ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Fıkhus Sahabe  > Hz. Esad bin Zürare
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hz. Esad bin Zürare  (Okunma Sayısı 3746 defa)
06 Mayıs 2011, 16:49:56
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 06 Mayıs 2011, 16:49:56 »



Hz. Es'ad Bin Zürare (r.anh)


Ensar'dan ilk muhacir sahabedir. Sahâbe-i Kirâm'dan, Hz. Peygamber (sav) ile Akabe denilen yerde karşılaşıp müslüman olan ilk Medinelilerdendir. Akabe denilen yerde Rasûlullah (sav) ile biraraya ge­len Medineli mü'minler de muhacir-i Rasûlullah (sav) sayılırlar. İşte Hz. Es'ad b. Zurâre muhacirlerin ilkidir. Tam adı Ebû Umâme Es'ad b. Zürâre b. Udes b. Übeyd b. Sa'lebe b. Ganm b. Mâlik b. Neccâr'dır. Ensâr ve Hazrec'in ileri gelenlerindendir. İslâm'ın Medine'de yayılmasında en büyük rolü oynadı. Hicret'ten bir süre sonra hastalanarak Bedir savaşın­dan önce Şevval ayında vefat etti.[25]

Medineli Araplar iç-içe yaşadıkları yahudilerden  dolayı  vahiy  ve peygamberlik gtbi konular hakkında az çok bilgi sahibiydiler. Yahudilerin yakın bir zamanda bir peygamber geleceği konusundaki beklentilerini de bili-yorlardı. Çünkü yahudiler sık sık, "Bir peygamber gönderilmek üzeredir. Onun geleceği zamanın gölgesi düştü. O peygamber gelince biz ona tâbi olacağız. Onunla birlik olup Ad ve İrem kavminin öldürüldükleri gibi biz de sizi öldüreceğiz" diyerek Arapları tehdi ediyorlardı. Bu nedenle Es'ad b. Zürâre müslüman olmadan önce yeni bi peygamber için hazırlıklıydı. Ayrıca Es'ad az sayıda da olsa varlığın sürdüren  Hamilerdendi. İbn Sa'd'ın bildirdiğine göre Allah'ın bi olduğunu söyler, dostlarından Ebu'l-Heysem Mâlik b. Teyyehân ile tevhi inancı hakkında konuşur, tartışırlardı. [26]

Es'ad b. Zürâre Hz. Peygamberle ilk kez nübüvvetin 11. yılı Hac mevsiminde tanıştı. Yanındaki beş Hazreçli ile birlikte Akabe'de Hz. Peygamberle karşılaştı. Hz. Peygamber kim olduklarını öğrenince kendleriyle biraz konuşmak istediğini söyledi. Razı olarak oturdular. Hz. Peygamber onlara kendisini tanıttı; Kur'an'dan bir bölüm [27] okudu. Hemen onun beklenen peygamber olduğunu anladılar. Birbirlerine,

"Biliniz ki, vallahi bu yahudilerin sizi kendisiyle korkut­tukları peygamber olmalıdır. Sakın yahudiler ona İnanmak ve tâbi olmaktan sizi vazgeçirmesinler" diyerek müslümanlığı kabul ettiler. Es'âd b. Zürâre ile birlikte ilk müslüman olanlar Râfi b. Mâlik b. Aclân, Avf b. Haris b. Rıfâ'a, Kutbe b. Âmir b. Hadide, Ukbe b. Âmir b. Nâbi ve Câbir b. Abdullah b. Ri'âb idi ve bunlar İslâm'ın Medineliler için önemi­nin de bilincindeydiler. Bunu Hz. Peygâmber'e

"Biz kavmimizi hem bir­birlerine karşı hem de kavmimizden olmayan bir kavme (yahudilere) karşı aralarında düşmanlık ve kötülük olduğu halde geride bırakmış bulunuyoruz. Umulur ki Allah onları da senin sayende bir araya toplar" diyerek belirttiler. Hz. Peygamber ile bir yıl sonra yeniden buluş­ma ve bu süre içinde İslâm'ı Medine'de yaymaya çalışma sözü vererek ayrıldılar.

İslâm devleti, zemini olan bir devlettir. İslâm devletinin zemini İslamî tebliğin toplumun bağrında neşvü nema bulmasıdır. Bir memlekette İslâm'ın devlet olmasını isteyenlerin ilk yapacakları iş, o memlekette bulunan insanları İslam'la tanıştırmak ve İslam'ı eğip bükmeden kendi­lerine tebliğ etmektir. Tevhid merkezli, Rasûlüllah (sav) örnekli İslamî tebliğ, İslâm devletinin davetiyesidir. Bunun için Es'ad b. Zürâre (r.a.) ve diğer müslümanlar Medine'ye dönünce, en yakınlarından başlayarak İslâm'ı tebliğ ettiler. Kısa bir zaman içinde Medine'deki bütün evlerde Hz. Peygamber ve İslâm konuşulmaya başlandı. Es'âd'ın ilk davet ettiği kişi­lerden birisi dostu Ebu'l-Heysem Mâlik b. Teyyehân idi ve Ebu'l-Heysem, İslâm'ı hiç tereddüt etmeden kabul etti. Bir yıl süren davet çalışmalarında hem Hazreç'ten hem de Evs'ten birçok kişi müslüman oldu.

Es'ad b. Zürâre ve onunla birlikte müslüman olan Hazrecliler sözleştikleri gibi bir yıl sonra Akabe'de Hz. Peygamber'le buluştular. Ancak yan­larında İslâm'ı kabul etmiş altı Medineli daha bulunuyordu. Bu altı müslüman Muaz b. Haris b. Rıfâ'a, Ubâde b. Sâmit, Yezid b. Sa'lebe, Abbâs b. Ubâde, Ebû'l-Heysem Mâlik b. Teyyehân, Uveym b. Sa'ide idi. Gece .gerçekleşen buluşmada Es'ad ve diğer müslümanlar Hz. Peygâmber'e, "Darlıkta ve varlıkta isteklilikte ve isteksizlikte dinlemek ve boyun eğmek, emirlik işinde ehil olanla çekişmemek, her nerede olursa olsun hiçbir kınayıcımn kınamasından çekinmeksizin hakkı söyle­mek" üzere bey'at ettiler. Bu bey'at tarihe I. Akabe Bey'atı olarak geçti.

Bey'atlı müslüman, bey'atsız müslümandan hayırlıdır. Çünkü bey'atsız müslümanın yaşayışı, Rasûlüllah (sav) tarafından tıpkı ehl-i cahiliyyenin yaşayışı gibi kabul edilmiştir:

"Kim itaatten çıkar, cemaatten ayrılır (ve bu halde ölürse) cahiliye ölümü ile ölmüş olur. Kim de körükörüne çekilmiş (ummiyye) bir bayrak altında savaşır, asabiyet (ırkçılık) için gadablamr veya asabil yete çağırır veya asabiyete yardım eder, bu esnada da öldürülürse bu ölüm de cahiliye ölümüdür. Kim ümmetimin üzerine gelip İyi olana da, kötü olana da ayırım yapmadan vurur, mü'min olanlarına hür­met tanımaz, ahid sahibine verdiği sözü de yerine getirmezse o ben­den değildir, ben de ondan değilim.”

Es'ad b. Zürâre ve müslümanlar Medine'ye dönünce cemaat'h ve bey'atlı olarak davet çalışmalarını yeni bir hız ve güçle sürdürdüler. Fakat İslâm'ı  anlatmakta özellikle Kur'an'ı  öğretmekte büyük zorluklarla karşılaşıyorlardı. Hz. Peygamber'e mektup yazarak bir muallim istediler. Hz. Peygamber Mus'ab b. Ümeyr'i Medine'ye öğretmen olarak gönderdi. Mus'ab ile onu evinde misafir eden Es'ad b. Zürâre tebliğ ve davet çalış­malarını birlikte yürüttüler. Ev ev dolaşıyor İslâm'ı anlatıyorlardı. Bu çalışmaları sonunda başta Sa'd b. Mu'az ve Useyd b. Hudayr gibi kabilelerinin güçlü kişileri olmak üzere çok sayıda Medineli müslüman oldu.

Medine'de İslâm'ın yayılması konusunda en çok çaba harcayan vt fedakârlıkta bulunan kişi şüphesiz Es'ad b. Zürâre idi. Bu çaba ve feda­kârlıkları nedeniyle tabii olarak temayüz etmiş önder durumuna gelmişti O gün Medine bir Daru'ş şik idi. Müslümanlar Daru'ş şirk olan Medine'de cemaat olmuşlar ve Rasûlüllah (sav) tarafından da kendi lerine Es'ad b. Zürâre (r.a.)'ı harb emiri olarak tayin edilmiştin Dolayısıyla Daru'ş şirk olan Medine'deki İslâm cemmatı'nın harb emiri, Es'ad b. Zürâre (r.a.)'dır.

Bunun için Hz. Es'ad b. Zürâre (r.a.) yalnız İslâm'ı tebliğ etmek yetinmiyor, zaman zaman müslümanları da biraraya getirerek bil­gilendirmeye, ümmet bilincine ulaşmalarını sağlamaya çalışıyordu. Bu nedenle müslümanları namaz için biraraya getiriyor, yemekler vererek birbirleriyle görüşmeleri, tanışmaları imkânını hazırlıyordu. Bir rivayete göre müslümanlar toplanarak yahudi ve hıristiyanîar gibi haftada belli bir gün biraraya gelmeyi kararlaştırdılar. O zaman Arube denilen günde Es'ad b, Zürâre'nin çevresinde toplandılar. Es'ad, müslümanlara iki rekât namaz kıldırdı, vaaz etti. Beraberlikleri akşama kadar sürdü. Es'ad onlara öğle ve akşam yemeği verdi. Bu olaydan sonra Arube'ye toplantı günü anlamında Cuma denildi. [28]

Harb emiri ya kendisi müslümanlara cuma namazını kıldırır veya başka birisini görevlendirir. Nitekim gelen rivayetlerde Es'ad b. Zürâre (r.a.) Medine'deki müslümanlarm emirliğini yapmıştır, Hz. Mus'ab b. Umeyr (r.a.) de cuma namazını kildırmıştır. Bu husuta Allame Alusî (rh.a.) şöyle diyor:

Medine'de Es'ad b. Zürâre "Emîr", Mus'ab b. Umeyr de "Cuma İmamı" idi.[29]

Yani Harb Emiri olarak Es 'ad b. Zürâre (r.a.), Medine  müslümanlara Mus'ab b. Umeyr (r.a.)'ı cuma imamı olarak tayin etmiştir. Daru’ş Harb'de yaşayan müslümanlar, harbi ve mürîed müstevlilerin tayin ettikleri imamların arkasında değil, kendi harb enir­lerinin veya harp emirlerinin tesbit ve tayin ettiği cuma imamı'nın arkasında cuma camilerinde cuma namazlarını kılarlar.

Bir yıl sonraki Hac mevsiminde Es'ad b. Zürâre ve Medineli müslü­manlar Hz. Peygamberle Akabe'de yeniden buluştular. Bu kez sayıları yetmişin üzerinde (ikisinin kadm olduğunda ittifak vardır, erkeklerin yarısı hakkında rivayetler yetmiş, yetmişbir, yetmişiki ve yetmişüç rakamlarını verir) idi. Yine geceleyin ve gizli yapılan görüşmede Hz. Peygamber'in ve Mekkeli müslümanlarm Medine'ye hicretleri konusu görüşülerek karara bağlandı. Hz. Peygamber Medineli müslümanlardan; kendisini ve ashabını barındırmaları, yardımcı olmaları, kendi nefislerini savundukları ve korudukları her şeye karşı Hz. peygamber ve ashabını 'savunup korumaları üzerine bey'at aldı.

Bey'attan önce Hz. Peygamber'in amcası Abbâs bir konuşma yaparak Ensâr'ı uyardı. Bu konuşmayı Es'ad b. Zürâre cevaplandırdı ve bu bey'atın anlamını bir kere daha dile getirdi. Hz. Peygamber ensardan, oniki nakib (temsilci) seçmelerini istedi. İçlerinde Es'ad b. Zürâre'nin de bulunduğu oniki temsilci seçildi. Bunların her birisi kendi kabilelerini temsil ede­ceklerdi. Hz. Peygamber Es'ad b. Zürâre'yi nakiblerin de temsilcisi atadı. Yani "Nakibu'l Nukeba" idi. Böylece Es'ad bütün Medineli müslümanların temsilcisi oldu.

Bey'ata geçildiğinde yine ilk bey'at eden Es'ad idi. Bey'atını,

"Ben, Allah'a bey'at ediyorum. Rasûlüllah aleyhisselâma da bey'at ediyo­rum. Ahdimi yerine getirerek tamamlamak, sana yardım konusun­daki sözümü işimle gerçekleştirmek üzere" diyerek yaptı. Sonra kadın­lar hariç bütün müslümanlar teker teker Hz. Peygamber'in elini tutarak bey'at ettiler. II. Akabe bey'atı olarak anılan bu bey'at İslâm tarihinin en önemli olaylarından birisi olan Hicret'in kapısını ve İslâm'ın zafer yolunu açtı.

Hz. Peygamber'in Medine'ye hicretinden sonra Es'ad b. Zürâre uzun yaşamadı. Ama bu süre içinde de İslâm'a olan yüksek bağlılığın ve fedakârlığın örneklerini verdi. Mescid-i Nebî'nin yapılması için seçilen arsa Es'ad b. Zürâre'nin gözetimindeki Sehl ve Süheyl adlı iki yetim gencin malı idi. Bunlar arsayı Hz. Peygamber'e hediye etmek istedilerse de Hz. Peygamber bedeli olan on mıskal (48 gram) altını ödemeden kab...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Hz. Esad bin Zürare
« Posted on: 21 Ekim 2019, 11:03:13 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Hz. Esad bin Zürare rüya tabiri,Hz. Esad bin Zürare mekke canlı, Hz. Esad bin Zürare kabe canlı yayın, Hz. Esad bin Zürare Üç boyutlu kuran oku Hz. Esad bin Zürare kuran ı kerim, Hz. Esad bin Zürare peygamber kıssaları,Hz. Esad bin Zürare ilitam ders soruları, Hz. Esad bin Zürare önlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &