ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Güncel Meseleler > Güncel Dini Haberler >  67 yıl sonra Kastamonu da yine gözaltında
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: 67 yıl sonra Kastamonu da yine gözaltında  (Okunma Sayısı 73 defa)
26 Eylül 2010, 02:38:12
Sefil
Yeni Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 28.807


« : 26 Eylül 2010, 02:38:12 »



Bediüzzaman 67 yıl sonra Kastamonu'da yine “gözaltında“

1936'da sürgün edilerek sekiz seneye yakın "gözaltında" bir hayata mahkum edilen Bediüzzaman'ın fikirlerini tanıtmakla vazifeli Bediüzzaman Tanıtım ve Hizmet Tırı, tam 64 yıl sonra Kastamonu'ya gelerek şehrin en merkezi yerinde Kastamonulular tarafından ilgi ve sevgiyle adeta "gözaltında" tutuldu...

Umut Yavuz

Sene 1936... İlk baharın başlangıcında, bir Mart ayında Bediüzzaman Said Nursi, onlarca talebesiyle birlikte konulduğu Eskişehir Hapishanesi'nden tahliye edilerek, gözetim altında yaşamak üzere Kastamonu'ya sürgün edilir. Burada ömrü boyunca kendisine zulmedenlerle başbaşa, zorlu ve yalnız geçen ve 8 yıla yakın süren bir hayata başlayacaktır. Ancak o zindanları Medrese-i Yusufiye'ye çevirdiği gibi Kastamonu sürgününü de bir hizmete ve fütuhata çevirir. Nitekim Risale-i Nur hizmetinin güçlenip kuvvetlenmesi ve Anadolu'ya kök salması Kastamonu yıllarında oldu denilebilir. Burada talebeleriyle yaptığı ve hizmetin inceliklerini ele aldığı mektuplarından Kastamonu Lahikası adlı eser vücuda gelir. Bediüzzaman 1936'dan 1943'e kadar Kastamonu'da adeta göz hapsinde yaşamıştır.

Sene 2010... Bu sefer bir son baharın başlangıcında, o 1936'daki "ilk baharda" ekilen tohumlarının meyvelerinin toplandığı günümüzde, Eylül ayının 24'ünde Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri'nin davasını ve eserlerini tanıtmak ve ilan etmek maksadıyla Bediüzzaman Tanıtım ve Hizmet Tırı Kastamonu'ya geldi... Önceki durak olan Karabük'ten yola çıkan tır, öğlen saatlerine doğru Kastamonu'ya vardı. Kastamonu'da il temsilcimiz İbrahim Vapur tarafından karşılanan Bediüzzaman Tanıtım ve Hizmet Tırı, şehrin merkezinde bulunan, yeni Belediye Binası ile Barutoğlu Alışveriş Merkezi'nin ortasında kalan avluya çekilerek bütün Kastamonuluların huzurunda bütün bir öğleden sonra sürecek olan tanıtım programına hazırlandı. Bediüzzaman Hazretleri'nin de Kastamonu hayatında geldiği mekanlardan biri olan Kastamonu'nun meşhur Nasrullah Camii'nde kılınan cuma namazlarının ardından, Bediüzzaman Tanıtım ve Hizmet Tırı'nın programına başlandı.

Öncelikli olarak açılış konuşmasını yapan Hizmet Tırı'nın İkinci Bölge Koordinatörü Faik Altun, Bediüzzaman Tanıtım ve Hizmet Tırı'nın Kastamonu gibi önemli "nur menzillerinden" birine gelmiş olmasının memnuniyetini ve heyecanını yaşadığını ifade etti. Bediüzzaman Tanıtım ve Hizmet Tırı'nın en önemli duraklarından biri olan Kastamonu'nun Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur açısından ehemmiyetli bir şehir olduğu ve Kastamonuluların sağlığında Bediüzzaman'ı misafir ettikleri gibi, şimdi de onun fikirlerini ve davasını anlatmaya gelen talebelerini misafir ettiklerini hatırlattı.

Faik Altun'dan sonra sözü devralan Yeni Asya Neşriyat Müdürü Malik Atom ise yaptığı konuşmada, Bediüzzaman'ın özellikle en önem verdiği konulardan birinin eğitim meselesi olduğuna vurgu yaptı. Malik Atom, Bediüzzaman Said Nursi'nin "Bizim düşmanımız; cehalet, zaruret, ihtilaftır. Bu üç düşmana karşı sanat, marifet, ittifak silahıyla cihad edeceğiz" sözünü aktararak, "İçimizdeki bu üç düşmanı mağlup edecek bu üç silahı elde etmenin yegane yolu da iman ve İslamiyet terbiyesi ile disipline edilmiş, müsbet fen ilimleriyle, din ilimlerini birleştirerek sunulduğu bir eğitim sistemidir" dedi.

Daha sonra ise Bediüzzaman'ın hürriyet ve meşveretin önemine yaptığı vurguları aktaran Malik Atom, "Bediüzzaman hem eğitimde hem de idarede meşrutiyeti yani demokrasiyi hakim kılmak istemiştir. Bediüzzaman meşrutiyet yani demokrasinin yerleşmesi için bizzat mücadele etmiştir. O ömrünün her döneminde istibdada yani tek adam idaresine karşı amansız bir savaş vermiştir. Ferdi ve içtimai her türlü fenalığın kaynağının istibdat olduğunu ifade eder. Ona göre istibdat tahakkümdür, keyfi muameledir, kuvvete dayanmakla zorlama yapmaktır. Bediüzzaman bunu zulmün temeli olarak görür. Dolayısıyla insanların Allah'a kul olduğunu unutmamak kaydıyla hür olması gerektiğini ifade eder" şeklinde konuştu.

Daha sonra sözü alan Yeni Asya Gazetesi Kastamonu Temsilcisi İbrahim Vapur ise Bediüzzaman Tanıtım ve Hizmet Tırı'nın Kastamonu iline gelmesinden dolayı çok memnun olduklarını ve gurur duyduklarını belirtti. Yapılan konuşmaların ardından Risale-i Nur Enstitüsü'nün hazırladığı Işık Doğudan Yükselir adlı sinevizyon gösterimi gerçekleştirildi. Kurulan Yeni Asya Neşriyat standında ise kitap satışı yapılırken, Hizmet Tırı'nı her ziyaret eden Kastamonuluya çeşitli kitap, broşür ve kasetlerin yanısıra Yeni Asya Gazetesi'nin o günkü nüshası da hediye olarak takdim edildi.

Bediüzzaman beni çok etkiledi

Bediüzzaman Tanıtım ve Hizmet Tırı'nın çok sayıda ve çeşitli misafirlerinden biri de Kastamonu'nun en eski kıraathane işletmecilerinden Mustafa Urgancı'ydı.

1959 doğumlu olan Urgancı, Risale-i Nurları ve Bediüzzaman Said Nursi'yi 15 yıldan bu yana tanımakta. Evliyaların hayatını konu alan "Anadolu Evliyaları" adlı kitabı okurken, orada Bediüzzaman Said Nursi'nin de hayat hikayesini okuyan ve çok etkilenen Urgancı, o günden bu yana Üstad'a karşı büyük bir muhabbet ve ilgi beslemiş. Özellikle Bediüzzaman'ın  kendisine zulmedenlere karşı beddua etmekten sırf vatanımız zarar görmesin diye vazgeçtiğini okuyan Urgancı kalbinden vurulmuşa dönmüş. Urgancı şunları söylüyor: "Beni bu söz çok etkiledi. Adeta kurbanı oldum. O söz beni yakaladı ve kalbimin içine yerleşti. Ben esasında Menzil cemaatine bağlı tarikat ehli bir insanım. Ama Bediüzzaman gibi mübarek bir zatın, vatanperver bir zatın peşinden gitmemek mümkün mü? Bediüzzaman'ın bu özellikleri beni çok etkilemektedir.

Şimdi böyle bir zatın fikirlerini anlatan bu güzel tır memleketimize gelir de, biz de onu ziyaret etmezsek olmaz diye düşündük. O sebeple buraya geldik. Bence Bediüzzaman dünyayı irşad edecek ve düzeltecek kapasitede bir alimdir. Nitekim şimdi kendisini dünya okumaktadır. Bu hizmet tırı da çok güzel bir fikir. Çok etkili bir hizmet. Allah yolunuzu açık etsin. Yeri gelmişken çok enteresan bir tevafuğu da anlatmak istiyorum. Dün akşam ben bu tırın buraya geleceğinden haberdar değildim. Akşam hanımımla birlikte televizyonda bir baktık Bediüzzaman Said Nursi'nin hayat hikayesi ile ilgili bir belgesel vardı. Oturduk izlemeye başladık. İkimiz de hüngür hüngür ağlayarak sonuna kadar izledik. Bugün ise bir duyduk ki Bediüzzaman Hizmet Tırı Kastamonu'ya geliyormuş. Müthiş bir tevafuk oldu... Sanki bu mübarek zat dün geceden buraya geleceğini bizlere hissettirmiş oldu."

Cevdet Yaylacıoğlu: Bediüzzaman bana "Helal et" dedi

Kastamonu'da Bediüzzaman Said Nursi'yi burada yaşadığı yıllar süresinde gören bir çok zat halen yaşamaktadır. Bunlardan biri de bir zamanlar Tapu müdürlüğü yapmış olan Cevdet Yaylacıoğlu idi. Bediüzzaman'ı Kastamonu'daki sürgün yıllarında gördüğünü belirten Yaylacıoğlu bizlere ilginç bilgiler de verdi. İşte Yaylacıoğlu'nun sözleri: "1943 yılının başında elinde bir şemsiye arkasında da kendisini sürekli takip eden bir polis bekçisi olduğu halde yürürken Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri ile karşılaştım. Kendisi bu vaziyette tepelere, dağlara, Kastamonu Kalesi'ne çıkar oralarda tefekkür etmeyi severmiş. Dediğim gibi bir gün yine böyle kaleye çıkmak için hazırlanırken elinde bir bakır kap var. Bu kaba su dolduracak ve bu suyla abdest alacaktı. Ben de o zamanlar genç bir delikanlı idim. Hemen elinden o bakır kabı aldım ve koşa koşa doldurmaya gittim. Kabı kendisine getirip verdiğimde bana baktı ve "Helal et" dedi. Benim dayım da onun evine gider gelirdi zaten. Mahir Karakaşlı idi rahmetli dayımın adı. Hatta bazen dayımın hanımı Hoca'ya götürmesi için evde yiyecek birşeyler pişirirmiş. Ama Bediüzzaman bunları hiç kabul etmemiş. O zaten hiç hediye kabul etmiyormuş. Her zaman kaleye çıkmak için yürüdüklerinde bizim kapımızın önünden geçerdi mübarek. Kendisi kalenin altında kalan mahallede şu an müzeye çevrilmiş olan yerde otururdu. Hatta onun evinin karşısında şimdiki Halkevi Müdür Muavini Refi Sarıoğlu'nun babası Rıfat Sarıoğlu'nun evi vardı. Bir gün polis Bediüzzaman'ın evini basacakmış. Buradaki el yazması kitaplarını falan hep Rıfat Sarıoğlu'nun evine kaçırmışlar. Şimdi ise onun yazlığına götürülmüş eserler. Aslında oradaki eserler şimdi gidilse bulunabilir. Refi Sarıoğlu'na sorulsa o bilir. Yine bir akşam üzeri, o zaman şapka kanunu çıkmış, bir sürü halk toplanmış, arkası açık bir araba geldi, arbede yaşandı. Bediüzzaman'ın başındaki sarığı almak istemişler. Ama mübarek ne yapmış etmiş sarığını vermemişti. Polisler o zaman çok zulüm yapıyorlardı. Halk Partisi çok çektirdi bizlere... O zaman Bediüzzaman Hazretleri Kastamonu halkına dua etmişti. Felaketlerden onun varlığıyla korunuyorduk belki de. Ne zaman onu aldılar buradan yine zorla götürdüler, o gece işte Allah Kastamonu'yu bir salladı. O zaman kalenin neredeyse yarısı yıkıldı gitti. 1943 yılında oldu bu deprem. Hatta biz kalenin alt mahallesinde oturduğumuz için bizi alıp oradan uzak bir yere götürmüşlerdi geçici olarak ikamet etmemiz için..."

Hizmet Tırı Üstad'ımızın da tasvip edeceği bir hizmet

Kastamonu'da Risale-i Nur hizmetleri ile ilgilenen Trakya Üniversitesi Tarih bölümü mezunu Yusuf Sabri Şimşek de Bediüzzaman Tanıtım ve Hizmet Tırı'nın Kastamonu'ya gelmesi dolayısıyla hem ziyaret hem de hizmet etmek üzere orada bulunuyordu. Şimşek beyanatı verdi: Kastamonu, Risale-i Nur açısından ilginç bir şehir. Burada hemen herkes bir şekilde Bediüzzaman adını duymuştur. Dolayısıyla Bediüzzaman'a ve Risale-i Nur talebelerine müthiş bir saygıları var. Üstad burayı çok etkilemiştir. Bediüzzaman Tanıtım ve Hizmet Tırı'nın ilimize gelmesini biz sanki gelen bir tır değil bizzat Üstad'ımızmış gibi algılıyor ve ehemmiyet veriyo...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
« Son Düzenleme: 26 Eylül 2010, 02:38:57 Gönderen: HizmetkaR »
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: 67 yıl sonra Kastamonu da yine gözaltında
« Posted on: 21 Eylül 2019, 05:48:47 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: 67 yıl sonra Kastamonu da yine gözaltında rüya tabiri, 67 yıl sonra Kastamonu da yine gözaltında mekke canlı, 67 yıl sonra Kastamonu da yine gözaltında kabe canlı yayın, 67 yıl sonra Kastamonu da yine gözaltında Üç boyutlu kuran oku 67 yıl sonra Kastamonu da yine gözaltında kuran ı kerim, 67 yıl sonra Kastamonu da yine gözaltında peygamber kıssaları, 67 yıl sonra Kastamonu da yine gözaltında ilitam ders soruları, 67 yıl sonra Kastamonu da yine gözaltındaönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &