Sonradan müslüman olan zımmî karı

(1/1)

Sümeyye:
Sonradan Müslüman Olan Zımmî Karı - Kocanın Mehri:




Zımmî bir erkekle zımmî bir kadın şarap veya domuz mehir olmak üzere evlenseler; sonra her ikisi veya biri müslüman olsa, şarap veya domuz muayyen olduklarında, kadın bunları alır (Ebû Yûsuf, İmam Muhammed) Aksi halde şarabın kıymetini alır. Domuz mehir olunca da, mehr-i misilini alır: Ebû Yûsuf dedi ki; 'her iki halde de mehr-i misilini alır. İmam Muhammed dedi ki; 'her iki halde de şarabın veya domuzun kıymetini alır.'

İmameyn'in bu mes'eledeki görüşlerinin gerekçesi şudur; mülkiyet kabz ile kesinleşir ve bu akde benzer. İslâmiyet buna mânidir. Bu durumda şarap ve domuz iki borç gibi olurlar. Şarabı veya domuzu mehir olarak kabzetmek imkânsız olunca; Ebû Yûsuf dedi ki; 'nikâh akdi esnasıda eşler müslüman olsalar, kadına mehr-i misil vermek gerekir. Mehri kabz esnasında müslüman olsalar, yine aynı hüküm geçerli olur.

İmam Muhammed dedi ki; 'şarabın veya domuzun mehir olarak tayin edilmesi sahihtir. Ancak müslüman olmaları sebebiyle koca mehir olarak şarap veya domuzu teslim etmekten âciz kaldığı için, şarabın veya domuzun kıymetini vermesi gerekir. Bu tıpkı mehrin bir köle olması ve kadın tarafından teslim alınmadan bu kölenin ölmesi gibidir. Bu durumda kölenin kıymetinin kadına ödenmesi gerekir.

Ebû Hanîfe'nin bu mes'eledeki görüşünün gerekçesi şudur; muayyen şeylerde mülkiyet, akdin kendisiyle tamamlanır. Öyle ki, akid yapıldıktan sonra hak sahibi bu muayyen şey üzerinde tasarrufda bulunabilir.

Kabz ile bu muayyen şey erkeğin kefaletinden çıkıp, kadının kefaletine geçer. İslâmiyet buna mâni değildir. Gasbedilen şarabın geri alınması, zımmî mükâtebin mehir olarak vereceğini bildirdiği şarabı teslim etmekten âciz olması, mehiri; çalışıp kazanarak vereceğini bildiren ticaret izinlisi kölenin kısıtlılık altına alınması misalinde olduğu gibi...

Muayyen olmayan mallara (şaraba veya domuza) ancak kabzetmekle mâlik olunabilir ki, bunları kabzetmeye de İslâmiyet mânidir. Kabzetmek mümkün olmadığına göre, şarap; mislî mallardandır. Domuz ise, kıyemî mallardandır. O zaman kıymeti onun yerine geçer, kendisinin verilmesi gerekmez. Dolayısıyla tek çıkar yol; mehr-i misil ödemektir. Mehir olarak tâyin edilen şarabmsa, kıymetinin ödenmesi gerekir. Çünkü kıymeti, şarabın yerine geçer.

Mecûsî müslüman olduğu zaman; daha önceden kensdisine mahrem olanlardan birisiyle evli bulunuyorsa, birbirlerinden ayrılırlar: İmameyn'e göre bunun sebebi apaçık ortadadır. Ebû Hanîfe'ye göre ise; sahih nikâhdan sonra bir mahremiyet ortaya çıkarsa, nikâh bâtıl olur. Çünkü mahremiyet, nikâhın devamına zıt bir durumdur. Ama iddet böyle değildir. Nitekim bunu açıklamıştık.

Mecûsî daha evvelden mahremi olan bir kadınla evlenir de, ikisinden biri müslüman olursa, eşinden tefrik edilir. Bu hususda icmâ edilmiştir. Ebû Hanîfe'ye göre bu eşlerden birinin mahkemeye baş vurmasıyla birbirlerinden tefrik edilmezler. Ama İmameyn bu görüşe muhaliftirler. Zira Allah (cc) Hz. Peygamber (sas) e hitaben şöyle buyurmuştur:

"Sana gelirlerse, aralarında hüküm ver." (Mâide: 42). Eşlerden birinin mahkemeye başvurması, diğerinin hakkım iptal etmez. Çünkü o, diğerinin inancım benimsememektedir. Ama ikisi anlaşıp mahkemeye birlikde başvururlarsa, hüküm bunun hilâfına olup, yukarıda geçen âyet-i kerîme gereğince, eşler birbirlerinden tefrik edilirler. Çünkü bu durumda onlar bizim hükmümüze razı olmuşlardır. Dolayısıyla hükmümüz onlar için bağlayıcı olur. [90]

 

Mürtedle Evlenmek:

Müslümanlıkdan dönen erkek ve kadınlarla evlenmek caiz olmaz: Bu hususda sahabîler icmâ etmişlerdir. Bunlarla evlenmekte fayda da yoktur. Zira nikâhın meşruiyetinden maksat, evlenmenin maslahatlarıdır. Bu durumda bu maslahatlar temin edilemez. Zira müslümanlıkdan dönen erkek öldürülür. Müslümanlıkdan dönen kadın da hapsedilir.

Ya da şöyle diyebiliriz: Böylelerinin dini yoktur. Çünkü bunlar müslümanlıkdan çıkmış oldukları gibi, geçtikleri dinde de karar kılmazlar. [91]


[90] Abdullah b. Mahmûd b. Mevdûd el- Mavsılî, El-İhtiyar Li-Ta'lîlî'l-Muhtar, Ümit Yayınları: 3/82-84.

[91] Abdullah b. Mahmûd b. Mevdûd el- Mavsılî, El-İhtiyar Li-Ta'lîlî'l-Muhtar, Ümit Yayınları: 3/84.

Navigasyon

[0] Mesajlar

TinyPortal v1.0 beta 4 © Bloc