ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Biyoğrafi Dünyası > Hanım Sahabeler > Halime Bint Ebî Zueyb (R.Anhâ)
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Halime Bint Ebî Zueyb (R.Anhâ)  (Okunma Sayısı 1554 defa)
10 Mart 2009, 20:31:49
Zehibe

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 31.682



Site
« : 10 Mart 2009, 20:31:49 »



Ebü Zueyfa'in Kızı Halime (R. Anhâ)
 

Bu, Halime es-Sa'diyye'dir. Rasûlüllah'ın (S.A.V) süt annesidir...

Yeni doğan çocuklarını sut annelerine vermek, Kureyş ve şâir Arap eşrafının âdeti idi.

Bu da; kadınların kocaları Üe daha rahat meşgul olmalarını ve ço­cukların da kırda yaşayan Araplar içinde özellikle havasının güzelliği, rutubetinin azlığı ve suyunun tatlılığı ile tanınan yerlerde yaşayan şe­refli kabileler arasında sağlam vücudlu, sıkı etli, asaletli yetişmelerini ve düzgün, pürüzsüz konuşmayı öğrenmelerini sağlamak içindi.

Benî Sa'd b. Bekr b. Hevâzİnler, Arap kabileleri içinde dil bakımın­dan en fesâhatli olanı, en açık, en düzgün ve en pürüzsüz kcftuşanı idi.

Beni Sa'd b. Bekr kabilesi, Arap kabileleri arasında cömertlikleri ve şereflilikleri ile de tanınmış bir kabile idi.

Mekke çevresinde ve Harem içinde oturan kabilelerden süt anası olanlar her yıl iki defa yaz ve güz mevsimlerinde Mekke'ye gelerek yeni doğan çocukları ücretle emzirmek için alıp obalarına götürürler­di..»

Peygamberimizi Süveybe hatundan sonra Benî Sa'd b. Bekr kabi­lesinden süt annesi Halime hatun götürüp emzirdî.

Peygamberimizin bu süt ana ve babadan süt kardeşleri de :

1- Abdullah b. Hârîs

2- Üneyse bint-i Hârîs

3- Şeymâ bint-i Hârîs, idî.

Halime Hatun, yanında kocası ve memedeki küçük oğlu ve Benî Sa'd b. Bekr kadınlarından da on kadın olduğu halde, emzîrilecek oğ­lan çocuğu arayıp bulmak üzere yurtlarından çıktılar ve Mekke'ye gel­diler.. Hz. Halime şöyle anlatmaktadır :

—  Kurak bir yılda Bekr İbn Hevazin oğulları kabilesi kadınlarından bazılarıyla birlikte emzirilecek çocuk bulmak için Mekke'ye geldim. Ama merkebim zayıf olduğu için, diğer arkadaşlarımdan geride kal­mıştım. Yanımızda süt emen bebeğimle yaşlı bir deve de vardı. Fakat deveden çocuğumuz İçin tek damla bile süt sızmıyordu. Bebek açlık­tan ağladığı İçin de. geceleyin hiç uyuyamıyorduk. İşte Allah'tan yağ­mur ve genişlik dilediğimiz böyle bir yılda Mekke'ye gelmiştim.

Benimle birlikte gelen kadınlardan hiçbirisi Hz. Muhammed'i em­zirmek istememiş, hep zenginlikleriyle tanınmış, babalan sağ çocukla­rı aramışlar, Muhammed'e geldikçe «Yetimdir! Malı da yoktur. Annesi, dedesi bize ne yardım yapabilir ki,» diyerek almaya yanaşmamışlardı. Ben hariç bütün arkadaşlarım birer çocuk bulmuştu. Biz Muhammed'-den başkasını bulamayıp dönmeye karar verdiğimizde kocam el-Haris İbn Abdiluzza'ya şöyle dedim:

— Vallahi, ben eli boş oiarak dönmek istemiyorum. Gidip o yetimi alayım. Kocam da şöyle cevap verdi:

—: Almanda bir beis yok. Belki Allah bize onun yüzünden bereket ve hayır verir. Bunun üzerine gittim. Beni Abdulmuttalib karşıladı. Ba­na sordu:

—  Sen kimsin? Ben de :

—  Benî Sa'd'dan Haiîme'yim, dedim. O da : Ne güzel! Ne güzel! Sa'd (uğurlu ve mübarek olmak) ve hilm (sabırlı ve ağırbaşlı olmak) iki özelliktir ki dünyanın hayrı da, ahiretin izzet ve şerefi de bunlardadır ey Halime! dedi. Beni Âmine Bint Vehb'in evine götürdü. Âmine bana:

—  Hoşgeldin, deyip Muhammed'İn    bulunduğu odaya    götürdü. Gördüm ki o, süt gibi beyaz yünden bir kumaşa sarılmıştı. Altında da yeşil ipekten bir sergi serilmişti. Sırt üstü yatmış, mışıl mışıl uyuyor, kendisinden misk kokusu geliyordu. Onun güzellik ve sevimiliğine hayran kalıp onu uyandırmaktan korktum. Elimi göğsüne koydum. Göz­lerini açıp gülümsedi. Alnından öptüm. Onu kucağıma aldım, Kafilenir bulunduğu yere geldim. Sol mememi verdim, ondan başını.çevirip em­medi. Sağ mememi verince emdi. Diğer mememi de kardeşine (Ab­dullah'a) verdim. Her ikisi de doya doya emdiler. Kocam kalkıp zayıf ve yaşlı devemizin yanına gitti. Onun da memelerinin sütlendiğini gör­dü. Ondan süt sağıp içti. Ben de kanıncaya kadar, süt içtim. Böylece hayırlı rahat bir gece geçirdik.

Sabah olunca el-Haris İbn Abdiluzza şöyle dedi:

—  Halîme! Senin mübarek, uğurlu bir insan yavrusu aldığını zan­nediyorum. Onu aldığımızdan beri hayırlı ve bereketli bîr gece geçir­dik, bilmiyor musun?

Daha sonra memleketimize dönmek üzere yola çıktık. Vallahi, be­nim dişi merkebim öyle yürümeye başladı ki kafiledeki merkeplerin hepsinin önüne geçti. Hiçbirisi ona yetişemedi. Hatta arkadaşlarım şöyle dediler :

—  Aşkolsun, Ebu Zueyb'in kızı! Bu merkep senin evinden üzerine binip yola çıktığın merkebin değil mi? Ben de şöyle diyordum:

—Yoo, vallahi, bu işte o merkeptir. Onlar da :

—  Ama onun, şaşılacak bir hali var, dediler.   ,

Nihayet Benî Sa'd topraklarına geldik. O zaman, yeryüzünde, Be­nî Sa'd toprağı gibi kuraklığa uğramış bir toprak yoktu. Artık koyunla­rımın hali birdenbire değişmiş, akşamleyin karınları tok, memeleri süt­le dolu olarak eve dönmeye başlamışlardı. Başkaları koyunlarının me-, meşinde sağacak bir damla süt bulamazken, biz koyunları istediğimiz

kadar sağıyor ve doyasıya süt içiyorduk. Onlar çobanlarına:

—  Yazıklar olsun size! Siz de bizim davarlarımızı Ebu Zueyb'in kızının çobanı nerelerde otlatıyorsa, oralarda otlatsanıza, diyorlardı.

Allah bize devamlı bereket gösteriyor. O'nun büyüyüp yetişmesi de başka çocuklara benzemiyordu. Daha iki aylık iken her tarafa yuvar­lanmağa çalışıyordu. Üç aylık olunca, ayağa kalkıp Day duruyordu. Dört aylık olunca, bir yere tutunmadan yürüyebiliyordu. Altı ayı tamamla­yınca, yürümeyi hızlandırmıştı. Yedi aylık iken, koşuyor, her tarafa gi­dip geliyordu. Sekiz aylık iken, konuşuyor, konuşulanı anlıyordu. Dokuz aylık iken, açık ve düzgün konuşmağa başlamıştı. On aylık iken, ço­cuklarla, ok atıyordu. İki yıl geçince, kendisini sütten kestim.

Nihayet Muhammed İbn Abdillah iki yaşını doldurdu. O başka çq-cuklara benzemiyen bir şekilde gelişiyordu. İki yaşını doldurur doldur­maz, gelişmiş gösterişli bir çocuk olmuştu.

Süt annesi Halîme Hatun, Peygamberimizi annesine götürürken Sirer vadisinde Habeş Hıristiyanlarından bazı kimselere rastlamıştı.

Hristiyanlar, Halîme Hatuna nereye gittiğini sordular. Sonra da Peygamberimize dikkatli dikkatli baktılar. Arkasını döndürdüler. İki kü­reği arasındaki peygamberlik Hâtem'ine ve gözlerinin beyazındaki kır­mızılığa baktılar. Kırmızılık hakkında «Gözlerinden bir şikâyeti, hasta­lığı var mı?» diye sordular. Halîme Hatun :

Hayır! Bu kırmızılık gözlerinden hiç ayrılmaz!» dedi. Hıristiyanlar :

«Biz, bunu kralımıza, ülkemize götüreceğiz. Günki, bunun bizimle ilgili hal'ü şanı vardır. Biz, onun işini biliyoruz!» dediler.

Peygamberimiz hakkında o kadar baskı yaptılar ki, Halîme Hatun elinden zorla alacaklarından korkmağa başladı. Yüce Allah (c.c) onlar­dan korudu.

Halîme Hatun Peygamberimizi onların ellerinden güçlükle kurtarıp Hz, Âmine'nin yanma götürebildi. Hz, Âmine'ye Peygamberimiz hak­kında bilgi verdi...

Onun bir müddet daha yanımızda kalmasını istiyorduk. Çünkü o*nun yüzünden bol hayır ve bereket görmüştük. Annesi onu gördükten sonra: Oğlumuzu bize bırak, o .bizimle birlikte kalsın. Çünkü onun Mekke vebasına tutulmasından korkuyorum, dedim. Biz ısrar edince, tamam, dedi ve onun bizim yanımızda kalmasına razı oldu.

Halîme Bint Ebî Zueyb'in karşısına bir yahudi topluluğu geldi. Mu­hammedi göstererek :

—  Bana bu oğlum hakkında konuşmaz mısınız? Ben şunları şun­ları gördüm. Onu şu şekilde doğurdum ve şöyle gördüm (Annesi Ami­ne Bint Vehb'in ona anlattıklarını söylüyordu), dedi. Onlar birbirlerine:

—  Onu öldürün, dediler. Daha sonra sordular:

—  O yetim midir?

Halime es-Sa'diyye, kocası el-Haris bn Abdi'l-Uzza'yı göstererek:

—Hayır, bu babasıdır. Ben de annesiyim diye cevap verdi. Yahudiler:

— Yetîm olsaydı, onu öldürürdük, dediler.

Halime, Ukaz panayırına gitti. Bu panayırda Huzeyl'denbir arrafa

(Kendisine getirilen çocuklara bakan bir müneccime) gitti. Müneccim onu görünce (Peygamberlik mührünü ve gözlerindeki kırmızılığı görün­ce) şöyle haykırdı :

—  Ey Huzeyl topluluğu! Ey Huzeyl topluluğu! Ey Ukaz panayırına gelenler! Ey Arap topluluğu!

—  Bu çocuğu öldürün.

Halime bir gölge gibi aralarından sıvışıp başka bir yola saptı. Halk, Huzeyli arrafa şöyle demeye başladılar:

—Hangi çocuğu                         

Arraf da şöyle diyordu :

—  Şu çocuğu. Onlar etrafa bakarak :

—  Hangi çocuğu? O nedir? diyorlardı. Huzeyli Arraf şöyle diyordu :

—  Bir çocuk gördüm. İlâhlara yemin olsun! O çocuk sizin dininize mensup olanları öldürecek, Tanrılarınızı (putlarınızı) kıracak ve onun davası size üstün gelecek. O, semadan bir şeye bakıyor.

Arraf, halkı Muhammed'e karşı kışkırtmaya başladı.. Halime es-Sa'diyye qna bir zarar gelmesinden korktu ve gözünü ondan ayırmadı.

İki veya üç ay sonra, Muhammed süt kardeşi Abdullah'la evlerin arkasında yeni doğan kuzumuzun yanındayken süt kardeşi koşarak gei-di. Onun korkmuş  bir hafi vardı ve alnından ter akıyordu. Şöyle dedi:
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.034


View Profile
Re: Halime Bint Ebî Zueyb (R.Anhâ)
« Posted on: 20 Haziran 2019, 02:49:23 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Halime Bint Ebî Zueyb (R.Anhâ) rüya tabiri,Halime Bint Ebî Zueyb (R.Anhâ) mekke canlı, Halime Bint Ebî Zueyb (R.Anhâ) kabe canlı yayın, Halime Bint Ebî Zueyb (R.Anhâ) Üç boyutlu kuran oku Halime Bint Ebî Zueyb (R.Anhâ) kuran ı kerim, Halime Bint Ebî Zueyb (R.Anhâ) peygamber kıssaları,Halime Bint Ebî Zueyb (R.Anhâ) ilitam ders soruları, Halime Bint Ebî Zueyb (R.Anhâ)önlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &