ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Tarihi Eserleri > Fıkhus Sahabe  > Hz. Ebu Derda
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hz. Ebu Derda  (Okunma Sayısı 2351 defa)
07 Mayıs 2011, 15:49:24
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 07 Mayıs 2011, 15:49:24 »



Hz. Ebu Derda (R.Anh)


Hayatıyla dünyevîleşme tehlikesine karşı kalkan görevini yapan bir sahabedir. Yani dünyevîleşme tehlikesinin sinyalini veren sahabedir. Rasûlüllah (sav)'in, Kur'ân, fıkıh ve hadis ilimlerinde önde gelen ashabın­dan biridir. Asıl adı Uveymir'dir. Hazrec kabilesine mensuptur. Hicrî ikin­ci yılda müslüman oldu. Vâkıdî'nin naklettiğine göre, Ebû'd-Derdâ ailesi içinde en son müslüman olandır. Onun örtüyle örttüğü bir putu vardı. Kendisini İslâm'a davet eden dostu İbn Revâha bir gün putunu o evde yokken parçaladı ve gitti. Ebû'd-Derdâ eve gelince önce çok kızmış, sonra şöyle demiştir:

"Eğer putta bir hüner olsaydı, kendini koruyabilecekti." Ve sonra Peygamber efendimize giderek müslüman oldu. [10]

Ebû'd-Derdâ önceleri ticaretle uğraşırken müslüman olduktan sonra kendini tamamen zühd ve ibâdete vermiştir. Şam fakihi diye meşhurdur. Kendisi bunu anlatırken şöyle der:

"Peygamber efendimiz risalede gel­dikten sonra hem ticaret, hem ibadet yapmak istedim. Fakat ikisinin bir arada olamayacağını anlayınca, ticareti bırakıp ibadete yönel­dim."

İslâm'a girişinden önce meydana gelen Bedir gazasında bulunmayan Ebû'd-Derdâ, Uhud'da büyük fedakâr'ık ve şecaat gösterdi. Bu gazadan sonra Rasûlüllah (sav)'in bütün gazalarında bulundu. Ebû'd-Derdâ'nın kardeşliği Selmân-ı Fârisî'dir. Ebû'd-Derdâ (R.a.), vefatından sonra Hz. Ömer'in ona ısrarla bir görev vermek istemesine rağ­men o

"Bana müsaade et, gidip halka Rasûlüllah'ın sünnetini öğreteyim, onlara namaz kıldırayım" demiş, Hz. Ömer de ona müsaade etmişti. Hz. Ömer daha sonraları Şam'ı ziyaretinde Şam valisi Yezid b. Ebî Süfyân, Amr b. el-As, Ebû Musa el-Eş'ari'yi teftiş ettiğinde bu zatların kapılarının kilitli olduğunu, odalarının ipekle kaplı bulunduğunu, huzurlarına girenlerin kim olduklarını sorduklarını, müreffeh yaşadık­larını görmüş; Ebû'd-Derdâ'ya gittiğinde ise onun kapısında kilit bulun­madığı, odasında ışık olmadığı, elbisesi hafif, soğuktan muzdarip, gelenin selâmını alan, kim olduğunu sormadan içeri kabul eden, altında bir keçe parçası bulunan bir durumda görmüştü. Hz. Ömer, Ebû'd-Derdâ'ya,

"Ben seni Medine'de hoş tutmadım mı?" deyince o, Rasûlüllah'tan duyduğu şu hadisi hatırlatmıştır:

"Sizin dünyadan metanız bir yolcunun azığı ka­dar olsun.”[11]

Kendisine misafirliğe gelen arkadaşları, yatak yerine yerde yatıp da şikâyet ettiklerinde şöyle demiştir:

"Bizim bir başka evimiz var ki, he­pimiz orada toplanacağız.”[12]

Hz. Ömer, Bedir'de bulunmamasına rağmen çünkü o sırada müslüman olmamıştı. Ebû'd-Derdâ'ya da Bedir gazası tahsisatı bağlamıştır. Hz. Osman veya Ömer zamanında Ebû'd-Derdâ Şam kadılığına getirilmiş ve hicretin 32. yılında vefat etmiştir.

Bütün ömrünü takva içinde geçiren Ebû'd-Derdâ'nın güzel yüzlü, es­mer, sakalını kına ile boyayan, başına takke geçirip üzerine sarık saran bir zat olduğu zikredilmiştir.

Ebû'd-Derdâ (R.a.) fıkıh ve hadis ilimlerinde ileri gelenlerden idi. Rasûlüllah (sav)'den bütün öğrendiklerini, bütün duyduklarını, anladık­larını müslümanlara öğretmeye çalışmıştır. Kur'ân-ı Kerîm'i ezberlemiş ve mescidde her gün Kıır'ân dersi vermiştir. Şam'da yüzlerce hafız yetiştirmiştir. Zevcesi Ümmü'd-Derdâ es-Suğrâ, Kur'ân kıraatinde sözü geçen kimselerdendir.

Ebû'd-Derda'nın, tefsir ilminin gelişmesinde de emeği vardır. Rasûlüllah'a bir gün,

"Onlar ki, iman ettiler ve takva üzere bulundu­lar; onlara bu dünya hayatında müjde vardır” [13] âyet-i kerimesindeki yani "müjde"den maksat nedir? diye sormuş, Rasûlüllah da,

"Bundan murad sâlih rüyadır" buyurmuştur. [14]

Ebû'd-Derdâ (R.a.), Rasûlüllah (sav)'den birçok hadis rivayet etmiştir. Ondan hadis öğrenenler arasında Enes b. Mâlik, Abdullah b. Ömer, Abdullah b. Abbâs, Ümmü'd-Derdâ... gibi  râviler  bulunmaktadır.

Tâbiin'in meşhur zatlarından Saîd b. el-Müseyyeb, Alkame, Kays, Cübeyr b. Nadir, Zeyd b. Vehb, Muhammed b. Sırın vb. onun talebeleridir. Ebû'd-Derdâ yetmiş dokuz kadar hadis rivayet etmiştir. Bunlardan en önemlileri şöyledir:

Bir insan ilim kazanmak için bir yola girerse, Cenâb-ı Hak ona cennete doğru bir yol açar. Melekler ilim peşinde koşanlardan hoşnut oldukları için kanatlarını onun altına gererler. İlim sahipleri için yerdekiler ve göktekiler mağfiret niyaz ederler... Peygamberlerin vârisleri âlimlerdir.[15]

Bir gün Rasûlüllah (sav) Cuma hutbesinde âyet okurken, Ebû'd-Derdâ yanında bulunan Ubey b. Kâ'b'a,

"Bu ayet ne zaman nazil oldu?" diye sormuş. Übey cevap vermemiş; hutbe bittikten sonra,

"Cuma'nı şu boş sözünle iptal ettin" demiştir. Ebû'd-Derdâ (R.a.), Hz. Peygamber (sav)'e giderek onun bu sözünü aktardığında Rasûlüllah (sav) şöyle demiştir:

“Übey doğru söyledi. İmam hutbede konuşurken sözünü bitirin­ceye kadar sus ve onu dinle.”[16]

Rasûl-i Ekrem her hadis söyledikçe tebessüm ederdi."

“Kıyamet günü insanın mizanında en ağır basan şey iyi ahlâktır, yani güzel huydur."

“Size namazdan, oruçtan, sadakadan, faziletçe bir derece yüksek birşey söyleyeyim mi? İnsanların arasını barıştırmak."

Ebû'd-Derdâ (R.a.) fıkıhta reyine başvurulan bir fakihti. Şam'da bulun­duğu sırada Küfe'den ve başka yerlerden gelenler onun görüşlerine başvu­rurlardı. Zikir konusunda da hadisler rivayet etmiştir:

“Her namazdan sonra otuz üç defa teşbih, otuz üç defa tahmid, otuz üç defa tekbir getir.[17]

"Ezânsız-namazsız köylerde oturma; böyle bir köyde oturmaktansa şehirde kal.”[18]

Cami ve ezan, Medenî yerleşimlerin alâmetidir. Ezânsız ve Mescidsiz yerlerde ikamet edenler, zamanla bedevîleşirler. Ezan ve Mescid, yakın­lığı, vahşeti giderip medeniyeti, münasebeti getirir. Ebû'd Derdâ (R.a.), dünyada iken dünyasız yaşamış bir medeniyet ve münasebet insanıdır..

Rasûlüllah (sav)'in ashabı arasındaki karşılıklı saygı ve yardımlaşmayı İslâm ümmeti için bir örnek olarak ifade eden bir hadisi Ebû'd-Derdâ zikretmiştir. Bu hadiste Hz.  Ebû Bekir ile Hz. Ömer arasındaki bir münâkaşada Ömer'e haksızlık eden Ebû Bekir'in sonradan pişman olarak Ömer'e gittiği; ancak Ömer'in onu affetmediği ve Ebû Bekir'in Rasûlüllah sav)'in huzuruna çıktığı; arkasından da Ömer'in huzura girdiği; bu esnada Rasûlüllah (sav)'ın Ebû Bekir'i dinledikten sonra Ömer'e dönüp hitab etmesinden korkan Ebû Bekir'in, münâkaşada kendisinin ileri gittiğini öne sürmesi üzerine Rasûlüllah (sav) şöyle buyurmuştur:

"Allah beni size peygamber göndermişti. Bunu size tebliğ ettiğimde hepiniz beni yalanlamıştınız da Ebû Bekir inanmış, uğrumda canını, malını, feda etmişti. Şimdi ashabım, siz dostumu bu nisbetiyle ve bu husûsiyetiyle bana bırakırsınız değil mi?" Ebû'd-Derdâ o günden sonra hiç kimsenin Ebû Bekir'i incitmediğini nakletmektedir. [19] Genelde Ashâb-i Kirâm'ın hepsi özelde ise Hz. Ebû Bekir (R.a.), İslâm ümmetinin gözbebeğidir.

Ebû'd-Derdâ (R.a.) hastalandığı bir sırada arkadaşları yanına gelerek

"Ey Ebû'd-Derdâ, nerenden şikayetçisin?" demişler; Ebû'd-Derdâ,

"Günahlarımdan" diye cevap vermiş;

"Canın birşey istemiyor mu?" sorusuna,

"Canım Cennet istiyor" demiş;

"Sana bakmak için bir hekim çağırmayalım mı?" diyen arkadaşlarına şöyle demiştir:

“Esasında beni yatağa düşüren hekimdir.” [20] Hizam b. Hakim, Ebû'd-Derdâ'nın şöyle dediğini nakleder:

“Eğer öldükten sonra neler göreceğinizi bilseydiniz, iştahla ne bir yemek yiyebilir, ne bir şey içebilir ve ne de gölgelenmek için bir eve girebilirdiniz. Hep avlularda oturup göğsünüze vurur ve hâliniz için ağlardınız. Vallahi isterdim ki ben kesilen ve meyvesi yenen bir ağaç olaydım.” [21]

Bir saatlik düşünce ve tefekkür bir gece sabaha kadar ibâdet etmekten iyidir” [22] diyen Ebû'd-Derdâ (R.a.) sevinç ve bollukta Allah'ı unutmaz; insanlara, konuşmayı nasıl öğreniyorlarsa, konuşmamayı da öyle öğrenmelerini, gereken yerlerde susmanın büyük bir ilim olduğunu, insanların cennete veya cehenneme dillerinin söylediklerinden götürüldüklerini öğütlerdi. Cennetlik olan bir nesildendi ve cen­netlik insanların yetişmesi için çalışıyordu.

Ebû Nuaym'dan Heysemî'nin Sabit el-Bünânı'den naklettiğine göre, Ebû'd-Derdâ (R.a.) Selmân el-Farisi'ye Leysoğulları kabilesinden bir kız istemek üzere gitmiş, Selmân'ın üstünlüğünü anlatmıştı. Kızın babası, kızım Selmân'a veremeyeceğini, fakat Ebu'd-Derdâ (R.a.) isterse ona vereceğini söyleyince, Ebû'd-Derdâ (R.a.) o kızla evlenmiştir. Daha sonra bunu Selmân'a utanarak naklettiğinde Selmân ona,

"Senden çok ben utanmalıyım. Zira Allah bu kızı sana nasib etmişken ben ona talib oldum" demiştir. İşte ashabın birbirlerine karşı olan olgun davranışları böyleydi.

Sahabeler, Rasûlüllah (sav)'den medeniyet dersi almış dünyanın en medeni model insanlarıdır. Sahabe medeniyette modeldir. Sahabe nesli model alınmadan İslâm medeniyetinin ihya edilmesi mümkün değildir.

Sahabeler, müslüman şahsiyetin bekçiliğini yapan inkılapçılardır. Onlar, birbirlerinin onurunu korumuşlardır. Çünkü onur kırmak, bir cinayettir. Sahabeler velev ki, bir kelimeyle, bir bakışla olsun birbirlerinin onurlarını kırmamaya özen göstermişlerdir. Şunu bilelim ki; Allah yolun­da birbirlerinin onurlarını korumayanlar, birlikte yol yürüyemezler. Allah yolunda ilerlerken yarı yolda dönüp birbirleriyle kavgaya tutuşanlar, onur kırmayı ibadet zannedenlerdir.

Bedevice davranışlarla medeniyet işçiliği ve bekçiliği yapılamaz. Yeri geldiğinde din kardeşlerinden özür dilemeyi gururlarına yediremeyenler, sahabelerin izinde yürüyemezler. Çünkü sahabeler birbirlerinden özür dilemişlerdir. Onlar, medeniliğin öncüler...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
« Son Düzenleme: 07 Mayıs 2011, 15:50:09 Gönderen: Sidretül Münteha »
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Hz. Ebu Derda
« Posted on: 20 Ekim 2019, 20:20:32 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Hz. Ebu Derda rüya tabiri,Hz. Ebu Derda mekke canlı, Hz. Ebu Derda kabe canlı yayın, Hz. Ebu Derda Üç boyutlu kuran oku Hz. Ebu Derda kuran ı kerim, Hz. Ebu Derda peygamber kıssaları,Hz. Ebu Derda ilitam ders soruları, Hz. Ebu Derda önlisans arapça,
Logged
01 Ocak 2019, 15:52:04
Ceren
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 25.477


« Yanıtla #1 : 01 Ocak 2019, 15:52:04 »

Esselamu aleyküm. Dünyasını ahiretini kazanmak için harcayan İslamı hakkıyla yasayıp ibadetini hakkıyla yapan sahabelerin yolunda giden kullardan olalım insallah...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
01 Ocak 2019, 20:55:04
Mehmed.
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 16.224



Site
« Yanıtla #2 : 01 Ocak 2019, 20:55:04 »

Ve aleykümüsselam Rabbim paylaşım için razı olsun
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Hizmet nimettir.
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &