ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > İslam Fıkhı Eseleri > Emanet ve Ehliyet > Hudud cezalarının tasnifi
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hudud cezalarının tasnifi  (Okunma Sayısı 525 defa)
08 Aralık 2011, 14:36:24
Sümeyye

Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 29.261



Site
« : 08 Aralık 2011, 14:36:24 »



HUDUD CEZALARININ TASNİFİ

 

1254 Hudud suçları; zina, (Hadd-i Zina), hırsızlık (Hadd-i Sirkat), zina iftirası (Hadd-i Kazf), şarap içme ve sarhoşluk (Hadd-i Şürb) ve yol kesme, eşkiyalık (Kutta-i Tarik veya Hırabe) olmak üzere beş çeşittir.(29) İmam-ı Kasani, şarap içme ve sarhoşluğu ayrı ayrı mütalaa etmiştir.(30) İbn-i Abidin: "Had'ler altı nevidir: 1. Zina haddi, 2. Şaraba mahsus had, 3. Diğer sarhoş edici maddelerden sarhoşluk haddi, 4. Kazf (iftira) haddi, 5. Hırsızlık haddi, 6.Yol kesme haddi"(31) hükmünü beyan etmiştir. Hadd-i Zina; "Nesil emniyetini", Hadd-i Kazf; "Şeref ve haysiyetlerin korunmasını", Hadd-i Şürb; "Akıl emniyetini", Hadd-ı Sirkat ve Hırabe ise; "Mal emniyetini" sağlamak içindir. Dolayısıyla bütün bu cezalar; Allahû Teâla (cc)'nın hakkı için farz kılınmıştır. Tatbik edilmediği takdirde; Allahû Teâla (cc)'nın hukukuna tecavüz ortaya çıkar. Şimdi bunların mahiyetleri üzerinde duralım.

 

"HADD-İ ZİNA"NIN MAHİYETİ (NESİL EMNİYETİ)

 

1255 Zina: "Mükellef olan bir erkeğin; cinsi münasebette bulunma hakkı ve şüphesi olmayan, kendisine cinsi meyil duyulabilen bir kadınla, arzu ve rızasıyla önden (fercinden) cinsi temasta bulunmasına verilen isimdir"(32) Bu haddi icab ettiren "zina"nın tarifidir. El, göz, kalb ve diğer organların da zinası vardır. Ancak bunlar "had" cezasını gerektirmez. İmam-ı Kasani "zina"yı tarif ederken, fiilin "Darû'l İslâm'da işlenmesini de" zikretmektedir.(33) Dürri'l Muhtar'da: "Haddi icab eden zina; İslâm memleketinde (Darû'l İslâm'da) mükellef, natık (konuşan) bir şahsın o anda veya geçmiş zamanda şehvet sahibi bulunan ve mülkünden veya mülkü şüphesinden uzak bulunan bir kadının ön tarafına (fercine) tenasül uzvunun sünnet mahallini kendi ihtiyarıyla ithal etmesidir. Musannif, zinanın tarifinde "İslâm memleketinde" (Darû'l İslâm'da) diye kayıtladı. Çünkü Daru'l Harp'te zina haddi tatbik edilmez"(34) hükmü kayıtlıdır. İbn-i Abidin, bu metni şerhederken: "Musannif, had icap eden günahlara önce zinayı izah ederek başladı. Çünkü zina haddinin meşru olmasının hikmet ve maslahatı aşikardır. Allahû Teâla (cc) bu ceza ile beşeriyetin temizliğini, insan şerefini ve insan neslini korumayı temin edecek en kuvvetli bir adalet müeyyidesi vücuda getirmiştir. Zina; nice aileleri mahveder, nice namuslu kimseleri ebediyyen bir mahcubiyet altında bırakır, nice şahsiyetlerin neseblerini şüpheli gösterir. Bu itibarla bir zina hadisesi, herhangi bir düşmanlık neticesi meydana gelen bir öldürme hadisesinden daha meş'um ve utanç veren bir cinayettir" hükmünü beyan ediyor.

 

 1256 Kur'an-ı Kerim'de: "Zinaya yaklaşmayın, çünkü o, şüphesiz bir hayasızlıktır, kötü bir yoldur"(35) hükmü beyan buyurulmuştur. Müfessirler, bu Ayet-i Kerime'de geçen "zinaya yaklaşmayın" hükmünü tefsir ederken; gizli ve açık her türlü zinanın haram olduğunu, ayrıca kalben zinaya meyletmekten ve sebeb olabilecek davranışlardan da kaçınmanın gerekliliği üzerinde durmuşlardır.(36) Dolayısıyla İslâm dini; hem zinayı hem de zinaya vesile olabilecek davranışları yasaklamıştır.

 

 1257 "Nikâh" bahsinin hemen girişinde; erkek ve kadının birbirlerine karşı şiddetli meyil duyduğunu ve neslin çoğalması için o "fıtrat" üzere yaratıldığını izah etmiştik.(37) Şer'i hududları aşarak; zina eden "erkek" ve "kadın" hadd cezasına çarptırılır. Kur'an-ı Kerim'de: "(Bu) İndirdiğimiz ve (hükümlerinin tatbikini) farz kıldığımız bir sûredir. Onda açık açık ayetler indirdik. Ta ki iyice belleyip ibret alasınız. Zina eden kadınla, zina eden erkekten her birine yüzer değnek (celde) vurun. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız bunlara, Allah'ın dini (ni tatbik) hususunda acıyacağınız tutmasın. Müminlerden bir zümre de, bunların azabına (bu cezalarına) şahid olsun"(38) hükmü beyan buyurulmuştur.

 

 1258 Bekâr olan erkek ve kadının; zina etmesi halinde 100 değnek (celde) cezasına çarptırılacakları hususunda icma hasıl olmuştur.(39) Bu cezadan (hadden) önce; eziyyet ve hapis cezası tatbik ediliyordu. Nitekim Kur'an-ı Kerim'de: "Kadınlarınızdan fuhşu irtikap edenlere karşı içinizden dört şahid getirin. Eğer şehadet ederlerse, onları ölüm alıp götürünceye, yahud Allah onlara bir yol açıncaya kadar kendilerini evlerde alıkoyun. Sizlerden fuhşu irtikap edenlerin her ikisini de eziyyete koşun. Eğer tövbe edip, nefislerini ıslâh ederlerse, artık onlara (eziyetten) vazgeçin. Çünkü Allah tövbeleri en çok kabul eden, en çok esirgeyendir"(40) hükmü beyan edilmiştir. Hz. Ubade b. Samit (ra)'den rivayet edildiğine göre Resûl-i Ekrem (sav): "Benden alınız!.. Benden alınız!.. Kur'an-ı Kerim şüphesiz zina edenler için bir yol göstermiştir. Bekârın bekârla zinası yüz değnek ve bir sene sürgündür. Evlinin evliyle olan zinası yüz değnek ve recmdir"(41) buyurmuştur. Dolayısıyla hapis ve eziyyet cezaları neshedilmiştir. Resûl-i Ekrem (sav)'in: "Kur'an-ı Kerim şüphesiz onlara (zina edenlere) bir yol göstermiştir" sözü, bu neshin delilidir.

 

 1259 Hz. Zeyd b. Halid (ra)'den rivayet edildiğine göre; Resûl-i Ekrem (sav)'in yanına gelen iki davacıdan birisi: "Ey Allah'ın Resûlü!.. Aramızda Allahû Teâla (cc)'nın kitabıyla hükmet" dedi. Diğeri de: "Evet!.. Ya Resûlullah, aramızda Allah'ın kitabıyla hükmet, izin verirseniz meseleyi anlatmak için konuşmak istiyorum" diyerek söz istedi. Resûl-i Ekrem (sav)'in: "Peki, buyrun konuşabilirsiniz" diyerek müsaade etmesi üzerine: "Oğlum, bu adamın yanında işçi olarak çalışıyordu. Bunun karısıyla zina etti. Oğlumun recm cezasına çarptırılacağını söylediler. Bu yüzden fidye olarak, yüz koyun ve bir cariyemi bu adama verdim. Daha sonra ilim ehli kimselere sorduğumda: "oğlumun cezasının yüz değnek ve bir yıl sürgün olduğunu; bu adamın karısının ise, recm edilmesi gerektiğini" beyan ettiler. Şimdi ihtilaf halindeyiz" dedi. Resûl-i Ekrem (sav) her iki tarafı dinledikten sonra: "Nefsim yed-i kudretinde olan Allahû Teâla (cc)'ya andolsun ki; aranızda Allahû Teâla (cc)'nın kitabıyla hükmedeceğim. Yüz koyunun ve cariyen sana tekrar iade edilecektir. Oğlun için yüz değnek ve bir sene sürgün vardır" buyurdu. Daha sonra yanında duran Hz. Ûneys (ra)'e: "Ya Ûneys!.. Şu adamın karısına git, eğer zina ettiğini itiraf ederse recm cezasını tatbik et" emrini verdi. Kadın suçunu itiraf edince "recm" cezası uygulandı.(42) İslâm ûleması: "Hür bir kimse, sahih bir nikâhla evlenir ve karısıyla normal yolla cinsi ilişkide bulunursa, o muhsan olur. Eğer böyle bir karı ve koca zina ederse, recm olunurlar"(43) hükmünde ittifak etmiş ve icma hasıl olmuştur.

 

 1260 Hanefi fûkahası: "Zina; beyyine ve ikrarla (itirafla) sabit olur. Beyyine; Kadı (Şer'i şerifle hükmeden hakim) huzurunda erkeğin veya kadının zina ettiğine dair, adil dört şahidin beyanıdır. Hakim bu şahidlere, "Zina nedir, mahiyetini izah ediniz?" sualini sorar, daha sonra (eğer şer'i şerife uygun tarif yapabilirlerse) zina eden kimsenin; "Nerede, ne zaman ve kiminle zina ettiğini" izah etmelerini talep eder. Şahidler bunları açıkladıktan sonra: "Biz zaninin şu kadına sürmedanda sürme milinin durduğu gibi (yani zekerini fercinin içinde) "zina" ettiğini, dördümüz de gördük" derlerse, şahidler hakkında gizli ve açık tahkikata başlar. Adil oldukları sabit olursa, hüküm verir. En ufak bir şüphe halinde ise; Resûl-i Ekrem (sav)'in: "Had'leri şüphelerle kaldırınız" Hadis-i Şerifine uyarak, amelde bulunur.(44) hükmünde müttefiktir. Zina ile ilgili şehadetin hükümleri oldukça sarihtir. İbn-i Abidin: "Zina hakkında şehadete gelince; bunun şartları çok ağır olduğu için sübûtu enderdir. Hatta Peygamberimiz (sav)'in asr-ı saadetlerinde ve Peygamberimiz (sav)'den sonra ashab-ı kiram devrinde zina cinayeti, şehadetle (şahidlerin ispatıyla) sabit olmamıştır. Ancak ikrar ile sabit olmuştur"(45) hükmünü beyan etmektedir.

 

 1261 İkrar; akil, baliğ olan bir kimsenin, şer'i şerifle hükmeden kadı (hakim) huzurunda, zina ettiğini itiraf etmesidir. Bu ikrar dört defa yapılır. Kadı (hakim) her seferinde: "Sen bu işi yapmamışsındır, öpmüş veya okşamışsındır" veya "Git buradan sen deli misin?" diye reddeder. Zira, Resûl-i Ekrem (sav); Hz. Maiz (ra)'in, zina ettiğine dair olan ikrarında bu şekilde davranmıştır.(46) Eğer mükellef; bütün bu ikazlara rağmen dört defa zina ettiğini ikrar ederse hakim; "zinanın mahiyetini, nerede ve kiminle zina ettiğini" sorar. Bunları açıklattırdıktan sonra Hadd cezasına hükmeder.(47) Zinası ikrarla sabit olan kimse; hadd-i zina tatbik edilmeden önce veya tatbik sırasında: "Ben zina yapmadım" diyerek rücû edebilir. Bu durumda had cezası düşer.(48)

 

 1262 Zina ettikleri sabit olan; köle ve cariyelerin cezası, elli değnektir.(49) Dürri'l Muhtar'da: "Şehadetle veya ikrar ile zina suçu sabit olan kimse evlenmemiş (bekâr) ve hür olursa, yüz değnek vurulur. Köle olursa, Ayet-i Kerime'nin delâletiyle yarısı (elli değnek) vurulur. Kaadı Beyzavi ve diğer müfessirin Ayet-i Kerime'deki muhsanatı, hür olan kadınlarla tefsir etmişlerdir"(50) hükmü kayıtlıdır. İbn-i Abidin bu metni şerhederken: "Ayet-i Kerime'nin delâletiyle ilh..." Bu Allahû Teâla (cc)'nın: "Cariyeler evlendikten sonra bir fuhuş irtikab ettiler mi, o vakit üzerlerine (muhsane) hür kadınlar üzerindeki cezasının yarısı (verilir)" kavli kerimidir.(51) Bu Ayet-i Kerime cariyeler hakkında nazil olmuştur" hükmünü beyan eder.

 

 1263 Haddin tatbik edilebilmesi için; suçun bütün unsurlarıyla tam olarak ve mükellefin rızasıyla gerçekleşmiş olması şarttır.(52) İkrah altında gerçekleşen zina fiilinde; hadd cezası tatbik edilmez. Ayrıca gerek fiilde, gerek mahalde herhangi bir şüphe bulunmamalıdır. Şüphe; gerçekte sabit olmadığı halde, sabite benzeyen bir durumdur. Fiilde şüphe; delil olmayanı delil zannet...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Hudud cezalarının tasnifi
« Posted on: 19 Eylül 2019, 21:58:28 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Hudud cezalarının tasnifi rüya tabiri,Hudud cezalarının tasnifi mekke canlı, Hudud cezalarının tasnifi kabe canlı yayın, Hudud cezalarının tasnifi Üç boyutlu kuran oku Hudud cezalarının tasnifi kuran ı kerim, Hudud cezalarının tasnifi peygamber kıssaları,Hudud cezalarının tasnifi ilitam ders soruları, Hudud cezalarının tasnifiönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &