhud harbine iki oğlu ve kocası ile birlikte katılan ve birkaç ye­rinden yaralanarak Rasûlüllah'ı koruyan bu fedakâr hanımın hizmetin­den dolayı Rasûlüllah (S.A.V) tüm aile halkı için şöyle dua etmiştir:

«Ey Rabbîm! Bunları bana cennette arkadaş eyle...»

Doğu ufkunda sabahın ışığı belirmişti. Medîne'liler getirdiği hu­muslarla (hazine için ayrılan beşte birlerle) birlikte Beşîr İbnu'l-Hasa-siyye'nin bölüğünü karşılamaya çıkmıştı. Rasûlüllah'ın Allah'ın müs-lümanlar'a Medain'iri fethini nasip edip onların eyvanını ganimet ola­rak ele geçireceklerine dair verdiği haber doğru çıkmıştı. Güneş da­ğın arkasından çıkmıştı. Nuseybe sol eliyle işaret ederek şöyle dedi :

— İşte o bölük.

Yüzlerde tam bir sevinç ifadesi belirdi. Müminlerin emiri Ömer İbnu'l-Hattab, Abdurrahman İbn Avf, Ali İbn Ebî Talib, Useyd İbn Hu-dayr ve Gubeyr İbn Mut'im onlara doğru yürüdüler.

Gözleri, boyu yetmiş zira' [arşın) eni de altmış zira' olan bir half­anın kadifelerine takılınca hayret ve dehşet içinde kaldılar. Kisralar o halıyı kış için hazırlamışlardı. Fesleğen çiçeklerinin zamanı geçince kışın sanki bahçedelermiş gibi o halının üzerinde içerlerdi. O halıda nehir gibi çizgiler vardı. Zemini altın yaldızlı, bunların arasında inci gibi gözler vardı. Halının kenarları ekilmiş ve ilkbaharda bitkilerle ye­şil renk almış toprak gibiydi. Altın dallar üzerinde ipek yapraklar var­dı. Altın ve gümüş çiçek ve mücevherden meyveler ve buna benzer şeyler vardı.

Beşîr İbnu'l-Hasasiyye :

—Müminlerin emîri İranlılar ağır olduğu için kadifeleri, çok ol­duğu için de paraları götüremediler. Biz incileri getiriyorduk. Fakat beytuimal'ın ağzına kadar altın ve gümüş kaplarla dolu olduğunu gör­dük.

Mü'minlerin emiri Hz. Ömer, Kisra İbn Hürmüz'ün bileziklerine, pantolonuna kılıcına, kemerine tacına ve çizmelerine baktı.. Daha son­ra ağladı. Hz. Ali, Abdurrahman İbn Avf, Cubeyr İbn Mut'im ve Useyd İbn Hudayr ona acıdılar. Hz. Ömer:

—  Kisra'nin kılıcını zararsız ve faydasız haîe getiren Allah'a ham-dolsun, dedi.

Daha sonra Hz. Ömer, İbnu'l-Hasasıyye'den tarafa baktı ve şunu ilâve etti :

—  Bunu yapanlar mutlaka emîn (güvenilen) kimselerdir.

Bunun üzerine Hz. Ali :

—-Ey mü'minlerin emîri! Sen kötü olmadın. Halkın da kötü olma­dı. Eğer sen aç gözlülük yapıp yeseydin, onlar da yerlerdi, dedi.

Mü'minlerin emîri Hz. Ömer kadifeleri ve beştebirleri müslümanlar arasında taksim etti. Hz. Ömer bazı kadın örtüleri getirdi.

—  Bu örtünün şu kadar değeri var. Onu Abdullah İbn Ömer'in ha­nımı Safiyye Bint Ebî Ubeyd'e göndersen..

Mü'minlerin Emîri Hz. Ömer:

—  Ben bu örtüyü ondan daha lâyık.birine EUmmu Umara) Nusey­be Bint Ka'b'a göndereceğim.  Uhud savaşında Rasûlüllah'ın (S.A.V) şöyle dediğini duydum: Sağa ve sola her dönüşümde onun önümde dö-ğüştüğünü görüyordum.

Ummu Umara (Nuseybe) örtüyü bir annenin çocuğunu sevdiği.g bi kucaklayıp evine doğru yürüdü. Hatıralar onu kanatlandırarak mazi­ye götürdü...

Kendisini İslâm'ın Ensar arasında yayıldığı günlerde gördü. En-sar'dan bir grup kimseye farkettirmeden gizlice Hz. Peygamberin (S.A.V) yanına gitmeyi kararlaştırdılar. Hac mevsiminde zilhicce ayın­da kavimlerinin kâfirleriyle birlikte Mekke'ye gittiler. Mekke'de Hz. da yeni ve büyük bir örtü vardı. Bazıları şöyle dediler:

gecesinin üçte ikisi geçtikten sonra gizlice Akabe'de toplandılar. Onlar yetmiş erkek iki kadındı. Bu kadınlar Mazin İbnu'n-Neccar oğullarından (Ummu Umara) Nuseybe Bint Ka'b'la Esma Ummu Amr İbn Adiyy'di. Rasûlüllah (S.A.V) onların yanına geldi. Yeğenine destek olmak için amcası el-Abbas İbn Abdil-muttalib de yanındaydı. İlk konuşan el-Abbas oldu. O şöyle dedi :

—  Hazrecliler!    (Araplar o sırada   Hazreclilere de Evslilere de, Hazrecliler derlerdi). Muhammed bizim aramızda sizin gördüğünüz şe­kilde şeref ve kuvvete sahiptir. Ama o bizden kopup size gelmeyi ar­zu etti. Sizler ona verdiğiniz sözü yerine getireceğinizi ve onu koruya­cağınızı kesin olarak biliyorsanız, bu işle sizi başbaşa bırakıyorum. Fa­kat eğer siz onu başkalarına teslim edecekseniz, şu andan itibaren onu içinde bulunduğu şeref, üstünlük ve gücünde bırakınız.

Ensar şöyle cevap verdi :

—  Ne dediğini duyduk. Yâ Rasülellah! Konuş kendin ve Rabbin adına istediğin teminatı alabilirsin.

Rasûlüllah [S.A.V) konuştu. Kur'an okudu. İslâm'a girmeye teşvik etti. Daha sonra .

—  Beni, hanımlarınızı ve çocuklarınızı koruduğunuz gibi koruya­caksınız, dedi.

El-Berâ İbn Ma'rur Rasûlüllah'm elini tutarak şöyle dedi:

—  Seni hak ile gönderene yemin olsun, çoluğumuz çocuğumuzu koruduğumuz gibi seni de koruyacağız. Yâ Rasûleilah! Bize bey'at et. Çünkü biz, vallahi, babadan oğula doğuştan savaşçı kimseleriz.

Ebu'l-Heysem Îbnu'l-Teyyihan söze karışıp şöyle dedi :

—  Ey Allah'ın elçisi! Bizimle insanlar (yahudiler) arasında bazı bağlar var. Biz bunları koparmış oluyoruz. Eğer Allah seni dâvanda üs­tün kılarsa bizi bırakıp kendi kavmine dönecek misin?

Peygamber (S.A.V) gülümseyerek :

—  Sizin kanınız benim kanım, sizin zararınız.benim zararımdır. Siz bendensiniz. Ben de sizdenim. Siz kiminle barışırsanız ben onunla ba­rış yaparım, kiminle savaşırsanız onunla ben de savaşırım, dedi.

Sonra şunu ilâve etti :

— Bana aranızdan oniki nakîb (temsilci) seçiniz ve onlar kavim­lerinin temsilcileri olsunlar.

Onlar Hazrec'ten dokuz Evs'ten de üç kişi çıkardılar. Neccar oğul­larının nakîbi Es'ad İbn Zurâre, Haris oğullarının nakibleri Sa'd İbnu'r-Rabî' ile Abdullah İbn Ravâha, Zureyk oğullarının nakîbi Rafi İbn Mâiik, Seleme oğullarının nakîbleri e!-Berâ İbn Ma'rur'la Abdullah İbn Amr İbn Haram ve Adiyy oğullarının nakîbi Ubâde İbnu's-Samit Hazrec'in nakîbleriydi. Abduleşhel oğullarının nakîbi Useyd İbn Hudayr, Avf oğullarının nakîbleri Sa'd İbn Hayseme'yle Rifaa İbnu'l-Munzir Evs'in nakîbleriydi.

Rasûlüllah (S.A.V) şöyle buyurdu:

— Musa İsrail oğullarından oniki nakîb almıştı. Hiçbiriniz içinden başkasının seçilip seçilmediğini geçirmesin. Çünkü benim için Cebrail seçiyor.

Sonra da şunu ilâve etti:

—  Havarilerin İsa İbn Meryem'in kefilleri olduğu gibi siz de baş kalarının kefîlisiniz. Ben de kavmimin kefiliyim.

Nakîbler:

—Tamam, dediler.

El-Abbas İbn Ubâde İbn Nadle, meselenin sağlama bağlanması için Hazrec'in lideri Abdullah İbn Ubeyy İbn Selul'ün de gelmesini ümid ederek o gece bey'ati geciktirmek isteyerek şöyle dedi:

—  Hazrecliler! Siz bu adama niye bey'at ettiğinizi biliyor musu­nuz? Siz ona, kırmızı ve siyah renklilerle savaşmak üzere bey'at edi­yorsunuz. Eğer mallarınıza bir musîbet gelecek, eşrafınız öldürülecek olursa, onu teslim edersiniz. Vallahi bu şimdiden dünya ve âhirette rezil olmak demektir. Ona vermiş olduğunuz bu sözü yerine getireceği­niz kanaatindeyseniz, onu alın. Bu da hem dünya, hem âhiret hayırlı birşeydir.

Ensar şöyle cevap verdi:

—  Biz onu, mallarımıza gelecek musîbete ve eşrafımızın öldürül­melerine rağmen kabul ediyoruz, bunun karşılığında bize ne var?

Peygamber (S.A.V) :

—  Cennet, diye cevap verdi.

Bunun üzerine :

- Elini uzat, sana bey.'at edelim, dediler.

Erkekler (Hazrecten altmış iki erkek, iki kadındı., Onların, dokuzu nakîbti. Evs'ten onbir erkekti. Üçü nakîbti) Rasûlüllah'ın el-Abbas İbn Abdilmuttalib tarafından tutulan elierine vurmaya başladılar. Ummu Umara ve Ummu Men'i' kalınca Ummu Umâra'nın kocası Zeyd İbn Asım şöyle seslendi :

—  Yâ Rasûlüllah! Bunlar sana bey'at etmek için bizimle birlikte gelen kadınlardır.

Hz. Peygamber (S.A.V) :

—  Size bey'at ettiğim şey üzerine o ikisine de bey'at ettim. Ben kadınlarla tokalaşmam, dedi.

Ebû Leylâ Abdurrahman İbn Ka'b («Bekkaun»dan (çok ağlayanlar­dan) biridir) kızkardeşi Nuseybe ile karşılaştı ve koltuğunun altında­ki örtüyü görünce kizkardeşini tebrik etti. Ummu Umâre (Nusaybe) gülümseyerek şöyle dedi :

—Ebu Leylâ; Bu sene hacca gideceğini duydum. Bizim için duâ etmeyi unutma, kardeşim!

Ebû Leylâ Abdurrahman İbn Ka'b :

—İnşaallah, diye cevap verdi.

Nuseybe Bint Ka'b kocası Zeyd İbn Âsim, oğulları Abdullah ve Habîb'le birlikte (43 yaşında iken) Uhud savaşına katılmıştır. Yanında bir su tulumu vardı. Sabahleyin yaralılara su dağıtıyordu. Okçular Rasûlüllah'ın emrini tutmayıp müslüman kardeşleriyle birlikte Kureyş as­kerlerinden kalan ganimetleri toplamaya başladılar ve böylece dağı terkettiler.. Savaş müslümanların aleyhine döndü ve insanlar dağıldı­lar. Rasûlüllah'ın yanında sayısı on kişiden az bir topluluk kalmıştı. Ummu Umara, (Nuseybe], el-Maziniyye, oğulları ve kocası Rasûlüllah'-ın önünde dövüşüyorlardı. Diğerleri bozguna uğrayarak Rasûlüll...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.034


View Profile
Re: Nuseybe Bint Ka'b(R.Anhâ)
« Posted on: 19 Şubat 2019, 09:38:14 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Nuseybe Bint Ka'b(R.Anhâ) rüya tabiri,Nuseybe Bint Ka'b(R.Anhâ) mekke canlı, Nuseybe Bint Ka'b(R.Anhâ) kabe canlı yayın, Nuseybe Bint Ka'b(R.Anhâ) Üç boyutlu kuran oku Nuseybe Bint Ka'b(R.Anhâ) kuran ı kerim, Nuseybe Bint Ka'b(R.Anhâ) peygamber kıssaları,Nuseybe Bint Ka'b(R.Anhâ) ilitam ders soruları, Nuseybe Bint Ka'b(R.Anhâ)önlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &