ilitam ,arapça klavye, ilahiyat, önlisans > Forum > ๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ > Hadis Eserleri >  el İtisam > 1. örnek
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: 1. örnek  (Okunma Sayısı 755 defa)
31 Mayıs 2011, 16:37:30
ღAşkullahღ
Muhabbetullah
Admin
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 25.839



Site
« : 31 Mayıs 2011, 16:37:30 »



Birinci Örnek:



Hz. Peygamberin arkadaşları/ashâb, Kur'anın toplanması hususunda ittifak etmişlerdir. Oysa Kur'an'ın yazılıp bir araya getirilmesine dair bir delil yoktur. Bil'akis sahabeden bazısı: "Hz. Peygamber'in yapmadığı bir şeyi biz nasıl yaparız?" demiştir.
Zeyd b. Sabit'den[7] şöyle dediği rivayet edilmiştir: Hz, Ebu Bekir Yemâme halkının savaşı ile ilgili olarak bana haber gönder(ip beni çağır)dı. Yanında Hz. Ömer de vardı. Ebu Bekir dedi ki:
Ömer bana gelip: Yemame savaşında pek çok kurrâ (Kur'an hafızı) şehid oldu. (Böyle giderse) her yerdeki kurrâ'nın öldürülmesinden korkuyorum. Böylece Kur'an'ın çoğu gidip yok olacak. Görüşüm odur ki Kur'anın toplanmasına emir versen (iyi olacaktır). Ben Ömer'e dedim ki:
Hz. Peygamber'in yapmadığı bir şeyi ben nasıl yaparım? Ömer bana şöyle cevap verdi:
Vallahi o (yapacağın iş) çok hayırlı bir iştir. Ömer bu konuda sürekli bana müracaat etti durdu. Nihayet, bu iş için Allah benim kalbimi genişletti. Ben de Ömer gibi düşündüm, onun fikrine katıldım.
Hz. Zeyd diyor ki Ebû Bekir (r.a.) bana şöyle buyurdu:
Sen genç ve akıllı bir kimsesin. Seni (hiçbirimiz) itham etmiyoruz. Sen Hz. Peygamber'e gelen vahy'i yazmıştın. Kur'an âyetlerini araştır ve bir araya getir. Allah'a yemin ederim ki Hz. Ebu Bekir bana dağlardan bir dağı taşıma görevini yüklese idi bu görevden daha ağır olmazdı. Onlara:
Hz. Peygamber'in yapmadığı bir şeyi nasıl yapıyorsunuz? dedim. Ebu Bekir (r.a.):
Vallahi o hayırlı bir iştir, dedi. Hz. Ebu Bekir sürekli bana müracaat etti durdu. Nihayet Hz. Ebu Bekir ile Hz. Ömer'in kalbini genişleten Allah benim kalbimi de genişletti. Kur'an ayetlerini araştırıp, (yazılı olduğu) hurma dallarından, ince beyaz taşlardan ve ezberlemiş olanların ezberlerinden (yararlanarak) topladım. Bu öyle bir iştir ki sahabenin hiçbirinden bu konuda ihtilaf nakledilmemiştir.
Sonra Enes b. Mâlik'ten gelen şu rivayeti görmekteyiz. Huzeyfe b. el-Yemân[8] Ermenistan ve Azerbeycân'ın fethinde Şamlılar ve Iraklılarla birlikte bulunuyordu. Orada onların Kur'an okumadaki ihtilafları Huzeyfe'yi endişelendirdi. Hz. Osman'a şöyle dedi:
Ey Mü'minlerin emiri! Yahudilerin ve Hristiyanların anlaşmazlığa düştükleri gibi bu ümmet de kitabı hususunda ihtilaf etmeden onlara yetiş! Bunun üzerine Hz. Osman (Rasûlullahın eşi) Hafsa'ya şu haberi gönderdi:
Bana (yanında bulunan) Kur'an sahifelerini gönder. Onun aynısını (kitap halinde) yazıp, aslını gene sana iade edelim. Bunun üzerine Hz. Hafsa Kur'anı Hz. Osman'a gönderdi. Hz. Osman da Zeyd b. Sabit, Abdullah b. Zübeyr,[9] Said b. Âs[10] ve Abdurrahman b. Haris b. Hışam'a[11] gönderip onlara Hafsa'dan gelen sahifeleri mushaflara geçirmelerini emretti. Kureyşlilerden oluşan üç kişilik gruba şöyle buyurdu:
Zeyd b. Sabit ile anlaşmazlığa düştü­ğünüz (kelime) olursa, onu Kureyş lehçesine göre yazınız. Çünkü Kur'an onların dili ile gelmiştir. Enes b. Mâlik diyor ki:
Bu ekip görevini yerine getirip (Hz. Hafsa'dan gelen) sahifeleri mushaflara yazdılar. Hz. Osman bu yazı­lan mushafları her bir yana gönderdi. Daha sonra bu mushaflarda bulunanın dışında kalan sahife veya mushafta yer alan okunacak her şeyin yakılmasını emretti.
Bu olay, Kuranın yazılması ve insanların (aynı) okuyuş üzerinde birleştirilmesi hususunda bir icma' (görüş birliği) dir. Bu hususta genelde bir ihtilaf yoktur. Çünkü onlar, bu konu ile ilgilenen âlim­lerin bildirdiğine göre sadece okuyuş (tarzın)da değişiklik göstermiş­lerdir.
Bu meselede muhalefet eden tek kişi Abdullah b. Mes'ud'dur. O, Hz. Osman'ın yazılmasını emrettiği mushafa uymayan okuyuş tarzlarından yanında bulunanı yok etmekten çekinmiş ve şöyle demiştir: Ey Iraklılar ve Şamlılar! Yanınızdaki mushafları saklayıp gizleyiniz. Çünkü Yüce Allah şöyle buyuruyor:
"Kim bir şeyi çalmak suretiyle gizleyecek olursa, Allah teâla kıyamet günü (o kimseyi) çaldığı ile getirir." (Âli İmran, 161) Bunun üzerine onlar (ellerinde bulunan) mushafları ona iletip verdiler.
Abdullah b. Mes'ud'un sözünü düşünürsen, o Kur'anın bir araya getirilişine karşı değildir. Onun muhalefet ettiği başka bir şeydir.
Sahabenin bu yaptığı ile ilgili olarak peygamberden bir nas (emir veya yasak) yoktur. Fakat onlar kesinlikle dinin emirlerine uygun düşen bir maslahat (yarar) gördükleri için bunu yapmışlardır. Çünkü Kur'anın toplanması ve tek mushaf haline getirilmesi dinin korun­ması ile ilgilidir. Dinin korunması ile ilgili emirler malumdur. Dinin temeli olan Kur'an'da anlaşmazlığa giden yolların yasak olduğu da malumdur. Bu husustaki yasak, daha fazla bir şey söylemeğe gerek olmaksızın bilinmektedir.[12]
Bu esas doğru olunca, hadis ile ilgili kitapların dahi, hadis ilminin yok olmasından korkulunca toplanması gerektiği ortaya çıkar. Buna ilaveten ilmin/hadisin yazılmasına dair Hz. Peygamber'in sözleri de vardır.
Şu anda önümde bulunan bu kitabın da bu kabilden olmasını umarım. Çünkü bid'at konusunun âlimler tarafından gerçekten ihmal edildiğini gördüm. Ancak İbn Vaddah'ın aktardığı gibi bir kısım açıklamalar veya ucundan kıyısından söz edilmiş meseleler vardır. Bunlar gereği gibi bilgilenmek için yeterli ve hastayı iyileştirecek derecede değildir. Çok sıkı bir araştırma yapmış olmama rağmen Ebu Bekir Turtuşi'nin ortaya koyduğu çalışmadan başkasını bulamadım. O da ihtiyaca oranla pek az bir şeydir. Şu kadar ki Âlimler 72 fırkaya ilişkin çalışmalar ortaya koymuşlardır. Bu ise (genelde bid'atlara göre) ana bölümün alt başlıklarından birisi ve parçalarından bir parçadır. Bu itibarla kendimi yoracak bir çalışmanın içine girdim. Umarım ki Yüce Allah bu kitabı yazana, okuyana, yayana, bundan faydalanacaklara ve tüm müslümanlara yararlar ihsan edecektir. Çünkü o rahmetinin genişliği ile bunu lutfedici ve bunu gerçekleştirecek olandır.



[7] Bu zât, Zeyd b. Sabit b. Dahhak b. Levzân el-Ensâri el-Buhari'dir, Künyesi Ebu Saîd ve Ebû Hâricedir. Meşhur bir sahabidir. Vahy kâtipliği görevinde bulunmuştur. Mesruk diyor ki: Zeyd b. Sabit köklü bilgi sahibi ve kurrâdan idi. (Hz. Peygamberle birlikte) ilk katıldığı savaş, Hendek muharebesidir. Hicretin 45. yılında vefat etmiştir. Bir başka kavle göre 51. hicri yılda vefat etmiştir. Bakınız: Takrib, 1/272; Şezerât. 1/54; Cerh vs Ta'dîl, 3/558.
[8] Bu zâtın adı Huseyl'dir. Hısl'de denmiştir. Enaar ile dostluk anlaşması vardır. İlk müslümanların değerlilerinden meşhur bir sahabidir. Müslim'de sahih olarak yer alan bir rivayete göre Hz. Peygamber kıyamete kadar olacakların hepsini ona bildirmiştir. Babası da sahabi olup. Uhud savaşında şehid düşmüştür. Huzeyfe Hz. Ali'nin halifeliğinin ilk yıllarında hicretin 36. yılında vefat etmiştir. Bakınız: Tâkrib, 1/156; Şezerat, 1/44; Cerh ve Tâdil, 3/256.
[9] Bu zat Abdullah b. Zübeyr b. A'vâm'dır. Kureyşten Esedilerdendir. Künyesi Ebu Bekir ve Ebu Hubeyb'tir. Medine'de muhacirlerden ilk olarak dünyaya gelen bu zâttır. Dokuz sene halifelik görevinde bulunmuş, hicretin 73. yılında zülhicce ayında öldürülmüştür. Bakınız: Takrib. 1/415: Şezerat. 1/79; Cerh ve Ta'dil. 5/56.
[10] Bu zat. Said b. As b. Ümeyye'dir. Emevilerden olup, babası Bedir'de öldürülmüştür. Hz. Peygamber vefat ettiğinde dokuz yaşında idi. Sahabiler arasında zikredilmiştir, Kûfe'de Hz. Osman'ın, Medine'de Muaviye'nin valisi olarak görev yapmıştır. Hicretin 58. yılında vefat etmiştir. Vefatı için başka tarih de söylenmiştir. Bakınız: Takrib, 1/299; Şezerat, 1/65; Cerh ve Ta'dil. 2/48.
[11] Bu zat. Abdurrahman b. Haris b. Hişam b. Muğire'dir. Mahzumi kabilesindendir. Hicretin 43. yılında vefat etmiştir. Bakınız: Takrib, 1/476; Cerh ve Ta'dil, 5/224.
[12] Bu söz bir parça açıklamaya muhtaçtır. Şöyle ki: Hz. Allah Kur'ana "Kitab" adını vermiştir. Bu onun yazılmasının gerekliliğini ifade etmektedir. Bunun içindir ki Hz. Peygamber (gelen vahyi yazmak üzere) vahiy kâtipleri edinmiştir. Yazılmış sahifelerin ayrılmasının din koyucu tarafından istendiği akıl ile kavranılamaz ki toplanması için özel bir delile ihtiyaç duyulsun. Âlimlerin dediği gibi Hz, Peygamberin hayatta iken Kur’anı kitap halinde bir araya getirtmemesi, her bir sûreye ilave vahy'in gelme ihtimalinden dolayıdır.

[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın
Bu Sayfayi Paylas
Facebook'a Ekle
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Müslüman
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 132.038


View Profile
Re: 1. örnek
« Posted on: 19 Ağustos 2019, 09:54:44 »

 
      uyari
Allah-ın (c.c) Selamı Rahmeti ve Ruhu Revani Nuru Muhammed (a.s.v) Efendimizin şefaati Siz Din Kardeşlerimizin Üzerine Olsun.İlimdünyamıza hoşgeldiniz. Ben din kardeşiniz olarak ilim & bilim sitemizden sınırsız bir şekilde yararlanebilmeniz için sitemize üye olmanızı ve bu 3 günlük dünyada ilimdaş kardeşlerinize sitemize üye olarak destek olmanızı tavsiye ederim. Neden sizde bu ilim feyzinden nasibinizi almayasınız ki ? Haydi din kardeşim sende üye ol !.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: 1. örnek rüya tabiri,1. örnek mekke canlı, 1. örnek kabe canlı yayın, 1. örnek Üç boyutlu kuran oku 1. örnek kuran ı kerim, 1. örnek peygamber kıssaları,1. örnek ilitam ders soruları, 1. örnekönlisans arapça,
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc
|harita|Site Map|Sitemap|Arşiv|Wap|Wap2|Wap Forum|urllist.txt|XML|urllist.php|Rss|GoogleTagged|
|Sitemap1|Sitema2|Sitemap3|Sitema4|Sitema5|urllist|
Powered by SMF 1.1.21 | SMF © 2006-2009, Simple Machines
islami Theme By Tema Alıntı değildir Renkli Theme tabanı kullanılmıştır burak kardeşime teşekkürler... &