ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Biyoğrafi Dünyası > Hanım Sahabeler > Huleyde Bint Kays İbn Sabit (R.Anhâ)
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Huleyde Bint Kays İbn Sabit (R.Anhâ)  (Okunma Sayısı 1666 defa)
13 Mart 2009, 00:49:05
Zehibe

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 31.684



Site
« : 13 Mart 2009, 00:49:05 »



«Kays İbn Sâbît'in Kızı Huleyde R. Anhâ)»

 

Rasûlüllah'a (S.A.V) ilk bey'at eden, Kibie'ye ilk yönelen, malının üçte birini ilk vasiyet eden, nakîb-ierden biri olan el-Berâ İbn Ma'rur'un hanımı Huleyde Bint Kays Er. anhâ)

E!-Berâ İbn Ma'rur'un hanımı Huleyde Bint Kays, gözlerini yolun sonuna dikti. Cariyesini göremeyince canı sıkıldı. Kendisinin oruçlu olduğunu bilmiyor muydu. Ona bir dirhem vermiş ve er-Rabab Bint Rabîa'nın dükkânına gitmesini istemişti. Yoksa o parayı mı kaybet­mişti. Niçin dönüp paranın kaybolduğunu söylememişti? Onun dövül­mesinden korkuyordu. Nezamandan beri bir cariyesinin yüzüne sopa kaldırılıyordu. Yoksa o dükkânı kapalı mı bulmuştu.

Huleyde evinin kapısını kapattı ve cariyesine ağır bir ceza vere­ceğine dair Allah'a yemin etti. Ancak Allah Ta'âlâ'nm şu âyetini hatır­ladı : «Öfkelerini yenerler, insanların kusurlarını affederler» [1] Böy­lece öfkesinin ateşi söndü.

Cariye gelmişti. Huleyde Bint Kays ona doğru atlayıp:

—  Bana doğruyu söyle. Çünkü mü'min yalan söylemez. Niçin ge­ciktin? dedi.

Cariye :

—  Er-Rabab'ın dükkânındayken Ensar'lı bazı kadınların: Rasülül-lah'ın S.A.V) hacdan döneliden beri zatülcenpten  rahatsız olduğunu söylediklerini duydum, dedi.

Huleyde Bint Kays kendisinin oruçlu olduğunu unuttu ve Hz. Pey-gamber'in S.A.V) evine gitti. Sıtma nöbeti geçirirken onun yanına gir­di ve alnına eliyle dokunup şöyle dedi:

—  Ya Rasûlüllah! Seni hiçbir kimsenin tutulmadığı sıtmaya tutul­muş görüyorum.

Rasûlüllah S.A.V) şöyle buyurdu :

—Bize ecir kat kat verildiği gibi, bize verilen belâ da böyle kat kat olur. Halk hastalığım hakkında ne diyor?

Huleyde Bint Kays (r. anhâ):

—  Halk, Rasûlüllah'taki hastalık zatulcenptir diyorlar, dedi. Peygamber (S.A.V) :

—  Allah bana böyle bir hastalık musallat etmiş değildir, o sade­ce şeytanın bir vesvesesidir. Ancak, Hayber'de oğlunla birlikte (Bişr İbnu'l-Bera İbn Ma'rur'Ia) tatmış olduğum zehirli etin acısından şu an­da kalp damarımın koptuğunu duymaktayım, buyurdu.

Huleyde Bint Kays [r. anhâ) :

—  Anam babam sana feda olsun, yâ Rasûlüllah!

Huleyde Bint Kays evine döndü. Geçmişteki tablolar arka arkaya zihninden geçti...

Yesrib'de İslâm yayılınca bir grup Ensarlı Zilhicce ayında kavim­leri arasındaki kâfirlerin hiçbiri onları duymadan gizlice Rasûlüllah'ın yanına gitmeye karar verdiler. Büyükleri ve efendileri el-Berâ İbn Marur da onlarla birlikteydi. Namaza kalktıklarında el-Berâ İbn Ma'rur:

—  Ben bu binayı (Kâ'ba'yi) arkama almak istemiyorum, ona doğru namaz kılmak istiyorum, dedi.

Ka'b İbn Malik, Es'ed îbn Zurâre ve Zekvan İbn Abdi kays i:

—Vallahi, biz peygamberimizin sadece Şam'a doğru namaz kıldı­ğını duyduk. Ona muhalefet etmek İstemiyoruz, dediler.

El-Berâ İbn Ma'rur:

— Ben ona doğru [Ka'be'ye doğru) namaz kılacağım, dedi.

Yaptığını ayıpladılar. El-Berâ İbn Ma'rur bunu yapmaktan vazgeçmedi. Mekke'ye geldiklerinde el-Berâ İbn Ma'rur yeğeni Ka'b îbn Ma-lik'ten yolculuğu sırasında yaptığını sorması için Peygamber'e (S.A.V) gitmesini istedi. Ona karşı geldiği düşüncesiyle içine biraz şüphe düş­tü. Mescid-i Haram'a girdiklerinde el-Berâ İbn Ma'rur şöyle dedi:

—  Ya Rasûlüllah! Ben bu yolculuğa, Allah beni İslâm'a hidâyet et­tikten sonra çıktım. Bu binayı (Kâ'be'yi) arkama almamak görüşündey-dim ve ona doğru namaz kıldım. Bu konuda arkadaşlarım bana muhale­fet ettiler. Bundan dolayı  içime biraz şüphe düştü. Ya Rasûlelîah! Se­nin görüşün nedir?

Peygamber (S.A.V) :

—  Sen zaten bir kıble üzerindeydin, keşke o konuda sabretseydin, buyurdu.

El-Berâ İbn Ma'rur tekrar Rasûlüflah'ın kıblesi olan Şam'a doğru döndü.

Peygamber (S.A.V) Akabe'deki vadide Ensar'la görüştü. Kur'ân okudu. Allah'a davet etti ve İslâm'a girmelerini isteyip şöyle dedi.

—Kadınlarınızı ve çocuklarınızı koruduğunuz gibi beni de koruya­cağınıza dair sizinle anlaşıyorum.

Yetmiş üç erkekle iki kadın sordular:

—  Bunu yaparsak bize ne var? Peygamber (S.A.V) :

—Sizin için cennet var, buyurdu. Ensar :

—  Alışveriş kârlı. Biz alışverişi bozmuyoruz, bozmak da istemiyoruz. Haydi sana bey'at ediyoruz, dediler.

Rasûlüllah (S.A.V) kabilelerinin işlerini takip eden oniki nakîb (temsilci) seçmelerini istedi

El-Berâ İbn Ma'rur'İa onbir nakîb (Hazreçten dokuz, Evs'ten üç) gittiler. Ei-Berâ İbn Ma'rur Hz. Peygamber'e Ensar'dan ilk bey'at eden oldu. Şu konuşmayı yaptı :

—  Ey Evs ve Hazrec topluluğu! Allah nebisi vasıtasıyla sizi şe­reflendirdi. Eğer dinleyip İtaat etmeyi ve yardımlaşmayı memnuniyet­le kabuj ediyorsanız, Allah'a ve Rasûlü'ne itaat ediniz.

Ensar, Allah'ın kendilerini İslâm'a hidâyet etmesi sebebiyle se­vinçli ve neşeli olarak Yesrib'e döndü.

Rasülüllah'ın ashabı Mekke'den Yesrib'e grup grup hicret etmeye başladılar- Fakat el-Berâ İbn Ma'rur, Rasûlüllah (S.A.V) Yesrib'e hic­ret etmeden önce hastalandı. Ölüm yatağındayken Rasûlüllah'a, malı­nın üçte birini dilediği yere vermesini   vasiyet etti ve şöyle dedi:

—  Beni kabrimde kıbleye (Ka'be'ye) doğru çevirin. Rasûlüllah (S.A.V) el-Berâ İbn Ma'rur'un ölümünden bir ay sonra geldi. el-Berâ'nin hanımı Huleyde Bint Kays :

—  Ya Rasulellah! Bu, bey'at edenlerin ilki, kıbleye yönelenlerin ilki, malının üçte birini vasiyet edenlerin ilki ve nakîb'lerden biri plan el-Berâ'nın kabridir, dedi.

Rasûlüllah (S.A.V)  ashabının saflar halinde durmasını istedi  ve ona (el-Berâ'a) cenaze namazı kıldı ve şöyle dedi :

—  Allah'ım! Ona mağfiret et, ona acı ve ondan hoşnut ol.

Huleyde'nin oğlu Bişr İbnu'1-Berâ İbn Ma'rur Hz. Peygamberle bir­likte Bedir, Uhud ve Hendek'te bulundu.

Bir gün Ummu Bîşr İbnu'1-Berâ (Huleyde) Rasûlüllah'a şöyle sordu

—  Ya Rasulellah! Ölüler tanışırlar mı? Peygamber (S.A.V) şöyle cevap verdi:

—  Hayır gelesice.. İyi ruh cennette yeşil  bir kuştur. Kuşların ağaçların tepelerinde tanıştıkları gibi onlar da tanışırlar.

Huleyde'nin oğlu Bişr İbnu'1-Berâ İbn Ma'rur, Rasûlüllah'la birlik­te Hudeybiye savaşına gitti. Rıdvan bey'atinde o da Rasûlüllah'a bey'at etti ve Hudeybiye barışında bulundu.

Huleyde Bint Kays Rasûlüllah'ın ashabına şöyle dediğini duydu:

—  Size insanların en hayırlısı olan kişiyi haber vereyim mi?

Ashab :

—  Haber ver ya Rasûlüllah; dediler.

Peygamber (S.A.V) elini batıya doğru uzattı ve şöyle dedi :

— Atının dizginlerini tutmuş, hazır vaziyette, hücum etmeyi veya kendisine hücum edilmesini bekleyen kimse. Size ondan sonra, insan­ların en hayırlısının kim olduğunu haber vereyim mi?

— Evet, haber ver, ya Rasûlellah! dediler.

Rasûlüllah (S.A.V) elini Hicaz tarafına uzattı ve şöyle dedi:

— Namaz kılan, zekât veren, sahip olduğu maldaki Allah'ın hakkı­nı bilen, insanların kötülüklerinden uzak duran sürüsünün başındaki adam.

Rasûlüllah fS.A.V) Hudeybiye'den Medine'ye döndüğünde Yahudi­ler, Rasûlüliah'in (S.A.V), güç ve otoritesinde meydana gelen zayıf­lama sebebiyle Kureyş'in ağır şartlarını kabul ettiğini iddia edip Rasû-lüllah'la [S.A.V) savaşa hazırlanmaları için Gatofan'a (müttefiklerine) haber gönderdiler, Hayber'in kendisiyle savaşa hazırlandığına dair Ra-sûlüllah'a haber geldi. Rasûlüliah (S.A.V) vakit geçirmeden yanındaki Hudeybiye'de bulunan ve kendisiyle birlikte çıkanları savaşa davet et­ti. Allah Hayber kalelerinin fethini nasîp etti. Peygamber'in (S.A.V) içi rahatlayınca Seliâm İbn Mişkem'in hanımı Zeyneb Bintu'I-Haris Rasû-lüilah'ın ashabına sormaya başladı :

—  Muhammed (S.A.V) davar etinin neresini yemeyi daha çok se­ver?     .

Onlar:

—  Budunu. Rasûlüllah (S.A.V) budu sever, çünkü o davarın etinin en güzel.olduğu yerdir, dediler.

Zeyneb Bintu'I-Haris bir keçisini kesip etini kızarttı. Güneş batıp Peygamber (S.A.V) ashabına akşam namazını kıldırdı. Zeyneb Rasûlül-lah'ın eşyalarının yanında oturuyordu. Kalktı, budu Rasûlüllah'ın önüne koydu ve :

—  Ebu'l-Kasım: Bu benim sana hediyemdir, dedi.

Bişr İbnu'l-Berâ İbn Ma'rurve ashabından bazıları da Rasûlüllah'la (SAV)' birlikteydi. Rasûlüllah [S.A.V) :

—  Sofraya yaklaşın dedi.

Hepsi de oturdular. Rasûlüllah (S.A.V) budu aldı. Bir lokma çiğne­di fakat yutmadı. Hz. Peygamber'in aldığı gibi Bişr İbnu'I-Berâ da on­dan aldı ve o lokmasını yuttu. Rasûlüllah (S.A.V) lokmayı ağzından at­tı ve ashabına :

—. Ellerinizi kaldırın. Çünkü davarın kürek kemiğinden anladığıma göre beni öldürmek istediler. Et zehi...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.034


View Profile
Re: Huleyde Bint Kays İbn Sabit (R.Anhâ)
« Posted on: 19 Şubat 2019, 10:18:12 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Huleyde Bint Kays İbn Sabit (R.Anhâ) rüya tabiri,Huleyde Bint Kays İbn Sabit (R.Anhâ) mekke canlı, Huleyde Bint Kays İbn Sabit (R.Anhâ) kabe canlı yayın, Huleyde Bint Kays İbn Sabit (R.Anhâ) Üç boyutlu kuran oku Huleyde Bint Kays İbn Sabit (R.Anhâ) kuran ı kerim, Huleyde Bint Kays İbn Sabit (R.Anhâ) peygamber kıssaları,Huleyde Bint Kays İbn Sabit (R.Anhâ) ilitam ders soruları, Huleyde Bint Kays İbn Sabit (R.Anhâ)önlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &