ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Ahlaki Eserler > Gıybet > Önsöz
Sayfa: [1] 2   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Önsöz  (Okunma Sayısı 1905 defa)
11 Haziran 2010, 14:54:07
Zehibe

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 31.682



Site
« : 11 Haziran 2010, 14:54:07 »




GIYBET

 
Önsöz


 

Hamd âlemlerin rabbi olan Allah'a, salat ve selam Sevgili Peygamberimize, âline, ashabına, ve onlara tabi olanlara olsun.

Peygamberlerin hedeflerinden biri, belki de en önemlisi insanların nefislerini çirkin ahlaktan, kötülükten ve hayva­ni sıfatlardan temizleyip arındırmak, ahlâki fazilet ve de­ğerleri güçlendirmek, ruhen ve manen kemale ermelerini sağlamaktır. Nitekim Resul-i Ekrem(s.a.v) şöyle buyurmuş­tur" Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim."[1]

Müslümanlar olarak kendimizi bedenen ve fikren geliş­tirmekte, fakat ruhen ve ahlaken gelişim için ciddi bir çaba göstermemekteyiz. Bu nedenle ailemizle, anne-babamızla, akrabalarımızla, arkadaşlarımızla olan ilişkilerimizde ve ti­cari hayatımızdaki söz ve davranışlarımızda kırıcı ve inci­tici olabilmekte, bir müslümana yakışmayan sözler sarf edebilmekte ve kötü davranışlar sergileyebilmekteyiz. Bu-hari ve Müslim'in rivayetine göre Peygamberimiz şöyle bu­yurmuştur: "Ki m Allah'a ve ahiret gününe iman etmiş ise ya hayırlı söz söylesin veya sükût etsin/'

Bu tavsiyeye rağmen ne dünya ne de ahiretimize fayda­sı olmayan, fitne ve fesada yol açan, gıybet, iftira, koğucu­luk gibi zararlı konuşmalar yaparak kardeşimizi küçük düsürmekte, şerefine leke sürmekte, hasenatımızı yok etmek­te ve vaktimizi boşa harcamaktayız.

Allah'a yakınlaşmanın ve kemale ermenin en önemli adımı ruhsal alanda bir inkılâp gerçekleştirmek ve nefsi ter­biye etmektir. Zira Resulullah (s.a.v) şöyle buyurmakta-dır:"İyi bilin ki, vücut içinde bir lokmacık et parçası vardır ki, o iyi olursa bütün vücut iyi olur, o bozuk olursa bütün vü­cut bozulur. İşte o et parçası kalbdir."[2] Onun içindir ki, Ha­san Basri, İmam Gazali, Abdulkadir-i Geylani gibi büyük âlimlerimiz, vaizlerimiz, mürşidlerimiz kalbi ve nefsi hasta­lıkları ıslah etmek amacıyla güzel ahlakı, nefis terbiyesini, ihlası, takvayı içeren ciltler dolusu kitaplar yazmışlardır. Asırlar boyunca vaizler ve mürşidler bu eserlerin irfan ok­yanusundan yararlanarak müslümanlara dersler vermişler; müslümanların kemale erebilmeleri ve ruhsal dünyalarında inkılaplar gerçekleştirebilmeleri için çaba sarfetmişlerdir.

Bir müslümanın nebevi yolda yürüyebilmesi, sabrı kuşa-nabilmesi ve dilini kontrol edebilmesi için nefis terbiyesi ile ilgili bu tür kitaplardan faydalanması gerekir. Bugün müs­lümanların bu tür eserlere büyük bir ihtiyacı vardır. Söz ve davranışlarımızla örnek olabilmemiz için ruhi arınmaya önem vermemiz gerekir. Ancak okuma kültürü gelişmemiş bir toplum olarak İhyau Ulumiddin gibi ^binlerce sayfalık eserleri okumaktan aciz olduğumuzdan nefsimizi terbiye edememekte ve bir müslümana yakışmayan gıybet, dediko­du, koğuculuk gibi tehlikeli hastalıklardan kurtulamamak-tayız. Toplumun her tabakasının sıkılmadan ve anlayarak okuması için gıybet, bühtan ve koğuculuk konuları gereksiz cümlelerden arındırılarak, akıcı ve sade bir dille yazılmış olup küçük bir kitapçık haline getirilmiştir.

Bu kitapçıkta neyin gıybet, bühtan ve nemime olduğu, bu kebair günahların dünya ve ahiretteki fesadı, toplumsal za­rarları, bu günahlara bulaşmamamız için neler yapmamız gerektiği veya eğer bulaşmışsak nasıl te*be edip geri dönebi­leceğimiz ve bunların sonuçları anlatılmaktadır.

Ruhi arınma ile ilgili bu konuları kaleme almamın sebe­bi iman ve ahlâkı fesada uğratan, müslümam dünya ve ahi-rette rezil rüsva eden, Müslümanlar arasında kin, öfke ve düşmanlığa yol. açan, sevgi, saygı ve kardeşlik bağlarını ko­pararak Müslümanları güçsüz duruma düşüren ve dinin te-r ellerini sarsan bu amansız hastalıkların tedavilerine yar­dımcı olmak, Müslümanlar arasındaki kardeşlik ve daya­nışmanın güçlenmesine katkıda bulunmaktır.

İrşad okyanusundan bir damla alıp kardeşlerimin içme­si ve hayırlara vesile olması dileğiyle...       

Batman/2004 Mehmet ENSARİ

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.032


View Profile
Re: Önsöz
« Posted on: 22 Nisan 2019, 06:04:15 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Önsöz rüya tabiri,Önsöz mekke canlı, Önsöz kabe canlı yayın, Önsöz Üç boyutlu kuran oku Önsöz kuran ı kerim, Önsöz peygamber kıssaları,Önsöz ilitam ders soruları, Önsözönlisans arapça,
Logged
22 Ocak 2014, 21:35:51
Hanife Ls 1

Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 892


« Yanıtla #1 : 22 Ocak 2014, 21:35:51 »

Esselamu aleykum ve rahmetullahi ve berakatuh ;
Belli bir mümin veya zimmi kâfirin aybını, onu kötülemek için arkasından söylemek, gıybet olur. Gıybet, haramdır. Dinleyen, o kimseyi tanımıyorsa, gıybet olmaz.

Gıybet olunan kimse, bedeninde, nesebinde, ahlakında, işinde, sözünde, dininde, dünyasında, hatta elbisesinde, evinde, hayvanında bulunan bir kusur, arkasından söylendiği zaman, bunu işitince üzülürse, gıybet olur. Duyunca üzüleceği bir sözü yüzüne karşı da söylemek günahtır.

Kapalı söylemek, işaret ile, hareket ile bildirmek, yazı ile bildirmek de, hep söylemek gibi gıybettir.

Bir müslümanın günahı ve kusuru söylendiğinde, hâfızların, din adamlarının, (Elhamdülillah, biz böyle değiliz) demeleri, gıybetin en kötüsü olur. Birinden bahsedilirken, (Elhamdülillah, Allah bizi hayasız yapmadı) gibi, onu kötülemek, çok çirkin gıybet olur. (Falanca kimse çok iyidir, ibadette şu kusuru olmasa, daha iyi olurdu) demek de gıybet olur.

Kur'an-ı kerimde mealen buyuruldu ki:
(Birbirinizi gıybet etmeyiniz.) [Hucurat 12]

Gıybet, adam çekiştirmek demektir. Birini gıybet etmenin, ölmüş insanın etini yemek gibi olduğu bildirildi. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Miraca çıkarıldığımda, bakırdan tırnaklarıyla yüzlerini ve göğüslerini tırmalayan kimseler gördüm. "Bunlar kim" dedim. Cebrail aleyhisselam, "Gıybet ederek insanların etini yiyen, şahsiyetlerini zedeleyen kimselerdir" dedi.) [Ebu Davud]

(Kıyamette bir kimse, sevap defterinde, yapmadığı ibadetleri görür. "Bunlar seni gıybet edenlerin sevaplarıdır" denir.) [Harâiti]

(Bir cemaat içinde bulunurken, bir kimse hakkında gıybet edildiğini görürsen, o kimse için yardımcı ol. Ve cemaatı da ondan men etmeye çalış veya oradan kalk git.) [İ.Ebiddünya]

(Din kardeşinin yüzüne söylemekten hoşlanmayacağın şey gıybettir.) [İbni Asakir]

(Bir kimsenin yanında din kardeşi gıybet edilir de, yardıma muktedirken ona yardım etmezse, Allahü teâlâ o kimseyi dünya ve ahirette rezil eder.) [İbni Ebiddünya]

(Bir kimsenin malı az, çoluk çocuğu çok, namazı güzel olursa ve müslümanları gıybet etmezse, kıyamette onunla yan yana oluruz.) [Hatib]

(Falancanın boyu kısadır) diyen birine, Peygamber efendimiz, (Bu sözün denize atılsa, denizi kokutur) buyurdu. (Tirmizi)

Gıybet, insanın sevaplarının azalmasına, başkasının günahlarının kendine verilmesine sebep olur. Bunları her zaman düşünmek, gı
ybet etmeye mani olur. (İslam Ahlakı)
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
« Son Düzenleme: 22 Ocak 2014, 21:39:20 Gönderen: Hanife 8.D »
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Eyvah, aldandık! Şu hayat-ı dünyeviyeyi sabit zannettik. O zan sebebiyle bütün bütün zayi ettik. Evet, şu güzerân-ı hayat bir uykudur; bir rüya gibi geçti. Şu temelsiz ömür dahi bir rüzgâr gibi uçar, gider.
22 Ocak 2014, 22:07:45
✿ Yağmur ✿

Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 6.684


Site
« Yanıtla #2 : 22 Ocak 2014, 22:07:45 »


GIYBET

İnsanlık gıybetle kaybediyor hayatı maalesef

 
Önsöz


 

Hamd âlemlerin rabbi olan Allah'a, salat ve selam Sevgili Peygamberimize, âline, ashabına, ve onlara tabi olanlara olsun.

Peygamberlerin hedeflerinden biri, belki de en önemlisi insanların nefislerini çirkin ahlaktan, kötülükten ve hayva­ni sıfatlardan temizleyip arındırmak, ahlâki fazilet ve de­ğerleri güçlendirmek, ruhen ve manen kemale ermelerini sağlamaktır. Nitekim Resul-i Ekrem(s.a.v) şöyle buyurmuş­tur" Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim."[1]

Müslümanlar olarak kendimizi bedenen ve fikren geliş­tirmekte, fakat ruhen ve ahlaken gelişim için ciddi bir çaba göstermemekteyiz. Bu nedenle ailemizle, anne-babamızla, akrabalarımızla, arkadaşlarımızla olan ilişkilerimizde ve ti­cari hayatımızdaki söz ve davranışlarımızda kırıcı ve inci­tici olabilmekte, bir müslümana yakışmayan sözler sarf edebilmekte ve kötü davranışlar sergileyebilmekteyiz. Bu-hari ve Müslim'in rivayetine göre Peygamberimiz şöyle bu­yurmuştur: "Ki m Allah'a ve ahiret gününe iman etmiş ise ya hayırlı söz söylesin veya sükût etsin/'

Bu tavsiyeye rağmen ne dünya ne de ahiretimize fayda­sı olmayan, fitne ve fesada yol açan, gıybet, iftira, koğucu­luk gibi zararlı konuşmalar yaparak kardeşimizi küçük düsürmekte, şerefine leke sürmekte, hasenatımızı yok etmek­te ve vaktimizi boşa harcamaktayız.

Allah'a yakınlaşmanın ve kemale ermenin en önemli adımı ruhsal alanda bir inkılâp gerçekleştirmek ve nefsi ter­biye etmektir. Zira Resulullah (s.a.v) şöyle buyurmakta-dır:"İyi bilin ki, vücut içinde bir lokmacık et parçası vardır ki, o iyi olursa bütün vücut iyi olur, o bozuk olursa bütün vü­cut bozulur. İşte o et parçası kalbdir."[2] Onun içindir ki, Ha­san Basri, İmam Gazali, Abdulkadir-i Geylani gibi büyük âlimlerimiz, vaizlerimiz, mürşidlerimiz kalbi ve nefsi hasta­lıkları ıslah etmek amacıyla güzel ahlakı, nefis terbiyesini, ihlası, takvayı içeren ciltler dolusu kitaplar yazmışlardır. Asırlar boyunca vaizler ve mürşidler bu eserlerin irfan ok­yanusundan yararlanarak müslümanlara dersler vermişler; müslümanların kemale erebilmeleri ve ruhsal dünyalarında inkılaplar gerçekleştirebilmeleri için çaba sarfetmişlerdir.

Bir müslümanın nebevi yolda yürüyebilmesi, sabrı kuşa-nabilmesi ve dilini kontrol edebilmesi için nefis terbiyesi ile ilgili bu tür kitaplardan faydalanması gerekir. Bugün müs­lümanların bu tür eserlere büyük bir ihtiyacı vardır. Söz ve davranışlarımızla örnek olabilmemiz için ruhi arınmaya önem vermemiz gerekir. Ancak okuma kültürü gelişmemiş bir toplum olarak İhyau Ulumiddin gibi ^binlerce sayfalık eserleri okumaktan aciz olduğumuzdan nefsimizi terbiye edememekte ve bir müslümana yakışmayan gıybet, dediko­du, koğuculuk gibi tehlikeli hastalıklardan kurtulamamak-tayız. Toplumun her tabakasının sıkılmadan ve anlayarak okuması için gıybet, bühtan ve koğuculuk konuları gereksiz cümlelerden arındırılarak, akıcı ve sade bir dille yazılmış olup küçük bir kitapçık haline getirilmiştir.

Bu kitapçıkta neyin gıybet, bühtan ve nemime olduğu, bu kebair günahların dünya ve ahiretteki fesadı, toplumsal za­rarları, bu günahlara bulaşmamamız için neler yapmamız gerektiği veya eğer bulaşmışsak nasıl te*be edip geri dönebi­leceğimiz ve bunların sonuçları anlatılmaktadır.

Ruhi arınma ile ilgili bu konuları kaleme almamın sebe­bi iman ve ahlâkı fesada uğratan, müslümam dünya ve ahi-rette rezil rüsva eden, Müslümanlar arasında kin, öfke ve düşmanlığa yol. açan, sevgi, saygı ve kardeşlik bağlarını ko­pararak Müslümanları güçsüz duruma düşüren ve dinin te-r ellerini sarsan bu amansız hastalıkların tedavilerine yar­dımcı olmak, Müslümanlar arasındaki kardeşlik ve daya­nışmanın güçlenmesine katkıda bulunmaktır.

İrşad okyanusundan bir damla alıp kardeşlerimin içme­si ve hayırlara vesile olması dileğiyle...       

Batman/2004 Mehmet ENSARİ


İ nsan gıybetle hayatı kaybediyor maalesefff ;) ;)
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

20 Nisan 2016, 18:25:22
Pelinay
Bölüm Görevlisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8.696


« Yanıtla #3 : 20 Nisan 2016, 18:25:22 »

Kesinlikle oyle.insanin saglam bir imana sahip olabilmesi icin kalbinin de dogru olmasi gerek.dogru bir kalp icin de dogru temiz bir sil lazim.
Allah razi olsun payalsim icin.
Rabim giybetten kinden,nemimden,fisktan bizleri korusun insallah.amin amin amin
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
20 Nisan 2016, 18:33:44
Damla
Öğrenci Grubu
***
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 3.120


« Yanıtla #4 : 20 Nisan 2016, 18:33:44 »

#Esselamu aleykum..Her ne olursa olsun gıybet etmemek gerekir..Rabbim bizi gıybetten sakındırsın inşAllah..Rabbim razı olsun..#
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1] 2   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &