ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Biyoğrafi Dünyası > Hanım Sahabeler > Fâtıma (R.Anhâ)
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Fâtıma (R.Anhâ)  (Okunma Sayısı 1912 defa)
10 Mart 2009, 19:45:08
Zehibe

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 31.682



Site
« : 10 Mart 2009, 19:45:08 »



RASÛLÜLLAH'IN KIZI FÂT1MA (R. ANHÂ)

Hz. Ali  (r.a), talebelerinden birine Hz. Fâtıma'yı şöyle tarif ediyordu :

«O, el değirmenini kendi eli ile çevirirdi, bu yüz­den de elinde izler kalmıştı. Su testisini kendisi dol­durur getirirdi, testinin ipi omuzlarında iz yapmıştı. Evin her tarafını o süpürür, temizlerdi, bundan dolayı da elbiseleri kirlenirdi...»

Rasûlüllah'ın (S.A.V) kızlarının en küçüğü ve en çqk sevdiği kı­zıydı. Rasûiüllah'ın kızlarının dördüncüsüdür. Peygamberlik gelmeden beş yıl önce Kâ'be'nin yenilenmesi sırasında doğmuştur.

Zeyneb, teyzezadesi Ebûl-Âs b. Rebî ile, ardından Rukayye ve Üm-mü Gülsüm Ebû Leheb'in iki oğluyla evlendiler. Kızkardeşlerinin bir­biri ardına ondan ayrılmaları Fatıma'ya ağır geldi. Çocukluğu sebebiy­le, kız ile anne babasının, kızkardeşle kızkardeşin aralarını ayıran bu evlilik denen şeyin hikmetini bir türlü aniıyamıyordu. Bunu günlerce ve gecelerce düşündü durdu. Bu düşünce daha olgunlaşmamış şuu­runda ve kalbinde derin izler bıraktı. O günlerde, ailenin içinde bulun­duğu şartlar bu izi güçlendirecek durumdaydı. Baba, kendisini insan­ların dünyasından çekip alan ve ibadetle geçirdiği uzletinin tefekkür dolu ortamında Rabbine adamıştı kendini. Anne sevgili zevciyle meş­guldü. O yanında bulunduğunda ilgi ve şefkatiyle onu kuşatıyor ken­dinden  uzakta .olduğu zaman  ise kalbini  onun  izinden gönderiyordu.

Evin üç büyük kızı, evin meşgalelerine dalmışlardı. Fatıma ise boş düşünceleriyle başbaşa kalmış, zamanla bu düşünceler vicdanında iz­ler bırakmıştı.

Allah Ta'âla babasını uyarıcı ve müjdeleyici olarak gönderdiğinde Fâttma kız arkadaşlarıyla çocukluk oyunları oynamayı bırakmış babası­na yakın bir yere geçmişti. Yaşının küçüklüğü ona, evden çıkıp babasını takip etme, müşriklerin ve Kureys serserilerinin düzenledikleri entri-ka ve işkencelerden babasını koruma imkânını sağlıyordu.

Bir gün yine babasını takibediyordu. Rasûlüllah (S.A.V) Kâbeye doğru yürüdü. Hacer'ûl-Esvedi selâmladı. Müşrikler onu görür görmez yekvücut olarak hemen etrafını sardılar. Hep bir ağızdan:

«Şunu şunu söyleyen sen değil misin?» diye onun atalarına söv­düğünü, ilâhlarını ayıpladığını, düşüncelerini küçük düşürdüğünü teke teker saydılar. Rasûlüllah (S.A.V): .

«Evet, bunları söyleyen benim» buyurdu.

Fatıma (R. anha) nefesini tutmuştu. Müşriklerden birisinin baba­sının elbisesinin yakasından yakalayıp sıktığını gördü. Titreyerek ol­duğu yerde kalakaldı. Bu esnada Ebû Bekir yerinden kalkıp Rasûlüllah (S.A.V)'i müdafaa etti ve ona yapılan hareketi kınayarak :

«Rabbim Allah'tır, dediği için bir adamı öldürecek misiniz?» dedi.

O bunu der demez müşrikler ona döndüler, gözlerinden öfke kıvıl­cımları saçarak sakalından çektiler, sürükleyerek başını ezdiler.

Rasûlüllah (S.A,V) Beyti Haram'dan ayrıldı. Kızı hemen peşinde olarak yolda yürürken karşılaştığı bütün köle ve hür kimseler onu ya­lanlıyor ve eziyet ediyordu. Evine varıncaya kadar böyle devam etti. Evine varınca, karşılaştığı eziyet ve hakaretlerin tesiriyle titreyerek kendisini yatağına bıraktı.

Bir defasında da babasının hemen yakınında durmuş, küçük kal­biyle qnu gözlerden korumak arzusunda... Çünkü babası Kabe Hare­minde secde halinde... Kureyş müşrikleri etrafına toplandılar, Ukbe b. Ebî Muayt kesilmiş bir devenin işkembesini getirerek sırtına koydu. Rasûlüllah (S.A.V) kızı Fattma gelip sırtından işkembeyi alarak bunu yapanların suratına fırlatıncaya kadar başını kaldıramadı. Sonra başını kaldırıp:

«Allahım, Kureyşten bir gurubu sana havale ediyorum! Allahım,

Ebû Cehil b. Hişamı, Utbe b. Rebiayı, Şeybe b. Rebiayı, Ukbe b. Ebî Muaytı, Übeyy b. Halefi sana havale ediyorum.» diye beddua etti.

Müşrikler onun bedduasından dehşete düştüler. Gözlerinikapadı-lar. Rasûlüllah (S.A.V) de namazını bitirdi ve kızı Fatima peşinde ola­cak evinin yolunu tuttu.

Aradan çok bir zaman geçmeden Fatima, babasının ve kendisinin beddua ettiği bu kişilerin Bedir kuyusu yanında öidürülmüş olduklarını gördü.

Fâtıma, kendisi anlatmaktadır:

—  Kureyş müşrikleri Hıcr'da toplanıp   şöyie dediler. IVluhammed geldiğinde her birimiz ona bir tane vuralım. Babamın yanına gittim. Bu­nu ona söyledim. (Ona şöylededim: Kureyş'ten bir topluluğu; Hıcr'da toplanıp, Lât, Uzza, Menat, Usaf ve Naile'ye yemin etmiş bir halde bı­raktım. Seni görünce kalkıp yanına gelecekler, kılıçlarıyla sana vura­caklar ve seni öldürecekler]. RasûlüIIah (S.A.V) şu cevabı verdi: Kı­zım! Sakin ol (ağlama).

Daha sonra Peygamber (S.A.V) abdest alıp mescide onların yanı­na gitti. Onlar başlarını kaldırdılar, daha sqnra eğdiler. Rasûlüllah (SAV) bir avuç toprak alıp onlara attı ve :

—  Yüzleri çirkin olsun, dedi. O toprağın isabet ettiği kimselerin hepsi Bedİr'de öldürülmüştür.

Abdullah İbn Mes'ûd anlatır:

— Namaz kılarken Kâ'be'de Rasûlüllah'Ia birlikteydik. Bir deve ke­silmiş işkembesi kalmıştı. Ebu Cehl İbn Hişam şöyle dedi. Şu pisliği, secdedeyken^ Muhammed'in  omuzlarının  arasına koyacak birisi  yok mu? Onların en azgını olan Ukbe İbn Ebî Muayt kalkıp o pis işkembeyi getirdi ve secde ettiği sırada Rasûlüllah'ın üzerine attı.. Müşrikler o kadar güldüler ki birbirlerinin üzerine yıkıldılar.. Biz onu üzerinden alıp atmaya cesaret edemedik. Ben kendi kendime şöyle dedim. Ah benim gücüm kuvvetim olsaydı Rasûlüllah'ın sırtından alıp atardım. Nihayet birisi gidip haber verdikten sonra Fâtıma geldi. Rasûlüllah hâla secde^ deydi. Fâtıma o işkembeyi alıp attı ve onlara beddua etti.

Allah Ta'âlâ «En yakın akrabalarını uyar» âyetini indirdiğinde Ra­sûlüllah Safa'ya çıkıp şöyle haykırdı:

—  Ey Kureyş topluluğu! Size önemli bir haberim var, toplanın!

Etrafına birçok kişi tqplandıktan sonra Peygamber (S.A.V) şöyle

dedi:


—  Ey Fihr oğulları! Kâ'b oğulları! Şu dağın eteğindeki bir süvari birliğinin size saldırmak istediğini söylesem bana inanır mısınız?

Onlar :

— Evet inanırız, sen bizce, daha önce herhangi bir suç ve kötülük­le itham edilmiş birisi değilsin, şimdiye kadar senin yalan söylediğini de görmedik, dediler.

Rasûlüllah (SAV) :

—Ey Kureyş topluluğu! Kendinizi ateşten kurtarınız. Ey Abdul-muttalib oğullan! Kendinizi ateşten kurtarınız. Ey Haşim oğullan! Ken­dinizi ateşten kurtarınız. Ey Muhammed'in kızı Fâtıma! Kendini ateşten kurtar! Ey Abdumuttalib'in kızı Safiyye! Kendini ateşten kurtar! Valla­hi, o ateşi ıslatmaktan başka, Allah'ın yanında yapabileceğim hiçbir şey yok.

Fâtıma ve annesi Hz. Hadîce Ebu Taiib Şîbine (mahallesine) gir­diler. Müşriklerin Şi'bi kuşatmaları üç yıl sürdü. Sonunda müslüman-lar oradan kurtuldular.. Allah sıkıntılarını giderip Haşim oğulları Şi'b'-den çıkınca yeğenini himaye edip ona yardımda bulunan Ebu Talib öl­dü. Ebu TaÜb'in arkasından belâlar karşısında RasûlüIIah'ın yanından ayrılmayan samimî veziri de öldü. Peygamber (S.A.V) onu kaybetmek­le gözetimi özeni, şefkati, korunmayı ve desteği kaybetmişti. Evinden çıkınca, Kureyşli bir serseriyle karşılaştı. Üstüne başına toprak saçıl­dı. Rasûlüllah üstü başı toprak içinde tekrar evine girdi. Kızı Fâtıma bir bardak suyla babasının yanına geldi. Ağlayarak onun elini yüzünü yıkadı. Peygamber (S.A.V) de şöyle diyordu:

— Kızım! Ağlama. Allah babanı korur.

Rasûüllah (S.A.V] Medîne'ye hicret edip mescidini ve odalarını in­şa edince, Rasûlüliah (S.A.V) Zeyd İbn Hârîse'yle azatlı kölesi Ebu Ra-fi'i Mekke'ye gönderdi. Onlara iki deve vermişti. Onlar Rasûlûllah'ın (S.A.V) ailesini getirdiler (Rasülüllah'm kızı Fâtıma'yla hanımı Sevde Bint Zem'a'yı]. Zeyd hanımı Ummu Eymen, oğlu Usame'yi getirdi. Ab­dullah İbn Ebî Bekr de Ebu Bekr'in ailesini (Ebu Bekr'in hanımı Ummu Rûman, Rasûlüllah'ın hanımı Aîşe ve ez-Zubeyr İbnu'l-Avvam'ın Esma Bint Ebî Bekr'i] getirdi. Hep birlikte Mekke'den hareket ettiler. Yolda hicret etmek isteyen Taîha İbn Ubeydullah'a rastladılar. Böylece top­lu olarak yürüdüler.

Yolculukları olays'ız geçmedi. Şehirlerin anasına veda edip kafi­leleri kuzeye yönelir yönelmez, Kureyş müşriklerinin uğursuzları peş­lerine düştüler. Mekke'de iken Rasûlüllah (S.A.V)'e eziyet edenlerden Huveyris b. Nakiz onlara yetişti. Develerini ürküterek ikisinin de yere düşmelerine sebep oldu,

Fatıma o günlerde çok zayıflamıştı. Vücûdu daha tahammül gücü kazanmadan karşılaştığı dehşetli olaylar kendisini iyice zayıflatmıştı. Maneviyatı ço güçlü olsa da kuşatma onu maddî varlığında yıpratıcı etkisini göstermişti. Kureyşli Huveyris devesini ürkütüp, deve de on­ları çölün sert toprağına atması sebebiyle Medine'ye kadar yolculuk çok yorucu geçti, Medine'de herkes Huveyrise lanet okudu, beddua etti.

Aradan seneler geçecek Rasûlüllah (S.A.V) bu kötülüğü unutmaya­caktır. Hicretin sekizinci yılında, büyük fetih gününde Huveyris hatır­lanacak, Rasûlüllah (S.A.V)'in Kabe'nin örtüsü altında dahi bulunsalar öldürülmeleri için emir verdiği kişiler içine dahil edilecektir.

Ali b. Ebî Talib bu kişiler içinden Huveyrisi öldürmeye en fazla hak sahibi olandı. O da öyle yaptı zaten...

Peygamber (S.A.V) gurbet yalnızlığını gidermek ve birbirlerine destek olmaları için muhacirlerle Ensar'ı birbiriyle kardeş yaptı. Fâtı-ma onsekiz yaşındayken Aîşe Rasûlüllah'ın (S.A.V) evine geldi..

Aradan çok geçmeden Ali'yi kardeşi Rasûlüllah (S.A.V)'e damat, Rasûlüllah (S.A.V)'in en sevgili kızına zevç olarak görüyoruz.

Hz. Fatıma o günlerde on sekiz yaşlarındaydi. Halâ izd...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.034


View Profile
Re: Fâtıma (R.Anhâ)
« Posted on: 19 Temmuz 2019, 03:12:43 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Fâtıma (R.Anhâ) rüya tabiri,Fâtıma (R.Anhâ) mekke canlı, Fâtıma (R.Anhâ) kabe canlı yayın, Fâtıma (R.Anhâ) Üç boyutlu kuran oku Fâtıma (R.Anhâ) kuran ı kerim, Fâtıma (R.Anhâ) peygamber kıssaları,Fâtıma (R.Anhâ) ilitam ders soruları, Fâtıma (R.Anhâ)önlisans arapça,
Logged
16 Nisan 2019, 01:19:33
Esila Esma
Dost Üye
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 415


« Yanıtla #1 : 16 Nisan 2019, 01:19:33 »

Hayatımızda bizlere örnek olacak en güzel kişilerden birtanesi rabbim bizlerede hayatlarından ibret ve örnek alabilmeyi nasip etsin inş..
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
16 Nisan 2019, 10:16:53
gulsahkilicaslan
Dost Üye
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 570



« Yanıtla #2 : 16 Nisan 2019, 10:16:53 »

Rabbim annemizin örnekliğinden ayırmasın inşAllah selam ve dua ile
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
16 Nisan 2019, 15:34:09
Ceren
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 24.888


« Yanıtla #3 : 16 Nisan 2019, 15:34:09 »

Esselamu aleyküm. Rabbım bizleri Hz. Fatmanın yolunda giden onun gibi imanlı İslamı bilen cennet ehli olacak kullardan eylesin insallah...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &