ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Fıkhus Sahabe  > Hz. Üsame bin Zeyd
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hz. Üsame bin Zeyd  (Okunma Sayısı 1797 defa)
04 Mayıs 2011, 16:00:48
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 04 Mayıs 2011, 16:00:48 »



Hz. Üsame Bin Zeyd (R.Anh)


Üsame b. Zeyd b. Harise b. Surâhîl ashabın ileri gelenlerinden biri olup, Rasûlullah (s.a.s)'m azadh kölesi Zeyd b. Hârise'nin oğludur. Künyesi, Ebû Muhammed'dir. Değişik rivayetlere göre; Ebû Zeyd, Ebû Yezîd ya da Ebû Hârice olarak da çağırılmaktaydı.[1]

Üsame'nin annesi Ümmü Eymen (ki, asıl adı Bereke'dir) Râsûlûllah (sav)'in babası Abdullah'ın cariyesi ve aynı zamanda Peygamberimizin dadısı idi. Abdullah vefat edince, Rasûlullah onu azad etti. Zeyd b. Harise b. Surâhîl de Hz. Hatice'nin kölesiydi. Hz. Hatice Peygamberimizle evlenince, Zeyd'i kendisine hediye etti. Rasûlullah (sav) de onu azad edip Ümmû Eymen'le evlendirdi. Üsame, işte bu evlilik sonucu dünyaya geldi. [2]

Üsame ile Eymen, aynı anadan kardeştirler, fakat babaları ayrıdır. Üsame, İslâm döneminde, muhtemelen Rasûlüllah (sav)'ın risâletinin dördüncü yılında Mekke'de doğdu. El-İsâbe'de kaydedildiğine göre, Hz. Muhammed (sav), vefat ettiği zaman Üsame 18-20 yaşlarında bulunuyor­du.[3]

Rasûlullah (sav), Üsame ve babasını çok severdi. Bu nedenle kendi­sine; "Rasûlullah'ın sevdiği" anlamına gelen "Hibbu Rasûlullah" ya da "el-Hibbu   İbnü'l-Hubbi" denirdi. Peygamber (sav)'in, Üsame'yi sevdiğine dair şöyle bir hadis rivayet edilmektedir:

"Şüphesiz Üsame b. Zeyd bana, insanların en sevi mi isidir. Sizin iyilerinizden olmasını umuyorum. Onun hakkında iyilik tavsiyesinde bulununuz."[4]

Hz. Âişe'den rivayet edilen şu hadise de Rasûlüllah (sav)'ın daha çocuk iken dahi onu ne kadar sevdiğini gösteriyor. Hz. Aişe (R.an) diyor ki; "Bir gün Üsame 'nin ayağı kapının eşiğine takılarak yere düştü ve yüzü yaralandı. Allah'ın Rasûlü bana; "Yüzündeki pisliği temizle" dedi Ben onu kirli görerek denileni yapmadım. Bunun üzerine Rasûlüilah (s.a.s); yüzündekileri emerek tükürmeye başladı.[5]

Yine, Urve İbnü'z-Zübeyr'den rivayet edildiğine göre, Peygambe­rimiz, Üsame'nin gelmesini bekleyerek Arafat'tan inmeyi tehir etti. Üsa­me çıkıp geldiğinde, onun siyah, basık burunlu bir çocuk olduğunu gören Yemenliler, onu küçümseyerek; "Biz bunun yüzünden mi hapsedildik?" dediler. Râvî, Yemenlilerin, Hz. Ebû Bekir zamanında bu yüzden irtidat edip İslâm'dan çıktıklarını söyler. [6]

Üsame de bir çok sahabe gibi, küçük yaştan itibaren savaşlara katıl­mayı arzulamıştır. Nitekim Uhud günü onbeş yaşından küçük olmasına rağmen kendi yaşıtları olan, Abdullah b. Ömer, Zeyd b. Sabit, Berâ b. Âzib, Arcir b. Hazm ve Üseyd b. Zühayr'le beraber savaşa iştirak etmek istemiş, fakat, Rasûlûllah (sav) yaşlan küçük olduğu için bu isteklerini kabul etmemiş ve savaş başlamadan onları Medine'ye geri göndermiştir. Hendek günü ise savaşmalarına izin verdi. [7]

Üsame, Uhud savaşından sonraki tüm savaşlara katıldığı gibi, bir çok seriyyede de önemli görevler üstlenmiştir. Huneyn gazvesinde; Müslü­manlar darmadağın olup sağa sola kaçışırlarken, Rasülüllah (sav)'m çevresinde sayılı birkaç sahâbî kalmıştır ki, bunlardan biri de Üsame b. Zeyd'dir. [8]

Üsame'nin kendisinden rivayet edildiğine göre; katıldığı seriyyelerin birinde, düşman safında Müslümanlara karşı savaşan birine karşı kılıç çekince, o şahıs; "Eşhedü en lâ ilahe illallah" diyerek şehâdet getirdi. Fakat Üsame yine de onu öldürdü. Dönüşte, durumu Rasûlüllah (sav)'e 'haber verince, Allah Rasûlü, "Lâ ilahe illallah" diyen birini ne diye öldürdüğünü sorar. Üsame; "Ey Allah'ın Rasûlü! O ölümden kurtulmak için böyle söyledi" dedi. Rasûlüllah (sav), "Sen onun kalbini yanpta baktın mı?" Fakat, Rasûlüllah, bu soruyu aynı şekilde defalar­ca sordu. Üsame, neredeyse Müslümanlığından şüpheye düşecek hale geldi. Kendi kendine; "Allah'a söz veriyorum, bundan böyle lâ ilahe illallah diyen hiçbir kimseyi öldürmeyeceğim" dedi. [9]

İfk olayında Rasûlüllah (sav) ashabından bazılarına danışarak Hz. Aişe hakkında görüşlerini öğrenmek istedi. Bu arada Üsame'ye de düşüncesini sordu. Üsame, Hz. Âişe'den övgüyle bahsederek, onu böyle­si çirkin bir iftiradan tenzih etti. [10]

Rasûlüilah (sav) H, 11. yılda, büyük bir ordu hazırlayarak Üsame'yi bu orduya kumandan tayin etti. Üsame'nin komutası altında ashabın birçok iîeri gelenleri vardı. Bunlardan bazıları; Ebu Bekir, Ömer, Ebu Ubeyde, Sa'd b. Ebî Vakkas, Saîd b. Zeyd, Katâde b. en-Nu'mân ve Seleme b. Eslem'dir. Bunun üzerine, halktan bazı insanlar; "Peygamber, ilk muhacirlere bir çocuğu komutan tayin etti!" diyerek ileri geri konuşmaya başladılar. Bunu duyan Rasûlüllah, çok kızdı ve minbere çıkarak cemaate şöyle seslendi: "Üsame hakkındaki sözleriniz bana ulaştı. Siz onun komutanlığını tenkid ettiğiniz gibi, daha önce babasının kumandan­lığını da tenkit etmiştiniz. Gerçek şu ki, o komutanlığa layıktır. Nitekim babası da komutanlığalayıktı.[11]

Üsame, söz konusu ordusuyla hareket etmek üzereyken, Allah Rasûlü dâr-i bekaya irtihal etti. Bunun üzerine Üsame, Medine'ye geri dönerek, Rasûlüllah (sav)'ın yıkanması, tekfin ve defnedilmesi işlerinde Hz. Ali'ye yardım etti. Defin işi tamamlandıktan sonra, Üsame ordusunun başına geçerek, Şam'a doğru hareket etti. [12]

Usame, Ebu.Bekir (R.a) ve Ömer (R.a) zamanında yapılan birçok savaşa iştirak etmiştir. Bunlardan biri, Müseylemetü'l-Kezzab'a karşı yapılan savaştır ki, bu muharebede Halid b. Velid ile beraberdi. [13]

Hz. Ömer (R.a) divan teşkilatını kurunca, Rasûlüllah (sav)'e yakınlık derecelerine ve savaştaki başarılarına göre, Müslümanlara ulufe dağıt­maya başladı. Bu arada Üsame b. Zeyd'e dört bin veya beşbin dirhem kendi oğlu Abdullah'a ise ikibin dirhem verdi. Abdullah babasına "Neden Üsame'ye bana verdiğinden daha fazla verdin? Halbuki onun katılmadığı savaşlara ben katıldım" dedi. Buna karşı Hz. Ömer: "Allah Rasûlü Üsame'yi senden daha çok severdi. Üsame'nin babasını da senin baban­dan daha fazla seviyordu" diyerek oğlunu susturdu. [14]

Üsame; Hz. Osman (R.a)'ın öldürülmesiyle ortaya çıkan fitnelere bulaşmamış, Hz. Ali'ye de bey'at etmemiş, onunla herhangi bir savaşa katılmamıştır. Bu çekimserliğini; "Lâ ilahe illallah" diyen bir kimseyi Öldürmeyeceğine dair ettiği yeminle izah etmiştir. [15]

Hz. Ali ile Hz. Muaviye arasında meydana gelen çatışmalar sırasında Üsame bir süre Şam civarında bir beldede oturdu. Sonra Vadi'l-kura'ya geldi. Bir müddet de burada oturdu, ardından Medine'ye gitti ve Muaviye'nin hilafetinin sonlarına doğru Curf denilen yerde vefat etti.

Vefat tarihi çeşitli rivayetlere göre, H. 54, 58, ya da 59' dur. Ebû Hüreyre, İbn Abbas, Ebû Osman el-Hindî, Urve İbn Zübeyr, Ubeydullah b. Abdillah b. Utbe, Ebû Vâil ve başkaları Üsame'den hadis rivayet etmişlerdir.[16]

Sahabe neslinin en önemli vazifelerinin başında "uluhiyyet hukuku" ile "uhuvvet hukuku" nu muhafaza ve müdafaa etmek geliyordu. Her sahabe gücü nisbetinde "uluhiyyet hukuku" ile "uhuvvet hukuku" nu muhafaza ve müdafaa etmiştir, "uluhiyyet hukuku" ile "uhuvvet hukuku" nu muhafaza ve müdafaa etmeyenler, sahabenin yolundan ayrılanlardır.



[1] İbn Abdi'l-Beri, el-İstiâb fi Marifeti'l Ashâb, Kâhire; I, 75 t.y, İbnü'l-Esîr, Üsdü'l-Gâbe Marifeti's-Sahabe I, 79

[2] İbn Sa'd, et-Tabakatu'l-Kübrâ, Beyrut 1957, VIII, 223; İbn Abdil-Berr, a.g.e., I, 75; İbnül Esîr, a.g.e., I, 79

[3] el-İsâbe, Beyrut, t.y., I, 29

[4] İbnü'l-Esîr, a.g.e., I, 79; İbn Abdi'l-Berr, a.g.e., I, 76

[5] İbnü'l-Esîr, a.g.e., 1, 80

[6] İbn Abdi'l-Berr, a.g.e., I, 76

[7] İbn Hişam, es-Siretü'n-Nebeviyye, Mısır 1955,13,66

[8] İbn Sa'd, a.g.e., II, 151; İbn Hişam, a.g.e., II, 443; İbnü'l-Esîr, el- Kâmil fi't-Târîh, Beyrut 1965, II, 263

[9] İbn Sa'd, a.g.e., 11,119; İbnü'l Esîr, Üsüdü'l Gâbe, I, 80; İbn Hişam, a.g.e., il, 622; İbnü'l-Esîr, el-Kâmil, II, 226

[10] İbnü'l-Esîr, el-Kâmil, 11,197; İbn Hişam, a.g.e., 11,301

[11] İbn Sa'd a.g.e., II, 189/ 190; el-Askalânî, a.g.e., I, 29

[12] İbn. Sa'd a.g.e., 11,189,190, 277, 279; el-Askalânî, a.g.e., I, 29; İbnül-Esîr, el-Kâmil, II, 332

[13] İbn Sa'd a-g-e., IV, 316

[14] İbn Abdi’l-Berr, a.g.e.; İbn Sa'd, a.g.e., III; 296, 297; el-Askalânî, a.g.e., I, 29; İbnü'l-Esîr, Üsdü'l Ğâbe, I, 80

[15] İbn Abdi'l-Berr, a.g.e., I, 77; İbnü'l-Esîr, Üsüdü'l-Gâbe, I, 80

[16] İbn Abdi'l Berr, a.g.e., I, 77; İbnü'l Esir Üsüdü’l-Gâbe, I, 81; el-Askalâni, a.g.e., 1,129

[17] Siyeru A'lamu'n Nubelâ/Zehebî; Sireti İbn-i Hişam; Hayatü's Sahâbe/M. Yusuf Kândehlevî; Hilyelü’l Evliya; El-İsabe Fi temyizi Sahâbe/İbn-i Hacerü'l Askalani; Suverun Min Hayatü's Sahâbe/Abdurrahman Ref at el- Başa, Beyrut/ty


[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Hz. Üsame bin Zeyd
« Posted on: 17 Ekim 2019, 04:11:24 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Hz. Üsame bin Zeyd rüya tabiri,Hz. Üsame bin Zeyd mekke canlı, Hz. Üsame bin Zeyd kabe canlı yayın, Hz. Üsame bin Zeyd Üç boyutlu kuran oku Hz. Üsame bin Zeyd kuran ı kerim, Hz. Üsame bin Zeyd peygamber kıssaları,Hz. Üsame bin Zeyd ilitam ders soruları, Hz. Üsame bin Zeyd önlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &