ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Hadis Eserleri >  el İtisam > Cimriliğe gelince
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Cimriliğe gelince  (Okunma Sayısı 707 defa)
31 Mayıs 2011, 16:42:48
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 31 Mayıs 2011, 16:42:48 »



Cimriliğe gelince:




Cimrilik haramı helâl kılmak için hileli yollara sapma bid'atının ön belirtisidir. Bunun meydana gelmesi şöyle olur: İnsanlar malları hakkında cimrilik edip onların güzel ahlak ve iyi meziyetler için sarfedilmesini hoşgörmezler. Sadakalar vermek, bağışlarda bulunmak, yardım etmek, diğer insanları kendisine tercih etmek, ödünç verip işbitirmek, alışverişlerde eli darda olana zaman tanımak, alacaktan vazgeçmek gibi güzellikleri yapamazlar. (Oysa müslümanlar Kur'an'da buna yönlendirilmişlerdir.) Ulu Allah şöyle buyurur: "Eğer (borçlu) darlık içinde ise, eli genişleyinceye kadar ona süre tanımak (gerekir). Eğer (gerçekleri) anlarsanız bunu sadakaya (veya zekâta) saymak sizin için daha hayırlıdır." (Bakara, 280)
Eski dönem müslümanları/selef böyle yaparlardır. Sonraları ilk dönem­lerdeki bu iyilik çeşitleri eksilip azaldı. İnsanlar ödünç alıp vermeyi hoşgörür oldular. Sonraları bu da bozuldu. Nihayet, varlıklı kimseler ellerinde olanla hoşgörülü davranmaz oldular. Eli dar olanlar da işlemlerinde dış görünüşe göre caiz, ama iç yüzü yasak olan şeylere başvurdular. Faizli ve menfaat sağlayan ödünç vermeler gibi. Bu işlem dış görünüşte alış veriştir, insanlar arasında bu, din yönünden de uygun görülür ve yaygınlaşır. Bu tür işlemleri ticaret haline getirirler. Bunun aslı, malda cimrilik etmek, dünya arzu ve süsüne olan sevgidir. Durum böyle olunca, bunun dinde bid'at olması ve kıyamet alâmetlerinden olması yerindedir.
Şayet, "bu, meseleye uzaktan bir bakış ve delilsiz bir zorlamadır" denilirse bunun cevabı şudur: Eğer bu anlayış, dinden kaynaklanmasaydı, asla söylenmezdi.
Ahmed b. Hanbel Müsned'inde Ibn Ömer'den şu rivayete yer vermiştir: Hz. Peygamber'in şöyle buyurduğunu işittim:
"İnsanlar dirhem ve dinarları (paraları) hususunda aşırı cimrilik ettiği, ıyne alış verişi yaptığı,[23] sığır kuyruğunun peşinden gittiği ve Allah yolunda cihadı bıraktığı zaman Allah (c.c.) onlara bir belâ indirir. Dinlerine dönünceye kadar da o belayı onlardan kaldır­maz."[24]
Yine Ebu Davud'un rivayet ettiği hadiste Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:
"Iyne alış verişi yaptığınız, sığır kuyruğu peşinden gittiğiniz, ekin ekmeğe razı olduğunuz ve cihad'ı terk ettiğiniz zaman, Allah size öyle bir zillet/alçaklık musallat eder ki, dininize dönmedikçe o zilleti sizin içinizden çekip çıkarmaz."[25]
İyi düşün ki hadiste Iyne alışverişi, insanların cimriliği ile nasıl yakınlaştırılarak ifade edilmiştir? Bu gösteriyor ki ıyne türü alışveriş yapmak dünya malında cimrilik etmekten olmaktadır. Böyle olduğu aynı zamanda akla da uygundur. Çünkü insan kendisine normal satış yapacak veya ödünç verecek birini bulduğu sürece, ebediyyen ıyne türü alışverişi yapmaz. Meğer akılsız ve aptal biri ola!
Bu söylenenlere, Ebû Davud'un Hz. Ali'den rivayet ettiği şu söz de tanıklık etmektedir:
"İnsanlara çok sıkıntılı bir zaman gelecektir. Bu zamanda, zengin elinde ne varsa onu sıkarak elinden çıkarmak istemeyecektir. Oysa bununla emrolunmamıştır. Yüce Allah buyurur ki:
"Siz hayıra ne harcarsanız, Allah onun yerine hayır verir. O rızık verenlerin en hayırlısıdır." (Sebe, 39)
Allah'ın yarattıklarının en kötüsü, dara düşenin yapacağı satışı arar durur. Dikkat, edin! Dara düşenin (sıkıntı sebebiyle) sattığı (nı almak) haramdır. Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, hainlik etmez. Eğer yanında hayır (lı bir varlık) bulunuyorsa onu (din) kardeşinin say. Din kardeşinin durumu kötü iken, onu bir de sen kötü duruma düşürme![26]
Bu üç hadis —her ne kadar senetleri ortada yok ise de- birbirini destekliyor. Bu hadisler, realitenin tanıklık ettiği gerçek bir haber vermektedir. (Hadiste geçen lyne'nin tefsirinde) bazıları şöyle diyor: Genel olarak Iyne, ancak zengin'in ödünç vermekte cimrilik ettiği, paraya ihtiyacı olan bir kimse tarafından zorunlu olarak meydana gelmektedir. Zenginin tek arzusu istediği kadar yüzde oranında kazanmaktır. Paraya muhtaç olan kimse (kendi aklığından) yüzde olarak daha az bir miktarla onu satmaktadır. Darda kalan kimsenin satışı lyne olarak da tefsir edilmiştir. Fıkıhta genişçe anlatıldığına göre lyne satışı, bir malın veresiye olarak değerinden fazlaya satılmasıdır. Sonuç itibariyle cimrilik, alış verişlerdeki bu fesatlara sebep olmaktadır.
"Burada sözümüz günah fesadı ve bid'at üzerinedir. Fakat içinde fesat olan alışverişlerden bahsedilmektedir. Bunlar başka bir konudur. Üzerinde konuştuğumuzla bir ilgisi yoktur." denilirse bu itiraza verilecek cevap şudur: Bu meseleye bid'at'ın girişi bazı kimselerin caiz gördüğü ihtiyal/hile kapısından olmuştur. Âlimler hile yolu ile (Iynede olduğu gibi) yapılan işlemi, sonradan icad edilmiş bid'at saymışlardır. Hatta hile yollarını gösteren bir kitap hakkında İbn'ul Mübarek[27] şöyle demiştir:
Bununla (bu kitapla) o kâfirdir. Her kim, bu kitabı dinler ve bu kitaptakilere razı olursa o kâfirdir. Onu bir yerden (başka bir yere) taşıyan kâfirdir. Bu kitap kimin yanında olur da bu kitaptan hoşnut olursa o kâfirdir. İbn'ul Mübarek'in böyle söylemesi bu kitapta kabul edilmez hilelerin bulunmasındandır. O derecede ki karı kocanın birbirinden ayrılma­sına hile yolu ile kadının dinden çıkması gösterilmiştir.
Ishak b. Rahûye'nin Süfyan b. Abd'ül Melik[28] vasıtası ile rivayet ettiğine göre Ebû Gaşsan zamanında Ebu Ravh'ın kızına (kocasından ayrılması için bir hile yolu olarak) irtidat etmesi (dinden çıkması) emredilmişti. Abdullah b. Mübarek bu konuda öfkeli bir şekilde şunları söyledi:
İslam dininde yeni şeyler icad ettiler. Kim bu emri verdiyse o kâfirdir. Bu kitap kimin yanında veya evinde olursa, bu kitaplakilerle emrederse veya emretmede onun doğru olduğunu kabul ederse o da kâfirdir. Daha sonra İbn-u Mübarek şöyle dedi:
Şeytanın bu gibi güzel (bir hile) yapabileceğini sanmıyorum. Tâ ki bunlar geldiler. Şeytan bunlardan faydalanarak bunu yaygınlaştırdı. Bunlar gelinceye kadar bu hileleri yapan yoktu.
İki kitap ve benzerleri, hileye taraftar olanlarca iddialarına delil olmak üzere düzenlenmiştir. Bu kitapta gösterilen hile yolları ile haramı helâl etmeye, vacip olanı, vaciplikten çıkarmaya, din düzeni dışına çıkan buna benzer şeyleri yapmaya yol gösterilmektedir.
Nitekim bu kitapta eşinden üç defa boşanan kadını kocasına geri getirmeye bir hile yolu olarak hülle yapanın nikahı caiz görül­mektedir. Yine bu kitapta zekat farzının emanet verme ve bağış yoluyla düşürülmesi yolu gösterilmektedir.
Sonuç itibariyle geçen hadislerde cimriliğe işaret edilmesinin gerekçesi ortaya çıkmıştır. Bu işaret edilen hususlar birçok günahı içerdiği gibi bid'atları da içermiştir.                                            ;
Emanetin yok olması ise emanete hıyanetin yaygınlaşmasından ibarettir. Bu özellik, münafıklık belirtisidir. Lakin hıyanetini bazı türleri insanlarda bulunur.                                                       
İlme mensup olan bazı kimselerden ve pek çok yöneticiden rivayet edilmiştir ki hile mekanizmasını işletenler ıyne alışverişinde öyle bir şeyi gizlemişlerdir ki bunu açıklamış olsalardı satış geçersiz olurdu. Satışın geçerli olması için onu gizlediler. Çünkü elbiseyi veresiye olarak yüzelliye satması…[29] fakat satıcı ve alıcı satılan ve satın alınan mal olarak elbiseyi aracı olarak ortaya koymuşlardır. Fakat realite gösteriyor ki durum böyle değildir.[30]
Bir başkası (zekât vermekten kaçmak için) sene başında davranışı ile ve sözlü olarak (ikinci bir kişiye):
"Benim bu mala ihtiyacım yok. Sen buna benden çok muhtaçsın" der. Sonra da malını (veya parasını) ona bağış yapar. Diğer yılın tamamında kendisine bağış yapılan, bağış yapana aynı sözü söyler. Her ikisi de iki yılda para ile ilgili uygulamada eşittir. (Yani ikisi de zekât vermemiştir.) Bu emanete aykırı değil midir? Aslında yükümlülük (örneğimizde zekât verme yükümlülüğü) Rab ile kul arasındadır. Allah'a karşı görevin yapılmasında aykırı davranmak hıyanettir.
İnsanlardan bazısı ziyneti değersiz görüp yalandan reddeder. (Halbuki gerçekte onu yapar.) Burada ziynetin anlamı, kusurları kamufle etmek (kusurluyu dürüst göstermek)tir. Bu da emanete ve her müslüman için samimi davranma gerçeğine aykırıdır.
Yine yöneticilerden pek çoğu, malların kendilerinin olup müslümanların olmadığına inanarak insanların mallarını, süpürürcesine hepsini alırlar. Kâfirlerden kılıç gücüyle zafer elde ederek kazanılan ganimette de aynı inancı taşıyan yöneticiler vardır. Ganimeti beyt'ül, mala koyup gazileri haklarından, akıllarının yaptığı yoruma uyarak mahrum ederler. Bunda da bid'at yönü açıktır.
Bundan önceki bölümde zaruriyyata bid'atın girmesi ile ilgili örneklerde bu hususta bir uyarı geçmişti. Servetin tekel haline gelip hep zenginler elinde dolaşması dahi bu tarza girmektedir. Nitekim Hz. Peygamber'in şu hadisi de geçmişti.
"Benden sonra bencil kimseler ve makbul saymayacağınız yöneticiler[31] göreceksiniz...." Daha sonra Hz. Peygamber şöyle buyurdu:
"Onların hakkını veriniz. Allah'tan onların güçsüz olmasını isteyin"
Kan dökmenin, faiz'in, (erkeklerin) ipek giymesinin, şarkı ve şarabın helal sayılmasına gelince, Bu hususları bildiren hadisler vardır. Şöyle ki:
Ebu Davud, Ahmed h. Hanbel ve diğerleri Ebû Mâlik el-Eş’arinin Hz. Peygamber'den şu hadisi işittiğini rivayet, etmişlerdir
"Ümmetimden birtakım insanlar başka ad altında mutlaka şarabı içecekler."[32]
İbn Mâce rivayette şu ilaveye yer vermiştir:
"Onların yanında çalgılar çalınır şarkıcı kadınlar bulunur. Allah bunlar sebebiyle yer yüzünü batırıp yok eder ve onlardan bazılarını maymun ve domuza dönüştürür".[33] Bunlar bu hadisi şöyle tahric etmiştir:
"Ümmetimden (birtakım) topluluklar zinayı,[34] ipeği, şarabı, çalgıyı helâl sayacaktır. Bir kısım topluluklar da bir dağın eteğine inecekler. O...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: Cimriliğe gelince
« Posted on: 21 Ağustos 2019, 02:41:59 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: Cimriliğe gelince rüya tabiri,Cimriliğe gelince mekke canlı, Cimriliğe gelince kabe canlı yayın, Cimriliğe gelince Üç boyutlu kuran oku Cimriliğe gelince kuran ı kerim, Cimriliğe gelince peygamber kıssaları,Cimriliğe gelince ilitam ders soruları, Cimriliğe gelince önlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &