ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Fıkhı Eseleri > Hanefi Fıkhı > Fetavayi Hindiyye > Zekat
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Zekat  (Okunma Sayısı 2680 defa)
07 Haziran 2010, 06:44:42
Ekvan
Varlıklar, alemler, dünyalar. (Evren).
Tecrübeli Üyeler
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 19.233


« : 07 Haziran 2010, 06:44:42 »



Fetavayi- Hindiyye Zekat

1- ZEKATIN MANASI, SIFATI VE ŞARTLARI
Zekâtın Sıfatı :
Zekâtın Vücubunün Şartları:
Hürriyet :
İslâm..
Akıl Ve Bulûğ :
Nisab Miktar! Mal :
Mala Tam Malik Olmak :
Havaic-İ Asliyeden Fazla Mal :
Nisabın Namı Olması :
Malın Üzerinden Bir Sene Geçmesi :
2-OTLAK HAYVANLARIN ZEKÂTI
Mukaddeme.
Develerin Zekâtı
Sığırların Zekâtı
Koyunların Zekâte.
Zekâta Tabî Olmayan Mallar
3- ALTININ, GÜMÜŞÜN VE TİCARET MALLARININ ZEKÂTI
Altının Ve Gümüşün Zekâtı
Ticaret Mallarının Zekâtı
Zekâtla İlgili Bazı Mes´eleler
4- ÖŞÜR TOPLAYAN KİMSELERİN DURUMU..
5- DEFİNELERİN VE MÂDENLERİN ZEKÂTI
6- ZİRAÎ MAHSULLERİN VE MEYVELERİN ZEKÂTI
Öşür Suyu :
Haraç Suyu :
7- ZEKÂT VERİLECEK KİMSELER..
Fakirler :
Miskinler :
Âmil :
Mükâteb Köle :
Borçlu:
Allah Yolunda Olanlara :
Yolcu :
Beytü´l - Mâl´in Gelirleri
8- SADAKA-İ FITIR..
Fıtır Sadakası Ne Zaman Vacib Olur :



ZEKAT


1- ZEKATIN MANASI, SIFATI VE ŞARTLARI



Şefcât: Bir müslümanın, Hâçmıî veya bir Hâşİmî´nin kölesi olmayan, müsliiman bir fakire, ondan hiç tir menfaat beklemeksi­zin, sırf Allah nzasi için, i malını verniesidir. Zekâtın şerif şerifteki tarifi budur. Tefeyîn´ de de bökedir. [1]



Zekâtın Sıfatı :


Zekât, muhkem bir farzdır. Onu inkâr eden Jcalir olur. Ver meyen ise öldürülür. Serahsî´nin Muhıyt´inde de böyledir.

Malın üzerinden tam bir sene geçince, zefcâtını^hemen ve-mek vacip olur. Özürsüz olarak, zekâ*, vermeyi geriye bırakan kim­se ise günahkâr olur.

Râzî´nin rivayetinde, zekâtın verilntesi fevrî değildir, (yani, farz olur olmaz, hemen vermek gerekmez.) Bir kimse onu Ömrünün so­nuna kadar tehir edebilir. Ancak, evvelki kavil esahhtır ve zekâtını tehir edip ölürken veren kimse günahkâr olur. Telızîb´de de böyle­dir.

Veya, bir kimse verilmesi gereken zekâtını,-malından Sı­rırken, ^-onun zekât olduğuna— niyyet etmelidir: Kenz´de de böyle­dir.

Zekât vermeye niyyeıt eden kimse, maluıdan bit-şey ayırma­dan, senenin sonuna kadar, zaman zaman tasaddıakta bulunsa ve bu sadakaları verirken, zekâta niyyet etmiş olmasa, verdiği bu sadaka­lar, zekât olarak caiz olmaz. Tebyîn´de de böyledir.

Bir kimse, bu sadakaları verdiği sırada, kendisine, «bunu ne için veriyorsun?» denilse ve o kimsenin de, hiç düşünmeden: »Zekât olarak veriyorum.» demesi mümkün olsa, o şahsın bu hali niyyet olur.

Ancak, bir kimsenin : «Senenin sonuna kadar verdiğim sadaka­ları, zekâtıma niyyet ettim.» demiş olması caiz olmaz. SSrâciyye´de de böyledir.

Zekâtını vermek üzere, birisini vekil eden kimsenin —zekât için ayırdığı malı—o kimseye verirken, zekât için niyyet etmesi caiz olur. Şayet, bu şahsı vekil tayin ederken değil de, bu vekile, zekâtı verirken niyyet etmiş olsa yine bu niyyeti caiz olur. Mî´râcü´d - Dirâ-ye´de de böyledir.

Bir kimse, başka bir şahsa zekâtını verip onu fakirlere ver­mesini emretse, o kimse de verirken niyyet etmese, bu da caiz olur. Çünkü, bu durumda, âmirin niyyeti bulunmaktadır. Serahsî´nin Mu-hıyt´inde de böyledir.

Bir kimse, zekâtını vermek üzere vekil tayin ettiği şahsa, zekâtını verdikten sonra, henüz o vekil zekâtı fakirlere dağıtmadan önce, zekâtın, sahibi niyyetini değiştirip yenilemiş olsa, ikinci niy­yeti ne ise o, caiz olur.

Bu kimse, malının zekâtından vekiline bir kaç dirhem vermiş olsa, memur (= vekil) onu fakire vermeden önce, amir, o miktarın, , nezri yerine verilmesine nıyyet etse, verilen o şey zekât değil, nezir olur. Sirâcü´l - Vehhâc´da da böyledir.

Zekât vercek olan bir kimse, bir şahsa : «Eğer, şu eve gi­rersem, Allah için, sana şu yüz dinarı vereceğim.» demiş olsa ve o kimse de, mezkur eve girse, zekât verecek olan kimse de, o yüz di­narı zekâtı yerine vermeye niyyet etse; bu yüz dinar, zekât olarak caiz olmaz. Serahsî´nin Muhiyt´inde de böyledir.

Kendisine emanet olarak konulmuş -bir malı zayi etmiş bu­lunan bir kimse, emanetin sahibi olan fakir kimsenin düşmanlığın­dan kurtulmak için, zayi olan emânetin bedelini, o fakir şahsa zekât niyyeti ile verse bu, caiz olmaz. Fetâvâyi Kâdîbân´da da böyledir.

Bir kimse, niyyetsiz olarak fakire vermiş olduğu bir malı, henüz fakir harcamadan zekât olarak niyyet etmiş olsa, bu caiz olur. Fakat, fakir harcadıktan sonra, böyle niyyet etmiş olması caiz ol­maz. Aynî´de de böyledir.

Bir kimse, başka bir şahsın malından, mal sahibinin haberi olmadan, bir fakire zekât vermiş olsa ve mal sahibi de buna razı olsa; eğer bu durumda ayiu mal, aynı fakirin elinde bulunmakta İse, bu zekât caiz olur. Aksi takdirde caiz olmaz. Sirâciyye´de de böyle­dir.

Bir kimse, ihtiyacından fazla olan malının hepsini tasad-duk eylese de, bu halde zekâta niyyet etmemiş bulunsa, bu kimse­den zakâtm farziyyeü düşer. Bu istihsandır. Zâhidî´de de böyledir.

Nafile tasaddukta, niyyetin bulunmuş olması ile olmaması arasında bir fark yoktur.

Bir kimse, nisabının tamamını nezir veya başka bir vacip niyyeti ile, fukuraya vermiş olsa, neye niyyet etmişse onu vermiş olur. Diğerine ise borçlu kalır.

İmâm Muhammed (R.A.)´e göre, nisabının bir kısmını fa­kire hibe etmiş olan, mal sahibinden zekât sakıt olur. Tebyîn´de de

böyledir.

İmâmı A´zam Ebû Hanîfe CR.A.) ´den de bunun gibi bir rivayet gelmiştir. Bu kavil, eşbehtir. Zâhîdî´de de böyledir.

Bir fakirde alacağı olan bir kimse, bu alacağından vaz geç­miş olsa; zekâta niyyet etsin veya etmesin vazgeçmiş bulun­duğu bu malın zekâtı kendisinden düşer. Çünkü o,*helak olmuş mal hükmündedir.

Fakat, bu kimse, bu alacağından bir kısmından vaz geçmiş ol­sa, vaz geçtiği kadarının zekâtı zimmetinden sakıt olur.

Bu kimse, vaz geçtiği miktarı, kalan alacağının zekâtına niyyet etmiş olsa bile kalan alacağının zekâtı, bu şahsın üzerinde kalır. (Yani onun da zekâtını vermesi^ gerekir.) Tebyîn´de de böyledir.

Bir kimse, bir zenginde olan ve üzerinden bir yıl geçmiş bu­lunan alacağını o zengine bağışlamış olsa, Câmî´in rivayetinde, esahh olan kavle göre, o kimse bağışlamış bulunduğu bu malm zekâtını da borçlu olur. Serahsî´nin Mııhıyt´inde de böyledir.

Bir kimse, bir fakire başka bir fakirde olan alacağının ze­kâtı niyyeti ile bağışlamış olsa veya kendisinin yanında bulunan ma-Jımn. zekâtı niyyeti ile bağışlamış olsa, bu caiz olmaz. Kâfi´de de böyledir.

Bİf kimsenin, bizzat yanında bulunan malının zekâtını, biz­zat yanında bulunan malı ile veya alacağının zekâtım, bizzat yanında bulunan malının zekâtı yetine sayması caiz olmaz. Ancak, alacağını, almamış bulunduğu! alacağının yerine zekât olarak verse caiz olur. Seraibsî´nm Muhiyt´inde de böyfödir.

Zekât verecek kimsenin zekâtını açıktan vermesi, nafile sa­dakalarını ise gizli vermesi daha efdaldir. Fetâvâyi Kâdîhân´da da böyledir.

Bir fakire; bağış veya bprç diyerek para veren kimsenin, zek&ta niyyet etmesi caiz olur. Esahh olan görüş budur. Bahrü´r -Râık´ta da da böyledir. [2]



Zekâtın Vücubunün Şartları:


Bir kimseye zekâtın farz olması için şu şartlar vardır : [3]



Hürriyet :


Bir kimseye zekâtın farz olması için, o kim-senin hür olması şartır. Köleye zekât,, —kendisine

ticaret izni verüL miş olsa bile-^- farz değildir.

Mükatep, ümm^ü veled ve müdeber de böyledir. Yani, bunlann da zekât vermeleri farz değildir. Ebû Hanîfe (R.A.) ye göre, müstes´-â*mn hükmü de mütkâtebin hükmü gibidir. Bedâî´de de böyledir. [4]



İslâm


Bir kimseye zekâtın farz olması için, o şahsın müslüman olması gerekir. Kafirin zekât vermesi faiz değildir. Be-dât´de de böyledir.

Bize göre, islâm, zekâtın, vücubünun şartı olduğu gibi, bekası­nın, da şartıdır. Mesela: Kendisine zekât farz olduktan sonra, irtidâd eden bir kimseden, —Kİlümde olduğu gibi— zekâtın farziyyeti düşer. Ve bu kimse, senelerce irtidad halinde kaldıktan sonra,.yeniden müslüman olsa, mürted olarak kaldığı o senelerin zekâtı kendisine farz olmaz. Mİrâcü´d - Dirâye´de de böyledir.

es - Sıyr, Fîmâ´da : Dâr-ı harbde müslüman olan bir kâfir, müslüman olduktan sonra, orada senelerce yaşasa, sonra da çıkıp îslâm Diyarına gelse; bu kimseden îmâm, (=: veliyyül-emr) zekât namına hiç bir şey almaz. Çünkü, bu kimse, o veliyyü´l - emrin vela­yeti altında değildi ki, kendisine zekât vermek vacip olsun

Ancak, bu kimse îalâm Diyarına gelmeden önce zekâtın: farz olduğunu biliyor idiyse, onun zekât vermesi ile fetva verilir. Btt nu bilmiyor idiyse, zekât vermesine fptva yoktur; onun zekât verme­si vacip olmaz.

İslâm Diyarında müsiüman olan kimselerin durumu; bu kaide­nin hilafınadır. Çünkü, bu kimselerin zekât! vermesi, zekât verme­nin farz olduğunu bilseler debilmeseİer de— farzdır. Sirâcu 1 - Y«h-hâc´da da böyledir. [5]



Akıl Ve Bulûğ :


Bir kimseye zekâtın fa^z olması için, o kimsenin, akıllı ve bulûğa ermiş olması şarfctır.

Çocuğun ye delinin; zekât vermeleri farz değildir. Ancak, delaliğin/, sene boyunca devam etmesi gerekir. Cevheretü´n-Neyyire´de de böyledir.

Bir mecnun (= deli), nisaba ulaşacak mala sahip olduktan son­ra, senenin bazı günlerinde delilikten çıkmış olsa, ^-bu günler, ister senenin başında, ister senenin sonunda bulunsun; ister çok, isterse az olsun—, o delinin/zekât vermesi farz ...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Zekat
« Posted on: 23 Temmuz 2019, 10:05:10 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Zekat rüya tabiri,Zekat mekke canlı, Zekat kabe canlı yayın, Zekat Üç boyutlu kuran oku Zekat kuran ı kerim, Zekat peygamber kıssaları,Zekat ilitam ders soruları, Zekatönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &