๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ => Hadis İlimleri ve Hadis Istılahları => Konuyu başlatan: ღAşkullahღ üzerinde 12 Haziran 2011, 20:29:14



Konu Başlığı: Muhaddislerin lakapları
Gönderen: ღAşkullahღ üzerinde 12 Haziran 2011, 20:29:14
4- DÂRU'L-HADÎSLER VE MUHADDÎSLERÎN LÂKAPLARI



Hicrî VI. asırda İslâm, âlemi, talebu'î-hadîs için yapılan seya­hatleri tavsatan yeni bir vakıa ile karşı karşıya kaldı. Bu asrın başla­rında, îslâm memleketlerinde hadîs öğretmek için kurulan medreseler henüz yoktu. Talebeler hadîs öğrenmek için seyahatler yapıp, seferler tertip etmek mecburiyetinde kalıyorlardı. Fıkıh, mezhepleri, fıkhı görüşler, ve ictihadlar mevzuunda öğretim yapan ve ihtisas kazandıran medreseler, devlet mekanizmasına kadı ve. dindar adamlar yetiştir­mek maksadıyle her yerde kuruluyordu.

VI. yüzyılda Dimeşk'te yaptırdığı Nuriye Medresesi ile adını ebedîleştiren Nureddin Mahmud b. Ebî Sa'îd Zengî (v. 569)'nin em­riyle ilk dâru'l-hadîs inşa edilmiştir. "Târîhu Dimeşk" adlı eserin müellifi îbnu cAsâkir, bu medresenin hocalarındandı.[248]

Seneler sonra Kahire'de, Eyyûbî meliki el-Kâmil Nâsıruddîn'in emriyle bir dâru'l-hadîs yaptırıldı ve 622 târihinde tedrise açıldı. Bu medresenin ilk hocası, Ebu'l-Hattâb b. Dıhye'dir. [249]

Kâmiliye Medresesi'nin tesisinden dört yıl sonra 626 tarihindt Dimeşk'te Eşrefiye dâru'l-hadîsi kurulmuştur. îlk hocası Ebû  Amr b es-Salâh'dır. [250]Burada îmâm Nevevî[251] de hocalık yapmıştır.

Dımeşk'te bunların dışında pek meşhur olmayan dâru'l-hadîslei de yapılmıştır. [252] Bütün bu dâru'l-hadîslerin tedris hayatı pek uzuı sürmedi; zira bu müesseseler, fıkıh ve ahkâm medreseleri gibi biı makam ve kadılık elde etmeye, halîfeler yanında iltifat ve îtiba kazan-j maya imkân hazırlamıyordu. Dâru'l-hadîsler -üstelik- diyar di dolaşarak hadis öğrenmeyi herşeye tercih eden muttekî hadîs talebe lerinin susuzluğunu gideremiyordu.[253]



[248] Bk. Wustenfeld, die Akademien der Arabcr und ihre Lehrer, p. 69 (ef. Tradit. islam, 231 note 1).

Wustenfeld'in bu kitabı, Araplarda dâru'l-hadîs ve hocaları mevzuunda yazıl­mış en güzel eserlerdendir.

îbnu 'Asâkir, mütehassıs hafızların sonuncusu olan Ebu'l-Kâsım Ali b. el-Hasen ed-Dimeşkî eş-sâfi'î'dir. 571 H. tarihinde vefat etmiştir,

[249] Îbnu Dıhye diye meşhur olan hafız Ömer b. el-Hasen'dir. Endülüs'ün doğu­sunda bulunan Belensiye şehrindendir. Kahire'de 633 de vefat etmiştir. et-Tenyîr fî mevlidi's-sirâci'I-münîr adlı bir eseri vardır. Makrîzî, Hıtat (c. II, s. 375)'da Ibnu Dıhye'den bahsederken şöyle bir cümle söyler: tbnu Dthye Kâmiliye Medre-sesi'nde ders verirken, arkasında, şeklinden başka hiçbir tarafıyle insana benzemeyen bir genç vardı.

[250] Meşhur hafız Ebû  'Amr Takıyyuddîn   Osman b. Abdirrahmân el-Kurdî eş-Şehrizûrî'dir; İbnu's-Salâh diye meşhurdur; 643 tarihinde vefat etmiştir

[251] Hafız Muhyiddîn Ebû Zekeriyyâ Yahya b. Şeref en-Nevevî'dir. Ulûmu'l-hadis'e dâir birçok eseri vardır; en meşhuru da Şerhu Sahihi Müslim'dir; 676 tarihinde vefat etmiştir,

[252] Bütün  bu dâru'l-hadîsler i  Michael   Meschâka,    Cultur-Statistik von Da-maskus (ef. Tradit, islam. 232 note 1) adlı eserinde mükemmel bir surette incele­miştir.

[253] Dr. Subhi es-Sâlih, Hadis İlimleri ve Hadîs Istılahları, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları: 58-59.