ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Biyoğrafi Dünyası > Hanım Sahabeler > Hind Bint Utbe İbn Rabîa (R.Anhâ)
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hind Bint Utbe İbn Rabîa (R.Anhâ)  (Okunma Sayısı 2758 defa)
11 Mart 2009, 23:22:35
Zehibe

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 31.682



Site
« : 11 Mart 2009, 23:22:35 »



  «Utbe İbn Rabîa'nın Kızı Hind (R, Anhâ)»

O, Ebû Sufyan İbn Harb'in hanımı, Muaviye İbn Ebî Sufyan'ın an-nesidir. Müslüman olmadan önceki haberleri meşhurdur.. Mekke hal­kına Bedir savaşının sonucuyla ilgili haber gelince müşrikleri sanki yıldırım çarpmış gibi oldu. Kureyşii kadınlar Hind Bint Utbe'ye gittiler.

Onlar:

—Babana (Utbe İbn Rabîa), kardeşine (el-Velid İbn Utbe), am­cana EŞeybe İbn Rabîa} ve yakınlarına (Hanzala İbn Ebî Sufyan'ın öldü­rülmesine ve Anır İbn Ebî Sufyan'ın esir edilmesine) ağlamıyor musun? dediler.

Ciğeri ateşten yanarak :

— Muhsmmed ve ashabı, ağladığımı duyarlar da onlar ve Hazrec-Mlerin kadınları bizim başımıza gelene sevinirler diye ağlamıyorum. Biz Muhammed'le savaş yapıp Muhammed ve ashabından öcümü alın­caya kadar başına koku ve krem sürmek bana haram olsun. Kalbim­den üzüntüyü gidereceğini bilsem ağlardım ama öldürülen akrabaların öcünü gözümle görmedikçe üzüntümü gidermez, dedi.

Hint Bint. Utbe, Kureyş'in efendisi kocası Ebû Sufyan'la birlikte Uhud savaşına gitti. O, müşrikleri Allah'ın Rasûlü'yle (S.A.V) savaş­maya teşvik ediyordu. O kocasının intikam yakıtıydı. Ona, Bedir'de, öldürülenlerin öcü alınmadan cünüplüğünü- gidermek için yıkanmama-ya yemin ettirmişti. (Onların Bedir'de 70 öliüeri, 70 esirleri vardı). Hind, Habeşistan'lı köle Vahşî İbn Harb'e : Babam, Bedir günü öldürüldü. Eğer, sen üç kişiden birini: Muham-med'i veya Hamza b. Abdulmuttalib'i yahut Ali b. Ebî Tâlib'i öidürürsen hürsün, âzâdsın!

Çünki, ben, Kureyş kavmi içinde bunlardan başkasını babama denk görmüyorum!» dedi.

Vahşî b. Harb şöyle anlatmaktadır:

«— Ben, (Peygamber'in üzerine varmağa güç yetiremiyeceğimi biliyorum. Çünki, ashabı onu yalnız bırakmaz, kimseye teslim etmez­ler. Hamza'yi ise, vallahi uyurken bulsam heybetinden uyandırmağa cesaret edemem. Amma Ali'ye gelince, onu öldürmek için bir-fırsat kollayayım bakayım!) dedim.»

Hind, Kureyş erkeklerinin arkasında duruyor, onun yanındaki ka­dınlar da defleri çalarak şöyle diyorlardı:

Biz Tarık'ın kızlarıyız (Babalarımız Süreyya yıldızı gibi izzet ve şe­refin en yüceliklerinde pariamaktalar). Yastıklar ve yumuşak şeyler üzerinde yürürüz. Öyle şereflileriz. Gerdanlarımızda inci, saçlarımızda misk vardır. Eğer siz düşmanın üstüne atılır, saldırırsanız sizinle ku­caklaşıp sevişiriz. Eğer onlara arka çevirip kaçarsanız, o halde biz de sizden ayrılır ve arkanızı aramayız,

Hind, Vahşî İbn Harb'e şöyle diyordu:

—r Ebû Deseme! Sen benim işimi gör, ben de senin işini göreyim (âzâd edeyim).

Vahşi İbn Harb anlatmaya şöyle devam etmektedir:

Halk arasında Ali'yi aradım. Derken Ali göründü. Kendisi çok uya­nık, girişken, çevik, çekingen ve etrafına çok bakman bir adamdı. Ken­di kendime (Benim aradığım, hakkından gelebiieceğim adamım bu de­ğil!) dedim.

O sırada Hamza'yı gördüm. Halkı kasıp kavuruyor, kesip biçiyor­du. Öna fırsat kollamak için bir kayanın arkasına gizlendim.

Bir ara, Siba' b. Ümmü Enmar: (Var mı benimle çarpışacak bir yi­ğit?) diyerek meydan okuyordu.

Hamza, ona: (Gel yanıma ey kadın sünnetçisi olan kadının oğlu).

(Allah'a ve Resulüne sen misin meydan okuyan?!) dedi ve onu, göz açtırmadan, bacaklarından vurup yere serdi. Üzerine çöküp koyun boğazlar gibi  boğazladıktan sonra sür'atle bana doğru gelirken, beni gördü.

Sel suiarı arklarına eriştiği sırada, ayağı kayıp yıkılınca mız­rağımı, onun istediğim yerinden vurmak için, fırlatıp attım. Böğrün­den vurdum. Hattâ, mızrağımın ucu, mesanesinden dışarı çıktı!

Arkadaşlarından bazıları koşup yanına geldiler. Ona: (Ebû Umâre!) diye seslendiklerini işitttim. Cevap vermeyince: (Vallahi, adam öldü!) dedim.

Arkadaşları, onun öldüğüne kanâat getirerek yanından dağıldılar. Beni göremediler.

Onlar, uzaklaştıktan sonra, Hamza'nın yanına varıp karnını yar­dım. Ciğerini çıkarıp Utbe'nin kızı Hind'e götürdüm.

(Babanı, öldüreni öldürürsem, bana ne var?) dedim. (Üzerimdeki elbise ve eşyam var!] dedi. (İşte, sana, Hamza'nın ciğeri!) dedim.

Hind, ciğeri alıp ağzında çiğnedi! Yutamayınca, ağzından dışarı attı.

Suyunu mu, yoksa posasını mı atmıştı bilmiyorum.

Üzerindeki elbisesini ve takıntılarını çıkarıp bana verdi. Sonra da: (Mekke'ye vardığım zaman, sana, on tane de, Dinar (altın) var! Bana, onun vurulup düştüğü yeri de, göster!) dedi.

Gidip gösterdim. Hamza'nın erkeklik uzvunu, burnunu ve kulakla­rını kesti. Onlardan, iki bilezik, iki pazvand, iki tane ayak halhali yaptı. Bunları takınmış olarak Mekke'ye girdi. Hamza'nın ciğeri de, yanında idi.» '

Hind, Uhud günü, Hz. Hamza'nın cesedini ele geçirebilirse, ciğe­rini yemeyi adamıştı.

Müslüman ölülerinin organlarını koparmak için Kureyş kadınları geldiler. Hind Bint Utbe erkeklerin kulaklarından ve burunlarından hal-haliar ve gerdanlıklar yaptı. Kendi halhal ve gerdanhlkannı Vahşî İbn Harb'e verdi..

Sonra bir kayanın üzerine çıkıp ava2i çıktığı kadar bağırdı:

Biz size Bedir'in karşılığını verdik. Harpten sonra harp deliliktir.

Utbe'ye, kardeşime, amcasına ve çocuğuma sabredemedim.

İçimi rahatlattım. Adağımı yerine getirdim. Vahşi, sen benim yü­reğime su serptin.

Vahşi! Ömrüm boyunca kabrimde kemiklerim çürüyünceye kadar sana teşekkürler...

Hind Bint Utbe, en büyük fetih (Mekke fethi) gününe kadar de­vamlı Rasûlüllah ve İslâm'a karşı savaş halindeydi...

Mekke'nin fethinde, Medine'ye Kureyş'in elçisi olarak giden Hind'in kocası Ebû Süfyan Müslüman olarak Mekke'ye dönüyor ve kendisini bekleyen halka yüksek sesle :

Kim, Hakîm b, Hizam'm evine girer, sığınırsa, ona emân verilmiştir.

Kim, kapısını üzerine kapatır ve elinden silâhını bırakırsa, ona da emân verilmiştir,» buyurdu.

Ebû Süfyan'ın evi, Mekke'nin yukarı semtinde, Hakîm b. Hizam'rn evi ise, Mekke'nin aşağı semtinde bulunuyordu.

Ebû Süfyan, Mekke'ye varıp evine girmek istediği zaman, karısı Hind: «Arkanda ne haber var? Allah, seni, iyilikten ırak etsin! Sen, en kötü bir elçi oldun!» diyerek ona hakaret etti.

Ebû Süfyan'la Hakîm b. Hizam, Mescid-i Haram'a vardılar.

Ebû Süfyan, «Ey Kureyş topluluğu! İşte, Muhammedi Karşısında dayanamayacağınız kadar büyük bir kuvvetle yanı başınıza gelmiş bu­lunuyor!

Ey Kureyş topluluğu! Ey Galip Hanedanı! Müslüman olunuz da, selâmete eriniz!

Yüce Allah, sizi, onlardan, Abbas sayesinde korudu!» diyerek âvâ-zının çıktığı kadar bağırmağa başladı.

Kureyş müşrikleri, ona «Sus! Kavmına, senin gibi kötü elçilik ya­panı, Allah, iyilikten uzaklatşırsın!» dediler.

Hind bint-i Utbe, kocası Ebû Süfyan'ın yanına varıp bıyığından, sakalından tuttu. «Ey Galip Hanedanı! Şu kocamış hayırsız adamı, kara alçağı, şu elçinizi, öldürünüz!

Çünki, o, dininden dönmüştür! Kavminin ne kötü bir gözeticisidir

Allah, Kureyşlilerin senin gibi elçisini hayırdan uzaklaştırsın!

Ey Galip Hanedanı! Onu, öldürmeyecek misiniz? Kendinizden ve yurdunuzdan def etmeyecek misiniz onu?» diyerek bağırdı.

Ebü Süfyan, Hind'e «Sus! Sakalımı da bırak!

Varlığım, Kudret elinde bulunan Allâha yemin ederim ki: sen, ya Müslüman olursun, ya da senin boynun vurulur!

Hemen evine gir!» dedi.

Bunun üzerine, Hind, Ebû Süfyan'ın sakahnıbıraktı.

Ebû Süfyan, Kureyş müşriklerine «Yazıklar olsun size! Siz, bu tu­tum ve davranışınızla, kendi kendinizi aldatmayınız!

O, sizin karşı koyamayacağınız, dayanamayacağınız bir ordu ile başucunuza gelmiş bulunuyordur.

Ben, sizin görmediklerinizi, hiç göremeyeceklerinizi gördüm. Sayısız erler, atlar ve silâhlar gördüm ki onlara hiç bir kimsenin gücü yeter değildir.

Kim, Ebû Süfyan'ın evine girer, sığınırsa, ona, emân verilmiştir!» dedi.

Kureyş müşrikleri «Allah, seni kahretsin! Senin evin, bizim için ne kadar yararlı olabilir?! Hangimizi alabilir?!» dedler.

Ebû Süfyan «Kim, evine girip kapısını üzerine kaparsa, ona da emân verilmiştir!

Kim, Mescid-i Haram'a girer, sığınırsa, on da emân verilmiştir!» dedi.

Böylece halk, evlerine ve mescide dağıldı.

Rasûlüllah (S.A.V) yanında on binden fazla kişiyle birlikte Mek­ke'ye girip Ka'be'yi putlardan temizledi (Ka'be'nin etrafında ve üstün­de üçyüz altmış put vardı) ve halk bey'at etti.

Rasûlüllah (S.A.V) Hind Bint Utbe'nin kanının akıtılmasını (öldürülmesini) helâl görmüştü. Ama Mekke'ye girince, halkı affetti ve onlara :
Benim size ne yapacağımı zannediyorsunuz? Ne dersiniz? Dedi.

Onlar :

—  Hayır. Biz senden hayır umarız. Sen Kerîm (iyi) bir kardeşs Kerîm bir kardeşin oğlusun. Sen takdir edilen birisin, dediler,

Rasûlüllah (S.A.V) ;

—  Ben de  kardeşim Yûsuf un  [A.S.)  söylediği gibi soylüyorur Bugün, azarlanacak değilsiniz, Allah sizi bağışlar. O, merhametlilerin merhameti isidir. Gidiniz siz tulekâ'sınız (serbestsiniz), buyurdu.

Hind Bint Utbe, kendisine  işkence edip   yurdundan   çıkaran onunla savaşanları affettiği gibi Rasûiüllah'm (S.A.V.) affını umdu.

Hind Bint Utbe kocası Ebû Sufyan'a :

—  Ben Muhammed'e bey'at etmek istiyorum, dedi. Ebû Süfyan İbn Harb ona :

—Dün seni küfred...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.034


View Profile
Re: Hind Bint Utbe İbn Rabîa (R.Anhâ)
« Posted on: 20 Temmuz 2019, 08:10:06 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Hind Bint Utbe İbn Rabîa (R.Anhâ) rüya tabiri,Hind Bint Utbe İbn Rabîa (R.Anhâ) mekke canlı, Hind Bint Utbe İbn Rabîa (R.Anhâ) kabe canlı yayın, Hind Bint Utbe İbn Rabîa (R.Anhâ) Üç boyutlu kuran oku Hind Bint Utbe İbn Rabîa (R.Anhâ) kuran ı kerim, Hind Bint Utbe İbn Rabîa (R.Anhâ) peygamber kıssaları,Hind Bint Utbe İbn Rabîa (R.Anhâ) ilitam ders soruları, Hind Bint Utbe İbn Rabîa (R.Anhâ)önlisans arapça,
Logged
10 Eylül 2015, 00:35:13
Sefil
Yeni Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 28.807


« Yanıtla #1 : 10 Eylül 2015, 00:35:13 »

Esselamu aleykum ; Allah dostu sahabe efendilerimizden birinin daha hayatını okuduk ona dair bilgiler edindik onun efendimizle alakalı meselelerinide okuduk ve bilgi edindik inşaallah istifade ederiz .

Allah razı olsun
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &