ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Biyoğrafi Dünyası > Hanım Sahabeler > Mısırlı Mariye (R.Anhâ)
Sayfa: [1] 2   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Mısırlı Mariye (R.Anhâ)  (Okunma Sayısı 2314 defa)
10 Mart 2009, 01:21:28
Zehibe

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 31.684



Site
« : 10 Mart 2009, 01:21:28 »



Rasûlüllah (S.A.V) şöyle buyurdu:

«Mısır halkı hakkında birbirini­ze hayır tavsiyesinde bulunun. Çünkü onların bîr emniyet ve akrabalık hakkı vardır.»[1]                                                                           

Rasûlüllah'ın evlerinden pek de uzak olmayan bir evde mü'minle­rin annesi lakabıyla anılmayan, ancak diğerlerine nasib olmayan 'bir şerefle, Rasûlüllah (S.A.V)'in oğlu İbrahim'e anne olmak şerefiyle mü­kâfatlanan bir cariye vardı.

Bu muhterem kadın Rasûlüllah (S.A.V)'in Mescide bitişik evlerin­den birinde oturmamakla beraber, bu evlerde oturanlar üzerinde göz­le görülür bir etkisi vardı.

Bu cariye kimdi? Rasûlüllah (S.A.V)in hayatına nasıl girmişti? Bu hayatta ne gibi bir değeri vardı?

Mariye binti Şem'ûn, yukarı Mısır'da Ensîna ülkesinde, Eşmünîn'in karşısında ve Nil nehrinin doğu kıyısındaki Hafn köyünde, Kıbtî bir ba­ba ve Roma'h hristiyan bir anneden dünyaya geldi.

Gençliğinin ilk günlerinde kız kardeşi Şîrînle beraber, Kobt kavmi­nin ulusu Mukavkrs'm sarayına götürülmeden önceki hayatını bu köy­de geçirdi.

Mariye, bu saraya geldikten sonra Arab yarımadasında, yeni se­mavi bir dine çağıran bir peygamberin çıktığını duydu. Bu peygamberin elçisi Hatib b. Ebî Beltea, Rum Kayserinin İskenderiye valisi Mukav-kis'a bir mektup getirdiğinde Mariye sarayda idi.

Hâtıb'a, Mukavkıs'm huzuruna girme izini verildi, O da şu meal­deki mektubu takdim etti:

«BismiIIâhirrahmanirahîm,

Allah'ın kulu ve Rasülü, Muhammed'den, Kıbtilerin büyüğü Mu-kavkısa:

Hidâyete uyan, doğru yolu tutanlara selâm olsun.

Ben seni İslâm davetiyle müslümanlığa davet ediyorum.

Müslüman ol, selâmeti bul ki, Allah sana ecir ve mükâfatını iki kat versin. Eğer bu davetimi kabu etmez, ondan kaçınırsan, Kıbtîlerin günâhı senin boynuna olsun.

De ki : Ey Kitab ehli, geliniz, aramızda ve aranızda eşit ve ortak bir kelimede birleşelim ve Allah'dan başkasına tapmayalım. O'na hiç bir şeyi ortak tutmayalım. Allah'ı bırakıp da birbirimizi rab tanımaya­lım.

Buna rağmen, onlar bu davetten yüz çevirirlefse, siz şahid olunuz ki bizler, muhakkak müslümanlarız, deyiniz.»

Mukavkıs mektubu okudu, hürmetle dürdü, fi! dişinden bîr kutu­nun içine koyarak bir cariyesine verdi.

Sonra Hâtrba döndü, onun peygamberimizden bahsetmesini ve onun vasıflarını anlatmasını istedi. Hâtıb bu işi yapınca bir süre' dü­şündü ve şu sözleri söyledi :

«Ben bir peygamberin daha geleceğini biliyordum ve bu peygam-ber'in Şam'dan çıkacağını zannediyordum. Çünkü peygamberler hep Şam arazisinden çıkmışlardır. Şimdi ise onun Arabistan'dan çıktığını görüyorum... Kıbtîler ona uymak hususunda beni dinlemezler.»

Mukavkıs saltanatının elinden gideceğinden korkuyordu. Kâtibini çağırıp peygamberimizin mektubuna şu cevabı yazdırdı :

«... Mektubunu okudum ve içinde bildirdiğin, kendisine davet et­tiğin şeyleri anladım. Ben bir peygamberin daha çikacağını biliyordum, ama onun Şam'dan çıkacağını zannediyordum...

Elçine ikramda bulundum, onu ağırladım. Sana kıbtîler yanında çok değerli olan iki cariye, elbiseler, binmen için bir katır gönderiyorum. Sana selâm olsun.»

Mukavkıs mektubu Hâtıba verdi. Kıbtîlerin dinlerine çok bağlı ol­duklarını, aralarında geçen konuşmaları saklamasını, kıbtîlerden hiç birinin bu konuşmalardan bir kelime bile duymamaları gerektiğini rica yollu bildirdi.

Hatib, yanında Mukavkısın hediye ettiği iki cariye, Mariye ve kiz-kardeşî Şirin, bir hadım köle, bin miskal altın, MıSır dokuması halis yir­mi elbise, Düldül isimli beyaz bir katır, kokulu Mısır balı bir miktar misk, anber ve güzel kokular olduğu halde, Rasülüllah (S.A.V)'in yanı­na Medine'ye döndü.

İki kız kardeş vatandan ayrılmanın acısını duymaya başladılar. Gözlerini doldura doldura sevgili yurtlarını seyrettiler. Son işaretler kayboluncaya kadar baktılar. Sonunda çocukluklarının ve gençliklerinin flk günlerinin geçtiği bu yerlerden ayrılmanın acısıyla göz yaşlarını bırakiverdiler.

Hâtıb bu iki genç kızın ayrılık acısıyla duydukları ızdırabı anlayış­la karşıladı. Onlara Arab ülkelerinin köklü tarihinden bahsetti. Asırlar boyu zaman mefhumunun Mekke ve Hicaz etrafında ördüğü kıssaları, mitolojik olayları anlattı. Sonra sözü döndürüp Rasûlüliah (S.A.V)'e ge­tirdi. Onu, derin bir imanla, sadık bir bağlılıkla anlattı, anlattı. İki genç kızın kalbi, duydukları bu şeyler sebebiyle, İslâm'a ve onun şerefli Peygamberine açıldı.

Kendilerini karşılayacak yeni hayat ve Hâtıb'ın Mukavkıs'tan geti­receği cevabı Medine'de bekleyen yüce Peygamber hakkında düşün­ceye daldılar. El-İsâbe'de İbn-i Sa'd'dan gelen bir rivayete göre Hâtıb Mariyeye ve kardeşine müslüman olmalarını teklif etmiş, ikisi de müs-lümanlığı kabul etmişlerdir.

Küçük kafile Hicretin yedinci yılında Medine'ye vardı. Rasûlüliah (S.A.V)'de Kureyş'le Hudeybiye antlaşmasını yapmış ve geri dönmüş­tü.

Rasûlüliah (S.A.V) Mukavkıs'm mektubu ile hediyelerini aldı.

Mariye'yi beğenip kendisine alıkoydu. Kız kardeşi Sirîn'i ise şâiri Hassan b. Sabit'e verdi.

Rasûlüliah (S.A.V)'e, Mısır'ın Nil vadisinden kıvırcık saçlı, gayel güzel ve cazibeli bir kızın hediye olarak gönderildiği, onun da bu kızı Mesöid'e yakın bir yerde olan Harise b. Nu'inan'ın evinde konaklattığı haberi Rasûİüİlah'ın diğer zevcelerine ulaştı.

Bu yeni genç kadından bir tehlike gelmeyeceğini kendisine kabul ettirebilmek İçin Aîşe kendisini zorladı. Netice itibariyle bir ulunun di­ğer bîr uluya hediye ettiği garib bîr kızcağızdan başka bir şey değildi.

Ancak, Rasûlüllah [â.A.Vyin bu aniden çıkıp gelen MıSır'İı cariye­ye İhtimam göstermesi karşısında endişe duymuyor da değildi. Rasû-lüllah'ın sık sık onun yanına gidip gelmesi, böö vakti olursa yirmi dört saatini onun yanında geçirdiğini görmesi sabrını taŞırıyordu.

Bir yıl veya bir yıla yakın bir zaman geçti. Mariye Rasülüllah tB.A.VÎ'in gösterdiği ihtimamdan çok mutluluk duyuyordu. Onu hima­yesine almak Rasûlüllah'ı huzurlu kılıyor. Rasûlüliah (S.A.V)'in diğer mü'minlerin anneleri gibi kendisini de tesettüre alması Marlye'yİ hoş­nut ediyordu.

Arzularını, hatıralarını, hatta bütün varlığını, kaderin süre tanı­maksızın kendisine bağladığı bu ulu efendinin şahsiyeti içinde eritmiş, yoketmişti. O kendisi için hem efendi, hem sahih, hem aile, hem de vatan idi. Bütün istediği onun hoşnutluğunu kazanabilmekti.

Varlığında Mısır'ın cazibesini, kokusunu, güzelliğini taşıyordu.

Kendisi gibi .bir Mısırlı olan Hz. Hacer'in kıssasını tekrar tekrar dinlemek, hatırlamak çok hoşuna gidiyordu. Zira Hacer Nil vadisinden gelmiş, efendisi Hz, İbrahim'den bir çocuğu olmuş, bu ise İbrahim'in ilk hanımı Hz. Sâre'nin kıskançlığını celbetınişti. Zevci'ne yaptığı de­vamlı ısrarlar neticesinde o da Hacer'le oğlunu bu mukaddes toprakla­ra getirip bırakmıştı, tek başlarına bu bitki bitmez kurak araziye, Ka­be'nin kutsal arazisine...

Mariye, Hacer'e Zemzemin yerden kaynaması hediyesini veren ilâhî olayın anlatılmasını da çok seviyordu. Bu kutsal suyun kaynaına-sıyla Arap yarımadasında nasıl yepyeni bir hayat başlamıştı.

Safa ve Merve tepeleri arasında koşması, hem cahîlîyet, hem de İslâm dönemlerinde hacc'ın rükünlerinden sayılarak nasıl Hacer tarih boyunca yaşamıştı.

Yalnız kaldığında Mariye, Hacer'in Mısırlı oluşu ve Hz. İsmail'in ve bütün Arapların annesi oluşu üzerinde düşünmeyi adet haline ge­tirmişti. Şu benzetmeyi yapmakla yanllmıyordu : İkisi de Mısır'h birer cariye idiler. Hacer, Sâre tarafından bir peygamber olan Hz. İbrahim (A.S)'a hediye edilmiş, Mariye ise Mukavkıs tarafından sofi peygambe­re hediye edilmişti. İkisi de evine girdikleri bu iki peygrhaberlerin meşru zevcelerinin kıskançlığını kabartmışlardı.

Ancak Hacer İbrahim aleyhisselâm'a bir çocuk doğurmuştu. Ma= riye de peygamber efendisine bir çocuk hediye edebilir miydi?

Ne olmaz bir arzu idi bu... Ne u£ak bir ihtimâl..!

Rasûlüliah (SAV) Hz. Hatice'nin vefatından sonra on kadınla ev­lenmişti. Bunların kimisi genç,- kimisi olgundu. Aralarında çocuklu olanları vardı. Ama ecelin, kızı Fatıma hariç, Hatice'den olan bütün ço­cuklarını elinden aldığı Hz. Peygamber'e hiç birisi çocuk hediye ede­memişlerdi.

Rasûlüliah (SAV) altmışına yaklaşmıştı. Ön tane zevcesîyle .ge­çen seneler sonunda çocuğunun olması.ümidini yitirmiş gibi görünü­yordu.

Hacer'in İsmail'e anne olması gibi Mariye de anne olabilir miydi acaba?

Bu vehimden de uzak bir arzu, serab gibi bir istek değil miydi?

Mariye, RasûSüllah (S.A.VJ'in hayatına girişinin ikinci senesine girdiğinde Hz. Hacer'i, Hz. İsmail'i, Hz. İbrahim'i düşünmekten geri durmadı.

Aniden hamile olduğu vehmine kapıldı. Sonra duygularını yalanla­dı. Kendi kendine bunun zihnine yerleşen anne olma arzusundan ve de-vamlı Haceı-'le İsmail aleyhisselâm'ı düşünmekten doğan bir hayal ol­duğuna karar verdi.

Durumdan şüphelendiği ve bunun bir gerçek mi, yoksa uyanive-rince kayboluverecek bir rüya mı olduğuna karar veremediği için bir ay sonra, bir ay daha durumu gizledi. Tâ içinde bir şeylerin kımıldadı­ğını hissedinceye, yalanlanmıyacak kadar açıklık kazanıncaya kadar bekledi.

Durumu önce kardeşi Sîrîn'e açtı. O ise bunun bir vehim ve hayâl olmayıp dipdiri bir yavrucuğun belirtileri olduğunu teyidetti.

Mariye sevincinden uçacaktı. Şunu iyi biliyordu ki, Allah'ın yüce dergâhına yaptığı dualar kabul olmuş, olmaz zannettiği arzusu gerçek­leşmişti.

Rasûlüllah (S.A.V) yanına gelinceye kadar sevinç sarhoşluğuyia yaşadı. O gelince de vakit geçirmeden vücudundaki küçük canimin var­lığını bir sır gibi anlattı.

Rasûlüllah (S.A.V) Mariye'nin zaman zaman içinin bulandığını, ye...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.034


View Profile
Re: Mısırlı Mariye (R.Anhâ)
« Posted on: 18 Şubat 2019, 11:14:56 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Mısırlı Mariye (R.Anhâ) rüya tabiri,Mısırlı Mariye (R.Anhâ) mekke canlı, Mısırlı Mariye (R.Anhâ) kabe canlı yayın, Mısırlı Mariye (R.Anhâ) Üç boyutlu kuran oku Mısırlı Mariye (R.Anhâ) kuran ı kerim, Mısırlı Mariye (R.Anhâ) peygamber kıssaları,Mısırlı Mariye (R.Anhâ) ilitam ders soruları, Mısırlı Mariye (R.Anhâ)önlisans arapça,
Logged
20 Temmuz 2017, 19:05:09
Ceren
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 23.842


« Yanıtla #1 : 20 Temmuz 2017, 19:05:09 »

Esselamu aleyküm.Rabbim razı olsun bilgilerden kardeşim.Rabbim bizleri bu mümin annelerin yolunda giden kullardan eylesin inşAllah...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
27 Kasım 2018, 01:07:48
Ayşegül Yıldırım koü
Dost Üye
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 149


« Yanıtla #2 : 27 Kasım 2018, 01:07:48 »

İyi insanı secdelerden değil, doğru sözünden ve emanete ihanet etmemesinden tanırsın. - Hz.Ali (r.a

 Sizler de bizlere bu kadar bilgi dolu güzel bir sayfayı ulaştırdığınız için öğrendiğiniz ilimlerinizi emanet ediyorsunuz Allah razı olsun.
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
27 Kasım 2018, 03:48:36
Zeynep Zehra
Dost Üye
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 243


« Yanıtla #3 : 27 Kasım 2018, 03:48:36 »

En şerefli aile Efendimizin(sav) Ehli Beytidir...salat ve selam onların üzerine olsun...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
27 Kasım 2018, 13:56:04
Ceren
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 23.842


« Yanıtla #4 : 27 Kasım 2018, 13:56:04 »

Esselamu aleyküm. Rabbım bizleri kadın sahabelerin yolu da giden onlar gibi inanan İslama hizmet eden kullardan eylesin inşAllah...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1] 2   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &