ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ İslami İlimler Dunyası ๑۩۞۩๑ > Biyoğrafi Dünyası > Erkek Sahabeler > İlk müslümanlardan Habbab bin Eret r.a.
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: İlk müslümanlardan Habbab bin Eret r.a.  (Okunma Sayısı 1442 defa)
02 Ekim 2010, 15:29:36
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 02 Ekim 2010, 15:29:36 »



İlk Müslümanlardan Habbab bin Eret (r.a.)


Resûlullah (s.a.s.)’in nübüvvetini ispat eden ve O’nun (s.a.s.) büyüklüğünü gösteren esaslardan biri de, Resûli “Ekrem (s.a.s.)’in çeyrek asır gibi kısa bir zaman zarfında yetiştirmiş olduğu büyük insanlardır. Allah Resûlü’nün peygamber olarak gönderildiği cemiyetin ilk durumuna baktığımızda, insanlarda hak, adalet, fazilet, doğruluk, sadâkât, dürüstlük ... gibi insanî değerlerin hemen hemen hiç bulunmadığını, böyle yüce değerlerin bulunmaması bir yana, insanların geçimlerini her türlü yağma, talan, soygunculuk, dolandırıcılık ve sahtekârlıkla temin ettiklerini ve birbirlerine karşı da bu kötü fiilleriyle iftihar ettiklerini görmekteyiz. Öz evlâdlarını diri diri toprağa gömmekten çekinmeyecek kadar vahşileşmeleri, o devrin durumunu göstermesi açısından yeterli olsa gerektir. İşte, Resûlullah (s.a.s.) bu insanlara peygamber olarak gönderilmiş, bir yetim olarak onların arasında yetişmiş, devleti, kanunu, kuvveti olmadığı ve en yakın akrabalarını bile karşısında gördüğü halde, insanî his ve değerlerden bu derece uzak ve medeniyet nedir bilmeyen bu insanları, Allah’ın yardımıyla rahlei tedrisinde terbiye etmiş ve onları çeyrek asırdan kısa bir zaman zarfında bütün cihana medeniyet muallimleri yapmış, beşeriyete insanlık dersi verdirmiştir. Bu yazımızda, o Zât’ın (s.a.s.) yetiştirmiş olduğu yüce kâmetlerden Habbâb b. Eret’i tanıtmaya çalışacağız.

Müslümanlığı ve Mekke hayatı

Ebû Abdillah künyesiyle maruf olan Hz. Habbâb b. Eret, Cahiliye devrinde esir alınmış, ancak bu esaret onu, Allah Resûlü’nün memleketine getirmiş, Mekke’de bir köle olarak satılmıştır. Nübüvvetin 6. senesinde İslâm’ı kabul eden ve Müslümanlığını ilk açığa vuranlardan olan Hz. Habbâb (r.a.), bazı rivayetlere göre ise, İslâm’ı ilk kabul eden 6 kişiden biridir.

Hz. Habbâb’ın (r.a.) İslâm’a girdiği dönemde Müslüman olup da İslâmiyet’ten bahsetmek, Mekke’de büyük suç sayılıyordu. Müslümanlığını söyleyebilmek malını, canını, izzet ve haysiyetini ayaklar altına almayı göze almak demekti. Fakat Hz. Habbâb, kimseden korkmadan, kimseden çekinmeden Müslümanlık’tan bahsetmeye başladı.1 Onu, ızdırap ve işkencelere karşı sebatta bir âbide olarak görmekteyiz.

Hz. Habbâb (r.a.) demirci idi. Kılıç yapardı. Resûlullah (s.a.s.) onu çok severdi. Arasıra yanına çağırırdı. Bu durum Habbâb’ın (r.a.) efendisi Ümmü Enmar’a haber verilince, bu kadın, kızgın demiri alıp Habbâb’ın (r.a.) boynuna sürerek ona işkence etmeye başladı. Habbâb (r.a.), Resûlullah’a (s.a.s.) şikayette bulundu. Bunun üzerine kadın, baş ağrısına yakalandı. Izdırabından feryâd u figâna başladı. Kendisine dağlama yapmasını tavsiye ettiler. Kadın, Habbâb’a (r.a.) emreder, o da kızgın demir ile onun başını dağlardı.2 Böylece Allah, Resûlü’nün duasıyla kadını yaptığının misliyle cezalandırıyordu.

Habbâb’ın (r.a.) boynuna kızgın demirler takılmış, kızgın güneşte bırakılmış, sırtına kızgın taşlar konulmuş, bu şekilde sırtının bütün etleri gidinceye kadar eziyet edilmiş ama o, kafirlerin bütün eziyetlerine karşı sabretmiştir.3

İmam Şa’bî anlatıyor: “Bir defasında Hz. Ömer (r.a.), Bilâl’e (r.a.) (Mekke devrinde) müşriklerden çektikleri sıkıntı ve ızdırabları sormuştu. Habbâb (r.a.), ileri atılarak şöyle dedi: “Ey Emir’el“Mü’minîn! Şu sırtıma bak.” Hz. Ömer (r.a.), Habbâb’ın (r.a.)’ın sırtındaki yara izlerini görünce, “Hiç bugüne kadar böylesini görmemiştim” mukabelesinde bulundu. Habbâb (r.a.), şöyle devam etti. “Müşrikler, benim için bir ateş yaktılar ve beni ateşin içine attılar. Ateşi vücudumda eriyen yağlar söndürmüştü”.


Yine bir gün Hz. Habbâb (r.a.), Emiru’l Mü’minîn Ömer b. Hattâb’ın (r.a.) huzuruna çıkmıştı. Halife, Habbâb’ı kendi yerine oturttu ve “Yeryüzünde bu makama lâyık olan tek kişi var” dedi. Habbâb, “kimdir o, ey Emir’el Mü’minîn?” diye sordu. “Bilal” dedi Hz. Ömer. Habbâb, “O benden daha layık değildir. Çünkü Allah, müşriklere karşı ona bir hâmi lütfetmişti. Ama benim hiç bir destekçim yoktu. Öyle bir günümü hatırlıyorum ki, o gün müşrikler beni yakaladılar ve benim için yaktıkları ateşin içine attılar. Bir adam ayağıyla göğsüme bastı. Her yanımı ateş sarmıştı. Toprağa yalnız sırtım temas ediyordu” dedi ve sonra Habbâb (r.a.), sırtını açtı. Sırtı benek benekti.4

Hz. Habbâb’a en fazla eziyet edenlerden biri Âs b. Vâil’di. Kur’ân, Habbâb’a yapılan bu eziyetlerin cezasını zikrederek, onun Allah katındaki kıymetini ortaya koyar. Kendisi anlatıyor: “Ben, cahiliye devrinde demirci idim. Âs b. Vâil’e bir kılıç yaptım. Gidip alacağımı istedim. Hayır, Muhammed’i inkâr etmedikçe vermem’ dedi. Ben de, Asla! Sen ölüp, Allah seni yeniden diriltinceye kadar (ebedi olarak) O’nu inkâr etmeyeceğim’ dedim. Âs b. Vail, Yâni ben, öldükten sonra tekrar dirileceğim ha!’ diye alaya aldı. Ben, bunda şüphe yoktur’ deyince, Öyleyse bırak beni, öleyim de yeniden dirileyim. Bana o zaman bol mal ve evlâd verilecek. O zaman sana olan borcumu öderim’ dedi. Bunun üzerine şu âyet indi. Ey Habibim; âyetlerimizi inkâr eden ve bana mal ve evlâd verilecektir’ diyeni gördün mü? O, görülmeyeni mi biliyor, yoksa Rahmân katından bir söz mü almıştır? Hayır, söylediğini yazacağız ve onun azabını uzattıkça uzatacağız. Bahsettikleri şeyler bize kalacaktır. Kendisi bize tek başına gelecektir.” (Meryem/19: 78 81)”5

Habbab, şöyle der: “Resûlullah (s.a.s.) bizimle beraber otururdu. Allah, “O kullarla beraber sabret ki sabah=akşam (her vakit) Rablerine dua ederler ve O’nun rızasını isterler. Sen dünya zînetini arzu ederek onlardan gözlerini ayırma ve kalbini zikrimizden gafil bıraktığımız, nefsinin ardına düşmüş ve işi haddini aşmak olan kimseye itaat etme.” (Kehf/18: 18) âyetini indirdi. O, biz ne kadar oturursak oturalım, bize bir şey demezdi. Bizim durmamıza sabreder, istediğimiz zaman kalkardık.”6

Hz. Habbâb’ın Allah katında ve Resûlüllah’ın (s.a.s.) yanındaki durumunu, hakkında nazil olan âyeti kerimeler göstermektedir. Habbâb (r.a.), İslâm’ın ilk yıllarında çekilen ızdırapları anlatırken; “Öyle sıkıntılı günler yaşadık ki, Resûlüllah (s.a.s.) yasaklamasaydı, ölmeyi tercih ederdik” der.7

Ama bütün bu sıkıntılarla beraber Resûlullah (s.a.s.), istikbal adına Habbâb’a müjdeler verir. Aydınlık günlerin yakın olduğunu, karanlıkların biteceğini söyler. Resûlullah’ın (s.a.s.) müjdesini Hz. Habbâb’ın kendisinden dinleyelim:





Kaynaklar:

1. Eşref Edip (hazırlayan), Asr–ı Saadet, İst. 1985, 2:419.
2. İbnü’l–Esir, Üsdü’l–Ğabe, 2:115.
3. A.g.e., 2:114.
4. İbn Sa’d, Tabakât, Beyrut, 1985. 3:165.
5. Buhari, Tefsir, 3, 4, 6; ‘İcare’, 15; ‘Büyû’, 29; Müslim, ‘Münâfikûn’, 35; İbn Sa’d, Tabakât, 3:164.
6. Ebu Nuaym İsfahanî, Hılyetü’l–Evliyâ, 1:146, 147.
7. A.g.e., 1:144.
8. Buhârî, ‘Menâkıb’, 25, ‘Menâkıbu’l–Ensâr’, 29; İbnü’l–Esir, Üsdü’l–Ğabe, 2:115; Ebu Nuaym, Hılye, 1:144.
9. İbn Hişam, Sîre, 1:342–350.
10. İbnü’l–Esir, Üsdü’l–Ğâbe, 2:116; İbn Hacer, el–İsâbe fî Temyîzi’s–Sahâbe, 2:101.
11. Buhârî, ‘Cenâiz’, 28.
12. İbn Sa’d, Tabakât, 3:166; Ebu Nuaym, Hilye, 144,145; İbnü’l–Esir, Üsdü’l–Gâbe, 2:116
13. İbnü’l–Esir, Üsdü’l–Ğâbe, 2:116.
14. İbn Hacer, el–İsâbe, 2:101; Tabakat, 3:167, İbnü’l–Esir, Üsdü’l–Ğâbe, 2:116.
15. İbnü’l–Esir, Üsdü’l–Ğâbe, 2:116; Ebu Nuaym, Hilye, 1:147.



Salih Akça
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: İlk müslümanlardan Habbab bin Eret r.a.
« Posted on: 09 Aralık 2019, 20:42:10 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: İlk müslümanlardan Habbab bin Eret r.a. rüya tabiri,İlk müslümanlardan Habbab bin Eret r.a. mekke canlı, İlk müslümanlardan Habbab bin Eret r.a. kabe canlı yayın, İlk müslümanlardan Habbab bin Eret r.a. Üç boyutlu kuran oku İlk müslümanlardan Habbab bin Eret r.a. kuran ı kerim, İlk müslümanlardan Habbab bin Eret r.a. peygamber kıssaları,İlk müslümanlardan Habbab bin Eret r.a. ilitam ders soruları, İlk müslümanlardan Habbab bin Eret r.a.önlisans arapça,
Logged
06 Mayıs 2016, 22:34:11
Mehmed.
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 16.316



Site
« Yanıtla #1 : 06 Mayıs 2016, 22:34:11 »

Esselamü aleyküm ve rahmetüllah.  Ne muhteşem bir hayat sahabelerin yaşadığı . Rabbim bizleri bu hayatları örnek alan ve Hz. Habbab gibi Allah için zorluklara katlanan kimselerden eylesin. Rabbim paylaşım için razı olsun.
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Hizmet nimettir.
06 Mayıs 2016, 23:45:32
Ceren
Görevli Sorumlusu
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 25.699


« Yanıtla #2 : 06 Mayıs 2016, 23:45:32 »

Aleykumselam.Rabbim bizleri onun yolunda olan peygamber efendimizin sunnetlerine tabi yasayan ve islama hizmet eden sahabelerin yolunda gidip oblar gibi cennet ehli olan kullardan eylesin bizleri inşAllah...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
07 Mayıs 2016, 17:21:27
Pelinay
Bölüm Görevlisi
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8.696


« Yanıtla #3 : 07 Mayıs 2016, 17:21:27 »

Öyle sıkıntılı günler yaşadık ki, Resûlüllah (s.a.s.) yasaklamasaydı, ölmeyi tercih ederdik

Insanin okurken tuleri diken diken oluyor dusuncesi bile o kadar kotu ki.ama o Islam aşiklari bu acilari bizzat cekmis,yasamislarIslam icin muthis bir mucadele vermisler ve bu hallerinde dahi asla sikayet etmemisler.biz en ufak bir seyde dahi hemen neden ben,nasil oluur bu? diye sikayet edip uzuluyoruz.Rabbim bizleri affeylesin insallah.amin
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
07 Mayıs 2016, 17:35:05
Sevgi.
Dost Üye
*****
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 15.019



« Yanıtla #4 : 07 Mayıs 2016, 17:35:05 »

  Aleyna Ve Aleykümüsselăm. Mevlam paylaşım için Razı olsun inşaAllah sahabelerimiz'in hayatlarını örnek alanlardan oluruz.
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &