ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Hadis Eserleri >  el İtisam > Fasıl
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Fasıl  (Okunma Sayısı 583 defa)
31 Mayıs 2011, 15:54:15
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 31 Mayıs 2011, 15:54:15 »



Fasıl


Bundan önce ele alıp sona erdirdiğimiz fasılda bir problem kalmış bulunuyor. Şöyle ki: Taberî'nin de görüşü bu olmak üzere mutlak veya bir kayda bağlı olarak kalbin fetvasını tercih edenin durumu şudur: Bu meselede işin hulasası şunu gerektirmektedir. Kalbin fetvası ve gönlün meylettiği şey dini hükümlerde muteber olmaktadır. Bu başlı başına bir dinî hüküm koymaktır. Çünkü bir delile dayanmaksızın kalpten duyulan huzur ve gönlün tatmini ya muteberdir veya değildir. Eğer muteber değilse, bu durum, bizzat bu haberlere bir aykırılıktır. Daha önce geçtiği üzere bu haberler delillere göre uygundur. Eğer kalbin ve gönlün benimsediği muteber ise, Kitap ve sünnetin dışında üçüncü bir kısım ortaya çıkmaktadır. Bu ise Taberî'nin ve başkalarının dahi kabul etmediği bir şeydir.
Şayet "Kalbin tatmin olup gönlün meylettiği husus, bir şeyi yapma hususunda değil, vazgeçme hususunda muteberdir." denilirse, bu durumda dahi mesele ilk problemli halin dışına çıkmaz. Çünkü bir şeyi yapmak da vazgeçmek de, mutlaka dini bir hüküm ile ilintilidir. Bu dini hüküm, caiz olmak ve caiz olmamaktır. Halbuki meselemizde, bu hüküm gönlün o işe meyledip etmemesine bağlanmıştır. Eğer delile bağlı ise bu, öncekinin aynıdır. Her hâl ve durum­da hüküm hâkidir.
Yukarda ileri sürülen görüşün cevabı şudur: İlk söylenen söz doğrudur. Ancak sözün gerçekleşmesi bakış açısını gerektiriyor.
Bil ki her mesele iki bakış açısına muhtaçtır. Bunlardan birincisi hükmün deliline, diğeri hükmün nasıl çıkarıldığına ilişkindir.
Hükmün delilinin ya ancak kitap ve sünnetten elde edilmesi mümkündür veya icma, kıyas yahut diğerleri gibi Kur'an ve hadisten çıkarılan delillerden elde edilmesi mümkündür. Bu hususta gön­lün huzuru muteber değildir. Kalbin şüphesini yok etmek de muteber değildir. Ancak delilin delil olduğuna veya olmadığına olan inanç ciheti ile muteber olabilir.
Bir işi delile dayanmaksızın güzel veya çirkin olduğunu gönlün meyledişine göre söyleyen bid'atçılardan başka bunu söyleyen yoktur. Onların inandığı gibisi müslümanların icma'ına/görüş bir­liğine aykırıdır.
Hükmün nasıl çıkarıldığına dair bakış açısına gelince, hükmün çıkarılması sadece dini bir delil ile olmaz. Hükmü çıkarmak dini delil dışında veya delilsiz de mümkün olur. Hükmü çıkarmak için ictihad derecesine varmış olmak şart değildir. Âlim olmak bile şart değildir, kaldı ki içtihat şart olsun.
Görülmüyor mu ki halktan bir adama, namaz kılarken namaz­dan olmayan bir işi yapmak namazı bozar mı? Sorulsa (ihtimal ki) şöyle der: Yapılan şey az ise bir zarar gelmez, çok ise namaz bozulur. Halbuki yapılan az şeyin, bir âlimin incelemesinden sonra zarar verir veya vermez olduğu ortaya çıkar. Bilakis akıllı bir kimse (önce) az ile çoğun arasını ayırır. Oysa burada namazın bozulup bozulma­yacağı hükmü, halktan biri olanın kalbine doğan şey üzerine bina edilmiştir. Kitap ve sünnetten birine bina edilmemiştir. Kalbe doğan şey hükme delil olmaz. Ancak hüküm çıkarmak olur. Hüküm çıkar­magerçekleştiği zaman -hangi yol ile gerçekleşirse gerçekleşsin- hüküm dini delili ile gerçekleşmiş olur. İstenen de budur.
Gecikmeden temizlenmenin gerekliliğini söyleyip abdest alırken (abdest bozucu olayın) azı ile çoğu arasında fark olduğunu ifade ettiğimiz zaman, halktan biri, belki çok ve azı belirlemekte kalbine doğan kanaatla yetinecektir. Kalbine doğana göre abdesti geçerli veya geçersiz olacaktır. Çünkü o (kendine göre) hükmü çıkarmakta bakış açısını dikkate alıp değerlendirmiştir.
Buna göre, usûlüne göre kesilmiş bir ete sahip olan kimseye, onu yemek helal olur. Çünkü onun helâlliği kendisine göre açıktır. Helâl olmanın şartı (olan usûlüne göre kesilmek) hâsıl olunca hüküm çıkarmanın yolu ona nisbetle gerçekleşmiş demektir. Veya ölü hay­van etine sahip olan kimseye onu yemek helâl olmaz. Çünkü onun haram oluşu, helâllik şartını kaybetmesi cihetiyle açıktır. Ayrıca o kişiye göre hüküm çıkarma yolu da gerçekleşmiştir.
Her iki hüküm çıkarma yolu, meselenin kendisinde bulunan bir özelliğine göre değil, kalbe doğan ve gönlün meyilli olduğu şeye ilişkindir. Görülmüyor mu ki et (madde olması bakımından her iki durumda da) tektir. Fakat kişilerden birisi, kendince izlediği hüküm çıkarma yoluna göre onun helâl, diğeri ise gene kendince izlediği hüküm çıkarma yoluna göre haram olduğuna inanmıştır. Bu iki kişiden birisi helâli yer, diğeri onu yemekten kaçınır. Çünkü (ölmüş hayvan) eti haramdır.
Eğar kalbe gelen şeye uymakda dini delil şart olsaydı, bu örnek doğru olmazdı. Örnek olarak ortaya konması imkansız olurdu. Çünkü dini deliller asla çelişki içerisinde olmaz. Et sahibi bir kimse için (etin helâl veya haramlığı hakkında) hüküm çıkarma yolunun güçleştiğini varsayarsak, etin helâl olduğu cihetine de, haram olduğu cihetine de yönelemez. Usulüne uygun kesilen et ile ölmüş hayvan etinin, (kendisine helâl olan) eşinin yabancı bir kadın ile karışması gibi. Burada şüphe, tereddüt ve problem meydana gelmiştir.
Böyle bir hüküm çıkarma yolu, hükmünün ne olduğunu açıkla­yan dini delile muhtaçtır. Bu deliller yukarda geçen "Seni şüpheyegötüreni bırak, şüphe vermeyene yönel" "İyilik gönlünün huzur duy­duğu, kötülük gönlünü tırmalayan şeydir." gibi hadislerdir. Burada sanki şöyle denmektedir: Bizim deyimimizle helâllik ve haramlıkta hüküm çıkarma yolu gerçekleşince bu husustaki hüküm dini bakım­dan açıktır. Hüküm çıkarma yolunu gerçekleştirmekte müşkil olanı bırak, sakın ona bulaşma. -Eğer doğru ise- "Sana fetva verseler de kalbine danış" sözünün manası budur. Kendi meselenin hükmünü çıkarma yolunu gerçekleştirmek sana mahsustur. Senin durumunda olan başkasına ait değildir.
Bu durum hüküm çıkarma yolunun senin için problem teşkil ettiği yerde —başkasına bir problem olmasa da- ortaya çıkar. Çünkü senin başına gelen onun başına gelmemiştir.
Hadisteki "Sana fetva verseler de..." sözünden maksat, "sana dinî hükmü nakletseler de onu bırak, kalbinin verdiği fetvaya bak" demek değildir. Böyle bir mana bâtıldır/geçersizdir. Hak olan din üzerine bir uydurmadır. Bu mana ancak, "hüküm çıkarma yolunu gerçekleştirmek" tir.
Evet, bazen hüküm çıkarma yolu hedefe vardırmaz ve gerçekleş­mesi insanı rahatlatmaz. Bu durumda, hüküm çıkarmayı senin için başkası gerçekleştirir ve sen onu taklid edersin. Bu şekil, hadisin dışındadır.
Bazen hüküm çıkarma yolu,  dinin bildirdiği esasa bağlı olur.
Zekât vermeyi gerekli kılan zenginlik sınırı gibi, bilindiği üzere bu sınır durumun değişmesi ile değişir. Din koyucu bu sınırı altunda 20 miskal (dinar), gümüşte 200 dirhem olarak belirlemiştir. Mesele­mizde ise bakış açısı, gerçekleşmesi mükellefe bırakılan hususlardandır.
Meselenin anlamı ortaya çıkmıştır ki hadisler, problemi ortaya atan soru sahibinin ileri sürdüğü gibi dini hükümleri kalbin ve gönlün meyline göre elde etmeye delalet etmemektetir. Bu husus açıkça ortaya çıkmıştır.  Nimeti ile iyilikler tamam olan Allah'a hamd-ü senalar olsun.[70]



[70] İmam Şatıbi, el-İ’tisam Kitap Dünyası Yayınları: 2/187-189.
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Fasıl
« Posted on: 16 Eylül 2019, 05:04:48 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Fasıl rüya tabiri,Fasıl mekke canlı, Fasıl kabe canlı yayın, Fasıl Üç boyutlu kuran oku Fasıl kuran ı kerim, Fasıl peygamber kıssaları,Fasıl ilitam ders soruları, Fasılönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &