ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Fıkhus Sahabe  > Hz. Ebu Eyyub el Ensari
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hz. Ebu Eyyub el Ensari  (Okunma Sayısı 1658 defa)
06 Mayıs 2011, 16:48:34
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 06 Mayıs 2011, 16:48:34 »



Hz. Ebu Eyyub El-Ensari (r.anh)


Rasûlüllah (sav)'in mihmandarlığım yapmış bir sahabedir. Medineli müslümanlardan ve hicret sırasında Hz. Peygamber'i evinde misafir eden sahabedir.

Ebû Eyyûb Hâlid b. Zeyd el-Ensarî en-Neceârî (r.a.); Ensâr'ın Hazrec kabilesinin Neccâroğulları koluna mensup olup, annesi Zehra binti Sa'd'dır. Abdülmuttalib'in validesi tarafından Rasûlüllah'la akraba olan Ebû Eyyûb, ikinci Akabe bey'atmda hazır bulunmuş, Rasûlüllah'a iman etmiştir.[34]

Medine, müslümanlar için emin bir yer olduktan sonra Mekke'de Rasûlüllah (sav) ile birkaç müslüman kalmıştı. Rasûlüllah da hicret yol­culuğuna çıkınca bunu haber alan Ebû Eyyûb her gün Medine'ye yakm Hire adı verilen yerde onun yolunu gözlerdi. Nihayet Rasûlüllah görününce bütün Neccar'lıları toplayarak Rasûlüllah (sav)'ı karşıladı. Bütün müslümanlar Rasûlüllah'ı kendi evlerinde misafir etmek istiyordu. Bunun üzerine Rasûlüllah devesini serbest bıraktı. Kusva adlı bu deve Ebû Eyyûb'un evinin önünde çöktü. Ebû Eyyûb bu olayı şöyle nakletmistir:

"Rasül-i Ekrem (sav) evimizin alt katına yerleşmişti. Ben de üst kattaki odada idim. Bir gün yukarıdan yere bir miktar su dökül­müştü. Suyun tavandan sızarak Rasûlüllah'ın üzerine gelmemesi için suyu bir bez parçası ile kurutmaya çalıştık. Bunun üzerine Rasûlüllah'ın yanına inip dedim ki:

“Ya Rasûlallah, senin bulunduğun bir yerin üstünde bulunmak bize yakışmaz, yukarıdaki odaya teşrif etmez misiniz?” Rasûlüllah o günden sonra üst kata çıktı.[35] Ebû Eyyûb ile zevcesi Ümmü Eyyûb Rasûlüllah'ın yemeğini hazırlardı. Bir gün soğanlı bir yemeği Rasûlüllah (sav) yemeyip,

"Onu yiyemedim, çünkü bu yemekte soğan olduğunu gördüm, ben ise soğandan hoşlanmam; fakat siz isterseniz yiyin onu yemekte bir sakınca yoktur" demiş, Ebû Eyyûb da,

"Ya Rasûlallah, sizin hoşlan­madığınız şeyden biz de hoşlanmayız" demiştir. [36]

Rasûlüllah, Ensâr ile Muhacirler arasında gerçekleştirdiği "kardeşlik" olayında Ebû Eyyûb'e kardeş olarak Hz. Mus'ab b. Umeyr't seçmiştir. Ebû Eyyûb'un evinde yedi ay kalan Rasülüllah'a Medine'de mihmandarlık yapan Ebû Eyyûb, Bedir, Uhud, Hendek ve diğer bütün gazvelerde Rasûlüllah'ın yanında İslâm cihad hareketlerine katılmıştır.[37] O, tam bir ehl-i cihaddır. Hayatı cihad ile geçmiştir. Sahabeler için cihad asıl, diğer işler ise yedektir.

Rasûlüllah'ın vefatından sonra da bütün gazalarda yer almıştır. Hz. Ali'nin hilâfeti döneminde onunla birlikte Hâricilere karşı savaşmıştır. Hz. Ali'nin Medine'deki kaymakamı olan Ebû Eyyûb'un Halid ve Muhammed adlı iki oğlu, Umre adında bir kızı vardı. Hz. Ali (r.a.) devrinden sonra Hz. Muaviye (r.a.) zamanında Mısır'a gitti. Mısır valisi bir akşam namazına geç kalmıştı. Namaz konusunda çok titiz davranan her sahabe gibi Ebû Eyyûb da şöyle demiştir: "Rasûlüllah'ın,

'Ümmetim akşam namazını yıldızların gökyüzünü kaplamasına kadar tehir etmedikçe hayır üzeredir, fıtrat üzeredir’ dediğini duymadın mı? "

"Duydum" diyen Ukbe'ye,

"O halde neden akşam namazını geciktirdin?" diye sormuş; çok meşgul olduğunu söyleyen Ukbe'ye şöyle demiştir:

"Senin bu yaptığını görerek, halkın Rasûlüllah da böyle yapardı zehabına düşmesinden endişe ederim.”[38] Alimlerin tavırları, avam halkın fetvalarıdır. Tavırlarına dikkat etmeyen alimler, halkın yanlış yapmasına sebeb olabilirler. Tabiî ki, tavırlarıyla müslüman halkı saptıranlar, sözleriyle saptıranlardan daha tehlikelidirler. Ebû Eyyüb El-Ensârî (r.a.)'ın ikazı bize bunu öğretir.

Rasûlüllah (sav) İstanbul'un fethini ashabına anlatıp, "İstanbul elbette fetholunacaktır; onu fetheden kumandan ne güzel kumandan, onu fetheden asker ne güzel askerdir [39] diye müjdelemiştir. Hicrî 52. yılda Muaviye oğlu Yezid kumandasındaki müslümanlar İstanbul'u kuşattılar. İslâm akidesinin dünyanın dört bir yanma yayılması hususunda çok canlı ve diri bir gayrete sahip olan müs­lümanlar İstanbul'un fethi ve İslâm devletinin sınırlarına dahil olmasını şiddetle arzuluyorlardı. Hz. Ebû Eyyûb el-Ensâri bu seferin hazırlanması için çok çalışmış ve sefere karşı çıkanlara öğütlerde bulunmuştu. Uzun bir yolculuk yapan Ebû Eyyûb yaşının çok ilerlemesinden dolayı İstanbul'a, yaklaştıkları bir sırada hastalanmıştır. Yezid'e, öldüğü takdirde cenaze­sinin hemen gömülmeyerek ordunun varacağı en ileri noktaya kadar götürülmesini ve o yerde gömülmesini vasiyyet etmişti. Burada defnedilen Ebû Eyyûb, müslümanların İstanbul'da bir sembolüdür. İstan­bul, ashâb devrinden başlamak üzere defalarca muhasara edilmiş, nihayet bu şehri fethetmek 1453 yılında Fatih'e nasip olmuştur. Ebû Eyyûb'un ölüm döşeğinde şu hadisi rivayet ettiği zikredilir;

"Bir insan Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmaksizın ruhunu teslim ederse, Allah onu cen­nete koyar."

Ebü Eyyûb'un fazîlet ve kemâl itibariyle yüksek bir makamı vardı. Rasûlüllah (sav)'m eğitiminden geçmiş bir sahabe olarak O'nun sünnetine çok önem verir, bir yanlışlık gördüğünde doğrusunu anlatır, hemen sün­netin uygulamasına çalışırdı. İslâm ordusu İstanbul'u kuşattığında hasta­lanan Ebû Eyyûb, o haliyle bile Allah Rasûlü'nden şu hadisi nakletmiştir:

"Kostantiniyye surunun dibine sâlih bir kişi gömülecektir." Umarım ki o kişi ben olayım. [40] Ordu komutanı Yezid Ebû Eyyûb'un tabutunu askerlerin ortasına almış, askerler de çarpışmalardan bu tabutu koruyarak ilerlemişlerdir.  İstanbul surlarını korumakta olan Bizans kumandanı bu garib durumu görünce,

"Bu nedir?" diye sormuş, Yezid de,

"Bu bizim peygamberimizin sahâbesidir. Bize senin ülkende içerilere doğru götürülüp gömülmesini vasiyyet etti. Biz de onun bu isteğini yerine getireceğiz." Bizans kumandanı:

"Sen ne akılsız adamsın. Sen dönüp gidince biz onu köpeklere yem eder­iz." Yezid:

"Eğer onun kabrini açtığınızı veya cesedine birşey yap­tığınızı duyacak olursam ben de bütün Suriye'de Öldürmedik hristiyan, yıkmadık kilise bırakırsam bu ölüye ikramıma sebep olan zat-ı Peygamber'i (sav) inkâr etmiş olayım." Bunun üzerine kumandan şöyle demiştir:

"Ben onun kabrini elimden geldiğince koruyacağıma Mesih hakkı için söz veriyorum." Surların dışında defnedilen Ebû Eyyûb'un kabrinin üzerinde sonradan bir kubbe yapılmış ve bu mübarek adamın kabri müslümanîarın ve hıristiyanların saygı gösterdikleri bir yer olarak korunmuştur. Ebû Eyyûb el-Ensari hazretleri, Hayber savaşından dönülürken Rasûlüllah'ın çadırının çevresinde kendiliğinden bütün gece nöbet tutmuş, Rasûlüllah onun için,

"Allah'ım, beni koruyarak gecelediği gibi, sen de Ebû Eyyûb'u koru" diye dua etmiştir.[41]

Habib b. Ebî Sâbit'in naklettiğine göre, Ebû Eyyûb el-Ensâri Muaviye'ye gidip borçlu olduğundan yakınarak yardım istedi. Muaviye ona yardım etmedi. Ebû Eyyûb, Muaviye'ye, "Rasûlüllah'ın

'Benden sonra iş başındakilerden bencillik göreceksiniz' diye buyurduğunu işittim" dedi. Hz.Muaviye (r.a.),

"Peygamber efendimiz bunu söylerken size de bir tavsiyede bulunmadı mı?" dedi. Ebû Eyyûb,

"Sabretmeyi tavsiye etti" dedi. Hz. Muaviye (r.a.),

"O halde siz de sabrediniz" deyince Ebû Eyyûb ona,

"Vallahi bundan sonra senden hiçbir istekte bulunmayacağım" diyerek Hz. Ali'nin Basra valisi İbn Abbâs'a gitmiş ve İbn Abbâs evini ona tahsis ettiği gibi yirmi bin dirhem para vermişti. [42] İmam Ahmed'den yapılan bir nakle göre Ebû Eyyûb şöyle demiştir:

"Kim Allah'a ortak koşmadan ölürse, cennete gider.”[43]

Ebû Eyyûb, savaş meydanında İslâm askerlerini aşıp Rumlara tek başı­na saldırır, Rumların içine kadar ilerler ve geri dönerdi. Herkes onun ken­dini tehlikeye attığını söylediğinde de,

"Kendimizi tehlikeye atmak düşmana hücum etmek değil, asıl tehlike mallarımızın bakımı ile uğraşıp cihadı terketmektir" demiştir. [44]

Salim b. Abdullah'ın rivayetine göre, Abdullah b. Ömer, onun düğününe Ebû Eyyûb'u da çağırmış; Ebû Eyyûb, Sâlim'in evinin duvar­larının yeşil perdelerle süslenmiş olduğunu görünce,

"Siz de mi duvar­larınıza perde asıyorsunuz" demiş, Abdullah b. Ömer de,

"Ya Eba Eyyûb, kadınlarla başa çıkamadık" diye cevap vermiş; bunun üzerine Ebû Eyyûb

"Pek çok kimse kadınlarla başa çıkamasa da senin başa çıkamayacağını ummazdım. Ben ne sizin evinize girer,  ne de yemeğinizi yerim" demiştir. [45]

Ebû Eyyûb el-Ensâri (R.a.) Peygamber efendimizden şunu rivayet etmiştir:

"Müslüman kişinin kardeşi üzerinde yerine getirmesi gereken altı hakkı vardır. Bunlardan birini yapmadığı zaman, altı hakkından birini yerine getirmemiş olur:

1- Ona rastladığında selâm vermesi,

2- Onu yemeğe çağırdığı zaman dâvetine icabet etmesi,

3- Aksırdığı zaman ona dua etmesi,

4- Hastalandığı zaman ona uğraması,

5- Öldüğü zaman cenazesinde bulunması,

6- Kendisinden nasihat ve yol göstermesini istediği zaman ona yol göstermesi.” [46]

İstanbul muhasarası sırasında şehid olan Ebû Eyyûb el-Ensâri bugün İstanbul'un Eyüp ilçesindeki Eyüb Sultan Camii avlusunda bulunan türbesinde yatmaktadır. Kabri ile ilgili olarak, [47] adlı kitaplarda sözedi İm ektedir. Türbesi yıllarca müslümanların ziyaret yeri olmuştur; bugün de halk Ebû Eyyûb'un türbesini büyük kalabalıklar halinde ziyaret eder. II. Mahmud, Topkapı Sarayı hazinesindeki Hz. Peygamber'e âit kutsal eşyadan Kadem-i Şerifi bu camiye koydurtmuş­tur.

Hz. Ebû Eyyub El- Ensârî (r.a.), İslâm ümmetine şirkten sonra en büyük tehlikenin cihadı terk etmek olduğunu öğretmiştir. Şunu bilelim ki, her sahabe aynı zamanda bir cihad muallimidir. Sahabeler, Allah yolunda cihad etmeyi terkedenleri, kendilerini kendi elleriyle tehlikeye atanlar ol...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Hz. Ebu Eyyub el Ensari
« Posted on: 14 Ekim 2019, 14:16:39 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Hz. Ebu Eyyub el Ensari rüya tabiri,Hz. Ebu Eyyub el Ensari mekke canlı, Hz. Ebu Eyyub el Ensari kabe canlı yayın, Hz. Ebu Eyyub el Ensari Üç boyutlu kuran oku Hz. Ebu Eyyub el Ensari kuran ı kerim, Hz. Ebu Eyyub el Ensari peygamber kıssaları,Hz. Ebu Eyyub el Ensari ilitam ders soruları, Hz. Ebu Eyyub el Ensari önlisans arapça,
Logged
02 Ocak 2019, 17:38:47
Mehmed.
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 16.208



Site
« Yanıtla #1 : 02 Ocak 2019, 17:38:47 »

Esselamu aleyküm Rabbim sahabe efendilerimizin makamını artırsın Rabbim paylaşım için razı olsun
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Hizmet nimettir.
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &