ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Fıkhus Sahabe  > Hz. Ebubekir
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hz. Ebubekir  (Okunma Sayısı 3184 defa)
08 Mayıs 2011, 16:14:47
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.840



Site
« : 08 Mayıs 2011, 16:14:47 »



HZ. EBU BEKİR (R. ANH)


Babab Adı: Ebû Kuhafe Osman bin Amr.

Anne adı: Selma binti Sahr bin Amr bin Ka'b (Ümmü'l Hayr)

Doğum Tarihi ve Yeri: Fîl vakasından 2 yıl 4 ay sonra takriben Miladi 573. yıl. Mekke'de doğdu

Ölüm Tarihi ve Yeri: Hicrî 13. Miladî 634. Cemaziül ahir ayı Medine'de Kabri RasûîüUah (sav)'in bulunduğu yerdedir.

Fiziki Yapısı: Uzun boylu, beyaz tenli, zayıf bedenli arık yüzlü (uzun yüzlü), seyrek sakallı, çukur gözlü, çıkık alınlı, gür sakallı idi.

Eşi:

1. Katile binti Uzza,

2. Ümmü Ruman binti Amr,

3. Cüneybe binti Harice,

4. Habibe Fahita binti Haris,

5. Esma binti Ümeyse.

Oğulları : 

1. Abdullah,

2. Abdurrahman,

3. Muhammed.

Kızları:

1. Esma,

2. Ayşe,

3. Ümmü Gülsüm.

Gazveleri : Bedir, Uhud, Hendek ve sonraki birçok savaşlar

Hicreti: Mekke'den Medine'ye hicret eden muhacirdir.

Sahabeden Kiminle Kardeşti : Harice b. Zeyd, b. Ebi Züheyr.

Kabilesi: Abdullah bin Atik, b. Ebu Kuhafe, Osman b. Amr, b. Amr b. Ka’b, b. Sa’d, b. Teym, b. Mürre, b. Ka’b, b. Nadr, b. Kinane’dir.

Lakabı/Künyesi: Asıl adı Abdül Kabe, Atik: Rasulullah (sav) ona Abdullah adını verdi. En meşhur künyesi Ebu Bekir-i Sıddık.

Kiminle Akrabalığı: Rasulullah (sav)in kayınbabası, Hz. Aişe (R.anha)’nin babasıdır.

Hz. Ebû Bekir (R.a.), putperest bir toplumda dünyaya gelmiş olmasına rağmen putlara tapmayan ve evinde put bulundurmayan hanif bir tüc­cardır. İslam'la tanıştıktan sonra Rasûlüllah (sav) için sadık bir yârdır. Ebû Bekir (R.a.), Hz. Muhammed (sav)'in yetiştirdiği hidayet yıldız­larının ilkidir. Çünkü Hz. Muhammed (sav.)'in İslâm'ı tebliğe başlamasın­dan sonra iman eden hür erkeklerin; raşit halifelerin, aşere-i mübeşşerenin ilkidir. Câmiu'l Kur'an, es-Sıddîk, el-Atik lakaplarıyla bilinen büyük sahabidir. Sadakatin sembolü haline gelen bir inkılabçıdır. Kur'ân-ı Kerim'de hicret sırasında Rasûlüllah'la beraber olmasından dolayı, "...mağarada bulunan iki kişiden biri.”[171] şeklinde ondan bahsedilmektedir. Asıl adı Abdülkâbe olup, İslâm'dan sonra Rasûlüllah (sav)'in ona Abdullah adını verdiği kaydedilir. Azaptan azad edilmiş mânâsına "atik"; dürüst, sadık, emin ve iffetli olduğundan dolayı da "sıddık" lakabıyla anılmıştır. "Deve yavrusunun babası" manasına gelen Ebû Bekir adıyla meşhur olmuştur.

Teymoğulları kabilesinden olan Ebû Bekir'in nesebi Mürre b. Kâ'b'da Rasûlüllah'la birleşir. Anasının adı Ümmü'l-Hayr Selma, babasının ki Ebû Kuhafe Osman'dır. Künyesi Abdullah b. Osman b. Amir b. Amir... b. Murra ...et-Teymî'dir. Bedir savaşma kadar müşrik kalan oğlu Abdurrahman dışında bütün ailesi müslüman olmuştur. Babası Ebû Kuhafe, Ebû Bekir'in halifeliğini ve ölümünü görmüştür. Hz. Ebû Bekir'in Rasûlüllah (sav)'den bir veya üç yaş küçük olduğu zikredilmiştir. İslâm'­dan önce de saygın, dürüst, kişilikli, putlara tapmayan ve evinde put bulundurmayan hanif bir tacir olan Ebû Bekir, ölümüne kadar Hz. Peygamber'den hiç ayrılmamıştır. Bütün servetini, kazancını İslâm için harcamış, kendisi sade bir şekilde yaşamıştır. Ebû Bekir (R.a.)'a bunu yaptıran onun sahih imanıdır. Sahih iman, sahibine sadakat, samimiyet ve sehavet armağan eder. İman, sadakat, samimiyet ve sehavetten gelmez, aksine sadakat, samimiyet ve sehavet imandan gelir!

Hz. Ebû Bekir, Fil yılından iki sene birkaç ay sonra 571'de Mekke'de dünyaya gelmiş, güzel hasletlerle tanınmış ve iffetiyle şöhret bulmuştur. İçki içmek câhiliye döneminde çok yaygın bir âdet olduğu halde o hiç içmemiştir. O dönemde Mekke'nin ileri gelenlerinden olup Arapların nesep ve ahbâr ilimlerinde meşhur olmuştur. Kumaş ve elbise ticaretiyle meşgul olurdu; sermayesi kırk bin dirhemdi ki, bunun büyük bir kısmını İslâm için harcamıştır. Rasûlüllah (sav)'e iman eden Ebû Bekir (r.a.) İslâm dâvetçiliğine başlamış, Osman b. Affân, Zübeyr b. Avvâm, Abdurrahman b. Avf, Sa'd b. Ebî Vakkas ve Talha b. Ubeydullah gibi İslâm'ın yücelmesinde büyük emekleri olan ilk müslümanlarm bir çoğu İslâm'ı onun davetiyle kabul etmişlerdir. Hz. Ebû Bekir hayatı boyunca Rasûlüllah'm yanından ayrılmamış, çocukluğundan itibaren aralarında büyük bir dostluk kurulmuştur. Rasûlüllah birçok hususlarda onun görüşünü tercih ederdi. Umûmî ve husûsî olan önemli işlerde ashâbıyla müşavere eden Peygamber (sav) bazı hususlarda özellikle Ebû Bekir'e danışırdı. [172] Ebû Bekir (R.a.) emin bir müsteşar idi. Müslüman kendisine danışılan ve kendisi de başkasına danışan şura insanıdır. Hz. Ebû Bekir (R.a.)'ın kızı Hz. Aişe (R.anha) anlatıyor: " Ashâb bir mesele hakkında ihtilafa düştüğü zaman babam hemen imdada yetişir ve o mesele hakkında kesin hükmü verirdi.” [173]

Hz. Ebû Bekir (R.a.); problem adam değil, çözüm adamıdır. Mekke şirk devletinde Daru'l Erkam'da oluşturulan İslâm Cemaati'nin danış­manı Hz. Ebû Bekir (R.a.)'dir. Şunu bilelim ki; müslümanlarm cemaatı şura'sız olmaz. Şûra meclisi bulunmayan bir oluşum, İslâm cemaati sayıl­maz. Şûra'yı önemsemeyen kişi de İslâm cemaatinin üyesi olamaz. Araplar ona "Peygamber'in veziri" derlerdi. Teymoğulları kabilesi Mekke'de önemli bir yere sahipti. Ticaretle uğraşıyorlar, toplumsal temasları ve geniş kültürlülükleri ile tanınıyorlardı. Hz. Ebû Bekir'in babası Mekke eşrafmdandı. Hz. Ebû Bekir, câhiliye döneminde de güzel ahlâkı ile tanınan, sevilen bir kişi idi. Mekke'de "eşnak" diye bilinen kan diyeti ve kefalet ödenmesi işlerinin yürütülmesiyle görevliydi. Muhammed (sav.) ile büyük bir dostlukları vardı. Sık sık buluşur, Allah'ın birliği, Mekke müşriklerinin durumu ve ticaret gibi konularda müşavere ederlerdi. İkisi de câhiliye kültürüne karşıydılar, şiir yazmaz ve şiiri sevmezlerdi, daha ziyade tefekkür ederlerdi.

İslâm'ı benimsemesi: Hz. Ebû Bekir, Hira dağından dönen Hz. Muhammed (sav) ile karşılaştığında, Rasülüllah (sav) ona, "Allah'ın elçisi" olduğunu söyleyip "Yaratan Rabbinin adıyla oku” [174] diye başlayan âyetleri bildirdiği zaman hemen ona: "Allah'ın birliğine ve senin O'nun rasûlü olduğuna iman ettim" demiştir. Hz. Hatice'den sonra Rasûlüllah'a ilk iman eden odur. Hz. Peygamber (sav) İslâm'ı tebliğinin ilk zamanlarında kiminle konuştuysa en azından bir tereddüt görmüş, ancak Ebû Bekir seksiz ve tereddütsüz bir şekilde kabul etmiştir. Hatta

"Hz. Peygamber (sav) zamanında halk, bilmedikleri dinî meseleleri kim­lere sorarlardı?" diye sorulunca, Abdullah b. Ömer (R.a.):

"Ebû Bekir'e ve Ömer'e sorarlardı. Ben, onlardan başkasını bilmiyorum!” [175] demiştir. Süyûtî (R.ha.)'in delillerle tesbitine göre:

"Ebû Bekir, Kitab ve Sünnete Ashabın en vâkıf olanı idi.” [176]

Mü'min Ebû Bekir, hayatının sonuna kadar tüm varlığını İslâm'a adamış, bütün hayırlı işlerde en başta gelmiştir. Ebû Bekir (R.a.), Mekke döneminde güçlü kabilelere mensup kişileri İslâm'a kazandırmaya çalıştı, öte yandan müşriklerin işkencelerine maruz kalan güçsüzleri, köleleri korudu; servetini eziyet edilen köleleri satın alıp azad etmekte kullandı. Bilâl, Habbab, Lübeyne, Ebû Fukayhe, Amir, Zinnire, Nahdiye, Ümmü Ubeys bunlardandır.

Kendisi de Mescid-i Haram'da müşriklerin saldırısına uğramıştı. Ebû Bekir, iman ettikten sonra İslâm'ı tebliğe gizli gizli devam ediyordu. Annesi, karısı Ümmü Ruman ve kızı Esma da iman etmiş, fakat oğullan Abdullah, Abdurrahman ve babası Ebû Kuhafe henüz iman etmemişlerdi. Osman b. Affan, Sa'd b. Ebî Vakkas, Abdurrahman b. Avf, Zübeyr b. .Avvâm, Talha b. Ubeydullah gibi ilk müslümanları İslâm'a davet eden odur. Ebû Bekir (R.a.), tebliğiyle ve servetiyle İslam'a insan kazandıran iman adamıdır.

Müşriklerin eziyetleri çoğalıp müslümanlara yapılan baskılar arttıktan sonra Hz. Peyganıber (sav), Hz. Ebû Bekir'e de Habeşistan'a göç etmesini söylemiş ve Ebû Bekir yola çıkmış; ancak Berkü'l Gımâd'da Mekke'nin ileri gelen kabilelerinden İbn Dugunne ile karşılaştığında İbn Dugunne onu himayesine aldığım ve Mekke'ye dönmesi gerektiğini belirterek, ikisi birlikte Mekke'ye dönmüşlerdir. İbn-i Dugunne, akşam üzeri Kureyş ileri gelenlerini dolaşarak onlara:

“Ebû Bekir gibi insanlar memleketinden çıkmaz ve çıkarılmazlar. Yoksullara yardım eden, akrabasını ihmal etmeyen, yetimleri gözeten, misafiri en iyi şekilde ağırlayan, afetlere duçar olanlara yardım elini uzatan bir insanı mı memleketinden çıkarıyorsunuz?" dedi. Bunun üzeri­ne Kureyşliler İbn-i Dugunne'nin Ebû Bekir'i himayesine reddedeme­diler. Ona:

"Peki Ebû Bekir'i bırak Rabbine evinde ibadet etsin. Namazını orada kılsın, dilediğini okusun ama bizi rahatsız etmesin ve yaptıklarını açıkla­masın. Çocuklarımızı ve kadınlarımızı dinlerinden döndereceğinden korkuyoruz." dediler. İbn-i Dugunne de bunları Ebû Bekir'e anlattı. Ebû Bekir bir müddet böylece Rabbine ibadet etti. Namaz kıldığını hiç kim­seye göstermiyor evinin dışında Kur'an okumuyordu. Fakat daha sonra Ebû Bekir, evinin avlusuna bir mescid yaptı ve orada namaz kılmaya, Kur'an okumaya başladı. Müşrik kadınları ve çocukları onun başına toplanarak Kur'an okurken gözyaşlarını tutamayan bu duygulu insanı hayretle seyrediyorlardı. Bu durum Kureyş ileri gelenlerini endişe­lendirdiğinden İbn-i Dugunne'ye bir adam göndererek onu çağırttılar. İbn-i Dugunne gelince ona:

“Biz Ebû Bekir'e senin himayen dolayısıyla evinde rabbine ibadet etmesine müsaade etmiştik. Fakat o hududu aşarak evinin avlusunda bir mescid/cami yaptı ve orada açıktan açığa namaz kılmaya ve Kur'an oku­maya başladı. Çocuklarımızı ve kadınlarımızı dinimizden döndereceğin­den korkuyoruz. Ona mani ol! Eğer evinde Rabbine ibadet etmek isterse etsin ve eğer inat eder de ibadetini açıktan açığa yapmak isterse ondan, ...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.300


View Profile
Re: Hz. Ebubekir
« Posted on: 19 Kasım 2017, 03:53:41 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Hz. Ebubekir rüya tabiri,Hz. Ebubekir mekke canlı, Hz. Ebubekir kabe canlı yayın, Hz. Ebubekir Üç boyutlu kuran oku Hz. Ebubekir kuran ı kerim, Hz. Ebubekir peygamber kıssaları,Hz. Ebubekir ilitam ders soruları, Hz. Ebubekirönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &