Hz. Ömerin ailesi

(1/1)

Sibgatullah:
Hz. Ömer (R.a.)'ın Ailesi


Hz. Ömer (R.a.), müslüman olmadan önce Zeyneb b. Ma'zun ile evlenmişti. Bu hanımından Abdullah, büyük Abdurrahman ve Hafsa dünyaya gelmişti. İkinci zevcesi Müleyke binti Cerval el Huzai ile evlen­mişti. Bu hanımından Ubeydullah b. Ömer dünyaya geldi. Daha sonra müslüman olmadığı için bunu boşadı. Üçüncü zevcesi Kureybe binti Ebi Ümeyye el- Mahzumi'dir. Müslüman olmadığı için sulh yoluyla bundan da ayrıldı. Bu hanım daha sonra Abdurrahman b. Ebû Bekir ile evlendi. Dolayısıyla Hz. Ömer (R.a.) ile Abdurrahman b. Ebû Bekir (R.a.) Rasûlüllah (sav)'in iki bacanağı idiler. Çünkü Kureybe, Rasûlüllah (sav)'in hanımı Ümmü Seleme'nin kız kardeşi idi. Hz. Ömer (R.a.), daha sonra Ümmü Hakim binti el- Hars ile evlendi. Bundan da Fatıma adında bir kızı oldu. Sonra bundan da boşandı. Bir rivayete göre de boşanmadığı kaydedilir. Hz. Ömer (R.a.) müslüman olduktan sonra Asım b. Sabit b. Ebi Aklan el-Evsi el- Ensarî'nin kız kardeşi Cemile ile evlendi. Bundan da Âsim adında bir oğlu oldu. Sonra onu da boşadı. Daha sonra Hz. Ali (R.a.) kızı Ümmü Gülsüm ile evlendi. Ümmü Gülsüm, Hz. Peygamber (sav)'in kızı Hz. Fatıma (R.anha)'ın kızı idi. Hz. Ömer (R.a.) Ümmü Gülsüm'e kırk bin dirhem mehir vermişti. Bundan da Rukiyye ve Zeyd adlı çocukları dünyaya geldi. Daha sonra Yemenli bir kadın olan Lüheyye ile evlenmiş ve ondan da küçük Abdurrahman dünyaya geldi. Ayrıca Huzeyfe adında bir ümmü'l veledi vardı ki ondan çocuklarının en küçüğü Zeynep dünyaya gelmişti. Ayrıca Atike binti Zeyd b. Amr b. Nüfeyl ile de evlenmiş bulunuyordu. Bu kadın daha önce Abdullah b. Ebû Bekir es-Sıddik"in hanımı idi. Şehit edildikten sonra bu hanım, Zübeyr b. Avvam ile evlenmiş, o da aynı şekilde vefat ettiğinde Hz. Ali (R.a.) bu kadını istemiş, onun bu isteğini reddetmiş ve şöyle demişti:

"Senin de öldürül­menden korkuyorum, onun için bu isteğini kabul etmiyorum." Bunun üzerine Hz. Ali (R.a.) de onunla evlenmekten vaz geçti. [286]

Dikkat edilirse, Hz. Ömer (R.a.)'in çok geniş bir aile serüveni vardır. Fakat buna rağmen Hz. Ömer (R.a.) zühd ve takva, sadelik ve samimiyet sahibidir. Yamalı elbise giymekten çekinmez, kadınların sularını taşır, yer üstünde yatar, kapısında muhafız bulundurmaksızın yaşardı. Hz. Ömer (R.a.) hutbe ve öğütlerinden bir kaç tanesini zikredelim. Abdullah b. Amir b. Rabia (R.a.) şöyle der:

"Bir gün Hz. Ömer (R.a.)'i gördüm; yerden bir saman çöpü almış, şöyle diyordu:

“Keşke ben bu saman çöpü olsaydım veya hiç birşey olmasaydım. Keşke anam beni doğurmasaydı. Keşke ben unutulmuş bîr kimse olsaydım."

“Müslümanların idarecisi, müslümanlardan başkası olmaz."

“Ey insanlar! Ben size hanımlarınıza zulmetsin veya mallarınıza el koysun diye valiler göndermiyorum. Bu valileri size dinlerinizi öğretsinler, Rasûlüllah (sav)'in sünnetini öğretsinler diye gönderiyo­rum. Şayet bir kimseye böyle bir yolun dışında bir zulüm isabet ede­cek olursa mutlaka bu zulmünü bize iletsin ve şikâyet etsin. Ömer'in nefsini kudret elinde tutan Allah'a yemin ederim ki böyle bir şikâyetle bana gelen birisinin sıkıntısını mutlaka gideririm.

Sakın müslümanları vurup da müslümanları zelil duruma sok­mayınız. Ayrıca onlara fazla teşekkürler edip de çok yüz verip onları şımartmayasınız. Onların haklarını ellerinden gasp edip de onlara zulmetmeyiniz. Sakın onları zor durumlara sokarak size karşı kin beslemelerine sebep olup da onları kaybetmeyesiniz.” [287]

"Adalet Mülkün Temelidir."

“İnandığınız gibi yaşamazsanız, yaşadığınız gibi inanmaya baş­larsınız."

“Kim kendi iç dünyasını/gönlündeki duyguları ıslah ederse, Allah da onun dış dünyasını ıslah eder.” [288]

“Yerin zelzelesi/Deprem iki şeyden olur. Biri zina etmektir, diğeri zulüm etmektir. Zina ve zulüm aşikâr olursa yer buna takat getire­mez. Allahû Teâla'ya yalvarır, inler ve sallanır. Bu, Allahû Teâla'nın zina ve zulüm yapan insanları helak etmesine kadar devam eder."

“Harama veya şüpheli şeye düşerim korkusu ile yetmiş helalden el çektim.”[289]

“Kim karısını üç talakla boşarsa Rabbine isyan etmiş ve karısı ondan bain talakla boşanmış olur."

“Çocuklarınıza yüzmeyi, atlara binmeyi, meşhur meseleleri ve güzel şiirleri öğretiniz."

“Elimizdeki mallar ancak üç sıfatla işe yarar: Biricisi bu paraların hak ile alınması, ikincisi nasa/insanlara hak ile verilmesi, üçüncüsü ise batıldan uzaklaştırılmasıdır.” [290]

"Ticâret fıkhını (dinimiz İslâm'ın bildirdiği gibi alış veriş yap­masını) bilmeyenler, çarşıya, pazara çıkmasın, sonra faize düşer.” [291]

"İslâm İslâm olamaz, cemaat olmadıkça!.. Cemaat cemaat olamaz emiri olmadıkça!.. Emir emir olamaz itaat olmadıkça. Her kimi kavmi fıkıh üzere başlarına seyyid/emir yaparlarsa; bu, onun içinde kavmi için de hayat olur. Her kimi de kavmi gayr-i fıkıh/fıkıh olmadan başlarına seyyid/emir yaparlarsa; bu, onun için de kavmi için de helak olur!” [292]

“Her kim nıüslümanların muşaversi olmaksızın emirlik makamı­na getirilmek istenirse, bu işi kabul etmesi kendisi için helal olmaz.” [293]

“Her kim müslümanların muşaversi olmaksızın bir adamla Bey'atlaşırsa ona Bey'at edilmez.” [294]

Hz. Ömer (R.a.) sahab namazını kıldırırken, Muğire b. Şu'be'nin hıristiyan kölesi Ebû Lü'lüe arkadan altı hançer darbesi indirmiş ve onlardan bir tanesi tam göbeğinin altına isabet etmişti. Onu öldüren darbe de bu olmuştu. Hz. Ömer (R.a.) kimin tarafından vuruldğunu sual ettiğinde ken­disine Muğire b. Şu'be'nin hıristiyan kölesi Ebû Lü'lüe olduğunu söylediler. Bunun üzerine Hz. Ömer (R.a.)

"Allahû Teâla'ya hamd olsun ki, benim katilim bir müslüman değildir!" Hz. Ömer (R.a.), sürekli olarak Allahû Teâla'yı zikrediyor ve kelime-i şehadeti getiriyordu. Müslümanlara halifelerini şura yoluyla seçmelerini tavsiye ediyordu. En son olarak kelime-i şehadeti getirerek H. 23 yılın Zilhicce ayının 27. çarşamba gününde (4 Kasım 644) vefat etmişti. Diğer bir rivayete göre ise onun çarşamba günü Zilhiccenin son dört gününde yaralandığı ve H. 24. yılın Muharrem ayının ilk gününde (7 Kasım 644) defnedildiği kaydedilir.

Hz. Ömer (R.a.), on yıl altı ay sekiz gün hilafet görevini yerine getir­mişti. Hz. Osman (R.a.)'a Muharremin üçüncü gününde bey'at edilmişti. Diğer bir rivayete göre ise, Hz. Ömer (R.a.)'in Zilhiccenin bitmesine dört gün kala vefat ettiği, Hz. Osman (R.a.)'a da Zilhicce ayının son gününde bey'at edildiği ve H. 24. yıl Muharremin birinci gününde göreve başladığı kaydedilir. Bu rivayete göre ise; Hz. Ömer (R.a.), 10 yıl 6 ay 4 gün hilafette bulunmuştur. Hz. Ömer (R.a.)'in cenaze namazını Süheyb er-Rumi (R.a.) kıldırmış ve Hz. Aişe (R.anha.)'nin müsaadesiyle hücresine taşınıp, Rasûlüllah (sav) ve Ebû Bekir (R.a.)'ın yanına defnedilmiştir. [295]

Hz. Ömer (R.a.), Aşere-i mübeşşere'dendir. Yani dünyada iken Rasû­lüllah (sav) tarafından cennetle müjdelenmiştir. Onun hilafeti adalet, ölümü şehadettir. Tevhid adına şirkle, küfürle, tuğyanla, sünnet adına bid'atlerle, hurafelerle savaşmıştır. Onun İslâm ümmetine tavsiyesi istişaredir, çağrısı ise kardeşliktir.



[286] El-Kâmil Fi't Tarih Tercümesi/İbnü'l Esir, C:3, Sh:59-60, İst/1991.

[287] El- Kâmil Fi'ı Tarih Tercümesi/İbnü'l Esir, C:3, Sh:60-62, İst/1991.

[288] Muhtasar-i İbn-i Kesir, C:3, Sh: 355.

[289] Çehar Yâr-ı Güzin/Şemsüddin Ahmed Efendi/Ter: Mehmed Emre, Sh: 160-.162, k/1976.

[290] Asr-ı  Saadet/Ahmed Nedvi.Ter: Ali Genceli,C:l, Sh: 261-262, İst/1967.

[291] Çehar Yâr-ı Güzin/Şerasüddin Ahmed Efendi/Ter: Mehmed Emre, Sh: 151, İst/1976.

[292] Sünen-i Daremi/Darîmi/C:l, Sh:79, Beyrut/ty.

[293] Fethu'l Bari Şerhu Sahih-i Buhari/İbn-i Hacerü'l Askalanî, C: 12, Sh:129, Beyrut/ 1406.

[294] Minhacü's Sünne/İbn-i Teymiyye, C:2, Sh: 86, Beyrut/ty.

[295] El-Kâmil Fi't Tarih Tercümesi/İbnü'l Esir, C:3, Sh:58, İst/1991.

Navigasyon

[0] Mesajlar

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc