๑۩۞۩๑ Kitap Dünyası - İlim Dünyası Kütüphanesi ๑۩۞۩๑ => el-İhtiyar => Konuyu başlatan: Sümeyye üzerinde 06 Nisan 2011, 16:11:22



Konu Başlığı: Orucun haram olduğu günler
Gönderen: Sümeyye üzerinde 06 Nisan 2011, 16:11:22
Orucun Haram Olduğu Günler:



Her iki bayramda ve teşrik günlerinde oruç tutmak haramdır:

Rivayete göre Ukbe b. Âmir (ra) şöyle demiştir; “Rasûlullah (sas) kurban bayramında ve teşrik günlerinde oruç tutmayı yasaklamıştır.” [9] Minâ’da kalınan günler için de Hz. Peygamber (sas) şöyle buyurmuştur:

“Bunlar yeme, içme ve eşlerle münasebet kurma günleridir.” [10]

Fıtır (Ramazan) bayramının birinci günü kişi fıtır ve iftar; yani oruç açmakla emrolunmuştur. Oruç tutarsa, emre muhalefet etmiş ve bayram ismine aykırı davranmış olur. Bu hususda icmâ vardır.

Ramazan orucu ve günü belirlenmiş adak orucuna gecenin başlangıcından ertesi günün yarısına kadar niyyet edilebilir. Bu niyyet mutlak bir oruca edildiği gibi, nafile bir oruca da edilmiş olabilir: Şunu bilmek gerekir ki; oruçda niyyet şarttır. Niyyet; kişinin oruç tuttuğunu kalbi ile bilmesidir. Ramazan gecelerinde müslümanın kalbinde mutlaka böyle bir niyyet vardır. Niyyetin dil ile söylenmesi şart değildir. Oruca niyyetin vaktinin başlangıcının gün batımı olduğu hususunda ihtilaf yoktur. Ancak inşâallah açıklayacağımız gibi, niyyet vaktinin ne zaman sona ereceği hususunda ihtilaf etmişlerdir.

İmam Züfer dedi ki; sağlıklı ve mukim kimse için Ramazan orucunda niyyet şart değildir. Çünkü onun hakkında farz orucun zamanı belirlenmiştir. Öyle ki; o belirli vakitten başka bir zamanda tutulması caiz değildir. Başka bir orucun müdahalesi söz konusu olmadığından, belirlenen vakitte yemeden, içmeden ve cinsî münasebetten' uzak durulduğu takdirde, Ramazanın farz orucu tutulmuş olur. Bu, senenin dolmasından sonra nisabın tamamını fakire vermeye benzer.

Ama bizim görüşümüze göre oruç bir ibadet olduğu için, diğer ibadetlerde de olduğu gibi, niyyetsiz tutulması durumunda geçerli olmaz. Bunu teyiden Hz. Peygamber (sas) şöyle buyurmuştur:   

“Ameller niyyetlerle kâimdirler.” [11] Ayrıca namaz bahsinde  de bunu teyid edici deliller geçmişti. Kaldı ki; yemeden, içmeden ve cinsî münasebetten uzak durmak; alışkanlıktan, hastalıktan, iştahsızlıktan, rejim yapmakdan ve zahidlikden dolayı da yapılabildiği gibi; ibadet için de yapılabilir. İbadet için yapılması durumunda niyyet edilmeden olmaz. Tıpkı namaz kılmak ve ganimetten beşde birini fakire vermek gibi. Ama Ramazan ayında oruca niyyet ederken, 'Ramazan orucunu tutmaya niyyet ettim' demek şart değildir. Çünkü Ramazanda meşru olan orucun başka nevileri yoktur.

'Ramazanda zaman, farz olan oruç için belirlenmiştir' sözüne biz de 'evet' diyerek katılıyoruz. Ama oruç hâsıl olduğunda niçin 'işin gayesi hâsıl oldu, imsak hâsıl oldu' dediniz? Bunun cevabı ortaya çıkmıştır. Nisabın fakire hibe olarak verilmesine gelince; biz deriz ki; bu işde niyyetin mânası mevcuttur. Ki, o da kurbettir. Çünkü bununla sevap elde edilmiştir. Bu sebepledir ki; fakire edilen hibeden dönmek caiz olmaz. Çünkü bundan dolayı sevap kazanılmıştır. Fakat; hastalık, alışkanlık, rejim ve zahidlik için yemeden, içmeden ve cinsî münasebetten uzak durma halinde sevap elde edilemez. Bu sebeple, Ramazan dışında böyle bir durumda oruç tutulmuş olunmaz.

Kudurî'nin rivayetine göre; Kerhî İmam Züfer'in böyle bir şey söylemiş olmadığını beyan ederek şöyle der; “Tıpkı İmam Mâlik'in kavli gibi onun mezhebine göre Ramazan orucunu tutan kimseye bir niyyet yeterli olur.” Bunun izahı şöyledir; bir aylık Ramazan orucu bir ibadettir. Çünkü sebep birdir; o da ayın bir cüzünde hazır bulunmaktır. Namazın rek'atları onun birer parçası olduğu gibi, Ramazan ayının günleri de onun birer parçasıdır.

Buna verilecek cevap şudur: Niyyet Ramazanın her günü için şarttır. Çünkü her günün orucu kendi başına bir ibadettir. Görmez misiniz ki, bir günün orucunun bozulması, diğer günlerin orucunun sıhhatine mani olmaz. Aynı şekilde Ramazanın bir kısmında oruç tutma ehliyetinin bulunmayışı, geride kalan bölümde ehliyetin meydana gelmesine mani değildir. Şu halde her ibadet için niyyet etmek vâcib olmaktadır. Zira gecenin gelmesiyle içinde bulunulan günün orucu son bulmaktadır. Hz. Peygamber (sas) şöyle buyurmuştur:

“(Doğu ufkunu göstererek) gece şuradan (bize taraf) geldiğinde, gündüz de şuradan (batı ufkunu göstererek) bizi bırakıp gittiğinde ve güneş kaybolduğunda oruçlu artık iftar eder.” [12] Gecenin gelmesiyle içinde bulunulan günün  orucu son bulduğuna göre, ikinci günde oruca başlayabilmek için, tıpkı Ramazan ayının başında olduğu gibi niyyete ihtiyaç vardır.

Gün ortasına kadar niyyet etmekle de oruç tutmanın caiz olacağını söylerken İbn. Abbas (ra) ın şu rivayetine dayandık; “İnsanlar yevm-i şekkde sabahladıklarında ârabînin biri gelip hilâli gördüğüne şehadet etti. Hz. Peygamber (sas) ona sordu;

“Allah (cc) dan başka ilâh olmadığına ve benim de Allah (cc) ın elçisi olduğuma şehadet eder misin?” “Evet, ederim.” “Allahü Ekber. Kendilerinden biri (nin hilâli görmesi) bütün müslümanlar için yeterli olur.” buyurdu. Hz. Peygamber (sas) böyle dedikten sonra oruç tuttu ve tutulmasını emretti. Münadiyede şunu ilan etmesini   emretti;   

“Dikkat edin, yemiş olanlar günün kalan kısmında yemesinler. Yememiş olanlar da oruç tutsunlar.” [13] Hz. Peygamber (sas) insanların oruç tutmalarını emretmişti. Bu emir, Şer'î oruca muktedir olmayı gerektirir. Çünkü Hz. Peygamber (sas) Şer'î ahkâmı açıklamak ve bu hükümlerin yerine getirilmesini emretmek için gönderilmiştir. Eğer oruca geceden niyyet etmek şart olsaydı, gündüzün insanlara bu emri vermeye muktedir olamazdı. Bu da oruca geceleyin niyyet etmenin şart olmadığını gösteriyor. Hz. Peygamber (sas) eğer imsaki kasdetmiş olsa idi, karışıklığı bertaraf etmek için halkı iki gruba ayırmazdı. Geceleyin niyyet etmeden oruç tutulamayacağını bildiren hadîs-i şerifler bu durumda orucun faziletinin olmayacağı mânasında telakki edilmelidir ki; iki hadîs arasında mutabakat sağlansın.

Oruca başlama durumunda niyyet şart değildir. Ki; ancak geceleyin niyyet edildiği takdirde oruç caiz olsun. Yalnız zorluğu gidermek için caiz olur. Zira oruca başlamanın ilk vakti, fecr-i sâdıkın doğuşudur. Bu da fecr-i kâzible karıştığından dolayı, insanların çoğu bunu bilmezler ve fecrin doğuşunun ilk vaktini fark edemezler. Ayrıca bu uyku ve gaflet vaktidir. Teheccüd kılan kimsenin gecenin sonunda uyuması müstehabdır. Niyyetin gece fecirden evvel yapılması, sırf bu zorluğu gidermek için caiz olmuştur ve burada zorluk vardır. Çünkü olabilir ki, bazı kimseler gecenin sonunda bulûğa ererler, hayız ve nifasları gecenin sonunda kesilir ve sabaha kadar uyurlar. Yevm-i şekk de böyledir. O günde geceden niyyet etmek mümkün değildir.

Biz deriz ki; sıkıntı ve zorluğu gidermek için bu durumda da fecirden sonra oruca niyyet etmek caizdir. Ama kaza, keffaret ve günü belirlenmemiş adak oruçlarında hüküm bunun hilafınadır. Çünkü bu oruçlarda zaman belirlenmiş değildir. Başka oruçların bu oruçlara müdahalesine mani olmak için, geceleyin niyyet etmek vâcib olur. Gün fecr-i sâniden başlar. Gün ortası ise, kaba kuşluk vaktidir. Günün çoğuna niyyet edilmiş olsun diye, kaba kuşluk vaktinden evvel oruca niyyet edilmelidir. Günün çoğu, tamamı hükmündedir. Öyle ki; kaba kuşluk vaktinden sonra oruca niyyet edilirse, günün çoğu tamamı hükmünde olduğundan dolayı caiz değildir. Çünkü bu durumda günün çoğu niyyetsiz oluyor.

Ramazan orucunun mutlak niyyetle veya nafile niyyetiyle de caiz olabileceğini söylemiştik. Zira rivayete göre Hz. Ali (ra) ile Hz. Âişe (ra) yevm-i şekkde oruç tutarlar ve şöyle derlermiş; “Şabanda bir gün oruç tutmamız, Ramazanda bir gün oruç bozmaktan daha çok hoşumuza gider.” Hz. Ali (ra) ile Hz. Âişe (ra) bu orucu nafile niyyetiyle tutuyorlardı. Çünkü o günde farz niyyetiyle oruç tutmak caiz olmaz. Bu oruç eğer Ramazan orucu yerine geçmiyorsa ve o günün de Ramazan olduğu ortaya çıkarsa, o zaman Hz. Ali (ra) ile Hz. Âişe (ra) nin ihtirazî kayıt koymalarının bir faydası olmaz.

Ramazanda zaman farz oruca tahsis edildiği ve o ayda başka orucun tutulamayacağı hususunda icmâ edildiği için, niyyetin aslı hasıl olunca, bu niyyet yeme, içme ve cinsî münasebetten uzak durmanın ibadet sayılması için yeterli olur. Ama ihtilaf dışında kalmak için en iyisi hangi oruç olduğu belirtilerek geceleyin niyyet edilip oruç tutmaktır.

Gündüzün nafile oruca niyyet ederek oruç tutmak caizdir: Rivayete göre Hz. Âişe (ra) bu hususda şöyle demiştir; “Sabah olduğunda Rasûlullah (sas) hanımlarının yanına gider, 'yanınızda yiyecek bir şey var mı?' diye sorar; onlar 'hayır' deyince, kendisi de; 'öyle ise ben de oruç tutarım' karşılığını verirdi.”

Başka bir vâcib oruca niyyet ederek Ramazan orucunu tutmak caizdir: Mutlak niyyet ile nafile niyyetinden söz ederken, bunu teyid edici deliller geçmişti.

Diğer oruçlar ise, ancak geceleyin hangi oruç oldukları belirtilerek niyyet etme halinde caiz olurlar: Çünkü zaman hem tutulacak oruç, hem de başka oruç için müsaittir. Şu halde oruçların birbirlerine tedahülünü önlemek için, geceleyin niyyet etmek ve tutulacak orucun hangi oruç olduğunu belirtmek gerekir.

Ramazanda yolcu veya hasta olanlar başka bir vâcib oruca niyyet ederek oruç tutarlarsa, bu Ramazan orucu değil de niyyet ettikleri oruç olur. Fakat başka bir vâcib oruca niyyet etmeden oruç tutarlarsa, bu Ramazan orucu olur: İmameyn dediler ki; her iki durumda da tutulan oruç Ramazan orucu olur. Çünkü zarar görmeleri ve âciz kalmaları ihtimali göz önünde bulundurularak, hastaya ve yolcuya Ramazanda oruç tutmama ruhsatı tanınmıştır. Oruç tutarsa, ruhsatın sebebi ortadan kalkar ve hasta yahut yolcu kişi sağlıklı ve mukim kimse gibi olur. Ebû Hanîfe'nin bu hususdaki gerekçesi şudur; Şeriat koyucu hastaya ve yolcuya kendisi açısından oruç tutmakdan ve tutmamakdan daha mühim bir şeyi yapsın diye, ruhsat tanımıştır. Bu durumda onun için Ramazan ayı, başkasına göre Şaban ayı gibi olur. Bu durumda o, başka bir vâcib oruca niyyet ederse, onun açısından bu vâcib orucun daha mühim olduğunu anlarız ve Ramazandan başka tutmuş olduğu bu oruç geçerli olur.

Zayıf bir görüşe göre denilmiş ki; Ramazan ayında hasta bir kimse Ramazan orucundan başka vâcib bir oruca niyyet etse bile, bu orucu Ramazan orucu yerine geçer. Çünkü Ramazanda Ramazan orucunu tutmama müsaadesi âciz kimselere tanınmıştır. Hasta iken oruç tutabildiği takdirde sıhhatli kimse gibi olur. Ama yolcunun durumu böyle değildir. Birinci görüş, Kerhî'nin rivayetidir.

Hasta veya yolcunun Ramazan ayında nafile oruca niyyet etmesi hususunda Ebû Hanîfe'den iki rivayet gelmiştir. Tutulan bu orucun Ramazan orucu yerine geçtiğini söyleyen kimseye göre bu durumdaki hasta veya yolcu çabasını daha mühim bir işe sarfetmemiştir. Çünkü mes'üliyetten kurtulmak nafile oruç tutmakdan daha mühimdir. Ama Ramazandakinden başka vâcib bir orucu tutmakta hüküm bundan farklıdır. Çünkü bu durumda hangisi olursa olsun, tutulan oruçla mes'ûliyetten kurtulunur.

Hasta veya yolcunun Ramazan ayında nafile oruca niyyet etmesi halinde tutulan orucun nafile yerine geçeceğini söyleyenlerin dayanağı şudur; bu durumda hasta veya yolcu dilediği orucu tutmakda serbesttir. [14]




[9] Bu hadîsi Ebû Dâvud, Tirmizî, Neseî ve İbn Mâce rivayet etmiştir.

[10] Bu hadîsi Müslim ve Mâlik rivayet etmiştir.

[11] Bu hadîsi Buhari, Müslim, Ebû Dâvud, Tirmizî, Neseî, İbn Mâce ve Ahmed b. Hanbel rivayet etmiştir.

[12] Bu hadîsi Buharî, Müslim, Ebû Dâvud, Tirmizî ve Ahmed b. Hanbel rivayet etmiştir.

[13] Bu hadîsi Ebû Dâvud, Tirmizî, Neseî ve İbn Mâce rivayet etmiştir.

[14] Abdullah b. Mahmûd b. Mevdûd el- Mavsılî, El-İhtiyar Li-Ta'lîlî'l-Muhtar, Ümit Yayınları: 1/253-259.



Konu Başlığı: Ynt: Orucun haram olduğu günler
Gönderen: Ceren üzerinde 23 Ağustos 2015, 19:21:43
Esselamu aleykum.Rabbim razı olsun bilgilerden kardeşim.İnşallah orucun haram olduğu günlere dikkat edelim ve hakkıyla tutalım inşallah...


Konu Başlığı: Ynt: Orucun haram olduğu günler
Gönderen: Rabia 7 üzerinde 29 Ocak 2016, 20:03:10
Ve aleykümselam ; orucun haram olan günlerde orucu bozmayız inşAllah.Orucu hayırlı ve günahsız bir şekilde tutarız inşAllah.(AMİN).


Konu Başlığı: Ynt: Orucun haram olduğu günler
Gönderen: İkraNuR üzerinde 29 Ocak 2016, 22:40:32
selamun aleyküm.
orucun haram olduğu günler tutmamlıyız.Rabbim hakkıyla oruc tutmayı nasip etsin.
Allah c.c. razı olsun.


Konu Başlığı: Ynt: Orucun haram olduğu günler
Gönderen: Sevgi. üzerinde 30 Ocak 2016, 04:52:05
  Aleyna Ve Aleykümüsselăm. Bilinmesi gereken önemli bir konu bu. Orucun haram olduğu günlerde oruç tutmamalıyız. Mevlam oruçlarını hakkıyla tutabilen kullarından eylesin bizleri inşaAllah...
 Paylaşım için Rabbim Razı olsun kardeşim...


Konu Başlığı: Ynt: Orucun haram olduğu günler
Gönderen: Pelinay üzerinde 30 Ocak 2016, 08:38:35
Ve aleykumusselam ve rahmetullah.Ramazan orucuna niyet ve niyetin nasil yapilmasi gerektigi hususunda kapsamli bir yazi olmus.bizde bilgilerimizi tazelemis olduk insallah.Allah razi olsun paylasim icin


Konu Başlığı: Ynt: Orucun haram olduğu günler
Gönderen: Züleyha üzerinde 02 Mart 2020, 11:52:38
Allah razi olsun hocam selâm ve dua ile


Konu Başlığı: Ynt: Orucun haram olduğu günler
Gönderen: Ceren üzerinde 03 Mart 2020, 04:14:40
Esselamu aleyküm.rabbim razı olsun bizlere bu bilgileri sunan kardeşimizden. .